<?xml version='1.0' encoding='UTF-8'?><?xml-stylesheet href="http://www.blogger.com/styles/atom.css" type="text/css"?><feed xmlns='http://www.w3.org/2005/Atom' xmlns:openSearch='http://a9.com/-/spec/opensearchrss/1.0/' xmlns:georss='http://www.georss.org/georss' xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'><id>tag:blogger.com,1999:blog-7439188462303389936</id><updated>2012-02-16T11:44:12.559-08:00</updated><category term='(hürriyet)'/><category term='Sunay Demircan'/><title type='text'>duyduk,duymadık,demeyin !</title><subtitle type='html'>Habersiz kalmayın...</subtitle><link rel='http://schemas.google.com/g/2005#feed' type='application/atom+xml' href='http://duydukduymadk.blogspot.com/feeds/posts/default'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7439188462303389936/posts/default?max-results=100'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://duydukduymadk.blogspot.com/'/><link rel='hub' href='http://pubsubhubbub.appspot.com/'/><link rel='next' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7439188462303389936/posts/default?start-index=101&amp;max-results=100'/><author><name>mercek06</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/_TAgWY39vLhw/SXWuoREVkNI/AAAAAAAAFuQ/3uAot9z3TeA/S220/Resim+010.jpg'/></author><generator version='7.00' uri='http://www.blogger.com'>Blogger</generator><openSearch:totalResults>116</openSearch:totalResults><openSearch:startIndex>1</openSearch:startIndex><openSearch:itemsPerPage>100</openSearch:itemsPerPage><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7439188462303389936.post-7603736692777806643</id><published>2011-08-22T05:10:00.001-07:00</published><updated>2011-08-22T05:10:35.586-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='(hürriyet)'/><title type='text'>POlislere göre, Alex'te şüpheli!</title><content type='html'>&lt;br /&gt;Polis soruşturmasına göre Alex, vatandaşlarına şike ve teşvik amaçlı olarak telefonla ulaşıp, bağlantı sağlıyor. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;TOYGUN ATİLLA'nın haberi&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Savcı, iddiaları dikkate alırsa sambacıyı ifadeye çağıracak.ŞİKE soruşturmasını yürüten İstanbul Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü’nün hazırladığı&lt;br /&gt;ve savcılığa gönderdiği fezlekeye göre, Fenerbahçe Başkanı Aziz Yıldırım suç örgütü lideri, yönetim kurulu üyeleri ise Yıldırım’ın talimatı ile yönettiği&lt;br /&gt;suç örgütünün elemanları olarak yer aldı. 800 sayfalık fezlekede, Aziz Yıldırım’ın bu suç örgütünü İlhan Ekşioğlu ve Şekip Mosturoğlu ile birlikte yönettiği&lt;br /&gt;de iddia edildi.Polise göre Fenerbahçe Kaptanı Alex de şüpheli konumunda. Brezilyalı yıldızın, Trabzonspor-Bursaspor maçı öncesi bordo mavililerin golcüsü&lt;br /&gt;Jaja ve yine Bursasporlu Gökçek Vederson’a şike ve teşvik amaçlı olarak telefonla ulaşıp, bağlantı kurmaya çalıştığı öne sürülüyor. Polisin değerlendirmesine&lt;br /&gt;göre savcı da iddiaları dikkate alırsa Alex’i ifadeye çağıracak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Olay F.Bahçe’ye nasıl uzandı&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İddialara göre iki suç örgütü lideri bulunuyor. Bunlar Olgun Peker ve Aziz Yıldırım. Fezlekenin ilk bölümünde şike soruşturmasının Giresunspor, Olgun Peker&lt;br /&gt;ve grubuna yönelik iddialar ve eylemler yer alıyor. Fezlekenin 274. sayfasında ise operasyonun içine Fenerbahçe ve Aziz Yıldırım’ın nasıl dahil olduğu&lt;br /&gt;şöyle açıklanıyor: “Giresunspor’un transfer yasağını kaldırmak için Olgun Peker ile Mahmut Özgener’in yaptığı görüşmeler sırasında, Mahmut Özgener’in Aziz&lt;br /&gt;Yıldırım ile çıkar ilişkisine girdiği, Fenerbahçe’nin maçlarını yönetecek hakemlerin Fenerbahçe aleyhine karar vermemesi, hakem ayarlaması yapmaya çalışıldığı&lt;br /&gt;anlaşılmış ve bunun üzerine Aziz Yıldırım hakkında adli çalışmalara başlanmıştır.”&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Başkan Yıldırım ve adamları&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Fezlekenin 275. sayfasında Aziz Yıldırım’ı suç örgütü lideri Fenerbahçe Kulübü’nün yöneticilerini ise suç örgütünün elemanları olarak gösteren ağır ifadeler&lt;br /&gt;yer alıyor. Aynı bölümde Fenerbahçe Kulübü’nün seçilmiş yönetim kurulu üyeleri, “Aziz Yıldırım’ın etrafına topladığı şahıslar” olarak nitelendirildi. Bu&lt;br /&gt;bölüm, polis tarafından şöyle anlatıldı:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;“Aziz Yıldırım’ın, Olgun Peker ile irtibatı olmasına rağmen, suç örgütü bünyesinde yer almadığı, etrafına topladığı şahıslarla kendi liderliğinde ayrı bir&lt;br /&gt;yapılanma içine girdiği, suç örgütünü İlhan Ekşioğlu ve Şekip Mosturoğlu ile beraber yönettiği, bu yapılanmayla Fenerbahçe’nin oynayacağı veya Fenerbahçe’nin&lt;br /&gt;ligdeki sıralamasını olumsuz etkileyebilecek müsabakalarla ilgili şike ve teşvik faaliyetlerini yürüttüğü, şahıslar arasındaki ilişkilerden çok, Aziz Yıldırım’ın&lt;br /&gt;legal ve illegal her türlü talimatlarını nedeniyle suç örgütü lideri ve elemanı arasındaki ilişkinin var olduğu görülmüştür.”&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ŞİKE VE TEŞVİK EYLEMLERİNE KONU MAÇLAR&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1- Manisaspor-Trabzonspor: Şüpheliler: Aziz Yıldırım, İlhan Ekşioğlu, Taner Yelkovan, Serkan Acar, Semih Özsoy, Hikmet Karaman ve Cemil Turan.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2- Fenerbahçe-Kasımpaşa: Şüpheliler: Aziz Yıldırım, Cemil Turan, İlhan Ekşioğlu, Taner Yelkovan.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;3- Kayserispor-Manisaspor: Şüpheliler: Aziz Yıldırım, Doğan Ercan, İlhan Ekşioğlu, Önder Turacı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;4- Beşiktaş-Trabzonspor: Şüpheliler: Aziz Yıldırım, Ali Kıratlı, Serkan Balcı, Yusuf Turanlı, İlhan Ekşioğlu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;5- Eskişehirspor-Fenerbahçe: Şüpheliler: Aziz Yıldırım, Ali Kıratlı, Ali Yıldırım, Mustafa Anlı, Şükrü Öngen, Sami Dinç, Levent Kızıl, Bülent Uygun, Sezer&lt;br /&gt;Öztürk, Ümit Karan.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;6- Trabzonspor-Bursaspor: Şüpheliler: Aziz Yıldırım, Ali Kıratlı, Ali Yıldırım, Gökçek Vederson, Hasan Çetinkaya, İlhan Ekşioğlu, Alex, Sercan Yıldırım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;7- Eskişehirspor-Trabzonspor: Şüpheliler: Aziz Yıldırım, Şekip Mosturoğlu, Ümit Karan, Sezer Öztürk, Bülent Uygun, Ali Kıratlı, Sami Dinç, Zafer Tüzün,&lt;br /&gt;Şükrü Ongun, Taner Yelkovan.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;8- Bucaspor-Fenerbahçe: Şüpheliler: Aziz Yıldırım, Ali Kıratlı, Ahmet Çelebi, Cemil Turhan, Özlem Doğan, Mecnun Otyakmaz, İlhan Ekşioğlu, Bülent İşçen,&lt;br /&gt;Abdullah Başak, Bülent Uygun, Fazıl Özdemir, Musa Aydın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;DİĞER MAÇLAR İSE ŞÖYLE:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;F.Bahçe-İstanbul BŞB, Karabükspor-Fenerbahçe, Fenerbahçe-Ankaragücü, Trabzon-İstanbul BŞB, Sivas-Fenerbahçe.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;F.Bahçe’nin suçlandığı 9 madde&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;POLİS fezlekesinde Aziz Yıldırım ve Fenerbahçe için iddia edilen suçlamalar ise şöyle sıralanmış:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Fenerbahçe şampiyon olursa yayın gelirleri artıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Örgüt içinde hiyerarşik yapı var.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Yönetimi Aziz Yıldırım’ın bırakmaması ile suç örgütünün sürekliliği sağlanıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Aziz Yıldırım, İlhan Ekşioğlu ve Şekip Mosturoğlu ekonomik çıkar elde ediyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Fenerbahçe’nin büyük takım olması kullanılıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Aziz Yıldırım, İbrahim İşcen’i korkutucu güç olarak kullanıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Mecnun Otyakmaz aynı örgüt içinde hareket ediyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Diğer tüm organize suç örgütlerinde olduğu gibi bu örgütün de adliyelerde bağlantıları var.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Danıştay ve Yargıtay üyelerine yemek, Hakim ve savcılara forma veriyorlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İşte fezlekedeki şike organizasyonunun şeması&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;POLİS fezlekesinin bir bölümünü de şike organizasyonun şeması oluşturdu. 7 ana başlık ve bunlara ait alt başlıkların yer aldığı şikenin organizasyon şeması&lt;br /&gt;fezlekeye şöyle yansıdı...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1- Peker Grubu: Mecnun Otyakmaz, Bülent İşcen, Ali Kıratlı, Yusuf Turanlı, Abdullah Başak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2- Federasyon: Mahmut Özgener destek veriyor. Kulüplere usulsüz para aktarılıyor ve bu para kulüpler tarafından şike parası olarak dağıtılıyor. Tahkim Kurulu&lt;br /&gt;ve PFDK’ya örgüt lehine müdahale ediliyor ve bazı hakemler bu şekilde baskı altına alınıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;3- Örgüt Yapısı: a) Genel Yapı, b) Bu örgütün, Sedat Peker liderliğindeki örgütle bağlantısı, c) Basın organları üzerindeki etkinlik, d) Almanya merkezli&lt;br /&gt;şikeyi örgüt lehine etkileme çalışmaları, e) Çalışmaya karşı koyma, f) Şikeyi yürüten örgüt üyelerine para dağıtımı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;4- Örgütün TFF üzerindeki etkileri: a) Federasyon ve suç örgütü ilişkisi, b) Hakemler, c) Usulsüz para aktarma, d) PFDK ve Tahkim Kurulu kararlarına müdahale&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;5-Şike ve Teşvik Eylemleri: a) 6222 sayılı kanundan önceki eylemler, b) 6222 sayılı kanundan sonraki eylemler, c) Örgütün şike ve teşvik girişimleri.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;6- Futbol müsabakalarına sporda şiddet yasalarına aykırı bir şekilde taraftar sokma.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;7- Örgütün diğer suç faaliyetleri.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ŞİKE VE TEŞVİK GİRİŞİMİ OLDUĞU ÖNE SÜRÜLEN MAÇLAR&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* 18 Mart 2011’de oynanan Galatasaray-Fenerbahçe maçı polis fezlekesinde bu kapsamda yer alan bir maç olarak sunulmuş. Ali Yıldırım ve İlhan Ekşioğlu arasında&lt;br /&gt;geçen telefon görüşmesindeki, “Bu hafta hallet” ifadesi ise bu maçla ilgili yapılan bir değerlendirme olarak fezlekede yerini bulmuş.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* 10 Nisan 2011’de Galatasaray-Trabzonspor arasında oynanan maçda fezlekede “Şike ve Teşvik Girişimleri” olduğu öne sürülen maçlar arasında yer alıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Fezlekede yer alan “Örgütün diğer eylemleri” başlığı ile sunulan bölümde ise Ahmet Çakar’ın tehdit edilmesi, Leyla Gasimova ve İbrahim Hacıosmanoğlu’nun&lt;br /&gt;araştırılması yer alıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;HAKEM ATAMALARINA MÜDAHALE VE BASKI&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1-20 Şubat 2011 Beşiktaş-Fenerbahçe: Israrla Cüneyt Çakır’ın maçı yönetmesi için TFF’ye baskı yapıldığı öne sürülüyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;BASKI YAPILAN MAÇLAR&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* 1- 3 Nisan 2011 - Fenerbahçe-Bucaspor: TFF yetkililerine baskı suçlaması. Tek şüpheli Aziz Yıldırım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* 2- 16 Nisan 2011 - Fenerbahçe-Gaziantepspor: Suçlama: Devre arasında hakem Hüseyin Göçek’in tehdit edilmesi ve konuyla ilgili tahkim kuruluna müdahale.&lt;br /&gt;Şüpheliler: Tanju Güvendiren, Tolga Aytöre, Suat Sarı, Yunus Egemenoğlu, Murat Özaydınlı, Sami Dinç, Mümtaz Karakaya, Şekip Mosturoğlu, Mahmut Özgener&lt;br /&gt;ve Aziz Yıldırım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7439188462303389936-7603736692777806643?l=duydukduymadk.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://duydukduymadk.blogspot.com/feeds/7603736692777806643/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7439188462303389936&amp;postID=7603736692777806643' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7439188462303389936/posts/default/7603736692777806643'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7439188462303389936/posts/default/7603736692777806643'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://duydukduymadk.blogspot.com/2011/08/polislere-gore-alexte-supheli.html' title='POlislere göre, Alex&apos;te şüpheli!'/><author><name>mercek06</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/_TAgWY39vLhw/SXWuoREVkNI/AAAAAAAAFuQ/3uAot9z3TeA/S220/Resim+010.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7439188462303389936.post-3806802399519494133</id><published>2011-07-21T14:23:00.000-07:00</published><updated>2011-07-21T14:23:38.496-07:00</updated><title type='text'>Batmaz denilen Titanik'te Türkler de öldü iddiası  :</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-RItrmUv_Hj8/TiiYfAIoRYI/AAAAAAAAIsY/JC9dYeHAq4c/s1600/hh.jpg" imageanchor="1" style="clear:left; float:left;margin-right:1em; margin-bottom:1em"&gt;&lt;img border="0" height="122" width="200" src="http://3.bp.blogspot.com/-RItrmUv_Hj8/TiiYfAIoRYI/AAAAAAAAIsY/JC9dYeHAq4c/s200/hh.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;1912'de bir faciayla sonuçlanan tüm zamanların en ünlü gemisi Titanik'te hayatını kaybeden bin 517 kişin arasında Türklerin de olduğu iddia edild &lt;br /&gt;Almanya'da yaşayan Türk Gazeteci ve Araştırmacı Şenol Şahin Çörekçi, bir faciayla sonuçlanan tüm zamanların en ünlü gemisi Titanik'te hayatını kaybeden&lt;br /&gt;Türkler olduğunu ileri sürdü. Çörekçi, bu konunun Avrupalı araştırmacılarca bilindiğini, ancak Türk bilim adamlarının bu konuyu çok fazla bilmediklerini&lt;br /&gt;söyledi.&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Şenol Şahin Çörekçi, AA muhabirine yaptığı açıklamada 1986 yılında gurbetçi olarak gittiği Almanya'da, çalışan Türkler başta olmak üzere Türk-Alman ilişkileriyle&lt;br /&gt;ilgili araştırmalar yaptığını söyledi.&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Berlin Kreuzberg Amerikanische Gedenkbibliothek Kütüphanesi'nde bu çalışmalar kapsamında incelemelerde bulunduğu sırada Titanik adlı geminin batması sırasında&lt;br /&gt;ölen Türklerle ilgili yeni bilgilere ulaştığını anlatan Çörekçi, konuyla ilgili Türkçe'ye tercüme edilmemiş birçok Almanca ve İngilizce kaynağı taradığını&lt;br /&gt;anlattı.&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Titanik'te ölen Türklerle ilgili bilgilerin yer aldığı ''Königin der Meer'' (Denizlerin Kraliçesi) adlı kitapta Titanik'te yolculuğa çıkan ve faciada ölen&lt;br /&gt;Türk uyruklu Ermeni vatandaşların listeleri ile Türk mühendis ve işçiler tarafından yapıldığı bildirilen elektrikli Türk hamamı resimlerinin yer aldığını&lt;br /&gt;anlatan Çörekçi, şöyle devam etti:&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;''Kitapta geminin yapımı, yolculuğu ve batışıyla ilgili çok geniş bilgiler ve resimler yer alıyor. Kitapta gemi inşaatında çalışan işçilerle ilgili bilgilerin&lt;br /&gt;yanı sıra Türk hamamıyla ilgili detaylı resim ve açıklamalar var. Bu kitabın Türk araştırmacılar tarafından çok fazla bilindiğini sanmıyorum. Bu kaynağa&lt;br /&gt;ve bilgilere tesadüfen ulaştım. Titanik'te ölen Türklerle ilgili ciddi araştırmaların yapılması gerekiyor. Amacım, Titanik'te ölen Türk vatandaşları da&lt;br /&gt;anılsın. Her yıl Titanik'te ölen çeşitli ülke vatandaşları anılıyor.''&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;TÜRK HAMAMINA GİREN KADININ GÜNLÜĞÜ&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Kitapta Türk hamamına giren ve muhtemelen faciadan kurtulan bir kadına ait günlükten bölümlerin de yer aldığını da anlatan Çörekçi, ''1 dolarlık hamama&lt;br /&gt;giriş biletinde faciadan bir gün önce kadının hamama girdiği anlaşılıyor. Kadın günlüğünde ilk kez bir hamam gördüğü ve çok ilginç geldiğinden bahsediyor''&lt;br /&gt;diye konuştu.&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Çörekçi, kitapta Titanik'in inşaatında 15 bin işçinin çalıştığının belirtildiğine de dikkati çekerek, ''Bunlar arasında çalışan Türklerin isimlerin mutlaka&lt;br /&gt;belirlenmeli. Titanik'te ölen Türklerle ilgili ciddi araştırmaların yapılması gerekiyor'' diye konuştu.&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Kitapta yer alan belge ve resimlere göre, Türk Hamamı'nın makine dairesinin hemen üstünde ve geminin tabanındaki lüks yolcu kamaralarının bulunduğu bölümünde&lt;br /&gt;yer aldığını belirten Çörekçi, ''Türklerin Titanik'in inşasında çalıştığı kamuoyunda bilinen bir durumdu. Ancak ben Titanik'in inşasında bir avuç Türk&lt;br /&gt;değil de yüzlercesinin çalıştığını, hatta bu Türklerin gemi içesine bir Türk hamamı inşa ettiklerini ve Türk Hamamı'nın birinci sınıf yolcular için yapıldığını&lt;br /&gt;yeni öğrendim'' diye konuştu.&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Hamamın yapımı için Türkiye'den o dönemde mühendis ve işçilerin İrlanda'ya gitmiş olabileceklerini belirten Çörekçi, sözlerini şöyle sürdürdü:&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;''1909 yılında başlanan Titanik'in inşası, 3 yıl sürdü. Burada Türklerin Titanik'in inşasında rol aldıklarını ve çalıştıklarını kesin bir şekilde öğrenmiş&lt;br /&gt;olduk. Titanik'te yapılan hamamın ise dünyanın ilk elektrikli Türk hamamı olduğunu öğreniyoruz. Lüks bir hamam. Burada da büyük olasılıkla Türk hamamcıların&lt;br /&gt;çalıştığını görüyoruz. Çünkü bu dönemde hamam kültürünü Türkler yoğun bir şekilde yaşatıyor. Kaynakta 'Das Türkishe Bad' şeklinde bir bölüm yer alıyor.&lt;br /&gt;Titanik'in batmasından sonra yayınlanan ölüm listelerinde Osmanlı kimliği taşıyan yolcu isimlerine rastlıyoruz. Ermeni asıllı Türk yolcular bunlar. Benim&lt;br /&gt;elimde bunların 6'sının ismi var. Ancak listede yer almayan Türk çalışanlar olduğunu biliyoruz. Bunların Trabzon başta olmak üzere Türkiye'nin kıyı bölgelerinden&lt;br /&gt;giden Türkler oldukları sanılıyor. Ancak listede isimleri görülmüyor. Bizler ancak açıklanan listeleri biliyoruz.''&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Titanik'teki hamamın Avrupalı araştırmacılarca bilindiğine işaret eden Çörekçi, Türk bilimadamları ve araştırmacıların bu konuyu çok fazla bilmediklerini&lt;br /&gt;sözlerine ekledi.&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;A.Ü TARİH BÖLÜMÜ ÖĞRETİM ÜYESİ DOÇ. DR. ORAL&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Akdeniz Üniversitesi Tarih Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Mustafa Oral, Titanik'te bir Türk hamamı olduğu bilgisinin Türk kamuoyunca bilinmediğini söyledi.&lt;br /&gt;Kendisinin de Şenol Şahin Çörekçi'nin araştırmaları sonucu bunu öğrendiğini ifade eden Oral, internet ortamında konuyla ilgili bazı bilgilerin yer aldığını,&lt;br /&gt;ancak bunların kaynaklarının mevcut olmaması nedeniyle bilimsel olarak kabul görmediğini bildirdi.&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Titanik'in yapımından batışına kadar Türklerin etkin konumda bulunduklarının bilindiğini ancak bunları gösterir belgelerin henüz ortaya çıkarılmadığını&lt;br /&gt;da belirten Oral, ''Titanik'te Türk işçilerin çalıştığı biliniyordu ancak bu kayıtlı bir bilgi değildi. Adına filmler çevrilmiş, kitaplar yazılmış bir&lt;br /&gt;olayda Türklerin de bariz bir şekilde görülmesi bizim açımızdan sevindirici. Bu konu araştırılması gereken bir çalışma'' dedi.&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;''BATMAZ'' DENİLEN GEMİ&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;White Star Line şirketinin sahibi olduğu Olympic sınıfı bir yolcu gemisi olan Titanik, Harland and Wolff (Belfast, İrlanda) tersanelerinde üretildi. 14&lt;br /&gt;Nisan 1912 gecesi daha ilk seferinde bir buz dağına çarpmış ve iki saat kırk dakika içinde Kuzey Atlantik'in buzlu sularına gömülmüştü. Titanik, 1912'de&lt;br /&gt;yapımı tamamlandığında dünyadaki en büyük buharlı yolcu gemisiydi. Batışı bin 517 kişinin ölümüyle sonuçlandı ve dünya savaşları dışındaki en büyük deniz&lt;br /&gt;felaketlerinden biri olarak tarihe geçti.&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Titanik'te, dönemin en ileri teknolojileri kullanılmıştı. Birçok insan tarafından ''Batmaz'' denilen geminin bu derece ileri teknoloji ve eğitimli mürettebata&lt;br /&gt;rağmen batışı bir çok insanı şoka sokmuştu. Titanik'in batışı ve içerisinde yer alan ünlü isimler nedeniyle medya tarafından sürekli gündeme getirilmiş&lt;br /&gt;ve Titanik'le ilgili çok sayıda film çekilmişti.&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Amerikan donanmasından emekli Robert Ballard'ın gemi enkazını 1985'de bulması Titanik'in ününe olan ilgiyi artırmış ve bu ilginin günümüze kadar devam etmesini&lt;br /&gt;sağlamıştı.&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;aa&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7439188462303389936-3806802399519494133?l=duydukduymadk.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://duydukduymadk.blogspot.com/feeds/3806802399519494133/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7439188462303389936&amp;postID=3806802399519494133' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7439188462303389936/posts/default/3806802399519494133'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7439188462303389936/posts/default/3806802399519494133'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://duydukduymadk.blogspot.com/2011/07/batmaz-denilen-titanikte-turkler-de.html' title='Batmaz denilen Titanik&apos;te Türkler de öldü iddiası  :'/><author><name>mercek06</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/_TAgWY39vLhw/SXWuoREVkNI/AAAAAAAAFuQ/3uAot9z3TeA/S220/Resim+010.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/-RItrmUv_Hj8/TiiYfAIoRYI/AAAAAAAAIsY/JC9dYeHAq4c/s72-c/hh.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7439188462303389936.post-842148323979227035</id><published>2010-08-01T02:21:00.000-07:00</published><updated>2010-08-01T02:26:45.246-07:00</updated><title type='text'>Dünya'ya yaklaşan asteroid tehdit ediyor !</title><content type='html'>Gökay Özbudakİnsanlığı bekleyen büyük tehlike, Dünya'ya hızla yaklaşıyor. İşte gezegenimize gelen cisim...&lt;br /&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_TAgWY39vLhw/TFU9uyXXAXI/AAAAAAAAIhY/fVsQUdNxBxM/s1600/untitledv.bmp"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 200px; height: 149px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_TAgWY39vLhw/TFU9uyXXAXI/AAAAAAAAIhY/fVsQUdNxBxM/s200/untitledv.bmp" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5500370393905955186" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tehlikeli bir şekilde yaklaşıyor...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dünya'ya yaklaşan bir astreoid, 4.5 milyarlık gezegeni tehdit ediyor. NASA ve Avrupa'daki birkaç üniversitenin hesaplarına göre 2182 yılında Dünya'ya büyük bir asteroit çarpabilir. Bu haberin daha kötü tarafı ise, asteroitin yönünün en geç 2080 yılında saptırılması gerekiyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çapı 560 m olan asteroit 1999 yılında keşfedilmişti. Araştırma ekibinin söylediklerine göre de asteroidin yönünün saptırılması oldukça güç ve bu konuda kullanılacak teknolojiler oldukça kısıtlı. Bunun nedeni ise asteroidin değişken yörüngesi. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2060 ve 2080 yılları arasında Dünya'ya oldukça yaklaşacak olan asteroidin, 2162 ile 2182 yılları arasında çarpması bekleniyor. Yine araştırma ekibinin söylediklerine göre; 2080 yılında mutlaka etkileşime girilmesi gereken asteroidin yönü , 2060 yılından önce daha da rahat bir şekilde saptırılabilir.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7439188462303389936-842148323979227035?l=duydukduymadk.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://duydukduymadk.blogspot.com/feeds/842148323979227035/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7439188462303389936&amp;postID=842148323979227035' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7439188462303389936/posts/default/842148323979227035'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7439188462303389936/posts/default/842148323979227035'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://duydukduymadk.blogspot.com/2010/08/dunyaya-yaklasan-asteroid-tehdit-ediyor.html' title='Dünya&apos;ya yaklaşan asteroid tehdit ediyor !'/><author><name>mercek06</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/_TAgWY39vLhw/SXWuoREVkNI/AAAAAAAAFuQ/3uAot9z3TeA/S220/Resim+010.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_TAgWY39vLhw/TFU9uyXXAXI/AAAAAAAAIhY/fVsQUdNxBxM/s72-c/untitledv.bmp' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7439188462303389936.post-8928720928115306007</id><published>2010-07-03T13:42:00.000-07:00</published><updated>2010-07-03T13:45:36.474-07:00</updated><title type='text'>Mardin'in Midyat ilçesinde yaşayanlar mevlit okuttu... Buraya kadar herşey normal ama...</title><content type='html'>&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_TAgWY39vLhw/TC-haJNrKlI/AAAAAAAAIgM/iTzaHS-nf2Q/s1600/images.jpg"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 87px; height: 126px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_TAgWY39vLhw/TC-haJNrKlI/AAAAAAAAIgM/iTzaHS-nf2Q/s200/images.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5489783941309868626" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Mardin'in Midyat İlçesi'ne bağlı Habsunnes Köyü'nde oturan ve geçen yıl hayranı oldukları Michael Jackson için gıyabında cenaze namazı kılan Mıhellemiler, Mıhellemice, Kürtçe, Türkçe, Arapça ve İngilizce kaside ve ilahilerin yer aldığı mevlit okuttu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Habsunnes Köyü'nde bulunan ‘Mıhellemi Dinler, Diller ve Medeniyetler Arası Diyalog Derneği' tarafından organize edilen ve 1 hafta süren anma etkinliğinin son gününde Michael Jackson için okutulan mevlite 1000 kişi katıldı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Geçen yıl 26 Haziran'da yaşamını yitiren Michael Jackson'u anmak için Mardin’in Midyat İlçesine bağlı Habsunnes Köyü'nde bulunan dernek tarafından düzenlenen anma etkinliği 1 hafta sürdü.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Etkinliklere katılanlara Michael Jackson’un ‘Ay yürüyüşü' hareketinin basılı olduğu tişörtler dağıtıldı, dernek binasında Jackson’un beğenilen slow şarkıları eşliğinde, yaşamını anlatan sinevizyon gösterisi yapıldı. Son günde Mıhellemice, Kürtçe, Türkçe, Arapça ve İngilizce mevlit okutuldu. Yaklaşık 1000 kişinin katıldığı mevlide katılanlara üzerinde Türkçe, ‘Allah Seni Korusun', ‘Seni asla unutmayacağız', İngilizce ‘God be with you', Kürtçe ‘Em te jı bir nakin' ve Arapça ‘Allah ikun meık' yazıları bulunan tişörtler dağıtıldı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Mevlit kapsamında 3 keçi ve 5 koyun kesilip, misafirlere yöresel yemekler ikram edilirken, Mevlitli anma etkinlikleri Michael Jackson’un danslarını içeren konseri ile sona erdi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Mıhellemi Derneği Başkanı Mehmet Ali Aslan, Michael Jackson için 1 hafta süren anma etkinlikleri düzenlediklerini söyledi. Aslan, bu etkinliğin insanlığın onur ve şerefini yüceltmek ve bunun üzerinden tüm insanlığa evrensel mesajlar iletmeyi amaçladığını belirterek şöyle dedi:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;“Yüzlerce kişinin katıldığı anma etkinliğinde 5 dilde mevlit okutuldu. Mevlit etkinliğinin kalıcı olması için geçtiğimiz günlerde yaklaşık 20 STK destek açıklamasında bulundu. Halkımızdan gelen yoğun istek üzerine mevlidin gelenekselleştirilmesi ve anıtının dikilmesini kararlaştırdık. Anıtını önümüzdeki aylarda dernek binamızın bulunduğu köyde yapacağız. Jackson’un evrensel müzik yapması ve dünyadaki bütün sanatseverleri etkilemesi ve kendisinin Mıhellemi damadı olması bu halkın, bu derneğin ona daha çok önem vermesine ve bu mevlidi düzenlememize neden olmuştur. Bundan dolayı bizler Michael’ı anıyor ve bütün hayranlarıyla ortak duyguları paylaştığımızı herkesin bilmesini istiyoruz.” İngilizce Mevlidi okuyan katılımcılardan Yaman Demirci de, “Kültür, dil ve inançların bir arada yaşadığı Midyat’ta Jackson’u anıyor olmanın tatlı keyfini yaşıyoruz. Anma etkinliğinde bir kez daha gördük ki medeniyetler farklılıklarıyla bir arada yaşayabiliyor. Mevlit etkinliğini gerçekleştiren Mıhellemi Derneği, medeniyetler arası diyaloga katkı sağlama noktasında önemli işler başarmıştır. Dünyanın öte tarafında yaşamış ve muhtemelen yaşarken buraları aklından hiç geçirmemiş olan Jackson’u Midyat’ta anılıyor olması önemli bir olaydır” dedi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Jackson’un ölümünden dolayı üzüldüklerini ifade eden Mahsum Karlıbayır da, “Michael Jackson'un şu an aramızda olmasını çok isterdik. Hayranları olarak düzenlediğimiz mevlitte hepimiz toplandık. Jackson’u yaşarken göremedik. İnşallah mezarı başında onu dualarımızla anmak ve ilk fırsatta Amerika’daki kabrini görmek istiyoruz” dedi.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7439188462303389936-8928720928115306007?l=duydukduymadk.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://duydukduymadk.blogspot.com/feeds/8928720928115306007/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7439188462303389936&amp;postID=8928720928115306007' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7439188462303389936/posts/default/8928720928115306007'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7439188462303389936/posts/default/8928720928115306007'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://duydukduymadk.blogspot.com/2010/07/mardinin-midyat-ilcesinde-yasayanlar.html' title='Mardin&apos;in Midyat ilçesinde yaşayanlar mevlit okuttu... Buraya kadar herşey normal ama...'/><author><name>mercek06</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/_TAgWY39vLhw/SXWuoREVkNI/AAAAAAAAFuQ/3uAot9z3TeA/S220/Resim+010.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_TAgWY39vLhw/TC-haJNrKlI/AAAAAAAAIgM/iTzaHS-nf2Q/s72-c/images.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7439188462303389936.post-4769367363538288142</id><published>2010-05-31T05:06:00.001-07:00</published><updated>2010-05-31T05:06:30.551-07:00</updated><title type='text'>2050′de hayatımızda olmayacak şeyler !</title><content type='html'>Posted on Pazar, Mayıs 30, 2010 in Bilgi Dağarcığı&lt;br /&gt;Avustralyalı ‘gelecek bilimciler’ Richard Watson ve Ross Dawson, 2050 yılına kadar yok olması muhtemel ‘şey’leri gösteren bir çizelge hazırladı.&lt;br /&gt;Buna göre, gelecek yıl kül tablası, 2016′da ise bilgisayar fareleri ve emeklilik tarihe karışacak. Bu tahminlerin gerçekleşmesi zor gibi görünebilir ama onlar “Lütfen bu çizelgede kusur aramayın” diyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Türkiye’de pek yararlanılmasalar da fütüristler, yani gelecek bilimcileri, pek çok önemli şirkete danışmanlık hizmeti vererek, işlerin sürdürülebilirliğini sağlamak konusunda önemli roller üstleniyorlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Onların işi, insanların değişen ihtiyaçlarını, yaşam biçimlerini, savaş, terör, doğal afet gibi olayların yarattığı etkileri değerlendirip, bunların muhtemel sonuçlarını gözeterek bir gelecek haritası çizmek.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Richard Watson ve Ross Dawson, ‘Tükeniş Çizelgesi’ni hazırlamaya (Extinction Timeline) 1950 senesinde başlamış. Çizelgeye göre, özel hayatımızı 1990′ların ortalarında, umudu ve dürüstlüğü ise 2000′lerin başında yitirdik.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gelecek bilimcilere göre, yine 2000′lerin başında şu meşhur İsveç Çakısı da tarihe karıştı. “Dürüstlük tamam, umut belki ama İsveç Çakısı’na hálá ihtiyacımız var” diyenlere ise İkiz Kuleler’in bombalanışını hatırlatıyor Watson ve Ross. İsveç Çakısı, 11 Eylül 2001′den sonra yavaş yavaş cepten çıkıp evde kalmaya başladı ve asıl amacından uzaklaşan varlığı anlamsızlaştı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İşte 2050′de olmayacaklar listesi&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ross Dawson ve Richard Watson’a göre ‘kavramlar’, ‘şey’ler ve onların son kullanma tarihleri…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2012: Dial-up internet erişimi&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2013: Faks makinesi&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2014: Kaybolmak&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2016: Emeklilik, ‘gay’ barlar, bilgisayar faresi&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2020: Telif hakları&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2022: Bloglar, imla kuralları, Maldivler&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2023: Çalışılmayan hafta sonları, Paris Hilton&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2024: Masaüstü bilgisayar, AM radyo&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2025: Parasız otobanlar&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2026: Öğle yemeği, FM radyo, samimiyet, kırışıklıklar&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2030: Anahtar, çocukluk dönemi, realite televizyonu&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2033: Bozuk para&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2034: Ucuz seyahat, Bangladeş&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2035: Orta sınıf, petrol, spam, Aborijinler, Microsoft&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2036: Petrolle çalışan araçlar, bağımlılık&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2037: Buzullar, doğal yollarla çocuk sahibi olma&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2038: Sükûnet&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2039: “Özür dilerim”, Avrupa Birliği&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2040: Cüzdan, halka açık bedava yerler, karbon emisyonu, kağıt para, sağırlık&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2042: Kravat&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2044: Gelecek bilimciler&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2049: Google, körlük&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2050′den sonra: Estetik ameliyat, fiziksel acı, çirkinlik, ölüm&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7439188462303389936-4769367363538288142?l=duydukduymadk.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://duydukduymadk.blogspot.com/feeds/4769367363538288142/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7439188462303389936&amp;postID=4769367363538288142' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7439188462303389936/posts/default/4769367363538288142'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7439188462303389936/posts/default/4769367363538288142'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://duydukduymadk.blogspot.com/2010/05/2050de-hayatmzda-olmayacak-seyler.html' title='2050′de hayatımızda olmayacak şeyler !'/><author><name>mercek06</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/_TAgWY39vLhw/SXWuoREVkNI/AAAAAAAAFuQ/3uAot9z3TeA/S220/Resim+010.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7439188462303389936.post-2614674599293576013</id><published>2010-05-16T08:08:00.000-07:00</published><updated>2010-05-16T08:14:00.955-07:00</updated><title type='text'>5 yıl sonra herkes incecik.:)))</title><content type='html'>&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_TAgWY39vLhw/S_ALrERwHxI/AAAAAAAAId0/D_abWP4B2tY/s1600/MAMUECA56PA5XCAACCX4DCAZB2B68CAHF000FCA3GJYSQCAYGZPPECA6KLVT1CAVPCYEMCA1ZFSXPCAN7LHPICACBC3ASCA140BRGCA9T2M74CAP36C7HCA75ROIFCAJ98H1CCAJTFHQRCAH4OZIL.jpg"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 99px; height: 122px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_TAgWY39vLhw/S_ALrERwHxI/AAAAAAAAId0/D_abWP4B2tY/s200/MAMUECA56PA5XCAACCX4DCAZB2B68CAHF000FCA3GJYSQCAYGZPPECA6KLVT1CAVPCYEMCA1ZFSXPCAN7LHPICACBC3ASCA140BRGCA9T2M74CAP36C7HCA75ROIFCAJ98H1CCAJTFHQRCAH4OZIL.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5471886381765631762" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;‘Tokluk’ spreyi bulundu &lt;br /&gt;AMERİKALI bilimadamları, insanları tok tutan bir sprey geliştirdiklerini açıkladı. Lightlake Therapeutics ilaç şirketi tarafından yapılan araştırmalarda sprey, hayvanlar üzerinde yüzde 100 başarı sağladı. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İnsan açlıktan karnı kazındıktan sonra bir anda yemek yemeye başladığında, beyin endorfin (mutluluk hormonu) da denilen bir hormon salgılıyor. Böylece yemek yiyince, ya da doyunca insan kendisini daha iyi hissediyor. Zaman içinde bu hormon bir tür bağışıklık yapıyor ve insan açlığa daha az dayanıyor. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ne kadar aç kalınırsa, sonrasında yenilen yemek insanı daha da keyiflendiriyor. İşte bilimadamları, spreyle yemekle beyin arasındaki bu “ceza-ödül” ilişkisini engelliyor. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Burundan sprey bir fıs alınınca karın kazınması engelleniyor ve insanların aşırı yemek yemesinin önüne geçiliyor. Uzmanlar, spreyin ilk etapta obezlerde kullanılacağını açıkladı. Finlandiya’da insan üzerinde testlere başladıklarını söyleyen Lightlake Therapeutics şirketi yetkilileri, spreyin 5 yıl içinde piyasaya çıkacağını duyurdu.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7439188462303389936-2614674599293576013?l=duydukduymadk.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://duydukduymadk.blogspot.com/feeds/2614674599293576013/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7439188462303389936&amp;postID=2614674599293576013' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7439188462303389936/posts/default/2614674599293576013'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7439188462303389936/posts/default/2614674599293576013'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://duydukduymadk.blogspot.com/2010/05/5-yl-sonra-herkes-incecik.html' title='5 yıl sonra herkes incecik.:)))'/><author><name>mercek06</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/_TAgWY39vLhw/SXWuoREVkNI/AAAAAAAAFuQ/3uAot9z3TeA/S220/Resim+010.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_TAgWY39vLhw/S_ALrERwHxI/AAAAAAAAId0/D_abWP4B2tY/s72-c/MAMUECA56PA5XCAACCX4DCAZB2B68CAHF000FCA3GJYSQCAYGZPPECA6KLVT1CAVPCYEMCA1ZFSXPCAN7LHPICACBC3ASCA140BRGCA9T2M74CAP36C7HCA75ROIFCAJ98H1CCAJTFHQRCAH4OZIL.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7439188462303389936.post-1260587540731850415</id><published>2010-05-16T07:47:00.000-07:00</published><updated>2010-05-16T07:55:30.942-07:00</updated><title type='text'>Kotalı ADSL kullanıcılarının Dikkatine !</title><content type='html'>&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_TAgWY39vLhw/S_AHV7u6pEI/AAAAAAAAIds/BAXiaPOtuEg/s1600/RNCI3CARSDBFACAWYZOHCCA7JVZQQCA7RAPQ7CA2Z0GSMCAWVAEHPCADN4BU5CA9HWR7JCA150S4ZCAJPBTZJCAGI0JYQCATCF2F3CAKGCI8ACAOWIYN3CA74ZVUQCAKK3HP9CA0FK9O3CA3U7815.jpg"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 124px; height: 96px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_TAgWY39vLhw/S_AHV7u6pEI/AAAAAAAAIds/BAXiaPOtuEg/s200/RNCI3CARSDBFACAWYZOHCCA7JVZQQCA7RAPQ7CA2Z0GSMCAWVAEHPCADN4BU5CA9HWR7JCA150S4ZCAJPBTZJCAGI0JYQCATCF2F3CAKGCI8ACAOWIYN3CA74ZVUQCAKK3HP9CA0FK9O3CA3U7815.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5471881620648272962" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Kotalı ADSL kullanıcılarının en büyük şikayetlerinden ya da sorunlarından biri kotanın nedensiz yere dolup, taşmasıdır. &lt;br /&gt;Eğer siz de “Neden kotam bu kadar çabuk doluyor” diyenlerdenseniz, bu yazıyı dikkatli okumalısınız. &lt;br /&gt;Belki size ekstra kota sağlamayacak, ama kotanızın neden dolduğunu öğrenmenize katkı sağlayacak.&lt;br /&gt;ADSL kullanıcılarının çoğu interneti genellikle; gazete okumak, haberleri takip etmek, alanlarıyla ilgili araştırma yapmak için kullanırlar. Türkiye’de bu kişilerin hemen hepsi de kotalı ADSL kullanmaktadır. Mevcut kotanın bu işleri yapmakla dolması neredeyse imkansızdır. Eğer ben de bunları yapıyorum ama kotam yine de doluyor diyorsanız, bir de aşağıdaki listede yazdıklarıma bakın. Bunlardan bir ya da birkaçı sizde de varsa, kotanızın dolmaması mümkün değil.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;MSN’de görüntülü ve sesli görüşme yapıyor musunuz?&lt;br /&gt;Ne yazık ki çoğu kimse MSN’deki görüntülü sohbetin ne kadar kota yediğinin farkında değil. Görüntülü sohbet sırasında saniyede 64 Kbit veri alışı olmakta. Eğer günde 1 saat görüntülü sohbet yapıyorsanız, bunun maliyeti aylık yaklaşık 850 MB’dir. &lt;br /&gt;Facebook veya Videoizle veya Youtube’da video izlemeye bayılıyor musunuz?&lt;br /&gt;Hayatımıza girdiğinden beri bağımlılık yapan (en azından benim için) Youtube ne yazık ki tam bir kota düşmanı. Eğer günde 5 dakikalık 10 video izliyorsanız, sıkı durun, bunun maliyeti aylık tam 3 GB. Çünkü Youtube’daki 5 dakikalık bir video kotanıza 10 MB olarak yansıyor. Başka sitelerden izlediğiniz videoları da buna ekleyebilirsiniz, örneğin MetaCafe, MyNet ve haber sitelerindekileri.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İnternet üzerinden radyo ya da TV izlemek hobiniz mi?&lt;br /&gt;İnternette birçok TV ve radyo yayını bulunmakta bunları izlediğinizde ya da dinlediğinizde kotanız büyük bir hızla eriyor olacaktır. Düzgün bir radyo yayını genellikle 64 Kbit üzerinden TV yayını ise en az 256 Kbit üzerinden yapılmaktadır. Bunun anlamı 1 saatlik kullanımda radyo 28 MB, TV ise 115 MB kotanızdan çalıyor demektir.&lt;br /&gt;Bilgisayarınızda iyi bir Anti-virüs ve Anti-Spy programı var mı?&lt;br /&gt;Bu programlar da ne diyorsanız, bence hemen öğrenin. Bilgisayarına bulaşmış olan bir virüs ya da casus yazılım, arka planda bağlantınızı kullanıyor olabilir ve sürekli bir yerlerden bir şeyler indiriyor olabilir. Eğer durup dururken internet bağlantı simgesi sürekli işlem yapıyor görünüyorsa bir şeyler ters gidiyor olabilir. Hemen bir AV ve AS ile sisteminiz taratmalısınız.&lt;br /&gt;Güncellemeler kontrol altında mı?&lt;br /&gt;Windows ya da bilgisayarınızda kurulu olan programların bazıları internet üzerinden kendilerini güncellemek isterler. Genellikle bu özellikleri aktif olur ve kullanıcıyı çoğu zaman uyarmadan bazen de güncellemeleri indirdikten sonra uyararak güncelleme işlemini yapabilirler. Benim tavsiyem başta Windows’un olmak üzere kullandığınız programların (belki AV’leri bunun dışında tutabiliriz) güncelleme özelliklerini manuel’e (elleye) getirmenizdir.&lt;br /&gt;Kablosuz modeminizin güvenliği güven de mi?&lt;br /&gt;Siz de kablosuz modem kullananlardan mısınız? Peki modeminizin güvenlik ayarlarını yaptınız mı? Yapmadıysanız çok büyük bir tehlike altında olabileceğinizi biliyor musunuz? Bağlantı hırsızı komşunuz, sizden habersiz kablosuz bağlantınızı kullanıyor olabilir. Forumlarda bununla ilgili birçok mesaja rastlayabilir, kablosuz modemleri aramak için programlara ulaşabilirsiniz. Tehlike sadece kablosuz modem vasıtasıyla bağlantınızın kullanılıp, kotanızın dolması değildir. Esas tehlike, bu bağlantı üzerinden suç işlenmesidir. Bilişim suçlarının çoğu IP adresi ile tespit edilmektedir. Sizin modeminiz üzerinden yapılan bütün bağlantı ve işlemlerden siz sorumlusunuz. Bu nedenlerden mutlaka en kısa zamanda anlayan birinden yardım alıp, kablosuz modeminizin güvenlik ayarlarını yaptırınız.&lt;br /&gt;Download yaparken indirdiğiniz dosyaların boyutlarını kontrol edin&lt;br /&gt;Bir dakikalık bir mp3 dosyası 1 MB, bir dakikalık ham video dosyası 10 MB, DivX formatında bir film 700 MB, yüksek çözünürlüklü bir BMP resim dosyası 1 MB, JPEG resim dosyası 100-200 KB yer kaplar. Bu miktarları göz önüne alarak, indirdiklerinizin toplam boyutlarını hesaplamalı, indirme işlemine onay vermeden önce de boyutlarını kontrol etmelisiniz?&lt;br /&gt;Kullandığınız kota miktarını ay sonunda mı kontrol ediyorsunuz?&lt;br /&gt;Kotanızı sık sık kontrol etmek, olası olumsuz durumları zamanında tespit edip, çözüm üretmenize yardım edecektir. Bu işlem için Telekom’un adslkota.ttnet.net.tr adresini kullanabilirsiniz. &lt;br /&gt;Şunu kesinlikle unutmayın, açtığınız her internet sayfası, indirdiğiniz her dosya, izlediğiniz her video, resim, dinlediğiniz her müzik kotanızdan belli bir miktar götürmektedir. Kotanızı doldurmamak için her şeyi dengeli kullanmalı ve kota kullanımınızı sürekli kontrol altında tutmalısınız.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7439188462303389936-1260587540731850415?l=duydukduymadk.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://duydukduymadk.blogspot.com/feeds/1260587540731850415/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7439188462303389936&amp;postID=1260587540731850415' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7439188462303389936/posts/default/1260587540731850415'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7439188462303389936/posts/default/1260587540731850415'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://duydukduymadk.blogspot.com/2010/05/kotal-adsl-kullanclarnn-dikkatine.html' title='Kotalı ADSL kullanıcılarının Dikkatine !'/><author><name>mercek06</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/_TAgWY39vLhw/SXWuoREVkNI/AAAAAAAAFuQ/3uAot9z3TeA/S220/Resim+010.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_TAgWY39vLhw/S_AHV7u6pEI/AAAAAAAAIds/BAXiaPOtuEg/s72-c/RNCI3CARSDBFACAWYZOHCCA7JVZQQCA7RAPQ7CA2Z0GSMCAWVAEHPCADN4BU5CA9HWR7JCA150S4ZCAJPBTZJCAGI0JYQCATCF2F3CAKGCI8ACAOWIYN3CA74ZVUQCAKK3HP9CA0FK9O3CA3U7815.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7439188462303389936.post-1747926097422248483</id><published>2010-04-18T14:47:00.000-07:00</published><updated>2010-04-18T14:48:41.365-07:00</updated><title type='text'>3M’nin yeni Projektör ( Cep Projektörü)</title><content type='html'>&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_TAgWY39vLhw/S8t-HJ0gEwI/AAAAAAAAIco/szO9DQhsMgQ/s1600/3m-mpro120-mini-projector.jpg"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 200px; height: 90px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_TAgWY39vLhw/S8t-HJ0gEwI/AAAAAAAAIco/szO9DQhsMgQ/s200/3m-mpro120-mini-projector.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5461597634477167362" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;3M’nin yeni nesil teknoloji ürünü MPro 120 Mini Projektör ile her an her yerde sunum yapmak, film izlemek, video oyunları oynamak ve yüksek görüntü kalitesiyle resim paylaşmak artık mümkün. &lt;br /&gt;MPro 120, cebe sığabilen küçük boyutu, ince yapısı, uzun ömürlü pili, yüksek ses ve renk kalitesiyle ön plana çıkıyor. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Satın alanlara; el izini ve çizikleri önlemeye yardımcı koruyucu kılıf, video dönüştürücü adaptör, lityum pil, küçük tripod ve &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bağlantı kablolarının hediye edildiği MPro 120 Mini Projektör, 1 yıllık 3M garantisine sahip.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Küçük ve kullanışlı yapısıyla dizüstü bilgisayarlara, telefonlara, kameralara ve müzikçalarlara kolay ve hızlı bir şekilde &lt;br /&gt;bağlanabilen ürün, kullanıcılara rahatlık, şıklık, pratiklik ve yüksek kaliteyi bir arada sunuyor. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kendinden hoparlörlü MPro 120, kullanım ömrü 20.000 saat olan enerji tasarruflu ampulü ve yansıttığı &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;görüntülerin boyutunu 20 cm’den 127 cm’ye kadar büyütebilen teknolojisiyle, her an her yerde sunum yapabilme imkanı sağlıyor.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7439188462303389936-1747926097422248483?l=duydukduymadk.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://duydukduymadk.blogspot.com/feeds/1747926097422248483/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7439188462303389936&amp;postID=1747926097422248483' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7439188462303389936/posts/default/1747926097422248483'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7439188462303389936/posts/default/1747926097422248483'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://duydukduymadk.blogspot.com/2010/04/3mnin-yeni-projektor-cep-projektoru.html' title='3M’nin yeni Projektör ( Cep Projektörü)'/><author><name>mercek06</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/_TAgWY39vLhw/SXWuoREVkNI/AAAAAAAAFuQ/3uAot9z3TeA/S220/Resim+010.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_TAgWY39vLhw/S8t-HJ0gEwI/AAAAAAAAIco/szO9DQhsMgQ/s72-c/3m-mpro120-mini-projector.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7439188462303389936.post-7578804477496613199</id><published>2010-03-03T14:42:00.001-08:00</published><updated>2010-03-03T14:43:20.834-08:00</updated><title type='text'>Dünyanın yörüngesi 8 santimetre kaydı</title><content type='html'>&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_TAgWY39vLhw/S47l8zOUn8I/AAAAAAAAIaw/5D-9U4zO1Fg/s1600-h/616720100115093554157.jpg"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 200px; height: 150px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_TAgWY39vLhw/S47l8zOUn8I/AAAAAAAAIaw/5D-9U4zO1Fg/s200/616720100115093554157.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5444541832242700226" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Geçen Cumartesi Şili'de meydana gelen 8.8 büyüklüğündeki deprem, Dünya'nın kendi etrafındaki dönüş süresini 1.26 mikro saniye kısalttı, Dünya'nın yörüngesini ise 8 cm kaydırdı.&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;NASA uzmanlarından Richard Gross tarafından yapılan hesaplamalara göre, Dünya'nın bir günü 1.26 mikrosaniye kısaldı.&lt;br /&gt;Saniyenin milyonda biri mikrosaniye olarak adlandırılıyor.  &lt;br /&gt;NASA'nın araştırması, Şili'deki deprem sonucu Dünya'nın ekseninin ne ölçüde kaymış olduğunu da ortaya koyuyor. Yapılan hesaplar sonucu Dünya'nın ekseninde 8 santimetrelik, bir başka deyişle 3 'inç'lik bir kayma olduğu belirlendi. Bu kayma bir gün süresindeki kısalmayı da beraberinde getirdi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Araştırmayı yürüten Richard Gross'a göre, aynı hesaplama modeli 2004'teki 9.1'lik Sumatra depremine uygulanacak olursa, o depremde de Dünya'nın bir gününün 6.8 mikrosaniye kısaldığı ortaya çıkıyor. Sumatra depreminin yol açtığı eksen kayması ise 7 santimetre yahut 2.76 inçlik ölçüde.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şili depreminin 2004 Sumatra depremi kadar şiddetli olmamasına rağmen daha büyük bir eksen kaymasına sebep olmasını NASA araştırmacısı Gross iki nedene dayandırıyor: Birincisi, Sumatra depremi Ekvator'a yakın bir noktada meydana gelirken, Şili depreminin güney yarımkürenin orta enlemleri dolaylarında oluşması. Bu da son depremin Dünya'nın ekseni üzerinde daha etkili olması sonucunu doğuruyor.&lt;br /&gt;Gross ikinci sebep olarak da, Şili depreminin meydana geldiği fayın, Sumatra depremini üreten faya nazaran Dünya'nın merkezine daha dik bir açıyla yöneliyor olmasını gösteriyor.&lt;br /&gt;(Ntvmsnbc.com)&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7439188462303389936-7578804477496613199?l=duydukduymadk.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://duydukduymadk.blogspot.com/feeds/7578804477496613199/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7439188462303389936&amp;postID=7578804477496613199' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7439188462303389936/posts/default/7578804477496613199'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7439188462303389936/posts/default/7578804477496613199'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://duydukduymadk.blogspot.com/2010/03/dunyann-yorungesi-8-santimetre-kayd.html' title='Dünyanın yörüngesi 8 santimetre kaydı'/><author><name>mercek06</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/_TAgWY39vLhw/SXWuoREVkNI/AAAAAAAAFuQ/3uAot9z3TeA/S220/Resim+010.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_TAgWY39vLhw/S47l8zOUn8I/AAAAAAAAIaw/5D-9U4zO1Fg/s72-c/616720100115093554157.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7439188462303389936.post-7452129644268849434</id><published>2009-12-30T07:26:00.000-08:00</published><updated>2009-12-30T07:28:11.814-08:00</updated><title type='text'>BU TEKNOLOJİYE İNANAMAYACAKSINIZ</title><content type='html'>&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_TAgWY39vLhw/SztxhJ1kt4I/AAAAAAAAIJg/I6KNK3eOjuI/s1600-h/48686-bu-teknolojiye-inanamayacaksiniz-Resim.jpg"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 200px; height: 150px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_TAgWY39vLhw/SztxhJ1kt4I/AAAAAAAAIJg/I6KNK3eOjuI/s200/48686-bu-teknolojiye-inanamayacaksiniz-Resim.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5421051390860769154" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;30 Aralık 2009 Çarşamba 15:16&lt;br /&gt;6. his adı verilen yeni bir teknoloji, dünyayı derinden sarsacak. İşte devrim yaratacak o teknoloji...&lt;br /&gt;....................&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Teknoloji dünyasını derinden sarsacak yeni bir sistem üzerinde çalışılıyor. 6. His (SixthSense) isimli sistem, parmaklarınızı kullanarak bilgiyi nerede olursanız olun anında size ulaştıracak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Teknolojide yeni bir perde aralanıyor. Prototipi geliştirilen yeni bir teknoloji sayesinde dijital ve gerçek dünya tamamen bir araya geliyor. Parmak uçlarına takılan sensörlerden ve boyna takılan kamera-projektör karışımı bir cihazdan oluşan 6. his isimli sistem, dijital dünyayı birebir gerçek hayata taşıyor. Cambridge'ta bulunan özel bir üniversite olan Massachusetts Institute of Technology'de çalışan uzmanların geliştirdiği 6.His'le herhangi bir duvarda e-postalarınızı okuyabilecek, dört parmağınızı birleştirerek fotoğraf çekebileceksiniz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kitap satın alırken&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Örneğin bir mağazada kitap satın almayı planlıyorsunuz. Parmak uçlarındaki sensörleri kullanarak kitabı elinize aldığınızda kitabın fiyatını, kitapla ilgili daha önce yapılan yorumları ve diğer detaylı bilgileri örneğin Amazon.com adresine girerek anında öğrenebilirsiniz. Sistem ise son derece basit: Projektörünüzü kitabın üzerine tutarak bu bilgilere kolayca ulaşabilirsiniz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Parmaklarınızla fotoğraf çekmek&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Elbette sistemin yapabilecekleri bununla da sınırlı değil. Örneğin iki elin baş ve işaret parmalarına takılan sensörleri birleştirip kare şekline getirerek dış dünyadan anında fotoğraf karesi alabilirsiniz. Projektör-kamera karışımı olan ve boyna takılan sistem ise parmak uçlarınıza odaklanarak çizdiğiniz sınırlar dahilinde fotoğraf karesi alabiliyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Herhangi bir duvara bakıp e-postanızı kontrol etmek&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir önceki örneklerde olduğu gibi parmaklarınızı kullanarak bir duvarın karşısına geçip "@" işaretini havada çizdiğinizde, projektör otomatik olarak duvara görüntü yansıtacak ve bu sayede anında e-posta hesabınızı dilediğiniz her yerden kontrol edebileceksiniz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Elinizle telefon çevirmek&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu sistem sayesinde projektörün avuçiçine yansımasıyla telefon numaraları avuçiçinizde belirecek ve aramak istediğiniz kişiye avuçiçinize dokunarak ulaşabileceksiniz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kol saatine artık ihtiyacınız yok&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Saatin kaç olduğunu merak ettiniz ve kol saatiniz yanınızda yok, ya da kullanmaktan hoşlanmıyorsunuz. O halde yapacağınız işlem son derece basit: Parmağınızla bileğinizin üzerinde bir çember çizin ve ardından oluşan ekrandan anında saati öğrenin. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dijital bir göz olarak hareket eden kamera, kullanıcıların parmaklarıyla yaptığı her hareketi takip ederken, kameranın içerisinde bulunan projektör de dijital ortamı gerçek hayata taşıyor.Önceleri kasketlerde kullanılabilen, ancak sonraları boyuna takılabilecek bir aparat halini alan SixthSense'in prototipin bugün için kullanıcılara maliyeti 350 doları geçmiyor; ancak sistem henüz tam olarak oturmadığından geliştirilen prototip üzerindeki çalışmalara devam ediliyor. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bilginin kolay ve olabildiğince hızlı bir şekilde ulaşıldığı çağımızda, geliştirilen bu prototip sayesinde bilgi artık gerçekten de parmaklarımızın uçlarında olacak.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7439188462303389936-7452129644268849434?l=duydukduymadk.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://duydukduymadk.blogspot.com/feeds/7452129644268849434/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7439188462303389936&amp;postID=7452129644268849434' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7439188462303389936/posts/default/7452129644268849434'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7439188462303389936/posts/default/7452129644268849434'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://duydukduymadk.blogspot.com/2009/12/bu-teknolojiye-inanamayacaksiniz.html' title='BU TEKNOLOJİYE İNANAMAYACAKSINIZ'/><author><name>mercek06</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/_TAgWY39vLhw/SXWuoREVkNI/AAAAAAAAFuQ/3uAot9z3TeA/S220/Resim+010.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_TAgWY39vLhw/SztxhJ1kt4I/AAAAAAAAIJg/I6KNK3eOjuI/s72-c/48686-bu-teknolojiye-inanamayacaksiniz-Resim.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7439188462303389936.post-5852803349975368871</id><published>2009-12-22T13:35:00.000-08:00</published><updated>2009-12-22T13:38:28.256-08:00</updated><title type='text'>Avrupa'daki kuşlar ve iklim değişikliği</title><content type='html'>&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_TAgWY39vLhw/SzE8RlLWSaI/AAAAAAAAHdU/O5nFYqwiNJE/s1600-h/kus1.jpg"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 200px; height: 171px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_TAgWY39vLhw/SzE8RlLWSaI/AAAAAAAAHdU/O5nFYqwiNJE/s200/kus1.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5418178099438569890" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yaban hayat ve çevre konusunda çalışan bir dernek olan İngiliz Kraliyet Kuşları Koruma Derneği RSPB'den ve Durham Üniversitesi'nden bir grup uzman, iklim değişikliğinin yaban hayata kıtasal ölçekteki etkilerinin bir göstergesini oluşturmayı hedefledikleri çalışmada elde ettikleri bulgularla, iklim değişikliğinin daha şimdiden kuşlar üzerinde gözlenebilir etkilerinin olduğunu gösterdi. &lt;br /&gt;Araştırmacılar, saka ve küçük ağaçkakan gibi, Avrupa'da yaygın olan kuş türlerinin popülasyonlarında iklim değişikliğine bağlı olarak şu anda yaşanan değişimlerin gelecekte de devam etmesinin kuvvetli bir olasılık olduğunu gösterdi. &lt;br /&gt;    &lt;br /&gt;DEĞİŞİMİN ETKİLERİ &lt;br /&gt;Avrupa çapında yapılan gözlemlerden elde edilen verileri değerlendiren araştırmacılar, iklim değişikliğinin Avrupa'daki yaban hayatı nasıl etkilediğini gösteren bir gösterge oluşturdu. Durham Üniversitesi'nden Dr. Stephen Willis, bundan sonra iklim değişikliklerinin hem olumlu hem de olumsuz etkilerinin İklimsel Etki Göstergesi adını verdikleri tek bir gösterge ile özetlenebileceğini belirtti. Avrupa'da yıllık ortalama sıcaklıkların değişmediği dönemin 1980'lerin başında sona erdiğini söyleyen Dr. Willis'e göre bu yeni gösterge iklim değişikliğinin birçok türü farklı şekilde etkilediğini gösterdi. Ayrıca değişikliğin birçok kuş üzerinde olumsuz etkileri olsa da bazı türlerin son zamanlardaki değişimlerden fayda sağladıklarını belirtti. &lt;br /&gt;  &lt;br /&gt;122 TÜRDEN 92'Sİ KÖTÜ YÖNDE ETKİLENDİ &lt;br /&gt;İklimsel Etki Göstergesi iklim değişikliğine bağlı olarak biyoçeşitlilikteki değişimleri gösteriyor. Gösterge 1980'lerin ortalarından bu yana iklim değişikliğinin biyoçeşitliliğe etkisinin arttığını gösterir biçimde yükseliyor. İklim değişikliğinden iyi yönde etkileneceği tahmin edilen kuşların sayılarının 1980'li yılların ortalarından bu yana arttığı görülürken, kötü yönde etkileneceği tahmin edilenlerin sayılarının ise aynı dönemde azaldığı görüldü. &lt;br /&gt;İncelenen 122 türden 92'sinin kötü yönde, 30'unun iyi yönde etkilendiği gözlemlendi. İklim değişikliğinden iyi yönde etkilenen ve sayıları artan kuşların başında maskeli ötleğen, bıyıklı ötleğen, arıkuşu, bahçe çintesi, kamış bülbülü, ibibik, sarıasma, saka, büyük kamışçın ve kumru geliyor. Kötü yönde etkilenerek sayıları azalan türlerin başında ise su çulluğu, çayır incirkuşu, dağ ispinozu, dağ baştankarası, kızkuşu, benekli bülbül, orman çıvgını, göknar kargası, kuyrukkakan ve küçük ağaçkakan geliyor. &lt;br /&gt;  &lt;br /&gt;Araştırmacılar, incelenen türlerin % 75'inin yani dört kuş türünden üçünün sayılarının azalmasının endişe verici olduğunu belirtiyorlar. RSPB'den Dr. Richard Gregory, iklim değişikliği konusunda çok şey söylendiğini, ancak yaptıkları bu çalışmanın iklim değişikliğinin etkilerinin şu anda hissedildiğini gösterdiğini söylüyor. &lt;br /&gt;Dr. Gregory, küresel sıcaklıktaki küçük bir değişikliğin bile yaban hayatını bu ölçüde etkilediğinin görülmesinin şaşırtıcı olduğunu, bu durumun devam etmesi durumunda dünya çapında bir tahribat yaşanabileceğini belirtti.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7439188462303389936-5852803349975368871?l=duydukduymadk.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://duydukduymadk.blogspot.com/feeds/5852803349975368871/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7439188462303389936&amp;postID=5852803349975368871' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7439188462303389936/posts/default/5852803349975368871'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7439188462303389936/posts/default/5852803349975368871'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://duydukduymadk.blogspot.com/2009/12/avrupadaki-kuslar-ve-iklim-degisikligi.html' title='Avrupa&apos;daki kuşlar ve iklim değişikliği'/><author><name>mercek06</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/_TAgWY39vLhw/SXWuoREVkNI/AAAAAAAAFuQ/3uAot9z3TeA/S220/Resim+010.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_TAgWY39vLhw/SzE8RlLWSaI/AAAAAAAAHdU/O5nFYqwiNJE/s72-c/kus1.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7439188462303389936.post-4088797389243712039</id><published>2009-12-02T05:43:00.001-08:00</published><updated>2009-12-02T05:44:50.783-08:00</updated><title type='text'>Emniyet kemeri devrimi</title><content type='html'>&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_TAgWY39vLhw/SxZvSOXKBMI/AAAAAAAAHWw/_dBTCD9-S_M/s1600-h/9219127.jpg"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 200px; height: 200px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_TAgWY39vLhw/SxZvSOXKBMI/AAAAAAAAHWw/_dBTCD9-S_M/s200/9219127.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5410634361215780034" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Otomobillerdeki standart emniyet kemerlerini unutun: Ford'un yeni emniyet kemerleri çok farklı...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dünyanın ilk ve en büyük otomobil üreticilerinden olan Ford, 2010 modellerinde, şişme emniyet kemeri tasarımlarına yer vereceğini açıkladı. Tüketiciler, Ford'un 'otomobilleri daha güvenli kılmak' yönündeki çalışmalarının bir ürünü olduğunu belirtikleri şişme emniyet kemerleri ile 2010 Explorer modeli ile tanışacak. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şişme emniyet kemeri, geleneksel hava yastığı ve emniyet kemeri teknolojilerinin bir bileşimi. Çarpışma anını ortalama 40 milisaniye takiben devreye giren emniyet kemerlerinin şişerek vücudu sardığı, böylece alışıldık tasarımlara oranla 5 kata kadar artırılmış koruma sağladığı belirtiliyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Independent gazetesinin haberine göre, yeni emniyet kemeri tasarımlarına ilişkin ilk tüketici geri bildirimleri de son derece olumlu... &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ford yetkilileri, yeni tasarımlarının yakın bir gelecekte güvenlik standardı haline gelmesini umduklarını; bu sayede kazalarda kafa, göğüs ve boyun bölgesindeki sakatlıkları önlemeyi hedeflediklerini ifade ettiler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Geçtiğimiz ay Tokyo'da düzenlenen otomobil fuarında tanıtılan; Japon sanatçı Huzimoto Takeshi ve Lexus ortak yapımı konsept süper-otomobil Lexus LF-A'da da benzer bir teknoloji kullanılmıştı.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7439188462303389936-4088797389243712039?l=duydukduymadk.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://duydukduymadk.blogspot.com/feeds/4088797389243712039/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7439188462303389936&amp;postID=4088797389243712039' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7439188462303389936/posts/default/4088797389243712039'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7439188462303389936/posts/default/4088797389243712039'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://duydukduymadk.blogspot.com/2009/12/emniyet-kemeri-devrimi.html' title='Emniyet kemeri devrimi'/><author><name>mercek06</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/_TAgWY39vLhw/SXWuoREVkNI/AAAAAAAAFuQ/3uAot9z3TeA/S220/Resim+010.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_TAgWY39vLhw/SxZvSOXKBMI/AAAAAAAAHWw/_dBTCD9-S_M/s72-c/9219127.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7439188462303389936.post-884832389786119277</id><published>2009-12-01T03:10:00.000-08:00</published><updated>2009-12-01T03:11:44.743-08:00</updated><title type='text'>17 metre ve 300 kiloluk yılan</title><content type='html'>&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_TAgWY39vLhw/SxT56bz-AcI/AAAAAAAAHWg/D9lux9baU70/s1600/yilan-17metre.jpg"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 200px; height: 150px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_TAgWY39vLhw/SxT56bz-AcI/AAAAAAAAHWg/D9lux9baU70/s200/yilan-17metre.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5410223834672267714" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Çin'de ormanda bulunduğu ve 16,7 metre uzunluğunda olduğu iddia edilen bir yılan fotoğrafı sansasyon yarattı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çin Komünist Partisi'nin gazetesi People's Daily'nin web sitesinde yayınlanan haber ve fotoğrafta, Jiangşi bölgesindeki Guiping kenti dışında yol inşaatı için ormanda temizlik yapan işçilerin iki dev boa yılanı buldukları belirtildi.&lt;br /&gt;Buldozerin kepçe darbesinin toprağı kazarken yılanlardan birini yaraladığını yazan gazete, aynı anda altın renkli ikinci bir yılanın ağzı açık bir halde ortaya çıktığını, buldozer operatörünün korkudan felç olduğunu, diğer işçilerin de canlarını kurtarmak için kaçtıklarını iddia etti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İşçiler geri döndüğünde yaralı boa yılanının öldüğünü ve diğer yılanın ortadan kaybolduğunu, buldozer operatörünün ise kendinden geçmiş halde bulunduğunu kaydeden Çin gazetesi, operatörün hastaneye kaldırılırken kalp krizi geçirdiğini ve hayatını kaybettiğini yazdı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gazeteye göre, 16,7 metre uzunluğunda ve 300 kilo ağırlığındaki ölü boa yılanının 140 yaşında olduğu tahmin ediliyor.&lt;br /&gt;Guiping'deki yerel hükümet yetkilileri ise, bölgede boa yılanının yaşamadığını belirterek, haber ve fotoğrafın aldatmaca olduğunu belirtti.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7439188462303389936-884832389786119277?l=duydukduymadk.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://duydukduymadk.blogspot.com/feeds/884832389786119277/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7439188462303389936&amp;postID=884832389786119277' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7439188462303389936/posts/default/884832389786119277'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7439188462303389936/posts/default/884832389786119277'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://duydukduymadk.blogspot.com/2009/12/17-metre-ve-300-kiloluk-ylan.html' title='17 metre ve 300 kiloluk yılan'/><author><name>mercek06</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/_TAgWY39vLhw/SXWuoREVkNI/AAAAAAAAFuQ/3uAot9z3TeA/S220/Resim+010.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_TAgWY39vLhw/SxT56bz-AcI/AAAAAAAAHWg/D9lux9baU70/s72-c/yilan-17metre.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7439188462303389936.post-1375864573365233597</id><published>2009-11-02T14:10:00.000-08:00</published><updated>2009-11-02T14:11:26.310-08:00</updated><title type='text'>2012 İle İlgili Bilmediğiniz 5 Şey</title><content type='html'>&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_TAgWY39vLhw/Su9ZB-TMyLI/AAAAAAAAHSU/Tqu_suh55bM/s1600-h/2012.jpg"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 200px; height: 112px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_TAgWY39vLhw/Su9ZB-TMyLI/AAAAAAAAHSU/Tqu_suh55bM/s200/2012.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5399632368678783154" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Dünyada birçok insan yaşamın 2012'de sona ereceği inancına sahip. Dünyamızın yok oluşuna 2 yıl kaldığını iddia eden 2012 felaketiyle ilgili bilmediğiniz 5 şey ne?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Maya takvimi kehanetleri takipçilerine göre, Maya uygarlığı, geleceği eşsiz bir netlikle açıklayıp, önemli küresel ve evrensel olayları öngörmüş ve 2012'de gerçekleşeceğini düşündükleri bir kıyamet günü tespitinde bulunmuşlardı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eğer Maya uygarlığı geleceği görmekte bu kadar başarılıysa aralarından birinin de bu uygarlık için bir kıyamet günü benzeri tarihten bahsetmesi gerekmez miydi? Ki bu 1517'deki İspanyol fetihçilerinin gelişi olabilir. Kölelik ve çiçek hastalığından çekeceklerini öngörmek, kahinlerden bazılarında dikkat dağınıklığına yol açmış diyelim bari.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gerçeklere dönersek, 2012'de dünyanın sona ereceğine dair bir kanıt yok. Ancak bazı kanıtlara göre şimdiden cehennemi boyladık. “Aptallara 2012 Kılavuzu”  adlı kitabın yardımcı yazarlarından biri, tarlalarda uzaylıların çizdiğine inanılan geometrik şekiller konusunda bir “otorite”. &lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Hücre arkadaşları akıl hastanesini aşındırmaya başlamışken, AskMen olarak size 2012 kehaneti ile ilgili bilmediğiniz 5 şeyi sunuyoruz.  &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1. 2012 Kehaneti itibarsız takvimcilerin iddialarına dayanır&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;M.Ö. 238de (236’da olabilir) Mesoamerica’da biri (Mayalı bile değil) birbiriyle örtüşen takvimlerden, birkaç yıl öncesinden, dünyanın başladığı gün olarak bir tarih seçti. Bu kişi 260 günlük kutsal almanak (Tzolkin) ve 365 günlük dünyevi (Haab) takvimlerini kullandı. Daha sonra bu takvimler sadece Maya uygarlığında değil, Mesoamerica boyunca da kullanılmaya başlandı. Seçilen gün, bizim Miladi takvimimizde M.Ö. 3114 11 Ağustos’a tekabül ediyor. Seçen kişinin, bu tarihi seçmekte kendine has sebepleri vardı. Ancak, özellikle dünyanın başladığı günü seçtiği göz önünde bulundurulursa, çok da geçerli sebepler değildi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Daha sonra Haab ve Tzolkin takvimlerini karmaşık bir 52 yıllık döngü halinde bir araya getirip buna “Takvim Döngüsü” dedi. Daha uzun vadede zamanı ölçmek için bu takvimlerdeki zaman kavramını, sözde “Uzun Vadeli Takvim” adı altında, tahminlerde bulunmak için kullandı –iddia edilen kehanetin kaynağı- söylenene göre 5.125 yıllık döngüden sonra bu Uzun Vadeli Takvim sona erecek ve 21 Aralık 2012 civarında yeni bir döngü başlayacak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu belirtilen tarih kış gün dönümüne denk geldiği 144.000 sayısını içerdiği için (Uzun Vadeli Takvim’deki günlerin alt parçalara ayrılması sonucu ortaya çıkan bu sayı Yeni Ahit-Vahiy Kitabı’nda açıkça görüldüğü için) komplo teorisyenleri her şeyi bırakıp dünyanın sonunun geldiği, galaktik felaketlerin yaşanacağı, bilinçlerin şekil değiştireceği, iddialarıyla yuvalarından çıktılarsa da gerçek, aslında, bu tarihin Mayalılar için bir dönemin sonu/başlangıcı olarak kutlama sebebi olması idi.        &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2. Apple’ın 2012 uygulaması var&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Takvimcilerin söylediklerini boş verin, Apple, iPhone’unuz için biraz para harcayıp 2012 uygulaması yüklemeniz gerektiğini düşünüyor. Böylece kıyamet, bilinç kaymaları veya 2012 Aralık sonunda her ne olacaksa ona karşın yanınızda neler bulundurmanız gerekiyorsa bunları temin edecek. Bu güzel uygulamada; dünyada ne kadar zamanınız kaldığının hesabını yapan çok kullanışlı bir geri sayım programı, büyük gün gelmeden yapmanız gerekenleri hatırlatacak bir “kendime not” uygulaması, garip bir “zaman kapsülü” öğesi ve yakında ölecek arkadaşlarınızı etkilemek için de Maya kültürüyle ilgili ilginç bilgiler mevcut olacak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu videosu da mevcut uygulamaya ilk kez, 2012 için hazırlanmış bir internet sitesinde denk geldik. Altına bir kullanıcı şu yorumu yapmıştı: “Bu hayatımda gördüğüm en aptalca şey.”&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çok güzel özetlemiş.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2012 Kıyamet günü ve kasvetini kucaklayın ve yanınıza şişe su ile kibrit almayı da unutmayın.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7439188462303389936-1375864573365233597?l=duydukduymadk.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://duydukduymadk.blogspot.com/feeds/1375864573365233597/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7439188462303389936&amp;postID=1375864573365233597' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7439188462303389936/posts/default/1375864573365233597'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7439188462303389936/posts/default/1375864573365233597'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://duydukduymadk.blogspot.com/2009/11/2012-ile-ilgili-bilmediginiz-5-sey.html' title='2012 İle İlgili Bilmediğiniz 5 Şey'/><author><name>mercek06</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/_TAgWY39vLhw/SXWuoREVkNI/AAAAAAAAFuQ/3uAot9z3TeA/S220/Resim+010.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_TAgWY39vLhw/Su9ZB-TMyLI/AAAAAAAAHSU/Tqu_suh55bM/s72-c/2012.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7439188462303389936.post-8263257420588708987</id><published>2009-11-02T14:04:00.000-08:00</published><updated>2009-11-02T14:07:56.155-08:00</updated><title type='text'>Nükleer pil devri başlıyor ..</title><content type='html'>&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_TAgWY39vLhw/Su9YNX6TBQI/AAAAAAAAHSM/iauNpG6Nglk/s1600-h/9018547.jpg"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 200px; height: 200px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_TAgWY39vLhw/Su9YNX6TBQI/AAAAAAAAHSM/iauNpG6Nglk/s200/9018547.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5399631465020589314" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Sadece bir bozuk para boyutundaki nükleer piller ne kadar dayanıyor? Zararlı mı? Hepsi burada...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Missouri Üniversitesi'nden araştırmacılar bozuk para büyüklüğünde nükleer pil geliştirdiler. Bozunan radyoaktif elementlerden yararlanarak elektrik üreten bu pilin kullanım alanları çok geniş.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sağlık, uzay araştırmaları, askeri cihazlar ve elbette eninde sonunda tüketici elektroniğinde bu pillerin kullanılması bekleniyor. Uzun ömürleriyle sıradan pillerle kıyaslanmayacak kadar uzun bu piller, kablosuz elektriğe olan ihtiyacı bile ortadan kaldırabilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İnanılmaz küçük boyutta üretimi başarılan bu mühendislik harikası pillerin ataları, radyoaktif element yüzünden, enerjiyi aktardığı yarıiletkenlere zarar veriyordu. Mühendisler bu sorunu sıvı bir yarıiletken kullanarak aştılar. Radyoaktif izotoptan saçılan parçacıklar bu sıvıdan daha az hasara yol açarak geçebiliyor ve katıya göre daha fazla dağıtılıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Üreticiler için büyük bir maliyet kalemi ortadan kalkabilir ve evrensel piller bütün cihazlarda kullanılabilir hale gelebilir. Sadece bir bozuk para boyutundaki pillerin böyle bir avantajı da var...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7439188462303389936-8263257420588708987?l=duydukduymadk.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://duydukduymadk.blogspot.com/feeds/8263257420588708987/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7439188462303389936&amp;postID=8263257420588708987' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7439188462303389936/posts/default/8263257420588708987'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7439188462303389936/posts/default/8263257420588708987'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://duydukduymadk.blogspot.com/2009/11/nukleer-pil-devri-baslyor.html' title='Nükleer pil devri başlıyor ..'/><author><name>mercek06</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/_TAgWY39vLhw/SXWuoREVkNI/AAAAAAAAFuQ/3uAot9z3TeA/S220/Resim+010.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_TAgWY39vLhw/Su9YNX6TBQI/AAAAAAAAHSM/iauNpG6Nglk/s72-c/9018547.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7439188462303389936.post-4482832529489121508</id><published>2009-10-17T06:55:00.000-07:00</published><updated>2009-10-17T06:56:24.314-07:00</updated><title type='text'>ELEKTRİK TASARUFUNDA MÜTHİŞ BULUŞ</title><content type='html'>&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_TAgWY39vLhw/StnNANTBUzI/AAAAAAAAHQs/DUIlc2aqAq8/s1600-h/47408-elektrik-tasarufunda-muthis-bulus-Resim.jpg"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 200px; height: 150px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_TAgWY39vLhw/StnNANTBUzI/AAAAAAAAHQs/DUIlc2aqAq8/s200/47408-elektrik-tasarufunda-muthis-bulus-Resim.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5393567432206013234" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Devir tasarruf devri. Herkes daha az tüketmenin peşinde. İşte bunu sağlayacak cihazı Türk şirekit üretti..&lt;br /&gt;....................&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Türk şirketinin geliştirdiği "mini kompanzasyon ünitesi" ile elektrik faturasında evlerde yüzde 15-20, iş yerlerinde yüzde 25-30'a varan oranda tasarruf sağlanabiliyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Reks Elektrik ve Elektronik Ürünleri Şirketi ortağı Serdar Çınar, yaptığı açıklamada, aile şirketlerinde tamamen kendi çalışmalarıyla "Rexatif" markasıyla ürettikleri ürünün, bir "mini kompanzasyon ünitesi" olduğunu kaydetti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Rexaktif'in, sanayi kuruluşlarında bugüne kadar kullanılan kompanzasyon sistemlerin, özel bir yazılımla daha verimli hale getirilip, ev ve küçük iş yerlerine uyarlanmış hali olduğunu belirten Çınar, "Cihaz, elektrikli aletlerin elektriği daha verimli kullanmasını sağlıyor. Her elektrikli cihaz, bir miktar verimsiz çalışır. Rexatif, hattaki akımı düzenleyip temizleyerek, verimsiz kısmı verimlileştiriyor ve kullanılan elektrik miktarını, dolayısıyla faturayı azaltıyor" dedi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"TEDAŞ ÖNERİYOR"&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;TSE ve CE belgeli olan cihazın araştırma ve geliştirme faaliyetlerinin TÜBİTAK Teknoloji ve Yenilik Destek Programları Başkanlığı (TEYDEB) tarafından desteklendiğini ve TEDAŞ tarafından kullanımının önerildiğini de kaydeden Çınar, şöyle devam etti:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Rexatif evlerde yüzde 15-20, küçük iş yerlerinde ise yüzde 25-30 arasında tasarruf sağlıyor. Tasarruf oranı, elektrik tüketim miktarına, kullanılan elektrikli aletlerin tipine ve modeline, hattaki elektriğin kalitesine göre değişebiliyor. Özel durumlarda yüzde 40'a varan oranlarda tasarruf sağladığı da oluyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Rexatif, elektrik tasarrufunun yanı sıra, 'harmonik dalga filtresi' görevi görerek elektrikli cihazlarınızın ömrünü uzatıyor. Elektrik kesintilerinde oluşabilecek zararların önüne geçiyor. Elektrik voltajındaki ani dalgalanmaların önüne geçiyor ve elektrikli cihazları gerilime karşı koruyor. Duvarların içinde dolaşarak elektromanyetik kirlilik yaratan elektriğin daha zararsız olmasını sağlayıp, yaşam kalitesinin artmasına yardımcı oluyor."&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;BİR PRİZE TAKMAK YETERLİ&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çınar, cihazın ev tipi modeli olan XHome'un, prize takılarak çalıştığını belirterek, "Sigorta panosuna en yakın olan prize takılması yeterli. Önerimiz, sigorta panosunun altına çekilecek bir prize takılması. En iyi sonuç bu şekilde alınmakta. İş yerleri için olan XShop modeli ise sigorta panosuna bağlanarak çalışıyor" dedi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;EV TİPİ 185 TL, İŞ YERİ TİPİ 2 BİN TL'YE KADAR ÇIKIYOR&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Cihazın kendisini 8-12 ayda amorti ettiğini belirten Çınar, fiyatının da ev tipinde 195 lira civarında, iş yeri tipinde ise 200 ile 2 bin lira arası değiştiğini bildirdi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çınar, Rexatif'e olan talebin elektriğe son dönemde yapılan zamlarla birlikte çok arttığını ve talebi karşılamakta zorlandıklarını belirtti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ar-Ge faaliyetlerini sürdürdüklerini kaydeden Çınar, çiftçilerin sulamada kullandıkları motorlarda yüzde 50'ye yakın elektrik tasarrufu sağlayan bir cihaz geliştirdiklerini ve yakında piyasaya sunacaklarını, ayrıca sanayi kuruluşlarında mevcut sistemlere ek yüzde 2-5 oranında tasarruf gerçekleştiren ve elektrik sistemi cihazlarının ömrünü 2-3 kat artıran bir ürünü de dünyada ilk kez geliştirip, dünya patentini aldıklarını sözlerine ekledi.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7439188462303389936-4482832529489121508?l=duydukduymadk.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://duydukduymadk.blogspot.com/feeds/4482832529489121508/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7439188462303389936&amp;postID=4482832529489121508' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7439188462303389936/posts/default/4482832529489121508'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7439188462303389936/posts/default/4482832529489121508'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://duydukduymadk.blogspot.com/2009/10/elektrik-tasarufunda-muthis-bulus.html' title='ELEKTRİK TASARUFUNDA MÜTHİŞ BULUŞ'/><author><name>mercek06</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/_TAgWY39vLhw/SXWuoREVkNI/AAAAAAAAFuQ/3uAot9z3TeA/S220/Resim+010.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_TAgWY39vLhw/StnNANTBUzI/AAAAAAAAHQs/DUIlc2aqAq8/s72-c/47408-elektrik-tasarufunda-muthis-bulus-Resim.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7439188462303389936.post-1577449847738856664</id><published>2009-10-04T01:52:00.000-07:00</published><updated>2009-10-04T01:53:40.637-07:00</updated><title type='text'>Tuzlu su benzine alternatif olabilir mi?</title><content type='html'>&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_TAgWY39vLhw/Sshig5rrFUI/AAAAAAAAHQU/L08o9OwTwUA/s1600-h/50756.jpg"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 200px; height: 150px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_TAgWY39vLhw/Sshig5rrFUI/AAAAAAAAHQU/L08o9OwTwUA/s200/50756.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5388665271528133954" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Tuzlu suyun yanmasının mümkün olmadığını düşünen bilim adamları, John Kanzius'un, icat ettiği bir radyo dalgası üreteciyle tuzlu suyu yaktığını açıkladığında onun bir aldatmaca olduğunu sandı. Ancak hiç de öyle değildi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yakılan tuzlu suyla Stirling motoruna güç sağladıklarını söyleyen Kanzius, sistemin otomobillere güç sağlaması veya verimli bir yakıt olarak kullanılıp kullanılamayacağının araştırma sonuçlarına bağlı olduğunu söylüyor. &lt;br /&gt;Tuzlu sudan alternatif yakıt üreten ve eski bir radyo yayın mühendisi olan 63 yaşındaki John Kanzius, inanılmaz bir şey buldu. Doğru koşullar altında tuzlu suyu yüksek sıcaklıkta yakmayı başardı. &lt;br /&gt;YAKALANDIĞI LÖSEMİ HASTALIĞINA ÇARE ARARKEN KEŞFETTİ &lt;br /&gt;Kanzius'un sürpriz bir ilhama uzanan yolculuğu, 2003 yılında teşhis edilen lösemiyle başladı. Kemoterapiyle yüzleşen Kanzius, kanser hücrelerini öldürmek için daha bir alternatif bulmaya karar verdi. Radyo dalgası üreteciyle- RFG (radyo dalgaları üreten ve onları yoğunlaştırılmış bölgeye odaklanan makine) gündeme geldi. Vücuduna enjekte ettiği bazı sıvı metallere radyo frekansları yollayan bu cihaz kanserli hücreleri sağlıklı hücrelere zarar vermeden yok etti. Bu cihaz tuzlu su üzerine yoğunlaştırıldığında suyu parçalayarak ortaya normalden çok daha fazla enerji açığa çıkaran bir yanma reaksiyonu meydana getirdi. &lt;br /&gt;İlk testi boyunca, Kanzius şaşırtıcı bir yan etkinin farkına vardı. John Kanzius sınama amacıyla kanaldan aldığı tuzlu suyu deney tübünün içine koydu ve bir tutam kağıt havluyla tüpün ağzını tıkadı ve cihazın içine yerleştirdi. Cihazı çalıştırdığında hiç tahmin etmediği bir şey oldu ve tuzlu su dolu deney tüpünü tıkayan kağıt parçası alev aldı. Kanzius aynı deneyi tüpün ağzına kağıt havlu koymadan denedi ve aynı sonucu aldı --deney tüpünün içindeki tuzlu su yanıyordu. Test tüpü alev aldı ve RFG cihazı açıkken yanık kaldı. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Penn Eyalem Üniversitesi'nden kimyacılar, cihazı aldılar, kendi deneylerini yaptılar ve bunun gerçekten doğru olduğunu buldular. RFG tuzlu suyu tutuşturdu ve yaktı. Alevlerin sıcaklığı 1648 dereceye ulaşıyor. &lt;br /&gt;TUZLU SU NASIL YANABİLİYOR? &lt;br /&gt;Suyun yanması hidrojenle oluyor. Normal durumda, tuzlu su, öyle görünmesine karşın kendiliğinden yanmaz. Radyo dalgaları aslında tuzlu suyu oluşturan bileşenler arasındaki bağları zayıflatıyor-Sodyum Klorür,Hidrojen ve Oksijen- serbest kalan hidrojen, bir kez ateşlendiğinde, radyo dalgalarına maruz kaldıkça açığa çıkmayı sürdürerek yanmasını devam ettiriyor.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7439188462303389936-1577449847738856664?l=duydukduymadk.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://duydukduymadk.blogspot.com/feeds/1577449847738856664/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7439188462303389936&amp;postID=1577449847738856664' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7439188462303389936/posts/default/1577449847738856664'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7439188462303389936/posts/default/1577449847738856664'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://duydukduymadk.blogspot.com/2009/10/tuzlu-su-benzine-alternatif-olabilir-mi.html' title='Tuzlu su benzine alternatif olabilir mi?'/><author><name>mercek06</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/_TAgWY39vLhw/SXWuoREVkNI/AAAAAAAAFuQ/3uAot9z3TeA/S220/Resim+010.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_TAgWY39vLhw/Sshig5rrFUI/AAAAAAAAHQU/L08o9OwTwUA/s72-c/50756.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7439188462303389936.post-7909279562108790520</id><published>2009-10-01T04:32:00.001-07:00</published><updated>2009-10-01T04:34:45.062-07:00</updated><title type='text'>3 boyutlu internet geliyor</title><content type='html'>&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_TAgWY39vLhw/SsSTwGYu80I/AAAAAAAAHP8/pOU20cY9l5M/s1600-h/tb_6qh4d0.jpg"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 200px; height: 140px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_TAgWY39vLhw/SsSTwGYu80I/AAAAAAAAHP8/pOU20cY9l5M/s200/tb_6qh4d0.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5387593508799312706" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Firefox için bazı diğer önemli atılımların da arkasındaki adam Vladimir Vukicevic, şimdi de gözünü üçüncü boyutu tarayıcıya taşımaya dikti. Aslında son birkaç yıldır WebGL üzerine çalışmakta olan Firefox ekibi, aralarında Canvas 3D gibi bazı özel projelerinde yer aldığı uygulamalarda WebGL'den faydalandı. Ama şimdiki hedef üçüncü boyutu tarayıcıda standart hale getirebilmek. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Son bir yıldır bu konuda Khronos Group ile çok yakın çalışmalar yürüten Firefox ekibi, bu kısa sürede üç boyut konusunda elde edilen aşamadan son derece memnun. Firefox ekibinin üçüncü boyut konusuna uzun zamandır ilgisi olduğunu zaten biliyoruz ama son zamanlarda hızlanan çalışmaların nedeni Google'ın WebGL benzeri O3D adlı eklentisi gibi görünüyor. Bakalım Mozilla ve Google arasında üçüncü boyuta ulaşma yarışında mutlu sona önce kim ulaşacak.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7439188462303389936-7909279562108790520?l=duydukduymadk.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://duydukduymadk.blogspot.com/feeds/7909279562108790520/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7439188462303389936&amp;postID=7909279562108790520' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7439188462303389936/posts/default/7909279562108790520'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7439188462303389936/posts/default/7909279562108790520'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://duydukduymadk.blogspot.com/2009/10/3-boyutlu-internet-geliyor.html' title='3 boyutlu internet geliyor'/><author><name>mercek06</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/_TAgWY39vLhw/SXWuoREVkNI/AAAAAAAAFuQ/3uAot9z3TeA/S220/Resim+010.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_TAgWY39vLhw/SsSTwGYu80I/AAAAAAAAHP8/pOU20cY9l5M/s72-c/tb_6qh4d0.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7439188462303389936.post-5192354496426108656</id><published>2009-08-24T13:16:00.000-07:00</published><updated>2009-08-24T13:18:25.968-07:00</updated><title type='text'>DÜNYANIN BOR OYUNU</title><content type='html'>&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_TAgWY39vLhw/SpL1hXcKpZI/AAAAAAAAHNc/PjIwKu2Gk3Q/s1600-h/bor.png"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 200px; height: 112px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_TAgWY39vLhw/SpL1hXcKpZI/AAAAAAAAHNc/PjIwKu2Gk3Q/s200/bor.png" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5373627258983064978" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;'Bor'u stok ediyorlar, yine bize satacaklar'&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gazi Üniversitesi Eğitim Fakültesi Elektro Kimya ve Malzeme Laboratuvarı'nda bor üzerine araştırmalar yapan Prof. Dr. Mehmet Levent Aksu, gelişmiş ülkelerin dünya bor rezervlerinin yüzde 70'ini elinde bulunduran Türkiye'den ham bor satın alarak ''stok yaptıklarını'', geliştirdikleri teknolojiyle işledikleri yaklaşık 250 çeşit bor ürününü Türkiye ile beraber tüm dünyaya pazarlamayı hedeflediklerini ileri sürdü. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Prof. Dr. Aksu, bor teknolojileri ile ilgili yaptığı açıklamada, Türkiye'de bor teknolojisinin geliştirilmesinin hayati önem taşıdığına işaret etti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Türkiye'nin dünya rezervlerinin yüzde 70'ini elinde bulunduran bir ülke olmasına karşın dünyanın Türkiye'den bor alma gereksinimi bulunmadığını savunan Aksu, Türkiye dışındaki rezervin, dünyanın 100 yıllık ihtiyacını karşılayabilecek seviyede olduğunu bildirdi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Mehmet Levent Aksu, borun çok geniş bir kullanım alanı olduğunu ve bu elementten yaklaşık 250 şekilde yararlanıldığını ifade ederek, ''olağanüstü bir element'' şeklinde tanımladığı borun, ''metallere kaplandığında dayanıklılığı yüksek oranda arttırdığını, bazı bor bileşiklerinin sürtünmeyi azalttığını ve sodyum bor hidrorürün yakıt olarak kullanılabildiğini'' bildirdi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Günümüzde hidrojenin de kullanım alanının genişlediğini dile getiren Prof. Dr. Aksu, enerji sistemlerinin buna göre şekillendiğini, bilinen en etkili yakıt olan hidrojenin depolanmasının halen aşılması gerekli bir sorun olduğunu dile getirdi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hidrojenin güvenli şekilde depolanması ile ilgili önemli Ar-Ge çalışmalarının sodyum bor hidrorür kullanımıyla ilgili olduğunu belirten Aksu, çok daha emniyetli olan bu bileşiğin yaygın kullanımı ve geliştirilmesi için çalışmaların sürdüğünü kaydetti. Aksu, ''Bu bileşikle araçların ısıtma sistemleri, diz üstü bilgisayarlar çalıştırılabilir. Düşük enerji gerektiren pek çok sistemde etkin roller ortaya çıkarılabilir. Yeter ki gereken yatırımlar yapılsın'' dedi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-HAM BOR SATMAK EKONOMİYE KATKI SAĞLAMAZ &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Prof. Dr. Aksu, Türkiye'nin boru ham haliyle satabildiğini ve yıllık kazancının da 400-500 milyon dolar olduğunu, bor madenini ham olarak satarak ekonomik yarar sağlayamayacağını dile getirdi. Aksu, sözlerine şöyle devam etti:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;''Gelişmiş ülkeler Türkiye'den bol miktarda bor alarak stok yapıyor. Yakında geliştirdikleri teknolojilerle işlenmiş boru yüksek maliyetlerle Türkiye ile birlikte dünyaya pazarlamayı hedefliyorlar. Bor teknolojilerine yatırım yapılmazsa Türkiye, bu teknolojiyi ekonomiye kazandırmada büyük zarara uğrayacak. Türkiye elindeki bor madenini ham olarak satarak hiçbir yere gelemez. Bunun teknolojisinin geliştirilmesi için gerekli desteğin sağlanması ve kimya ile ilgili birimlerin bu konulara yönlendirilmesi lazım. Devletin bu konuya çok üst seviyede maddi destek sağlaması gerekiyor.''&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aksu, Türkiye'de bordan yakıt üretilmesi konusunda araştırmalara desteğin arttığını, ancak bunun yeterli olmadığını ifade ederek, ''Türkiye boru teknik ürünlere dönüştürebilirse ekonomik kazanç milyarlarca doları bulabilir'' diye konuştu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Türkiye'deki araştırmalara değinen Aksu, tankların ve zırhlı araçların, aşınma ve korozyona dayanıklı çok sert bir madde olan borla kaplanarak dayanıklılığının artırılması konusunda çalışmalar yapıldığını bildirdi. Zırhın borla kaplanması durumunda dayanıklılığının 5 kata kadar artırılabildiğini kaydeden Aksu, ancak bu teknoloji için yaklaşık 1000 derece sıcaklığın gerektiğini, pahalı olan bu teknoloji için de çalışmaların sürdüğünü kaydetti.&lt;br /&gt;Etiketler: bor madeni, dünya, gazi üniversitesi, mehmet levent aksu&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;posted by HABERCİ at 8/24/2009&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7439188462303389936-5192354496426108656?l=duydukduymadk.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://duydukduymadk.blogspot.com/feeds/5192354496426108656/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7439188462303389936&amp;postID=5192354496426108656' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7439188462303389936/posts/default/5192354496426108656'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7439188462303389936/posts/default/5192354496426108656'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://duydukduymadk.blogspot.com/2009/08/dunyanin-bor-oyunu.html' title='DÜNYANIN BOR OYUNU'/><author><name>mercek06</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/_TAgWY39vLhw/SXWuoREVkNI/AAAAAAAAFuQ/3uAot9z3TeA/S220/Resim+010.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_TAgWY39vLhw/SpL1hXcKpZI/AAAAAAAAHNc/PjIwKu2Gk3Q/s72-c/bor.png' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7439188462303389936.post-9016469682288640975</id><published>2009-08-07T13:01:00.000-07:00</published><updated>2009-08-07T13:02:44.493-07:00</updated><title type='text'>Okuyana vay be dedirtecek bilgiler</title><content type='html'>&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_TAgWY39vLhw/SnyIXeJyX6I/AAAAAAAAHDA/k-9HdMkap5s/s1600-h/82023.jpg"&gt;&lt;img style="float:right; margin:0 0 10px 10px;cursor:pointer; cursor:hand;width: 200px; height: 149px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_TAgWY39vLhw/SnyIXeJyX6I/AAAAAAAAHDA/k-9HdMkap5s/s200/82023.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5367314792731271074" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Merak, insanoğlunun engel olamadığı bir dürtü. Bazen insanın aklına öyle sorular takılır ki cevabını bulacak ne vaktimiz ne de enerjimiz vardır. Ali Bolat 'Hiç Merak Ettiniz mi?' kitabı ile 'Vay be!' dedirtecek 235 soruya cevap veriyor. İşte o sorulardan sizler için derlediğimiz bir demet...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İnsan iç sıcaklığı 37 dereceyse, dış yüzeyinin sıcaklığı kaç derecedir?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Vücudun dış ısısı sabit değildir. Bu nedenle hastaların ateşine üst deriden bakılmaz. Derinin dış yüzeyinin sıcaklığı ortamın hava sıcaklığına, ortamdaki nem miktarına, üzerimizde bulunan giysilere, derideki kıl yoğunluğuna, derinin nem oranına, temizlik derecesine bağlı olarak değişiklik gösterebilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Üzüm, çekirdeği olmadan nasıl üreyebiliyor?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çekirdeksiz üzümde aslında çekirdek vardır; ancak genetik bir değişim çekirdeklerin sertleşmesini engeller. Muhtemelen birkaç bin yıl önce meydana gelen bu mutasyon sonucu ortaya çıkan çekirdeksiz üzüm, kesme ve çelik yöntemiyle üretilmiş.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Midyenin yaşını nasıl öğrenebiliriz?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Princeton Üniversitesi doktorlarından Trompson, kabuk üzerindeki halkaların Dünya'nın Güneş etrafında dönüşüyle ilgili olduğunu keşfetmiş. Dünya Güneş etrafındaki senelik hareketini tamamlayınca, midye de kabuğu üzerindeki halkalara bir yenisini ilave ediyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Mısır patlayınca neden beyaz olur?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Mısır, içindeki suyun ısısı nedeniyle yaptığı basınçla patlar. Dışarı çıkan kabarık beyazlık ise nişastadır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Makaslar, kâğıt ya da karton kestiğimizde neden körlenir?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kartonların büyük bölümünde kullanılan yapışkanların içindeki silis makasların körleşmesinde en önemli etken. Bu durumda kâğıt keserken ayrı, kumaş keserken ayrı makas kullanılmalı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Rüyalar kaydedilebilir mi?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dr. Kleitman, uykularını müşahede altında tuttuğu kimselerin (EEG) elektroensefalogranik ve (EKG) elektrokardiagramlarını tespit etmeye çalışmış. EEG'nin verdiği sonuç oldukça dikkat çekici. Rüyanın başladığı andan itibaren, ağır bir ahenk içinde devam eden uyku halini gösteren çizgiler ritmik bir hal alıyor, uyanıklık halindeki şekilleriyle cihazın kâğıt şeridi üzerine kaydedilebiliyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Devenin hörgücünde ne var?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Genelde hörgüçlerinde su olduğu ve uzun yolculuklarında bu suyu kullandıkları söylenir ama bu doğru değil. Develerin hörgüçlerinde 30�35 kg kadar yağ bulunur. Yiyecek bulamadıkları zaman bu enerjiyle hareketlerini sağlarlar, ayrıca yağ çöl sıcağına karşı koruma görevi de yapar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Doğuştan görme özürlüler rüya görür mü?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bütün insanlar rüya görür. Yani doğuştan görme özürlüler de rüya görür. Fakat onların gördükleri rüyalar görsel öğeler içermeyebilir. Bu da onların ne zaman kör olduklarıyla yakından ilintili.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Örümcek ağı gerçekten dünyanın en sağlam maddesi midir?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dairesel ağ ören örümcekler grubunda bulunan "Nephila" cinsine ait örümceğin ipeği, en kuvvetli doğal liftir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Fillerin katledilmesine neden olan dişleri ne işlerine yarar?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kavga sırasında korunmak veya bir yeri kazmak için kullanırlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kaplıca ve ılıca arasında fark var mı?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Maden suyunun yeryüzüne çıktığı kaynağa kaynarca, maden sularından yararlanmak üzere kaynarcaların çevresinde kurulan tesislere de genel olarak kaplıca ya da ılıca denir. Sonuç olarak kaplıca ve ılıca eşanlamlı sözcüklerdir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İlk mum ne zaman ve kimler tarafından yapıldı?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kim tarafından yapıldığı tam olarak bilinmese de; günümüzden 2 bin yıl önce, hayvansal yağların arasına pamuk sokularak ilk mum yapılmış. Parafin mumların ilki ise 1850 yılında İskoçya'da James Young adlı kimyager tarafından yapılmış.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tırnağımızın 1 mm uzaması kaç gün sürer?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1 mm uzunluğa 2-4 gün içinde erişilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hangi balık elektrik üretir?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Elektrikli yayın ve elektrikli yılan balığı elektrik üretir. Bu balıkların elektrik üreten organları var. Elektrik akımı sayesinde avını sersemletir veya öldürür, sonra da yutar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bitkilerin bulunduğu odada uyumak zararlı mı?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Saksı bitkileri, genellikle bulundukları odanın hava kalitesini yükseltir. Yine de bitkilerin geceleri fotosentez yapmayı bırakıp havanın oksijeni kullandıkları için zararlı oldukları düşünülür. Bitkilerin geceleyin oksijen tükettikleri doğru olsa da tüketilen oksijen miktarı oldukça düşük.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kibriti kim bulmuştur?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1680'de Robert Boyle, kükürtlü kibrit aracılığıyla ateş yakmış. Keşfedilmesinin üzerinden binlerce yıl geçmiş olmasına rağmen ateş pratik halde elde edilemiyordu. Boyle'un kibriti, zımpara kâğıdına sürtülmek suretiyle ateş alıyordu. Ardından fosforlu kibritler de üretildi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Güneş'in asıl rengi nedir?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Güneş ışığı tüm renkleri içerir. Bu nedenle, Güneşin ışığı beyazdır. Ancak Güneş, sarı-yeşil renkli algıladığımız dalga boylarında en yüksek ışıma yapar. Ancak, bu farkı algılayabilmemiz zordur. Atmosfer, mavi ışığı saçar, bu da güneşin mavi ışınımının küçük bir bölümü yeryüzüne ulaşamaz. Bu da Güneş'i tam olarak beyaz değil, sarımsı görmemize neden olur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kaşınmaya başlayıncaya kadar bir sivrisinek tarafından ısırıldığımızı neden anlamıyoruz?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sivrisineklerin ağız yapıları sayesinde ısırılmayı kaşınıncaya kadar hissetmeyiz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Karnımız neden guruldar?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Karnımızın guruldamasının bir nedeni, midemiz boş olduğunda içine dolan havadır. Midenin hareketleri ile içinde bulunan hava kabarcıklarının da ileri geri hareket etmesi sonucunda guruldama sesi ortaya çıkar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Karşımızda esneyen biri neden bizi de esnetir?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Araştırmacılara göre, esnemeyle ilgili konuşmak ya da bunu düşünmek bile esnemeyle sonuçlanabiliyor. Ancak esnemenin bulaşıcılığının nedeni hâlâ tam olarak anlaşılmış değil.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tüylerimiz neden diken diken olur?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Vücudumuz üzerindeki tüyler küçük birer kasla deri altına bağlıdır. Duygusal stres, üşüme hissi ya da deride rahatsızlık durumlarında bu kasların refleks olarak kasılması tüylerin diken diken olmasına neden olur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gözlerimizi neden kırpıyoruz?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gözlerimizi temizlemek ve nemlendirmek için gözlerimizi kırpıyoruz. Göz kırpmanın bir diğer nedeni ise, gözlerin yabancı maddelerden korunması. Göz kapaklarımız ve hatta kirpiklerimiz, refleks olarak kapatıldığında, tozların veya daha büyük parçacıkların gözümüze girmesi önlenmiş oluyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Neden timsah gözyaşı denir?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Timsahlar avını yerken, ağız kısmını çokça açtıklarında gözlerinden bir sıvı salgılar. Onun için doğal bir hareket olmasına rağmen sanki ağlıyormuş gibi bir görünüm kazanır. İşte bu nedenle, üzgün olmadığı halde üzülüyormuş gibi yapan insanlar için bu deyim kullanılır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Neden saçımız sürekli uzuyor da kirpiklerimiz ya da kaşlarımız sürekli uzamıyor?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Vücudumuzun farklı bölgelerindeki kılların, farklı uzama potansiyelleri var. Bu potansiyele eriştiklerinde uzamaları duruyor. Saçlarımızın uzama potansiyeli diğer bölgelere göre daha fazla. Kaş ya da kirpiği köke yakın bir yerden kestiğimizde belli bir boya gelinceye kadar uzayıp öylece kaldığını hepimiz gözlemleyebiliriz. Çünkü onların maksimum boya ulaşma potansiyelleri o kadar. ZAMAN &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;07.08.2009 15:51:59&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7439188462303389936-9016469682288640975?l=duydukduymadk.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://duydukduymadk.blogspot.com/feeds/9016469682288640975/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7439188462303389936&amp;postID=9016469682288640975' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7439188462303389936/posts/default/9016469682288640975'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7439188462303389936/posts/default/9016469682288640975'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://duydukduymadk.blogspot.com/2009/08/okuyana-vay-be-dedirtecek-bilgiler.html' title='Okuyana vay be dedirtecek bilgiler'/><author><name>mercek06</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/_TAgWY39vLhw/SXWuoREVkNI/AAAAAAAAFuQ/3uAot9z3TeA/S220/Resim+010.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_TAgWY39vLhw/SnyIXeJyX6I/AAAAAAAAHDA/k-9HdMkap5s/s72-c/82023.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7439188462303389936.post-8817711073436524379</id><published>2009-08-04T01:26:00.000-07:00</published><updated>2009-08-04T01:27:21.943-07:00</updated><title type='text'>LG'nin saatli 3G'li cep telefonu geliyor!</title><content type='html'>&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_TAgWY39vLhw/Snfw4-HX4UI/AAAAAAAAHCg/sz7y62wo-oI/s1600-h/20090728184108.jpg"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 182px; height: 155px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_TAgWY39vLhw/Snfw4-HX4UI/AAAAAAAAHCg/sz7y62wo-oI/s200/20090728184108.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5366022342572499266" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Dünyanın ilk 3G saat telefonu olma özelliği taşıyan LG GD910, çok yakında Türkiye'de!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yakın zamana kadar bilim kurgu olmaktan öteye gidemeyen görüntülü konuşma sağlayan kol saati şeklindeki telefon gerçek oldu. LG Electronics tarafından üretilen dünyanın ilk 3G dokunmatik ekranlı saat telefonubu ay sadece Turkcell iletişim merkezlerinde teknoloji tutkunlarıyla buluşacak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İlk kola takılabilir 3G telefonu olan LG GD910 saat telefon (watchphone), bluetooth kulaklığı ile birlikte satışa sunulacak. Dokunmatik ekranlı arayüzü ve video görüşmeleri için yerleşik kamerayla birlikte sunulan saat telefon, görüntülü konuşmanın yanında bir cep telefonunun sahip olduğu tüm özellikleri içeriyor. 7.2 Mbps 3G HSDPA uyumluluğuyla donatılan ürün ile yüksek hızda veri aktarımı yapmak da mümkün olacak. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;3G uyumlu LG GD910 saat telefon görüntülü konuşma dışında sesli arama, MP3 çalar, mesaj gönderme gibi cep telefonlarında bulunan tüm özelliklere de sahip. LG GD910 deri kayışı ve ince tasarımı ile şık bir aksesuar görünümünde.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Uzun yıllar süren araştırma ve geliştirme çalışmalarının sonucu olan bu tasarım harikası saat telefon 1999 TL fiyatla Türk tüketicilerinin beğenisine sunulacak.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7439188462303389936-8817711073436524379?l=duydukduymadk.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://duydukduymadk.blogspot.com/feeds/8817711073436524379/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7439188462303389936&amp;postID=8817711073436524379' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7439188462303389936/posts/default/8817711073436524379'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7439188462303389936/posts/default/8817711073436524379'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://duydukduymadk.blogspot.com/2009/08/lgnin-saatli-3gli-cep-telefonu-geliyor.html' title='LG&apos;nin saatli 3G&apos;li cep telefonu geliyor!'/><author><name>mercek06</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/_TAgWY39vLhw/SXWuoREVkNI/AAAAAAAAFuQ/3uAot9z3TeA/S220/Resim+010.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_TAgWY39vLhw/Snfw4-HX4UI/AAAAAAAAHCg/sz7y62wo-oI/s72-c/20090728184108.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7439188462303389936.post-2594222462838216390</id><published>2009-07-26T05:47:00.000-07:00</published><updated>2009-07-26T05:48:38.765-07:00</updated><title type='text'>Elektrik havadan gelecek, pil ve kablo kalkacak</title><content type='html'>&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_TAgWY39vLhw/SmxQoMj9ezI/AAAAAAAAHCA/mA87k3Vh9gA/s1600-h/manset_ic_161070.jpg"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 196px; height: 200px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_TAgWY39vLhw/SmxQoMj9ezI/AAAAAAAAHCA/mA87k3Vh9gA/s200/manset_ic_161070.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5362749907788462898" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kablosuz iletişimin yaygınlaşmasının ardından, dünya artık kablosuz şarj dönemine de hazırlanıyor.&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Yeni geliştirilen bir sistem sayesinde çok kısa süre sonra bilgisayarlar, cep telefonları ve televizyonlar prize ihtiyaç duymadan hem kullanılabilecek hem de şarj edilebilecek. Fizik dünyasında yeni bir devrin başlangıcı olarak kabul edilen bu teknoloji, ABD’den WiTricity firması tarafından geliştirildi. Elektriği kablosuz olarak havadan ileten bu teknoloji, boşta duran bir ampülün yanmasını sağlarken bilgisayarın da durmadan çalışmasına imkan veriyor. &lt;br /&gt;Piller ortadan kalkacak&lt;br /&gt;Bu teknolojinin yaygın hale gelmesinin ardından kilometrelerce uzunluğundaki kabloların artık ortadan kalkacağını söyleyen uzmanlar, yılda 40 milyon adet üretilen şarj edilebilir pil döneminin ise kapanacağını söylüyorlar. Enerjinin manyetik dalgalarla yayıldığı için herhangi bir tehlikesi olmadığına dikkat çeken uzmanlar, teknolojinin Massachusetts Teknoloji Enstitüsü’nden Marin Soljacic’in eseri olduğunu belirtiyorlar. Şarjı biten cep telefonunun uyarı sesi nedeniyle üç gece üst üste uykusundan uyanarak buna bir çözüm bulma yoluna gittiğini belirten Soljacic, belirli bir frekansta uygun resonansın gönderilmesiyle devrime imza atmayı başarmış.&lt;br /&gt;İnsana zararı yok&lt;br /&gt;Biri evin merkezi elektrik akımına bağlanan, diğeri de elektronik cihaza bağlanan iki sargı bobini birbirleri arasında elektromanyetik akım alışverişi yapıyor. Bu sayede havadan elektrik akımı iletilmiş oluyor. İnsan vücudu üzerinde herhangi bir olumsuz etkisi bulunmadığı belirtilen bu sistemin şimdilik bazı dezavantajları da bulunuyor. Duvardaki bir prize takılan küçük bobin, en fazla 2 metre uzaklıktaki bir televizyona elektrik gönderebiliyor ancak bu mesafenin önümüzdeki dönemde 30 metreye kadar çıkarılabileceği ifade ediliyor.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7439188462303389936-2594222462838216390?l=duydukduymadk.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://duydukduymadk.blogspot.com/feeds/2594222462838216390/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7439188462303389936&amp;postID=2594222462838216390' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7439188462303389936/posts/default/2594222462838216390'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7439188462303389936/posts/default/2594222462838216390'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://duydukduymadk.blogspot.com/2009/07/elektrik-havadan-gelecek-pil-ve-kablo.html' title='Elektrik havadan gelecek, pil ve kablo kalkacak'/><author><name>mercek06</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/_TAgWY39vLhw/SXWuoREVkNI/AAAAAAAAFuQ/3uAot9z3TeA/S220/Resim+010.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_TAgWY39vLhw/SmxQoMj9ezI/AAAAAAAAHCA/mA87k3Vh9gA/s72-c/manset_ic_161070.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7439188462303389936.post-6201979051960338459</id><published>2009-07-16T03:45:00.000-07:00</published><updated>2009-07-16T03:46:43.212-07:00</updated><title type='text'>BİLGİSAYARLARDA YENİ TEHTİD</title><content type='html'>&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_TAgWY39vLhw/Sl8FC31pjDI/AAAAAAAAHAk/roytpplUuKE/s1600-h/vir%25C3%25BCs_115257.jpg"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 200px; height: 125px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_TAgWY39vLhw/Sl8FC31pjDI/AAAAAAAAHAk/roytpplUuKE/s200/vir%25C3%25BCs_115257.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5359007628501027890" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Nod32 antivirüs programının yaratıcısı Eset, Avrupa'daki bilgisayarlarda hızla yayılan, ''Bredolab Trojan'' adlı truva atı/virüs'e karşı uyardı. Eset'ten yapılan yazılı açıklamada, bu yeni virüsün, Taşınabilir Belge Biçimi (PDF) ya da SWF dosyaları (flash animasyonlar) aracılığı ile kişisel bilgisayarların içine sızabildiği belirtilerek, virüsün aktive olabilmek için etkilenmiş PDF ya da SWF dosyalarını açmak gibi bir kullanıcı müdahalesine ihtiyaç duyduğu kaydedildi. Açıklamaya göre, bu yeni virüs haziran ayında Avusturya, Polonya ve Türkiye'de ilk 5; Bulgaristan, İngiltere ve İsveç'te ilk 10 tehdit arasında yer alırken, ESET ThreatSense.Net-174; verilerine göre temmuz ayının ilk iki haftasında Türkiye'de en hızlı yayılan virüs olarak tespit edildi. Tam olarak Win32/TrojanDownloader.Bredolab.AA' olarak nitelendirilen söz konusu virüsün ve bu çeşit malware'lerin kendilerini sistem dosyalarına enjekte etmek ve bilgisayar her açıldığında kendi kendisini çalıştırabilmek gibi yetenekleri bulunuyor. Bir başka deyişle sisteme yerleştikten sonra internetteki farklı sunucularından özellikle adware (reklam yazılımları), spyware (casus yazılım), downloader, password stealer (parola hırsızı) gibi diğer başka malware'leri indirmeye başlıyor.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7439188462303389936-6201979051960338459?l=duydukduymadk.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://duydukduymadk.blogspot.com/feeds/6201979051960338459/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7439188462303389936&amp;postID=6201979051960338459' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7439188462303389936/posts/default/6201979051960338459'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7439188462303389936/posts/default/6201979051960338459'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://duydukduymadk.blogspot.com/2009/07/bilgisayarlarda-yeni-tehtid.html' title='BİLGİSAYARLARDA YENİ TEHTİD'/><author><name>mercek06</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/_TAgWY39vLhw/SXWuoREVkNI/AAAAAAAAFuQ/3uAot9z3TeA/S220/Resim+010.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_TAgWY39vLhw/Sl8FC31pjDI/AAAAAAAAHAk/roytpplUuKE/s72-c/vir%25C3%25BCs_115257.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7439188462303389936.post-2169730221605191655</id><published>2009-07-11T22:16:00.001-07:00</published><updated>2009-07-11T22:17:19.900-07:00</updated><title type='text'>Telefonda muayene dönemi başlıyor</title><content type='html'>&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_TAgWY39vLhw/Sllx2Qr9RLI/AAAAAAAAG_s/f7Lzxwyl6V8/s1600-h/manset_ic_157914.jpg"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 196px; height: 200px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_TAgWY39vLhw/Sllx2Qr9RLI/AAAAAAAAG_s/f7Lzxwyl6V8/s200/manset_ic_157914.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5357438408740127922" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;'Videofon doktor' adı verilen proje ile hasta, sağlık kuruluşuna gitmeden doktora görünebilecek&lt;br /&gt;09 Temmuz 2009 Perşembe, 08:55&lt;br /&gt;Telefondan görüntülü iletişimi cep operatörlerinden önce başlatan Türk Telekom, şimdi de mobil doktor hizmetini hayata geçirecek. 'Videofon doktor' adı verilen proje ile hasta, sağlık kuruluşuna gitmeden doktora görünebilecek.   &lt;br /&gt;Hasta, ilk teşhis için doktor ile Videofon üzerinden görüşecek. Eğer detaylı muayene gerekirse hastaneye çağrılacak. Böylece hastanelerde gereksiz yığılmalar önlenecek. &lt;br /&gt;Türk Telekom, görüntülü telefonu Videofon'u geçen yıl hizmete sunmuştu. Yeni hizmetin reklamında da ünlü komedyen Cem Yılmaz, ameliyattan sonra evdeki anne ve babasıyla Videofon üzerinden görüşüyordu. Telekom, Kurtlar Vadisi Pusu dizisinde de sıkça kullanılan Videofon'un büyük ilgi görmesi üzerine, sistemin hizmet kapsamını genişletmişti. Örneğin isteyen abone, sinemaya gitmeden biletini videofon üzerinden alabiliyor. Yola çıkmadan hava durumunu, hangi güzergâhın daha tenha olduğunu öğrenebiliyor. Ayrıca, internet televizyon yayını, interaktif oyun, isteğe göre video izleme de dahil olmak üzere birçok imkandan yararlanılabiliyor. Videofon şimdi de abonelerine sağlık hizmeti sunacak. Yıl sonunda başlatılacak proje ile kişi, hastaneye gitmeden hastalığıyla ilgili ilk teşhis ve bilgileri telefon karşısındaki doktordan öğrenebilecek. Cep telefonundan görüntülü iletişime imkan veren 3. Nesil (3N) uygulamaların da hizmete girmesiyle, doktorların sabit hat başında bulunmalarına bile gerek kalmayacak. Doktor, gerek görürse hastayı sağlık kuruluşuna çağıracak. Yüksek ateş ve benzeri durumlarda, hastaya tavsiyelerde bulunacak. Böylece, hastanın boş yere hastaneye gitmesine gerek kalmayacak. Türk Telekom, yeni hizmet için ilk olarak Acıbadem Hastaneleri ile anlaşma yaptı. 24 saat sürecek hizmette tıbbi desteği Acıbadem'in doktorları verecek. &lt;br /&gt;Projeyle ilgili bilgi veren Türk Telekom yetkilileri, "Türkiye'nin çeşitli yerlerindeki hastanelerle de görüşmelerimiz sürüyor. Doktor, karşısındaki hastaya gerek görürse hastaneye gitmesini söyleyecek. Bu hastane illaki anlaştığımız hastane olmayacak. Kişi istediği sağlık kuruluşuna gidebilecek. Buradaki amacımız, teknolojiyi sadece iletişim alanında değil, sağlık alanında da kullanmak." açıklamasını yaptı.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7439188462303389936-2169730221605191655?l=duydukduymadk.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://duydukduymadk.blogspot.com/feeds/2169730221605191655/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7439188462303389936&amp;postID=2169730221605191655' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7439188462303389936/posts/default/2169730221605191655'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7439188462303389936/posts/default/2169730221605191655'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://duydukduymadk.blogspot.com/2009/07/telefonda-muayene-donemi-baslyor.html' title='Telefonda muayene dönemi başlıyor'/><author><name>mercek06</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/_TAgWY39vLhw/SXWuoREVkNI/AAAAAAAAFuQ/3uAot9z3TeA/S220/Resim+010.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_TAgWY39vLhw/Sllx2Qr9RLI/AAAAAAAAG_s/f7Lzxwyl6V8/s72-c/manset_ic_157914.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7439188462303389936.post-9045253231585515059</id><published>2009-07-03T14:34:00.001-07:00</published><updated>2009-07-03T14:35:20.164-07:00</updated><title type='text'>kadınlar için özel tasarlanmış laptop..</title><content type='html'>&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_TAgWY39vLhw/Sk55eXcFXVI/AAAAAAAAG-E/pJMyjDQPAzI/s1600-h/gp_2527641-300x275.jpg"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 200px; height: 183px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_TAgWY39vLhw/Sk55eXcFXVI/AAAAAAAAG-E/pJMyjDQPAzI/s200/gp_2527641-300x275.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5354350569584942418" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;İngiliz lüks otomobil üreticisi Bentley, özel olarak tasarladığı dizüstü bilgisayarı tanıttı. Kapalı olduğunda son moda bir çantadan farkı olmayan bilgisayar kadınların gözdesi olacak gibi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dünyaca ünlü modacılar, günlük hayatta kullanılan malzemelere özel tasarımlar uygulayıp kendi markalarını arabalara, cep telefonlarına ve dizüstü bilgisyarlara uyarlıyor. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bunun en son örneği dünyaca ünlü İngiliz lüks otomobil üreticisi Bentley. Firma, kendi tasarladığı çanta şeklindeki dizüstü bilgisayarı İngiltere Otomobil Fuarı’nda sergiledi. Dış tasarımı tamamen deri ile kaplı olan ve el yapımı üretilen dizüstü bilgisayar kapalıyken son moda bir çanta şeklinde oluyor. Çantanın tam ortasında ise Bentley amblemi bulunuyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Oval bir tasarıma sahip olan dizüstü bilgisayarın tepesinde metal bir tutma yeri de bulunuyor. Son derece şık bir görünüme sahip olan dizüstü bilgisayar modayı yakından takip eden iş kadınlarının gözdesi olacak gibi. El yapımı deri çantanın içinde 160 GB hard diskli, 64 bit işlemcili ve Windows Vista işlemcili bir makine bulunuyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu yıl sonuna doğru İngiltere’de satışa çıkması beklenen ‘özel yapım’ dizüstü bilgisayarın fiyatının 10 bin sterlin (yaklaşık 25 bin YTL) olması bekleniyor. Bentley sahibi olamadığımız için üzülmeyin! Arabasına sahip olamıyorsanız markanın el yapımı ayrıcalığını dizüstü bilgisayar satın alarak yaşayabilirsiniz.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7439188462303389936-9045253231585515059?l=duydukduymadk.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://duydukduymadk.blogspot.com/feeds/9045253231585515059/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7439188462303389936&amp;postID=9045253231585515059' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7439188462303389936/posts/default/9045253231585515059'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7439188462303389936/posts/default/9045253231585515059'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://duydukduymadk.blogspot.com/2009/07/kadnlar-icin-ozel-tasarlanms-laptop.html' title='kadınlar için özel tasarlanmış laptop..'/><author><name>mercek06</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/_TAgWY39vLhw/SXWuoREVkNI/AAAAAAAAFuQ/3uAot9z3TeA/S220/Resim+010.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_TAgWY39vLhw/Sk55eXcFXVI/AAAAAAAAG-E/pJMyjDQPAzI/s72-c/gp_2527641-300x275.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7439188462303389936.post-2989074653935039157</id><published>2009-07-02T13:33:00.001-07:00</published><updated>2009-07-02T13:34:04.565-07:00</updated><title type='text'>Karakoldaki Müslümanlara pusula</title><content type='html'>&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_TAgWY39vLhw/Sk0ZpRQhC9I/AAAAAAAAG98/5jWHdEH7XYo/s1600-h/59140.jpg"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 200px; height: 132px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_TAgWY39vLhw/Sk0ZpRQhC9I/AAAAAAAAG98/5jWHdEH7XYo/s200/59140.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5353963728811396050" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;02 Temmuz 2009 / 12:15&lt;br /&gt;İngiltere polisi İslam ülkelerinde bile görülmeyen bir uygulamaya imza attı&lt;br /&gt;İngiltere, Müslümanlara yönelik insan hakları şikayetlerinin önüne geçmek istiyor Karakola düşen Müslümanların namaz kılması için hücrelerin tavanlarına kıbleyi gösteren işaretler koyan polis, şimdi de hücreye düşen Müslüman mahkumlara kıbleyi bulmaları için pusula dağıtmaya başladı. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Daily Mail haberinde, "yoldan sapanların tekrar doğru yolu bulmaları için her yöntemi kullanmaya" kararlı olan Norfolk polisi, karakola düşen Müslümanların kıbleyi rahatça bulması için, zanlılara pusula dağıtma uygulaması başlattığını yazdı. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Polis, daha önce de hücre tavanlarına, kıbleyi gösteren oklar çizmişti. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Habere göre, İngiliz polisi uygulamaya gerekçe olarak Müslüman zanlıların hücrede doğru yönü bulmalarına yardımcı olma arzusunu gösterdi. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ancak adının açıklanmasını istemeyen bir polis yetkilisi, Müslümanlarla İngiliz polisi arasında güven sorunu yaşandığını belirterek, uygulamanın bu güvensizlik ortamını gidermeye yönelik olduğunu söyledi. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gazeteye göre, Norfolk çevresinde başlatılan tavanlara ok çizme uygulaması bütün İngiltere'ye yayılacak. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Pusula uygulaması ise bir süre denendikten ve güvenlik zaafı oluşturmadığı ve başarılı bulunduğu takdirde bütün ülkeye yayılacak. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Son rakamlara göre İngiltere'de 1.6 milyon Müslüman yaşıyor. Buna karşılık cezaevlerindeki tutuklu ve hükümlülerin önemli bir bölümünü Müslümanlar oluşturuyor. &lt;br /&gt;Cnn Türk&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7439188462303389936-2989074653935039157?l=duydukduymadk.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://duydukduymadk.blogspot.com/feeds/2989074653935039157/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7439188462303389936&amp;postID=2989074653935039157' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7439188462303389936/posts/default/2989074653935039157'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7439188462303389936/posts/default/2989074653935039157'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://duydukduymadk.blogspot.com/2009/07/karakoldaki-muslumanlara-pusula.html' title='Karakoldaki Müslümanlara pusula'/><author><name>mercek06</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/_TAgWY39vLhw/SXWuoREVkNI/AAAAAAAAFuQ/3uAot9z3TeA/S220/Resim+010.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_TAgWY39vLhw/Sk0ZpRQhC9I/AAAAAAAAG98/5jWHdEH7XYo/s72-c/59140.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7439188462303389936.post-7478191683907209721</id><published>2009-06-25T14:14:00.000-07:00</published><updated>2009-06-25T14:15:55.257-07:00</updated><title type='text'>Japonlara İlk Robot Abdülhamit'ten</title><content type='html'>&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_TAgWY39vLhw/SkPo-OcVQaI/AAAAAAAAGh0/POYjzMvGiiA/s1600-h/japonlara-ilk-robot-abdulhamit-ten-1245497655.jpg"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 200px; height: 149px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_TAgWY39vLhw/SkPo-OcVQaI/AAAAAAAAGh0/POYjzMvGiiA/s200/japonlara-ilk-robot-abdulhamit-ten-1245497655.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5351376937972744610" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Bilimde ne kadar başarılı olabileceğimizin kanıtlarından biri daha.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2. Abdülhamid’in Japonya’ya 1889'da robot hediye ettiği ortaya çıktı. 'Alamet' adı verilen insan şeklinde robotun özelliği ise sema edip yarım metre yürüyebilmesi ve saat başı ezan okuyabilmesi. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Osmanlı’nın son dönemine damgasını vuran Sultan 2. Abdülhamid Han’ın, günümüzde teknolojiye öncülük eden Japonya’ya 1889'da robot hediye ettiği anlaşıldı. İnsan şeklinde tasarlanan ve ismi ‘Alamet’ olan robotun özelliğinde ise yok yok. Araştırmacı-Yazar Oktan Keleş’in arşivinde yer alan Alamet’in orijinal fotoğrafları Yıldız Sarayı yangınında zarar görmüş. Ancak fotoğrafın kalan parçaları bile 120 yıl sonra ilk kez gündeme gelen bu ilginç olayı anlatmaya yetecek cinsten. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;GONG YERİNE EZAN SESİ &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sultan Abdülhamid’in çağdaşı olan Japon İmparatoru Meji’nin yeğeni Prens Komatsu’nun, gemiyle İstanbul’a gelişi ve Sultan’a çeşitli hediyeler getirmesiyle başlıyor bu ilginç tarihi olay. Sarayda ağırlanan prensin ardından 1889’da İstanbul’a özel elçiler gönderen Japon İmparatoru, Sultan Abdülhamid’e Japonya'nın en büyük alameti olan, Büyük Krizantem Nişanı’nın da içinde bulunduğu çeşitli hediyelerle beraber bir mektup yollar. Japon İmparatoru mektubunda Abdülhamid Han'dan, İslâm dini, ilim ve teknolojik gelişmeler, vakıflar, hayır kurumları gibi konularda Japonca veya Fransızca bilgiler gönderilmesini rica eder. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Abdülhamid Han, saat mekaniğini çok iyi bilen ve aynı zamanda Yeni Kapı Mevlihânesi saat sanatkârı Musa Dede'den daha önce hiç yapılmamış, eşi benzeri olmayan, teknolojik bir saat yapmasını ister. Derviş Dede bir fikir ortaya atar ve "Bu saat Semâzen şeklinde olsun. Her saat başı kollarını açıp semâ etsin ve gong çalsın" der. Sultan Abdülhamid Han projeyi inceledikten sonra, gong yerine robotun her saat başı ezan okumasını ister. Oktan Keleş, robotun yapımından kısa bir süre önce icat edilen gramafon sayesinde ses kaydı alınabildiğini söyledi. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ertuğrul Firkateyni’yle Japonya’ya gönderilen Alamet’in şimdiye kadar duyulmamasının belgelerdeki eşanlamlı ifadelerden kaynaklandığını belirten Keleş, “Tarihi kayıtlarda ‘Osmanlı nişanları, hediyelerle beraber Japon İmparatoru'na takdim edilmiştir" şeklinde geçiyor. Osmanlıca nişan kelimesiyle ve robotun ismi olan ‘Alametí kelimesinin eş anlamı olduğu için robot olan Alamet adeta araya kaynamış" diyor.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7439188462303389936-7478191683907209721?l=duydukduymadk.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://duydukduymadk.blogspot.com/feeds/7478191683907209721/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7439188462303389936&amp;postID=7478191683907209721' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7439188462303389936/posts/default/7478191683907209721'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7439188462303389936/posts/default/7478191683907209721'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://duydukduymadk.blogspot.com/2009/06/japonlara-ilk-robot-abdulhamitten.html' title='Japonlara İlk Robot Abdülhamit&apos;ten'/><author><name>mercek06</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/_TAgWY39vLhw/SXWuoREVkNI/AAAAAAAAFuQ/3uAot9z3TeA/S220/Resim+010.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_TAgWY39vLhw/SkPo-OcVQaI/AAAAAAAAGh0/POYjzMvGiiA/s72-c/japonlara-ilk-robot-abdulhamit-ten-1245497655.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7439188462303389936.post-1651653735864493519</id><published>2009-06-19T07:06:00.001-07:00</published><updated>2009-06-19T07:07:30.476-07:00</updated><title type='text'>TÜBİTAK'TAN MÜTHİŞ İCAT</title><content type='html'>&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_TAgWY39vLhw/Sjubhqp03VI/AAAAAAAAGHI/OzOz-KC9T44/s1600-h/171621.jpg"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 200px; height: 150px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_TAgWY39vLhw/Sjubhqp03VI/AAAAAAAAGHI/OzOz-KC9T44/s200/171621.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5349039985120304466" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;TÜBİTAK Ulusal Elektronik ve Kriptoloji Araştırma Enstitüsü (UEKAE), belgelerin sahte olup olmadığını ve üzerinde tahrifat yapılıp yapılmadığına dair 'kesin' sonuç veren cihaz geliştirdi&lt;br /&gt;Bu cihazla, İrlanda'da bir üniversitenin, ortaçağdan kalma ve kağıt sıkıntısı nedeniyle yıkanarak yeniden kullanılan bir kitaptaki eski bilgilere ulaştığı bildirildi.&lt;br /&gt;Tamamen yerli kaynaklarla üretilen FORENSİC XP-4010D isimli cihaz, dünyadaki mevcut cihazlara göre daha güvenilir ve daha hızlı sonuç verdiğinden, aralarında Çin, Almanya ve İrlanda'nın da olduğu çeşitli ülkelere 100 adet satıldı.&lt;br /&gt;Türkiye'nin bilgi güvenliği, haberleşme ve ileri elektronik alanlarında önde gelen kuruluşlarından olan TÜBİTAK UEKAE'nın geliştirdiği FORENSİC XP-4010D isimli cihaz, her tür belge ve dokümanın sahte olup olmadığını ortaya koyup, belgedeki yazıların hangi sırayla yazıldığı, mühür ve imzanın hangi sırayla atıldığına ilişkin bilgileri de veriyor.&lt;br /&gt;Adli Tıp Kurumu, Emniyet Genel Müdürlüğü Laboratuvarları, silahlı kuvvetler ve bakanlıkların ilgili birimleri, özel inceleme laboratuvarları, üniversiteler, sınır kapıları ve bankalar dahil olmak üzere pek çok kurumda kullanım alanı bulunan cihaza, sahte evrak, sahte para, çek ve senetlerin tespiti ile devletin gizli belgelerinin gerçekliğini ortaya koymada da ihtiyaç duyuluyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-DÜNYADA İLK KEZ-&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;TÜBİTAK araştırmacıları, ForensicXP-4010D'de, bugüne kadar kullanılan mevcut teknolojilerden çok farklı bir optik teknolojiden yararlandı. Bu teknik, dünyada bu tip cihazlar arasında ilk kez FORENSİC XP-4010D'de kullanıldı.&lt;br /&gt;Cihaz, kullanıcı yorumuna gerek kalmaksızın kesin sonuçlara ulaşılmasını sağlıyor. Kullanılan özel yöntemle mevcut diğer teknolojilerin göremediği ayrıntıları da ortaya çıkarıyor. Cihaz, fiziksel olarak ölçülebilen optik spektroskopi parametrelerine dayanan ölçüm yöntemi kullanıyor.&lt;br /&gt;Belgenin sahte olup olmadığı konusunda doğru ve geçerli sonuçlar alınırken, incelenen belgeye de zarar verilmiyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-RAKİPLERİNİ GERİDE BIRAKTI-&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Türkiye'nin ilk ve tek yerli tasarım ve üretim dokuman inceleme cihazı olan FORENSIC XP-4010D, dünyanın bu alanda cihaz geliştiren önde gelen firmalarını da geride bıraktı.&lt;br /&gt;FORENSIC XP-4010D, Çin Halk Cumhuriyeti, Almanya, Macaristan, Güney Kore, İrlanda, Kolombiya, Avustralya, Avrupa Birliği ülkelerine yaklaşık 100 adet satıldı. Cihaz, bu ülkelerde, bankalar, üniversiteler ve kriminal servisler dahil olmak üzere ilgili birimlerde kullanılıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-FORENSIC NELER YAPABİLİYOR?-&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Son teknolojiler kullanılarak geliştirilen, FORENSİC XP-4010D isimli cihazın özelliklerinden bazıları şunlar:&lt;br /&gt;-İnsan gözüne aynı gözüken, fakat farklı boya ya da kalemle yazılan yazıların teşhisi,&lt;br /&gt;-Silinmiş ya da gizlenmiş yazıların ortaya çıkarılması,&lt;br /&gt;-Yazıların önce ya da sonra yazılmasının teşhisi,&lt;br /&gt;-Yazı izlerinin ve doküman üzerinde kabarık özelliklerin görsel hale getirilmesi,&lt;br /&gt;-Filigran (watermark) özelliklerinin muayenesi,&lt;br /&gt;-Morötesi aydınlatmasıyla etkilenen emniyet özelliklerinin muayenesi,&lt;br /&gt;-Arka yansıma emniyet özelliklerinin muayenesi,&lt;br /&gt;-İki objenin aynı ekran üzerinden izlenmesi ve muayenesi,&lt;br /&gt;-Görüntülerin ekran üzerinde 360 derece çevrilmesi,&lt;br /&gt;-Yüksek çözünürlüklü büyütülmüş renkli görüntülerin elde edilmesi,&lt;br /&gt;-Görünür ve kızılötesi bölgesinde lüminesans görüntülemesi,&lt;br /&gt;-Farklı spektral özelliklere sahip olan izlerin ekranda üç boyutlu görüntülenmesi,&lt;br /&gt;-Görüntünün her noktasının yansıma spektrumunun ölçülmesi ve görüntülenmesi,&lt;br /&gt;-Doğru ve eğri uzunluklarının, açı, yarıçap ve alan büyüklüklerinin hesaplanması.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7439188462303389936-1651653735864493519?l=duydukduymadk.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://duydukduymadk.blogspot.com/feeds/1651653735864493519/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7439188462303389936&amp;postID=1651653735864493519' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7439188462303389936/posts/default/1651653735864493519'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7439188462303389936/posts/default/1651653735864493519'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://duydukduymadk.blogspot.com/2009/06/tubitaktan-muthis-icat.html' title='TÜBİTAK&apos;TAN MÜTHİŞ İCAT'/><author><name>mercek06</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/_TAgWY39vLhw/SXWuoREVkNI/AAAAAAAAFuQ/3uAot9z3TeA/S220/Resim+010.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_TAgWY39vLhw/Sjubhqp03VI/AAAAAAAAGHI/OzOz-KC9T44/s72-c/171621.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7439188462303389936.post-8560725145674827340</id><published>2009-06-09T08:47:00.000-07:00</published><updated>2009-06-09T08:48:25.914-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Sunay Demircan'/><title type='text'>RAF ÖMRÜ</title><content type='html'>Markete gittiniz. &lt;br /&gt;Yeşil sapları, şık karton kutuları, minik-yeşil etiketleri; Tek renk, tek ses, tek yürek halleri; Yüksek fiyatlarıyla tezgahların yıldızı, kan kırmızı domatesler. &lt;br /&gt;Yediniz mi? &lt;br /&gt;Yiyeceksiniz! &lt;br /&gt;Zira onlar, modern dünyanın gurur kaynakları. &lt;br /&gt;“Tatmin olma” duygusu köreltilmiş, “yeter” sözünü defterinden çoktan silmiş insan evladının zeka ürünleri onlar. &lt;br /&gt;Onlara şimdi domates diyorlar. &lt;br /&gt;Devasa seralarda, tümüyle bilgisayar kontrolünde, topraksız koşullarda (su kültürü) yetişiyorlar. &lt;br /&gt;Her birinin köküne birer serum hortumu bağlı, damla damla dökülüyor azotlar, fosforlar, kalsiyumlar... &lt;br /&gt;Hava mı lazım? &lt;br /&gt;Pompalar var, suyun içine gerektiği kadar hava basıyor.  &lt;br /&gt;Güneş mi lazım? &lt;br /&gt;Cıvalı ampuller var, fotosentezi artıran yüksek basınçlı ışık basıyor. &lt;br /&gt;Kuş mu lazım? &lt;br /&gt;Aşk olsun!&lt;br /&gt;Zamanı gelince, salınıyor bambus arıları içeri; Dölleniversinler, kurda-kuşa muhtaç olmadan.. &lt;br /&gt;Çünkü onlar doğanın güvensiz derbederliğine terk edilemeyecek kadar değerliler.&lt;br /&gt;Onlar, öbür dünyaya giderken yanımızda götüreceğimiz yatlar, katlar, plazmalar, plazalar... &lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Hala markettesiniz. &lt;br /&gt;Süt içip kemikleri geliştirmek gibi bir inancın peşinde, dolaşıyorsunuz raflarda. &lt;br /&gt;O, beyaz sıvının içinde protein, vitamin, bir sürü bakteri, mineral filan olduğunu düşünüyorsunuz. &lt;br /&gt;Nasıl söylemeli, bilmem ki? &lt;br /&gt;Aramızda kalsın ama, onun içinde artık bir şey yok! &lt;br /&gt;İyisi mi bunu size, Cerrahpaşa Tıp Fakültesi'nden Prof. Dr. Ahmet Aydın söylesin “Süt sağlıklı bir içecekken, raf ömrünü uzatmak için pastörizasyon, yüksek ısı uygulaması (UHT) ve homojenizasyonla çok zararlı bir ürün haline getiriliyor. Bu işlemlerle sütün içindeki tüm bakterileri öldürülüyor. Pastörizasyon, sütün vitamin ve mineralle zenginleşmesini engelliyor, sindirim enzimlerini tahrip ediyor, tahrip olan ve sindirilmeyen protein parçacıkları, bağırsaktan kanımıza geçiyor, vücut da bunları düşman olarak algılıyor ve bağışıklık sistemini tahrip ediyor. İnsan vücudu tahrip oluyor ve alerjik hastalıklara, bağışıklık sistemi hastalıklarına, romatizmal hastalıklara neden oluyor. Çocuklarda görülen kronik orta kulak iltihabının altında da süt kullanımı vardır...”.&lt;br /&gt;Hadi bunları geçtik bir kalem. Siz o sütü veren ineğin başına gelenlerden haberdar mısınız?&lt;br /&gt;İnek inek olmaktan çıkalı çok oldu. &lt;br /&gt;Önüne konan her şeyi yiyen. Bol hormon ve antibiyotikle ayakta durabilen, deri kaplı et parçaları onlar. &lt;br /&gt;Günde 100 kilo süt(!) veren inek yaptılar. &lt;br /&gt;Ne demek biliyor musunuz bu? &lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Market arabasını sürmeye devam. &lt;br /&gt;Üzümleri gördünüz mü? &lt;br /&gt;Sanki bağdan yeni gelmişler. Dip diri, ip iriler. &lt;br /&gt;Nereden geliyor bunlar?&lt;br /&gt;Şili'den.  &lt;br /&gt;Şili mi?&lt;br /&gt;Evet! &lt;br /&gt;Kaç gündür buradalar?&lt;br /&gt;3-5 gün oldu. &lt;br /&gt;Düşünün, Şili'nin bir köyünde topluyorlar bunları. &lt;br /&gt;Uzun yolculuklar sonunda bize geliyor. Bir süre bizim manavda bekliyor.. Alıyorsun eve getiriyorsun, evde de 3-5 gün daha, bana mısın demiyor. &lt;br /&gt;İyi ama, nasıl? &lt;br /&gt;Şahane şeyler var, adına ilaç diyorlar. Üzümlere verilen bu ilaçlardan birinin etiketindeki faydaları sayalım mesela: &lt;br /&gt; &lt;br /&gt;·       Dane büyüklüğünü artırır,&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;·       Dane ağrılığını artırır,&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;·       Dane şeklini daha düzgün olarak değiştirir,&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;·       Tam olgunlaşmada bile daneye parlak sarı yeşil rengini verir,&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;·       Güçlü üzüm çöpüne rağmen dane sıkıca sapa bağlı kalır. Bu yüzden yükleme taşıma esnasında danelenme nedeniyle olabilecek kayıplar azalır,&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;·       Dayanıklı ve dirençli kabuk sayesinde hasat ve hasat sonrası olabilecek yaralanmalar en aza iner, hastalıklara direnç katar,&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;·       Kullanım dozu yükseldiğinde sofralık üzümlerde hasadı geciktirir,&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;·       Yüksek kalite ve standart sağlar,&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;·       Raf ömrü uzar&lt;br /&gt; &lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Daha durun! &lt;br /&gt;Petunya ve karnabahar geni konmuş mısırlardan yapılma cipsleri de yiyeceksiniz. &lt;br /&gt;Geceleri de bahçenizi denizanası geniyle donatılmış buğdaylarla aydınlatacaksınız. &lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Diyebilirsiniz ki, “hep olumsuz tarafından bakma, bu gelişmeler olmasa açlığın önüne geçilemez”. İyi ama açlığın nedeni gıda üretimindeki yetersizlik değil ki! &lt;br /&gt;Tam tersine, bu gün dünyada gıda üretiminde fazlalık var. Öyle ki, tüm üretilen besinleri toplayıp, dünyadaki insan sayısına bölseniz, kişi başına günlük 2 kilo gıda düşüyor. &lt;br /&gt;Bu hepimizi besler de, yus yuvarlak bile yapar.  &lt;br /&gt;Sorun gıda üretiminin yetersizliği değil, aç olanların gıda alacak paralarının olmaması. &lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Ama, daha da vahimi, biz de o süt, domates, üzüm gibi oluyoruz. &lt;br /&gt;Neye ağlayıp, neye güleceğimizi birileri bize anlatıyor. &lt;br /&gt;Kimi sevip, kimden nefret edeceğimizi de. &lt;br /&gt;İnsan ilişkilerini artık klavye ve monitor üzerinden kuruyoruz. &lt;br /&gt;Gün geliyor, öldürüyoruz. &lt;br /&gt;Adına “bilgi” dedikleri rafine verilerle zihnimizi doldurup, enselerinde bar kod yapıştırılmış mamül ürünler oluyoruz.  &lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Ne diyelim?&lt;br /&gt;Raf ömrümüz uzun olsun!&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7439188462303389936-8560725145674827340?l=duydukduymadk.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://duydukduymadk.blogspot.com/feeds/8560725145674827340/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7439188462303389936&amp;postID=8560725145674827340' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7439188462303389936/posts/default/8560725145674827340'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7439188462303389936/posts/default/8560725145674827340'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://duydukduymadk.blogspot.com/2009/06/raf-omru.html' title='RAF ÖMRÜ'/><author><name>mercek06</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/_TAgWY39vLhw/SXWuoREVkNI/AAAAAAAAFuQ/3uAot9z3TeA/S220/Resim+010.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7439188462303389936.post-9188866684517721725</id><published>2009-06-06T13:31:00.000-07:00</published><updated>2009-06-06T13:33:57.370-07:00</updated><title type='text'>Firefox 3.5 yalan oldu.</title><content type='html'>&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_TAgWY39vLhw/SirSTTO672I/AAAAAAAAGCg/rPert-W-jcI/s1600-h/20090605032227_firefox.jpg"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 200px; height: 166px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_TAgWY39vLhw/SirSTTO672I/AAAAAAAAGCg/rPert-W-jcI/s200/20090605032227_firefox.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5344315136850718562" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Korkulan oldu: Firefox 3.5 yine ertelendi!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu hafta yayınlanacağı açıklanan Firefox 3.5 RC bir kez daha yalan oldu. İşte açıklanan yeni tarih.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Geçtiğimiz ay Mozilla, Firefox 3.5 RC sürümünün Haziran'ın ilk haftasında yayınlanacağını açıklamıştı. Fakat daha önceden henüz Firefox 3.1 sürümü beklenirken de benzer şekilde defalarca ertelenen tarayıcının yine aynı akıbete uğraması kullanıcılar tarafından pek de hoş karşılanmadı. Firefox direktörü Mike Beltzner konuyla ilgili olarak; "RC'yı yayınlamadan önce bazı hataları giderme şansımız oldu. Fakat hala bazı giderilmemiş sorunlar var" diye konuştu. &lt;br /&gt;Bu durumda Firefox 3.5 RC sürümünün önümüzdeki haftanın sonlarına doğru yayınlanması bekleniyor. Mozilla'dan yapılan açıklamaya göre RC sürümünün yayınlanmasından önce giderilmesi gereken hata sayısı şu anda 10. Bu hataların ise bir kısmının son dakikada tespit edildiği için planları bozduğu da söyleniyor.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7439188462303389936-9188866684517721725?l=duydukduymadk.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://duydukduymadk.blogspot.com/feeds/9188866684517721725/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7439188462303389936&amp;postID=9188866684517721725' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7439188462303389936/posts/default/9188866684517721725'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7439188462303389936/posts/default/9188866684517721725'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://duydukduymadk.blogspot.com/2009/06/firefox-35-yalan-oldu.html' title='Firefox 3.5 yalan oldu.'/><author><name>mercek06</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/_TAgWY39vLhw/SXWuoREVkNI/AAAAAAAAFuQ/3uAot9z3TeA/S220/Resim+010.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_TAgWY39vLhw/SirSTTO672I/AAAAAAAAGCg/rPert-W-jcI/s72-c/20090605032227_firefox.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7439188462303389936.post-8731965808656402723</id><published>2009-06-01T08:50:00.001-07:00</published><updated>2009-06-01T08:50:35.142-07:00</updated><title type='text'>800 kişi ölmek için sıraya girdi</title><content type='html'>&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_TAgWY39vLhw/SiP4xOYQk3I/AAAAAAAAGCQ/EEjTwezgAdQ/s1600-h/image001.jpg"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 200px; height: 152px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_TAgWY39vLhw/SiP4xOYQk3I/AAAAAAAAGCQ/EEjTwezgAdQ/s200/image001.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5342387107548664690" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tam 800 İngiliz ölmek için sıraya girdi. Sıraları geldiğinde o zehiri çekip bu hayatta veda edecekler. Kendi istekleriyle ölecekler. &lt;br /&gt;İngiltere'de ölümcül hastalıklarla mücadele eden 800 İngiliz, ölmek için Zürih yakınlarındaki Dignitas kliniğinde sırada bekliyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;SANİYE SANİYE ÖTENAZİ ANI&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İngiliz Guardian gazetesinde yer alan habere göre, uzun yıllar kanser türleriyle mücade eden 800 İngiliz, yaşamlarına son vermek için Zurih yakınlarındaki Dignitas Kliniği'ne kayıt yaptırdı.&lt;br /&gt;Bunlardan durumları kritik olan ve artık iyileşemiyecekleri kanısına varan kadın ve erkeklerden oluşan 34 hastanın, ölümcül ilacı almak için hazırda beklediği belirtildi. Dignistas Kliniği'ne kayıt yaptıran İngiliz sayısının 2002 yılından bu yana 10 kat artması üzerine, İngiltere'de ‘intihar yardımı’nı yasaklayan yasa yeniden tartışmaya açıldı.&lt;br /&gt;Dignistas yetkilileri, 2003 yılında 15, 2006 yılında 26, 2008’in ilk 5 ayında 8 ve geçen 12 ay içerisinde toplam 23 İngiliz’in klinikte yaşamına son verdiğini açıkladı.&lt;br /&gt;Eski Başbakan Tony Blair’in kabinesi, intihar etmek isteyen hastalara eşlik eden veya intihar kliniğine birlikte seyahat eden akraba ve arkadaşlarının 14 yıl hapis cezasına çarptırılmalarını öngören bir saya tasarısı hazırlamak için çalışmalar yürütüyor.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7439188462303389936-8731965808656402723?l=duydukduymadk.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://duydukduymadk.blogspot.com/feeds/8731965808656402723/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7439188462303389936&amp;postID=8731965808656402723' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7439188462303389936/posts/default/8731965808656402723'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7439188462303389936/posts/default/8731965808656402723'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://duydukduymadk.blogspot.com/2009/06/800-kisi-olmek-icin-sraya-girdi.html' title='800 kişi ölmek için sıraya girdi'/><author><name>mercek06</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/_TAgWY39vLhw/SXWuoREVkNI/AAAAAAAAFuQ/3uAot9z3TeA/S220/Resim+010.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_TAgWY39vLhw/SiP4xOYQk3I/AAAAAAAAGCQ/EEjTwezgAdQ/s72-c/image001.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7439188462303389936.post-2399802355883301447</id><published>2009-05-25T03:46:00.001-07:00</published><updated>2009-05-25T03:47:34.224-07:00</updated><title type='text'>Türk öğrenciden müthiş icat</title><content type='html'>&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_TAgWY39vLhw/Shp3Phsv8UI/AAAAAAAAGBQ/rMIyiYkR9uU/s1600-h/www.ihlassondakika.com(25206).jpg"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 200px; height: 138px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_TAgWY39vLhw/Shp3Phsv8UI/AAAAAAAAGBQ/rMIyiYkR9uU/s200/www.ihlassondakika.com(25206).jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5339711416828948802" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Türk Öğrenci Ceren adını "Kurtarma Şişesi" koyduğu öyle bir icat yaptı ki, depremde, selde ve tüm tabi afetlerde salgın hastalıkların kökünü kurutacak...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İsveç Umea Üniversitesi bünyesindeki Dizayn Enstitüsü'nde master öğrencisi olan Türk tasarımcı Ceren Bagatar, deprem ve sellerin vurduğu afet yerleri ile temiz su sıkıntısı çeken gelişmemiş bölgeler için 'Rescue Bottle' (Kurtarma Şişesi)'ni geliştirdi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kirli suyu her açıdan temiz hale getiren icat sayesinde, savaş alanları ile sel ve depremlerin meydana geldiği afet bölgelerinde, temiz su yokluğundan kaynaklanan hastalıkların yayılması engellenmiş olacak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kurtarma Şişesi'nin çalışması 'ters osmosis' prensibine dayanıyor. Su, özel bir zar aracılığıla daha yüksek yoğunluktaki bir bölgeden daha düşük yoğunluğa sahip bir bölgeye geçiyor. Buradaki özel zar, kirli sudaki gözle görülen ya da görülmeyen bütün katı, bozuk ve tehlikeli kısımları ayırıyor. Zarın öbür tarafında ise içilebilecek kalitede temiz su kalıyor. Sıradan bir filteden geçirilen ya da kaynatılan su, hala mikrop içerebilecekken, Kurtarma Şişesi'nde dönüştürülen su, tamamen mikroplardan arındırılmış olarak yeniden kullanıma sunuluyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ceren Bagatar'ın buluşunun diğer bir kritik özelliği ise, kirli suyu temize dönüştürürken ishale neden olan maddeleri tamamen yok edebilmesi. Böylece arıtılmış sudaki 'besleyici' özellik daha da artıyor. Susuzluk yaşamış hastalarda, glukoz, sodyum klorür, potasyum klorür ve disodyüm hidrojen sitrat gibi maddeler, tedavinin gerçekleşmesi için vücuttan elimine edilir. Bağatar'ın geliştirdiği cihaz, kirli suyu temize dönüşütürürken bu maddeleri de imha ediyor. 'Eloktrolit' olarak da bilinen bu maddeler, su kıtlığının yaşandığı bölgelerde sıkça rastlanan akut ishal ve kolera vakalarında tedavi için vücuttan yok ediliyor. x&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ULAŞILMASI GÜÇ YERLERE KOLAYCA TAŞINABİLİYOR&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kurtarma Şişesi, bir şarj ömrü boyunca 500 mililitre suyu temizleyebiliyor. 15 şarj süresinden sonra 7,5 litre temiz, güvenli ve berrak su elde edilebiliyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ceren Bagatar, Kurtarma Şişesi'nin mülteci kamplarında ve afet bölgelerindeki çadır kentlerde kullanımının çok kolay olduğunu, değişik ağızlıklarıyla beraber 20 - 50 dolar'a mal olabileceğini söyledi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bagatar, Kurtarma Şişesi'nin ulaşılması güç bölgelere de kolaylıkla taşınabildiğini ifade etti.&lt;br /&gt;İnternetteki bilim sitesi Softpedia'nın editörlerinden Florin Tibu, Kurtarma Şişesi'nin oldukça faydalı bir cihaz olarak dikkat çektiğini, mümkün olduğunca çabuk genel kullanıma başlanmasını ümit ettiğini kaydetti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ceren Bagatar'ın tasarımı, Mart ayında yapılan 'Küresel Su Krizine Çözüm' konulu Aspen Dizayn Yarışması'nda ilk 7'ye kaldı. Söz konusu yarışmaya 27 ülkeden 115 üniversite, 225 proje ile katılmıştı.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7439188462303389936-2399802355883301447?l=duydukduymadk.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://duydukduymadk.blogspot.com/feeds/2399802355883301447/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7439188462303389936&amp;postID=2399802355883301447' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7439188462303389936/posts/default/2399802355883301447'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7439188462303389936/posts/default/2399802355883301447'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://duydukduymadk.blogspot.com/2009/05/turk-ogrenciden-muthis-icat.html' title='Türk öğrenciden müthiş icat'/><author><name>mercek06</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/_TAgWY39vLhw/SXWuoREVkNI/AAAAAAAAFuQ/3uAot9z3TeA/S220/Resim+010.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_TAgWY39vLhw/Shp3Phsv8UI/AAAAAAAAGBQ/rMIyiYkR9uU/s72-c/www.ihlassondakika.com(25206).jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7439188462303389936.post-2676439326171118467</id><published>2009-05-16T02:11:00.000-07:00</published><updated>2009-05-16T02:12:50.167-07:00</updated><title type='text'>NASA, Uzaylılara ''Türkçe'' mesaj: Sabahı şerifleriniz hayrolsun!</title><content type='html'>&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_TAgWY39vLhw/Sg6DivT-9YI/AAAAAAAAF6M/VJOvIYzkrXA/s1600-h/nasa.jpg"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 200px; height: 165px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_TAgWY39vLhw/Sg6DivT-9YI/AAAAAAAAF6M/VJOvIYzkrXA/s200/nasa.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5336347241319691650" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Dünyanın farklı yerlerinden seslerin de yer aldığı değişik bilgileri uzaya gönderen NASA'nın, 'uzaylılara' selam vermek için 55 dilde eklediği selamlama cümlesinde Türkçe Günaydın kelimesi yerine 'Sabahı şerifleriniz hayrolsun' sözünü kullandığı dikkat çekiyor.&lt;br /&gt;NEW YORK (Turkish Journal) &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dünyanın farklı yerlerinden seslerin de yer aldığı değişik bilgileri uzaya gönderen NASA'nın, ses plağında, yolda karşılaşılacak 'uzaylılara' selam vermek için 55 dilde eklediği selamlama cümlesinde Türkçe Günaydın kelimesi yerine 'Sabahı şerifleriniz hayrolsun' sözünü kullandığı dikkat çekiyor. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;5 Eylül 1977 günü uzaya gönderilen Voyager 1 uzay aracı, Mayıs 2009 itibarı ile 16 milyar kilometre uzaklıkta yani dünyadan en uzak noktaya gitmiş insan yapımı olarak güneş sistemi dışındaki yolculuğuna devam ediyor. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bundan sonraki ilk yıldız sistemine varması tam 40 bin yıl alacak olan NASA ile kontağı en fazla 15 yıl daha sürebileceği belirtilen Voyager 1'in eğer uzayda birilerine rastlaması durumunda, dünya hakkında bir çok bilginin kayıtlı olduğu ve paslanmasın diye altınla kaplanmış bir plak da taşıyor. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sözkonusu plakta yer alan mektubun başlığındaki Türkçe selamlama cümlesinde ise, Türkçe Günaydın kelimesi yerine 'Sabah şerifleriniz hayırlı olsun' ifadesi yer alıyor. Sözkonusu cümlede aynen şöyle deniyor: 'Sayın Türkçe bilen arkadaşlarımız, sabah-ı şerifleriniz hayrolsun'. İşte o selamanın linki: &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;http://voyager.jpl.nasa.gov/spacecraft/languages/turkish.html &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Turkish Journal yazarı Cemal T. Demir'in konuyla ilgili köşe yazısının tümünü okumak için tıklaynız.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7439188462303389936-2676439326171118467?l=duydukduymadk.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://duydukduymadk.blogspot.com/feeds/2676439326171118467/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7439188462303389936&amp;postID=2676439326171118467' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7439188462303389936/posts/default/2676439326171118467'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7439188462303389936/posts/default/2676439326171118467'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://duydukduymadk.blogspot.com/2009/05/nasa-uzayllara-turkce-mesaj-sabah.html' title='NASA, Uzaylılara &apos;&apos;Türkçe&apos;&apos; mesaj: Sabahı şerifleriniz hayrolsun!'/><author><name>mercek06</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/_TAgWY39vLhw/SXWuoREVkNI/AAAAAAAAFuQ/3uAot9z3TeA/S220/Resim+010.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_TAgWY39vLhw/Sg6DivT-9YI/AAAAAAAAF6M/VJOvIYzkrXA/s72-c/nasa.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7439188462303389936.post-9097270649260871553</id><published>2009-05-12T13:44:00.000-07:00</published><updated>2009-05-12T13:45:24.728-07:00</updated><title type='text'>Dünyanın ENleri...</title><content type='html'>Dünyanın en yüksek şelalesi: Angel-Venezuela–1.000 m. &lt;br /&gt;Dünyanın en büyük nehri: Nil-Afrika &lt;br /&gt;Dünyanın en yüksek dağı: Everest-Asya–8.848 m. &lt;br /&gt;Dünyanın en büyük çölü: Büyük Sahra Çölü-Orta/Kuzey Afrika &lt;br /&gt;Dünyanın en büyük yanardağı: Tambora-Endonezya &lt;br /&gt;Dünyanın en büyük mağarası: Carlsbad Mağarası-New Mexico, ABD &lt;br /&gt;Dünyanın en büyük gölü: Hazar Denizi-Orta Asya–394.299 km² &lt;br /&gt;Dünyanın en büyük adası: Grönland-Kuzey Atlantik–2.175.597 km² &lt;br /&gt;Dünyanın en sıcak yeri: Al'Aziziyah-Libya–57,7 C &lt;br /&gt;Dünyanın en soğuk yeri: Vostock II- -89,2 C &lt;br /&gt;Dünyanın en kalabalık ülkesi: Çin–1.237.000.000 kişi &lt;br /&gt;Dünyanın en geniş ülkesi: Rusya–10.610.083 km² &lt;br /&gt;Dünyanın en küçük ülkesi: Vatikan–0.272 km². &lt;br /&gt;Dünyanın en kalabalık şehri: Tokyo-Japonya–26.500.000 kişi &lt;br /&gt;Dünyanın en uzun binası: Suyong Bay Tower-Pusan(Güney Kore): 88 kat 462 m. &lt;br /&gt;Dünyanın en uzun demiryolu tüneli: Seikan-Japonya–53,9 km. &lt;br /&gt;Dünyanın en uzun karayolu tüneli: St.Gotthard-İsviçre-16.4 km. &lt;br /&gt;Dünyanın en uzun kanalı: Panama kanalı-Panama–81,5 km. &lt;br /&gt;Dünyanın en uzun köprüsü: Akashi-Japonya–1.990 m. &lt;br /&gt;Dünyada en çok konuşulan dil: Çince (mandarin)-885.000.000 kişi &lt;br /&gt;Dünyanın en çok ülke ile sınırı olan ülke: Çin (15 ülke ile sınırı var) &lt;br /&gt;Dünyanın en yüksek yerleşim yeri: Webzhuan, Çin-Deniz seviyesinden 5.090 m. yukarıda &lt;br /&gt;Dünyanın en alçak yerleşim yeri: Calipatria, Kaliforniya, ABD - deniz seviyesinin 54 mt. Altında &lt;br /&gt;Dünyanın en uzun kesintisiz sınırı: ABD-Kanada sınırı.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7439188462303389936-9097270649260871553?l=duydukduymadk.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://duydukduymadk.blogspot.com/feeds/9097270649260871553/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7439188462303389936&amp;postID=9097270649260871553' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7439188462303389936/posts/default/9097270649260871553'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7439188462303389936/posts/default/9097270649260871553'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://duydukduymadk.blogspot.com/2009/05/dunyann-enleri.html' title='Dünyanın ENleri...'/><author><name>mercek06</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/_TAgWY39vLhw/SXWuoREVkNI/AAAAAAAAFuQ/3uAot9z3TeA/S220/Resim+010.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7439188462303389936.post-6586150385468846133</id><published>2009-05-09T02:45:00.001-07:00</published><updated>2009-05-09T02:46:15.977-07:00</updated><title type='text'>Bilgisayar kasası tarih oluyor</title><content type='html'>&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_TAgWY39vLhw/SgVQt1LJSMI/AAAAAAAAF1c/StQ9HiKxFQw/s1600-h/vestel_all_in_one_pc3b94a7103b8f0febby.jpg"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 200px; height: 165px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_TAgWY39vLhw/SgVQt1LJSMI/AAAAAAAAF1c/StQ9HiKxFQw/s200/vestel_all_in_one_pc3b94a7103b8f0febby.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5333758081988380866" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Vestel son zamanlarda yapmış olduğu teknoloji yatırımları ile yeni modeller çıkartmaya devam ediyor. Böyle giderse vestel firmasından daha çok yenilik görecek gibiyiz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Vestel'in yeni ürünü All In One PC ile bilgisayar kasaları tarihe karışıyor. Kasa içindeki tüm parçaların LCD monitörün içine yerleştirildiği Vestel All In One PC, dahili TV kartı* sayesinde TV özelliğine de sahip. Vestel'in çevre dostu ürünlerinin en yeni örneği olan Vestel All In One PC, Intel Atom işlemci teknolojisi sayesinde bugüne kadar alışılagelmiş tüm bilgisayarlardan daha düşük enerji tüketimi sağlıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kasanın kapladığı yerden tasarruf etme imkanı sunan Vestel All In One PC, tüm bilgisayar fonksiyonlarını 19 inç'lik LCD monitörü içinde sunuyor. Duvara monte edilme özelliği bulunan Vestel All In One PC, az yer kapladığı için ofis ve evlerde istenen her yere kolaylıkla yerleştirilebiliyor. Kompakt ürün, parlak siyah yüzeyi ile son derece şık bir görünüme sahip. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Her detayında kullanım kolaylığının gözetildiği Vestel All In One PC, kablosuz klavyesi ve faresi sayesinde bilgisayarın farklı uzaklıklardan kontrol edilmesine imkan sağlıyor. Ayrıca, sessiz tasarımı ile bilgisayarın çalışma sesi neredeyse hiç duyulmuyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Vestel All In One PC, TV kartı ile kablolu TV kanallarının rahatlıkla izlenmesini sağlıyor. Üründe bulunan 4 USB girişi çoklu bağlantı seçeneği sağlarken, çift dahili hoparlör sayesinde ayrı bir hoparlör sistemi bağlantısına ihtiyaç kalmıyor. Vestel All In One PC, Intel High Definition Audio teknolojisiyle yüksek kalitede ses çıkışı sağlıyor. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1440 X 900 çözünürlüğü sayesinde aynı anda birden fazla pencere kullanımıyla daha rahat çalışabilme imkanı sunan üründe Microsoft XP Starter Edition İşletim Sistemi ve Intel'in özel merkezi işlem ünitesi ATOM CPU bulunuyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Vestel All In One PC - Teknik Özellikler:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;• 19” WXGA Panel (49 ekran)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;• Vista Starter Microsoft işletim sistemi&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;• 1440 X 900 Çözünürlük&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;• Intel® Atom™ N270 İşlemci teknolojisi (512K Cache, 1.60 GHz, 533 MHz FSB)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;• 1.60 Ghz İşlemci Hızı&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;• Orijinal Microsoft® Vista® Starter Edition Türkçe İşletim Sistemi&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;• Full Piyano Özel Parlak Siyah Gövde&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;• Parlak Özel Yüzey &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;• 1 GB DDR2 RAM &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;• 160 GB SATA Hard Disk (Sabit Disk) Kapasitesi&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;• TV kartı&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;• Bütünleşik Ekran Kartı&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;• 4 adet USB Girişi&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;• Antivirüs programı&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;• Ethernet (LAN) Girişi&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;• Dahili Entegre Hoparlör&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;• Wireless (kablosuz) Teknoloji&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;• Enerji Tasarruflu Çalışma Sistemi&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;• Kablosuz Klavye ve Mouse&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;• Sessiz Tasarım &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;• 12V DC Maksimum 70W&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;*TV tuner alıcısı özelliği sayesinde All In One PC ile kablolu yayınlar izlenebilir. Ayrıca, RF çıkışı olan tüm ürünler ile bağlantı yapılarak görüntü ve ses alınabilir&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7439188462303389936-6586150385468846133?l=duydukduymadk.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://duydukduymadk.blogspot.com/feeds/6586150385468846133/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7439188462303389936&amp;postID=6586150385468846133' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7439188462303389936/posts/default/6586150385468846133'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7439188462303389936/posts/default/6586150385468846133'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://duydukduymadk.blogspot.com/2009/05/bilgisayar-kasas-tarih-oluyor.html' title='Bilgisayar kasası tarih oluyor'/><author><name>mercek06</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/_TAgWY39vLhw/SXWuoREVkNI/AAAAAAAAFuQ/3uAot9z3TeA/S220/Resim+010.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_TAgWY39vLhw/SgVQt1LJSMI/AAAAAAAAF1c/StQ9HiKxFQw/s72-c/vestel_all_in_one_pc3b94a7103b8f0febby.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7439188462303389936.post-6852632069890766062</id><published>2009-05-03T07:08:00.000-07:00</published><updated>2009-05-03T07:09:38.821-07:00</updated><title type='text'>Kene çıkarmak için süper bir çözüm !</title><content type='html'>&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_TAgWY39vLhw/Sf2lmQCa0hI/AAAAAAAAF08/I1xnywHKK6M/s1600-h/untitled.bmp"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 147px; height: 200px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_TAgWY39vLhw/Sf2lmQCa0hI/AAAAAAAAF08/I1xnywHKK6M/s200/untitled.bmp" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5331599610435260946" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Bolu İl Genel Meclisi Üyesi olan Fahrettin Tanyar, insan vücuduna yapışan bir keneyi çıkarmak için kolay ve pratik bir çözüm yolu keşfetti. Fahrettin Tanyar, bir enjektörün ucunu kesip hava basıncıyla keneyi çıkarıyor. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kenenin cildi kesmeden ve operasyona gerek kalmadan nasıl çıkarılacağını günlerce düşünen Fahrettin Tanyar, çözümü hava basıncında buldu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Enjektörün ucundaki kısmı bıçak ile kesen ve düzgün olması için de zımparalayan Tanyar, enjektörün içine 3 damla sabunlu su koyuyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ardından ucu kesilmiş enjektör kenenin bulunduğu bölgeye konularak üstünde vakum etkisi yaptırılıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Cilt kene ile birlikte vakumun etkisiyle şişiyor ve yapışan kene bir süre sonra basıncın etkisi ile yapıştığı yerden çıkıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tanyar, enjektör ile kene çıkartma yöntemini aşama aşama fotoğraflayarak İl Sağlık Müdürlüğü'ne gönderdi. İl Sağlık Müdürlüğü yetkilileri de enjektör yöntemini deneyerek sonucun olumlu olduğu kararına vararak, yeni kene çıkartma tekniğini olumlu buldu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Enjektör ile kene çıkartma tekniğini ilk olarak kendi üzerinde denediğini ve olumlu sonuç aldığını belirten Tanyar, "Arazide sürekli bulunan askerlerimiz, avcılarımız, köylülerimiz, hayvancılık yapan insanlarımız hiç olmazsa sağlık kuruluşuna gitmeden önce keneyi çıkartabilecekler. Enjektörün hava basıncı ile keneyi yapıştığı yerden çok basit bir şekilde alabilirler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Halkımıza yararlı olacağını düşünüyorum. Bunu hazırladığım fotoğraflar ile İl Sağlık Müdürlüğünü'de sundum. Sağlık Müdürlüğü yetkilileri de denemişler ve olumlu olduğunu söylediler. Kendi deneylerimizle de olumlu sonuç aldık. Kullanılmasının yararlı olacağı düşüncesindeyim" dedi.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7439188462303389936-6852632069890766062?l=duydukduymadk.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://duydukduymadk.blogspot.com/feeds/6852632069890766062/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7439188462303389936&amp;postID=6852632069890766062' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7439188462303389936/posts/default/6852632069890766062'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7439188462303389936/posts/default/6852632069890766062'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://duydukduymadk.blogspot.com/2009/05/kene-ckarmak-icin-super-bir-cozum.html' title='Kene çıkarmak için süper bir çözüm !'/><author><name>mercek06</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/_TAgWY39vLhw/SXWuoREVkNI/AAAAAAAAFuQ/3uAot9z3TeA/S220/Resim+010.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_TAgWY39vLhw/Sf2lmQCa0hI/AAAAAAAAF08/I1xnywHKK6M/s72-c/untitled.bmp' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7439188462303389936.post-5954127589530323636</id><published>2009-05-02T02:25:00.001-07:00</published><updated>2009-05-02T02:25:44.186-07:00</updated><title type='text'>IHPONE'U BIRAK HIPHONE'A BAK</title><content type='html'>&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_TAgWY39vLhw/SfwRkoX607I/AAAAAAAAF00/xQDv5wAoPYE/s1600-h/43992-ihponeu-birak-hiphonea-bak-Resim.jpg"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 200px; height: 150px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_TAgWY39vLhw/SfwRkoX607I/AAAAAAAAF00/xQDv5wAoPYE/s200/43992-ihponeu-birak-hiphonea-bak-Resim.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5331155379910529970" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Apple'ın popüler telefonu iPhone'u bir kenara bırakın. İşte Çinlilerin yeni harikası HiPhone...&lt;br /&gt;....................&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Apple logosuna benzeyen bir logosu olan ve şekilce de iPhone'a benzeyen HiPhone, Çin'de kapış kapış gidiyor. Satıcıları HiPhone'un orijinali kadar yetenekli olduğunu söylemekten de geri kalmıyorlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu sahte telefon furyasından zarar gören ise sadece Apple değil. Samsung, Nokia ve Motorola da payına düşeni alıyor. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çin'de yeni çıkan gözde telefonları anında parçalayıp üreten çok büyük alternatif dağıtım zincirleri var. Aslında bu çok ucuz cihazların orijinallerine benzemekten başka yapabildikleri pek bir şey yok. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sahta telefonlar Çin'le de sınırlı kalmıyor. Buralardan Ortadoğu, Avrupa ve Amerika'ya kadar ulaşıyorlar. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Özellikle cep telefonu aksesuar üreticilerinin Çin hükümetine sahte üretimin duydurulması konusunda yaptığı görüşmeler ise hep sonuçsuz kalıyor.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7439188462303389936-5954127589530323636?l=duydukduymadk.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://duydukduymadk.blogspot.com/feeds/5954127589530323636/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7439188462303389936&amp;postID=5954127589530323636' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7439188462303389936/posts/default/5954127589530323636'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7439188462303389936/posts/default/5954127589530323636'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://duydukduymadk.blogspot.com/2009/05/ihponeu-birak-hiphonea-bak.html' title='IHPONE&apos;U BIRAK HIPHONE&apos;A BAK'/><author><name>mercek06</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/_TAgWY39vLhw/SXWuoREVkNI/AAAAAAAAFuQ/3uAot9z3TeA/S220/Resim+010.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_TAgWY39vLhw/SfwRkoX607I/AAAAAAAAF00/xQDv5wAoPYE/s72-c/43992-ihponeu-birak-hiphonea-bak-Resim.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7439188462303389936.post-8029173425058080135</id><published>2009-05-01T13:01:00.001-07:00</published><updated>2009-05-01T13:02:01.272-07:00</updated><title type='text'>HZ. PEYGAMBER'İN MEKTUBU SATIŞA ÇIKARILDI</title><content type='html'>&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_TAgWY39vLhw/SftVM6rlILI/AAAAAAAAF0s/VdMSKes4euo/s1600-h/mektup.jpg"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 200px; height: 150px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_TAgWY39vLhw/SftVM6rlILI/AAAAAAAAF0s/VdMSKes4euo/s200/mektup.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5330948264321949874" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Yemenli bir koleksiyoncu, Hz. Peygamber (sav)'in Herakliyus'a gönderdiği mektubun orijinalini 41 milyon dolara satışa çıkardı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;TİMETURK &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Katar'ın Başkenti Doha'da bulunan Hasan el-Kaşam Yemenli bir koleksiyoner Peygamber efendimizin (sav) Rum Kralı Herakliyus'a yazdığı mektubun orijinal kopyası olduğunu iddia ettiği bir mektubu satışa çıkardı. 1400 yıl önce yazıldığı iddia ettiği orijinal olduğunu vurguladığı mektubun Peygamberimizin mührünü taşıdığını söyleyen Yemenli koleksiyoner Almanya'daki labaratuvarlarda yapılan testlerle bu iddiasının kanıtlandığını ileri sürdü.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Konuyla ilgili Timeturk'e konuşan Hasan el-Kaşam "Almanya'da konusunda uzman labaratuvarlarda test ettikten ve Almanya ve Mısır'daki tarihi el yazması eser uzmanlarına gösterdikten sonra bu mektubun orijinal olduğuna yüzde yüz inandım" dedi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Orijinal mektubun gerçek sahibinin kendisi olduğunu vurgulayan Yemenli eserin atalarından aileye miras kaldığını ve ailenin İslam'ın hazinelerinden biri olması nedeniyle esere gözleri gibi baktıklarını kaydetti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;El-Kaşam "Bu eseri koruma altına alacak, esere hakettiği değeri verecek ve Peygamberimiz (sav)'in zamanın devlet başkanlarıyla krallarını bu mektupla İslam'a davet ederken sergilemiş olduğu hoşgörüyü şimdiki ve gelecek kuşaklara aktaracak bir makam arıyorum" dedi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Mektubun değerini verecek, onu koruyacak ve daha fazla insanın görebileceği bir yerde sergileyecek İslami uzman bir kuruma satmak istediğini belirten el-Kaşam, Müslüman bir kuruma satma girişimlerim sonuçsuz kalırsa, Londra'da el yazması, koleksiyon ve değerli eserlerin satıldığı bir müzayedede satışa çıkarmak zorunda kalacağını söyledi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;41 milyon dolardan aşağı bir fiyat kabul etmeyeceğini söyleyen el-Kaşam, Katarlı ve Ürdünlü koleksiyonculardan kendisine gelen alım tekliflerini değerlendirdiğini ifade etti. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;MEKTUBUN İÇERİĞİ&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sahihi Buhari ve Müslim ile İbn-i Hişam'ın Siret-i Nebevi adlı kitabına istinaden Peygamber efendimiz (sav) Rum Kralı Herakliyus'a gönderdiği mektubun içeri şöyle:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Bismillahirrahmanirrahim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Allah'ın elçisi Muhammed'den Rum'un büyüğü Herakliyus'a,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Selam hidayete tabi olanlara olsun.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Emmâ ba'd! Seni İslâm'a çağırıyorum. İslâm'a gir, selâmeti bul! Allah da ecrini iki kat versin. Yüz çevirirsen, bütün tebeanın günahı üzerine olsun. "Ey Ehl-i Kitap! Sizinle bizim aramızda müşterek olan bir söze gelin: Allah'tan başkasına ibadet etmeyelim. Ona hiçbir şeyi ortak koşmayalım, Allah'ı bırakıp da birbirimizi Rabb edinmeyelim.! Eğer onlar yüz çevirirse siz deyin ki: "Şâhit olun, biz Müslümanlarız" (Âl-i İmran 64)."&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Timeturk'un incelediği koleksiyoncunun mektubuyla bu mektubun içeriği aynı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ailesiyle de ilgili bilgi veren Yemenli şunları söyledi:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Ben çok köklü bir aileden geliyorum. Ailem Arap Yarımadası'nda yaşayan tanınmış bir Arap kabilesine mensuptur. Ailem ilim ve fıkıh ehlidir. Dedemin hayatın birçok alanında eserleri bulunmaktadır. Sıfatu Cezireti Arap ve el-İklil (onuncu cilt) gibi Arapların neseplerini anlatan kitaplarda bulabilirsiniz. Peygamber efendimizin (sav) mektubu gibi değerli eser ve eski el yazması kitapları nesilden nesile hiçbir zarar vermeden korumamız şeref ve nesep olarak bize yeter."&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;El Kaşam, mektubu neden Katar'da ve şimdi satmak istediği şeklindeki bir soruya şöyle cevap verdi; "Tüm dünyaya mektubun asıl sahibinin ben olduğumu ispatlamak ve hakaretlere uğradığı bu günlerde peygamberimize bir nebze yardım etmek ve Peygamberimizin insanlara hitap ederken sergilemiş olduğu rahmet ve güzel ahlakın boyutunu göstermek istedim."&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ÖZEL BİR KÂĞIT&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Mektubun kesinlikle orijinal olduğunu belirten el-Kaşam, hiç kimsenin bunun aksini kimse ispatlayamacağını belirtti. Bu mektubu aile olarak vasiyet yoluyla babadan oğula tevarüs ettiklerini söyleyen el-Kaşam, "mektubun orijinalliğinden yana bir şüphesi olan mektubu alsın baksın, incelesin, diğer el yazması eserlerle karşılaştırsın, mektubun gerçek yaşını görecektir" dedi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;El Kaşam, "Elimde mektubun eski olduğunu ve en az bin yıllık olduğunu gösteren Almanya ve Mısır'dan ilgili uzman kurumlardan aldığım resmi belgeler bulunmaktadır. Hicri ikinci yüzyıldan bu yana elimdeki mektubun kâğıdı gibi kâğıt kullanılarak bir el yazması eser yazılmadı" diye konuştu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Atalarım eskiden beri ender ve değerli kitapları biriktirmek istediklerinden içinde bin yıllık geçmişi bulunan ender kitap ve el yazması eserin de bulunduğu ve hiçbir islam ülkesinde eşi olmayan bir kütüphane bıraktığını bu kütüphanede binden fazla kitap ve el yazması eserin olduğunu bazılarının sayfa sayısının bin beş yüzü bulduğunu söyledi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ORİJİNAL KOPYA&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Elindeki kopyanın orijinalliğinden nasıl bu kadar emin olduğu sorusuna Yemenli koleksiyoner Alman kurumların elindeki kopyanın orijinal olduğunu ve sahtesinin yapılmasının mümkün olmadığını kabul ettiklerini söyledi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Doha'da kendisine eşlik eden bir arkadaşıyla birlikte Almanya'ya gittiği Erlangen Üniversitesi gibi ülkenin dünyaca meşhur labaratuvarlarında Karbon 41 metoduyla bu mektubu incelettiğini bu labaratuvarların bu mektubun orijinal olduğunu ve bin yıldan fazla bir geçmişi olduğunu teyit ettiklerini söyledi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Alanının en büyük uzmanlarından Berlin Arapça El Yazması Eserler Kütüphanesi Müdürü Kurio'ya da göstermiş.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Berlin Müzesi Arap el yazması eserleri bölüm müdürü ve Köln Üniversitesi eğitmen Profesör Diem'e ve Mısır Kütüphanesi'nden Dogf Groghmann'a da göstermiş hepsinin mektubun orijinal olduğunu teyit ettiklerini sahtesinin yapılamayacağını ve 1200 yıldan fazla bir geçmişi olduğunu teyit ettiklerini söylemişler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İstanbul'da Topkapı Müzesi'nde ve Al-i Beyt Cemiyeti gibi çevrelerin de mektubun orijinali elinde bulundurduklarına dair iddialar ne diyeceksiniz şeklindeki bir soruya yemenli koleksiyoncu "Benim elimdeki mektup orijinal bunun aksini iddia eden bilimsel yollarla bu iddiasını ispatlamak için uzmanlara göstermeli" dedi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;El Kaşam, mektubun eline nasıl geçtiği şeklindeki bir soruya ise şöyle cevap verdi: "Allah'a şükür ailemiz birbirine bağlı ayrıca atalarım kitap ve el yazması eserlerin kıymetini biliyor, bu açıdan mektubu da koruyarak günümüze kadar gelmesini sağladılar."&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Mektubu babanızdan nasıl teslim aldınız şeklindeki soruya "babam ölmeden önce bana ud ağacından ahşap bir sandık verdi, sandığın içerisinde aralarında peygamber efendimizin Herakliyus'a gönderdiği mektup olmak üzere çok değerli bir hazine olduğunu ve bu emanetleri korumamı istedi. Ben de babamın vasiyeti üzerine bu sandığı ve mektubu halen koruyorum" diye cevap verdi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ALTIN VARAKLI İKİ MUSHAF&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Altın suyuyla yazılmış iki mushafın daha olduğunu söyleyen el-Kaşam bunların biri hicri 645 yılında diğeri ise hicri 983 yılında kaleme alınmış.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ayrıca elinde İmam Şafiiye ait bir mektup, Abdullah Bin Miftah'ın el-Azhar şerhi, Fethü'l Bari Şerhu Sahihi'l Buhari, Kitabü'l Beyan, Mucamma'l Enhar Fi Şerhi Multakil Ebhar, ed-Dardir'in eş-Şerh el-Kebiri, eş-Şevkani'nin Fethü'l Kadiri, el-Bedai ve el-Ahkâm es-Sultaniye ve es-Suyuti'nin el-Camii es-Sağir gibi yazma eserler de var.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7439188462303389936-8029173425058080135?l=duydukduymadk.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://duydukduymadk.blogspot.com/feeds/8029173425058080135/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7439188462303389936&amp;postID=8029173425058080135' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7439188462303389936/posts/default/8029173425058080135'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7439188462303389936/posts/default/8029173425058080135'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://duydukduymadk.blogspot.com/2009/05/hz-peygamberin-mektubu-satisa-cikarildi.html' title='HZ. PEYGAMBER&apos;İN MEKTUBU SATIŞA ÇIKARILDI'/><author><name>mercek06</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/_TAgWY39vLhw/SXWuoREVkNI/AAAAAAAAFuQ/3uAot9z3TeA/S220/Resim+010.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_TAgWY39vLhw/SftVM6rlILI/AAAAAAAAF0s/VdMSKes4euo/s72-c/mektup.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7439188462303389936.post-4225788312430122519</id><published>2009-05-01T12:59:00.000-07:00</published><updated>2009-05-01T13:00:19.206-07:00</updated><title type='text'>Dünya'nin en gizemli 9 nesnesi</title><content type='html'>2 bin yıllık pil &lt;br /&gt;Alman arkeolog Wilhelm Konig tarafından 1938'de Irak'ın başkenti Bağdat'ın yakınlarında bulunan 2 bin yıllık pil, bilim adamlarını şaşkına düşürdü. Konig, 13 santimetre boyundaki toprak bir kabın içine monte edilmiş bir bakır silindir, onun etrafındaki demir çubuk ve testinin ağzını kapatan asfalttan oluşan bu nesneyi "dünyanın en eski pili" olarak tanımladı. Pilin 2 volt enerji ürettiği saptanırken, 1800'lü yularda modern pili icat eden Alessandro Volta adlı İtalyan kontunun da şöhretine gölge düştü. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir nevi bilgisayar &lt;br /&gt;1900 yılında Girit açıklarındaki bir batıkta araştırma yapan bilim adamları ilginç bir cisme rastladı. Tahta bir muhafazanın içine yerleştirilmiş bir dizi bronz dişliden oluşan bu garip nesnenin kasası, yüzeye çıkarıldığı anda dağıldı ve cihazın içindeki karmaşık yapı ortaya çıktı. Yapılan çalışmaların ardından, bu aygıtın Ay, Güneş ve diğer gezegenlerin konumlarını hesaplamak ve istendiği anda bunların pozisyonlarına yönelik tahminlerde bulunmak için geliştirildiği anlaşıldı. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gizemli kuru kafa &lt;br /&gt;Maya dönemine ait 1000 yıllık bu kristal kuru kafa, tek bir blok kristal üzerine oyma olarak yapılmış. Nasıl yapıldığı hala anlaşılamayan kuru kafanın altından tutulan ışık, doğrudan göz çukurundan yansıyor. Bu teknolojinin bugün bile mümkün olmadığı söyleniyor. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Alüminyumdan kemer tokasıM.S. 300'lü yıllarda ölen Çinli general Çou Çou'nun mezarında 1956 yılında bulunan kemerin tokası, yüzde 85 oranında alüminyumdan yapılmış. Ama doğada sadece bileşik olarak bulunan alimünyumun diğer maddelerden ayrıştırılarak tek bir madde olarak kullanılabilmesi ilk kez 19. yüzyılda mümkün olmuştu. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1000 yılda yapılan kent &lt;br /&gt;Pasifik Okyanusu'ndaki Mikronezya adası yakınlarına kurulu antik Nan Madol kentinin inşası, M.Ö 200'de başladı ve 1000 yıl sürdü. 250 milyon tonluk dev bazalt bloklar kullanılarak yapılan bu kent, 100 yapay adayı kanallarla birbirine bağlıyor. Bu kadar bazaltın bölgeye nasıl getirildiği ise hâlâ sır. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Uzaylılara iniş pisti &lt;br /&gt;Peru'nun Pampa sahilindeki 450 kilometrekarelik alan üzerine çizili motifler, M.O. 300 üe M.S. 600 arasındaki dönemi kapsayan hayvan ve bitki şekillerini resmediyor. Nazca medeniyeti tarafından yapıldığı düşünülen bu garip motiflerin, uzaylılar için bir iniş pisti vazifesi gördüğü öne sürülüyor. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Concorde'un atasıM.Ö 200'de yapıldığı sanılan bu nesne, 1898 yılında Mısır'da bir lahitte bulundu. Ancak gerçek uçaklar icat edilene kadar ne olduğu konusunda kimse bir fikir beyan edememişti. 1972'de arkeolog Halil Mesiha bunun bir model uçak olduğunu, mükemmel bir aerodinamiğinin bulunduğunu ve kanatlarının Concorde'u andırdığını iddia etti. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çekicin sırrı &lt;br /&gt;Tahta sap ve demir tokmaktan oluşan bu çekiç, 1936'da Teksas'ta 400-500 milyon yıllık bir kayanın içine gömülü olarak bulundu. Modern bir aletin tarih öncesi bir kaya kütlesinin içine nasıl girdiği bir yana, çekiçte kullanılan demirin günümüz demirlerinden bile saf olması bilim adamlarını hayrete düşürdü. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Harçsız taş set &lt;br /&gt;Peru'nun Cusco bölgesindeki bir İnka kalesinin etrafını 360 metre boyunca zikzak yaparak saran 9 metrelik setlerin yapımında, tanesi 300 tona varan kireçtaşı blokları kullanılmış. Ancak hiç harç kullanılmamasına rağmen bu kayalar, arasına bıçak bile sokulamayacak kadar mükemmel yerleştirilmiş.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7439188462303389936-4225788312430122519?l=duydukduymadk.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://duydukduymadk.blogspot.com/feeds/4225788312430122519/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7439188462303389936&amp;postID=4225788312430122519' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7439188462303389936/posts/default/4225788312430122519'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7439188462303389936/posts/default/4225788312430122519'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://duydukduymadk.blogspot.com/2009/05/dunyanin-en-gizemli-9-nesnesi.html' title='Dünya&apos;nin en gizemli 9 nesnesi'/><author><name>mercek06</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/_TAgWY39vLhw/SXWuoREVkNI/AAAAAAAAFuQ/3uAot9z3TeA/S220/Resim+010.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7439188462303389936.post-7934505606021017344</id><published>2009-04-27T04:54:00.000-07:00</published><updated>2009-04-27T05:12:08.028-07:00</updated><title type='text'>Yetiştirdikleri ürünleri satamayan İsrailli üreticiler hükümete boykotu şikâyet etti.</title><content type='html'>&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_TAgWY39vLhw/SfWdKClU6lI/AAAAAAAAF0c/pE_fZcuMF7c/s1600-h/boykot-liste.jpg"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 200px; height: 152px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_TAgWY39vLhw/SfWdKClU6lI/AAAAAAAAF0c/pE_fZcuMF7c/s200/boykot-liste.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5329338529880533586" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Terörist İsrail’in Filistinli sivil halkı barbarca katletmesi üzerine İslam ülkelerinde başlatılan boykot çağrıları Siyonistlere ciddi bir darbe indirdi. Türkiye’de satışları durma noktasına gelen İsrail menşeli firmalar boykotu delmek için kampanya üstüne kampanya düzenlemeye başladılar. Boykot kampanyasını başlatan Tüketiciler Birliği Başkanı Nazım Kaya da yaptığı açıklamada boykotun daha da yaygınlaşacağını söyledi. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir yandan dünya genelinde İsrail’in katliamlarına her geçen gün tepkiler artarken, öbür taraftan Siyonist İsrail mallarına yönelik boykot çağrıları artarak devam ediyor. İsrailli meyve ve sebze üreticileri yurt dışına gönderdikleri ürünlerde ciddi bir talep azalması olduğu şikâyetiyle hükümete başvurdu. Türkiye’de ise satışları ciddi manada azalan Siyonist firmaları kampanya üstüne kampanya başlatarak boykotun etkisinden kurtulmaya çalışıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ÜRÜNLER DEPOLARDA ÇÜRÜYOR&lt;br /&gt;İsrail ürünlerine karşı başlatılan boykotlar nedeniyle zor günler geçiren İsrailliler, depoların, alımı iptal edilen ve çürümeye terk edilen mallarla dolu olduğunu söylüyor. Depolarda kalan malları koruyabilmek için soğutma ünitelerine yerleştirmek zorunda kalan Yahudi üreticiler, artan ekonomik zarardan da endişeli. İsrail haber ajansı Ynet’e göre, ciddi anlamda satış düşüşü yaşanan ülkelerin başında Ürdün, İngiltere ve İskandinavya ülkeleri geliyor. Yahudi üreticiler, Gazze saldırılarından önce boykot olmadığını kaydederek, “Her geçen gün daha kötüye gidiyor, her gün boykot çağrısı yapan sesler daha da yükseliyor” diyerek İsrail hükümetinin tedbir almasını istediler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;SİYONİSTLER BOYKOTU DELMEK İÇİN BİNBİR TAKLA ATIYORLAR&lt;br /&gt;Katliamlara en sert tepki gösteren kurumların başında gelen Tüketiciler Birliği Başkanı Nazım Kaya ise Türkiye’deki İsrail firmalarının çok zor durumda olduklarını söyledi. Boykotla beraber Türkiye’deki İsrail malı satışlarının ciddi manada düştüğünü ifade eden Kaya, “Her yerden bize raporlar geliyor. İsrail firmaları boykotu delmek için alt bayilerine olmadık yöntemler uyguluyor. Kampanya üstüne kampanya düzenliyorlar. Ürünlerde yüksek indirimlere gidiyorlar. Ekstra ürünler ve hediyeler vermeye başladılar” dedi. Boykotun çok büyük bir etkisinin olduğunu ifade eden Kaya, “Bu gün atılan füzelerin, mermilerin her biri bizim aldığımız malların parası ile alındı. Ancak bundan sonra bu böyle olmayacak. Bu katliamlarla beraber boykot şu ana kadar hiç olmadığı kadar büyüdü. Bugün bütün dünya milletleri Siyonist vahşete lanet yağdırıyor. Başlattığımız boykotun yankılarını çok net görüyoruz” diye konuştu. Terörist İsrail’in tek taraflı ateşkesinin bir aldatmaca olduğuna dikkat çeken Kaya, “Siyonist katiller dinlenmek için katliama ara verdiler. Çünkü insanları katletmek İsrail’in devlet politikasıdır. O yüzden bu saldırı bitse bile boykot devam edecek. Biz ömür boyu İsrail’i boykot edeceğiz. İsrail firmaları, ürünleriyle üç milyonluk Yahudi nüfusuna hitap ederek ayakta kalamaz. O yüzden bize ve diğer ülkelere yöneliyor. Ancak onların yaşaması bu katliamların devam edeceği anlamına geliyor” şeklinde konuştu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Öte yandan; İsrail ve Amerikan ürünlerine karşı boykot çağrıları her geçen gün artıyor. Malezya ve Norveç gibi ülkelerde boykot resmi bir boyut kazanırken, dünyanın her köşesinde sürekli seslendirilen boykot çağrıları daha geniş kitlelere ulaşıyor.&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Boykottaki İsrail firmaları listesi&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İşte terör devleti işkalci İsrail'e parasal yardım yapan firmaların ayrıntılı listesi...&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Coca Cola Company &lt;br /&gt;ABD’ye aittir.1966 yılından beri İsrail ekonomisine düzenli olarak katkıda bulunmaktadır.ve işgalci İsrail devleti tarafından ekonomik desteğe karşılık olarak çeşitli ödüller almıştır. Ayrıca şirket temsilcileri son yıllarda sürekli olarak ‘Friends of Israel” gibi siyonist organizasyonlara katılmaktadır. Coca Cola Company’e bağlı içecekler: Coca Cola, Fanta, Sprite Schweppes, Cappy meyve suları, Turkuaz su, Damla su.&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;McDonalds &lt;br /&gt;McDonalds şirketi ABD’nin İsrail’e askeri,ekonomik ve diplomatik destek için vermesi için çalışan “Jewish United Fund”un en büyük ortaklarından biridir. Bu şirketin İsrail’de onlarca şubesi vardır ve İsrail ekonomisine destek olmaktadır. Ayrıca McDonalds’ın yöneticilerinden Jack M. Greenberg “Amerikan-İsrail Endüstri Topluluğu” (American-İsrael Chamber of Commerce and lndustry mc.) şirketinin başkanlarındandır.&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Starbucks &lt;br /&gt;Starbucks’un sahibi Howard Shultz aktif bir siyonisttir ve 1998de ABD ve İsrail ilişkilerine katkılarından dolayı “İsrail Siyon Odülü” (The Israel 5Oth Anniversary Friend of Zion Tribute Award) almıştır. Ayrıca ABD’nin Irak ve Afganistan işgalini desteklemektedir ve ABD askerleri için Afganistan’da özel bir şube açmıştır.&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Pizza Hut: &lt;br /&gt;İsrail’de şubeler açarak siyonist ekonomiye katkıda bulunmaktadır.&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Domino's Pizza: &lt;br /&gt;İsrail’de şubeler açarak siyonist ekonomiye katkıda bulunmaktadır.&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Kraft Foods: &lt;br /&gt;Tang,Toblerone, Milka, Jacobs&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;ABD’NİN OLMAYIP İSRAİL’E EKONOMİK DESTEK VEREN MARKALAR&lt;br /&gt;Bu firmaların bazıları Fransa’ya bazıları İngiltere’ye ait. Hepsinin ortak noktası İsrail’e ekonomik destek vermeleri.&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Nestle: &lt;br /&gt;1998'de İsrail’e ekonomik katkılarından dolayı İsrail başbakanı Benjamin Netanyahu tarafından ödüllendirilmiştir. 2000 yılında ise İsrail’e milyonlarca dolarlık yatırım yaptığını açıklamıştır. &lt;br /&gt;Nestle’ye alt markalar: Maggi, Nesfit, Nestea, Kitkat, Nesquik, Nescafe, CoffeeMate&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Danone: &lt;br /&gt;İsrail ekonomisine katkılarından dolayı 1998'de İsrail başbakanı Benjamin Netanyahu tarafından ödül almıştır. &lt;br /&gt;Danone’ye ait yiyecek ve içecekler: Hayat Su, Evian su, Danette, Danino, Activia, Danone yoğurt&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Unilever: Algida, Knorr&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Johnson Johnson &lt;br /&gt;İsrail’e verdiği ekonomik destekten dolayı 1998’de eski İsrail başbakanı Netanyahu’dan ödül almıştır. Ayrıca İsrail şirketi Biosense’i 400 milyar dolara satın almıştır.&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Timberland &lt;br /&gt;Başkanı Jefirey Swartz aktif bir siyonisttir ve sürekli İsrail’e destek ziyaretlerinde bulunur.&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Carrefour &lt;br /&gt;Siyonist İsrailli Detta Galil firmasıyla düzenli alışveriş ve ticari ortaklık içerisindedir.&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Caterpillar &lt;br /&gt;Bu şirket İsrail Ordusuna Filistinlilerin evlerini yıkmakta kullandıkları buldozerleri bağışlamaktadır.&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Citibank &lt;br /&gt;ABD’ye aittir ve İsrail’e ekonomik destek vermektedir.&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Disneyl EuroDisney &lt;br /&gt;Wait Disney Florida’daki “Milenyum gösterisi”nde -BM’nin 242.,237. ve 405.ci kararlanna göre işgal altında olan- Kudüs’ü İsrail’in başkenti olarak göstermektedir ve bunun için İsrail’den 1 .8 milyar yardım almıştır.&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;IBM &lt;br /&gt;Genel danışmanı ve başkanlarından biri olan Lawrence Ricciardi,şirketlerinin 1700 İsrailli çalıştırdığını söyleyip,siyonist İsrail gazetesi The Jeruslem Post ile bir roportaj yaparak “Bu değerli ülke (İsrail) ve temsil ettiği büyük düşünceler IBM için çok önemlidir” demiştir. Ayrıca IBM, “Amerika-İsrali Dostluk Topluluğu”nun Ariel Şaron tarafndan düzenlenen “demokrasi ödülleri” yemeğine (America-Israel Friendship League Partners for Democracy Awards) katılan üç Amerikan şirketinden biriydi. 2002 yılının Mayısında “İsrail- Amerika Ticaret Odası” (!srael-America Chamber of Commerce) tarafından İsrail’e desteğinden dolayı ödüllendirilmiştir.&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Intel &lt;br /&gt;İsrail’in en büyük destekçilennden olup ABD dışındaki ilk şubesini 1974’te İsrail’de Hayfa şehrinde açmıştır. Ayrıca lntel’in fabrikasını kurduğu “Qiryat Gat” bölgesi, İsrail’in “Irak el Manşiya” adlı Filistin köyündeki 3000 Filistin'li köylüyü kovmasından ve evlerini yıkmasından sonra kurulmuştur.&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Nokia &lt;br /&gt;Genel müdürleri Lars WoIf siyonist İsrail'li gazete The Jerusalem Post ile yaptığı bir roportajda “Her açıdan İsrail'e yoğunlaşıyoruz,çünkü “Project lsrael” adlı İsrail’e destek vermemize dayanan bir projemiz var” demiştir. Ayrıca Nokia, 2000 Aralık ayında 500 milyar dolarlık bir yardımı İsrail'li şirketlere bağışlamıştır.&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;L’oreal, Maybelline, Max Factor &lt;br /&gt;L’oreal şirketi “Amerikan Yahudi Koflgresi” (American Jewish Congress) tarafından İsrail’in dostu olduğu için kutlanmıştır. 1998'de L’oreal şirket temsilcisi, eski İsrail başbakanı Benjamin Netanyahu tarafından siyonizme ekonomik desteğinden dolayı ödül almıştır.&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Victoria’s Secret, Marks 8 Spencer, Ralph Lauren, Giorgio Armani, GAP, Banana Republic, Hugo Boss, M&amp;S,DKNY, Donna Karan, Tommy Hilfiger, Calvin Klein&lt;br /&gt;Bu markalar İsrail’in en büyük tekstil şirketi Delta Galil’le ticari ilişkidedirler ve para kazandırdıkları Delta Galil’in başındakiler siyonist politikacı Ehud Barak’ la yakın ilişki içerisindedir.&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Kimberly-Clark Kleenex, Kotex, Huggies &lt;br /&gt;İsrail’e verdiği ekonomik destekten dolayı 1998’de eski İsrail başbakanı Netanyahu’dan ödül almıştır.&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Shell, BP, Philip Morris tütün ürünleri vd.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7439188462303389936-7934505606021017344?l=duydukduymadk.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://duydukduymadk.blogspot.com/feeds/7934505606021017344/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7439188462303389936&amp;postID=7934505606021017344' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7439188462303389936/posts/default/7934505606021017344'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7439188462303389936/posts/default/7934505606021017344'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://duydukduymadk.blogspot.com/2009/04/yetistirdikleri-urunleri-satamayan.html' title='Yetiştirdikleri ürünleri satamayan İsrailli üreticiler hükümete boykotu şikâyet etti.'/><author><name>mercek06</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/_TAgWY39vLhw/SXWuoREVkNI/AAAAAAAAFuQ/3uAot9z3TeA/S220/Resim+010.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_TAgWY39vLhw/SfWdKClU6lI/AAAAAAAAF0c/pE_fZcuMF7c/s72-c/boykot-liste.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7439188462303389936.post-5040128456362575041</id><published>2009-04-14T04:56:00.001-07:00</published><updated>2009-04-14T04:56:48.412-07:00</updated><title type='text'>Hangi siteler güvenli..</title><content type='html'>Adresi&lt;br /&gt;http:// ile başlayan sitelerde dolduracağınız form’lar başkaları tarafından da görülebilir. Bu nedenle sakın kredi kartı bilgilerinizi yazmayın. Kredi kartı bilgileriniz başkaları tarafından da görülebilir.&lt;br /&gt;https:// ile başlayan siteler emniyetli olup başkaları tarafından görülemez.&lt;br /&gt;Siz bu adres farkını biliyorsanız, lütfen bilmeyenlere anlatın ve böyle bir hata yapıp üzülmelerini önleyin.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7439188462303389936-5040128456362575041?l=duydukduymadk.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://duydukduymadk.blogspot.com/feeds/5040128456362575041/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7439188462303389936&amp;postID=5040128456362575041' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7439188462303389936/posts/default/5040128456362575041'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7439188462303389936/posts/default/5040128456362575041'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://duydukduymadk.blogspot.com/2009/04/hangi-siteler-guvenli.html' title='Hangi siteler güvenli..'/><author><name>mercek06</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/_TAgWY39vLhw/SXWuoREVkNI/AAAAAAAAFuQ/3uAot9z3TeA/S220/Resim+010.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7439188462303389936.post-636679021781810149</id><published>2009-02-21T01:20:00.001-08:00</published><updated>2009-02-21T01:21:07.056-08:00</updated><title type='text'>12 MP'lik inanılmaz cep telefonu</title><content type='html'>&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_TAgWY39vLhw/SZ_He2HxhoI/AAAAAAAAFws/sinh8QTmxgk/s1600-h/7367636.jpg"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 200px; height: 200px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_TAgWY39vLhw/SZ_He2HxhoI/AAAAAAAAFws/sinh8QTmxgk/s200/7367636.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5305178218803857026" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dünyaca ünlü Mobile World Congress etkinliğinin ilk sürpriz Sony Ericsson'dan geldi: İşte fotoğraf canavarı Idou.&lt;br /&gt;Barselona'da dün başlayan ve 19 Şubat'a kadar devam edecek olan MWC, yani Mobile World Congress etkinliğinin ilk bombası Sony Ericsson'dan geldi. Şirket, daha önce de dedikodusu yapılan 12.1 MP kameralı telefonunu resmi olarak duyurdu; ancak çok fazla ayrıntı vermedi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Idou kod adıyla tanıtılan telefon, 12.1 MP ve gerçek flaşlı bir kameraya sahip. Piyasaya çıktığında Symbian'ın son sürümü ile donatılacak olan Idou 3,5 inçlik dokunmatik bir ekrana sahip olacak. Ekran çözünürlüğünün ise 640 x 320 piksel olması bekleniyor. 3G, GPS, Bluetooth ve Wi-Fi desteği ise telefonun bilinen diğer özellikleri. Telefon hakkında açıklanan son şey ise, tam bir multimedya merkezi olacağı.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7439188462303389936-636679021781810149?l=duydukduymadk.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://duydukduymadk.blogspot.com/feeds/636679021781810149/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7439188462303389936&amp;postID=636679021781810149' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7439188462303389936/posts/default/636679021781810149'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7439188462303389936/posts/default/636679021781810149'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://duydukduymadk.blogspot.com/2009/02/12-mplik-inanlmaz-cep-telefonu.html' title='12 MP&apos;lik inanılmaz cep telefonu'/><author><name>mercek06</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/_TAgWY39vLhw/SXWuoREVkNI/AAAAAAAAFuQ/3uAot9z3TeA/S220/Resim+010.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_TAgWY39vLhw/SZ_He2HxhoI/AAAAAAAAFws/sinh8QTmxgk/s72-c/7367636.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7439188462303389936.post-4447928948919258484</id><published>2009-02-06T23:55:00.000-08:00</published><updated>2009-02-06T23:57:03.811-08:00</updated><title type='text'>Bu da TV için modem</title><content type='html'>&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_TAgWY39vLhw/SY0-yEnwNpI/AAAAAAAAFwI/xaQ0G-FLA6o/s1600-h/7246677.jpg"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 200px; height: 200px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_TAgWY39vLhw/SY0-yEnwNpI/AAAAAAAAFwI/xaQ0G-FLA6o/s200/7246677.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5299961366439802514" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;İnternet için bilgisayara gerek yok: Bu modemi TV'nize bağlayın, dilediğiniz tüm siteleri gezin...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aslına bakılırsa bu yeni bir teknoloji sayılmaz. Fakat Netgear'ın bu yeni ürünü, piyasadaki rakiplerine göre iki avantaja sahip. Bu modelin farkı ilk olarak boyutunda kendini gösteriyor. Bu modem nerdeyse cebinize sığabilecek bir boyutta.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İkinci avantajı ise bu modemi bir bilgisayara bağlamadan direk olarak televizyonunuza bağlayabiliyor olmanız. Ürünü bir bilgisayar bağlantısı kurmadan doğrudan televizyonunuza bağlayabilir ve internette Youtube ve benzeri video sitelerinde içerik arayabilir; televizyonunuzda video izleyebilirsiniz. Ayrıca TV üzerinden yayın yapan kanalları da rahatlıkla izleyebiliyorsunuz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ürün bir klavyeye sahip değil. Haliyle aklınıza "İnternette nasıl içerik arayacağız?" sorusu gelmiş olabilir. Modem sanal bir QWERTY klavyeye sahip. Kumandadaki ok tuşlarını kullanarak istediğiniz sözcükleri yazabilirsiniz. Bu baştan biraz zor gözükse de televizyonunuzda video izlemenizin keyfi bu açığı kapayacaktır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gezebileceğiniz siteler sadece video siteleri ile sınırlı değil. Dilersiniz sinema ya da torrent gibi siteleri gezebilir ve içeriklerini inceleyebilirsiniz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Donanımına baktığımızda ise, internete bağlanabilmeniz için bir Ethernet portu görüyoruz. Ürünü televizyona bağlayabilmeniz için HDMI ve A/V out girişleri de bulunuyor. Dahili bir hafızaya sahip olmayan modem USB bellekleri bağlayabileceğiniz bir USB girişine sahip. USB belleklerden ise müzik, video ve resim içeriğini izleyebiliyorsunuz.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7439188462303389936-4447928948919258484?l=duydukduymadk.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://duydukduymadk.blogspot.com/feeds/4447928948919258484/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7439188462303389936&amp;postID=4447928948919258484' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7439188462303389936/posts/default/4447928948919258484'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7439188462303389936/posts/default/4447928948919258484'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://duydukduymadk.blogspot.com/2009/02/bu-da-tv-icin-modem.html' title='Bu da TV için modem'/><author><name>mercek06</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/_TAgWY39vLhw/SXWuoREVkNI/AAAAAAAAFuQ/3uAot9z3TeA/S220/Resim+010.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_TAgWY39vLhw/SY0-yEnwNpI/AAAAAAAAFwI/xaQ0G-FLA6o/s72-c/7246677.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7439188462303389936.post-8972921678834054704</id><published>2009-01-23T09:25:00.000-08:00</published><updated>2009-01-23T09:26:13.965-08:00</updated><title type='text'>Cisimleri havada tutmanın yolu bulundu.</title><content type='html'>Amerikalı bilim adamları, cisimleri havada tutmanın nasıl başarılabileceğinin yolunu buldu&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Amerikalı bilim adamları, cisimleri havada tutmanın nasıl başarılabileceğinin yolunu buldu. Henüz bir cismin havada tutulması gerçekleştirilmedi ancak bilimciler, doğadaki en küçük parçacıkları yöneten ilkelerden oluşan "Kuantum mekaniğinin" sır dolu güçlerini kullanarak, bunun nasıl başarılabileceğinin yolunu keşfetti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Küçük nanoteknolojik makineler yapılmasına sağlayabilecek olan bu yöntemde, moleküllerin belirli birleşimleri oluşturularak, birbirlerini itmeleri sağlandı. Bu "yeni gücün" keşfinin, moleküllerin havada tutulmasını sağlayabileceği, sürtünmenin sıfır olduğu küçük, yeni kuşak cihazların yapılmasını sağlayabileceği kaydedildi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu yeni güç, çok küçük cisimlerin birbirlerine yaklaştıklarında birbirlerini çekmeleri esasına dayanıyor.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7439188462303389936-8972921678834054704?l=duydukduymadk.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://duydukduymadk.blogspot.com/feeds/8972921678834054704/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7439188462303389936&amp;postID=8972921678834054704' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7439188462303389936/posts/default/8972921678834054704'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7439188462303389936/posts/default/8972921678834054704'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://duydukduymadk.blogspot.com/2009/01/cisimleri-havada-tutmann-yolu-bulundu.html' title='Cisimleri havada tutmanın yolu bulundu.'/><author><name>mercek06</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/_TAgWY39vLhw/SXWuoREVkNI/AAAAAAAAFuQ/3uAot9z3TeA/S220/Resim+010.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7439188462303389936.post-7512574898451077361</id><published>2009-01-22T06:55:00.000-08:00</published><updated>2009-01-22T06:56:35.525-08:00</updated><title type='text'>Bermuda Şeytan Üçgeni'nin sırları!</title><content type='html'>&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_TAgWY39vLhw/SXiJGU3yjnI/AAAAAAAAFuo/iqkIK17Hwwg/s1600-h/3838.jpg"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 200px; height: 116px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_TAgWY39vLhw/SXiJGU3yjnI/AAAAAAAAFuo/iqkIK17Hwwg/s200/3838.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5294132103748947570" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;O bölgede şimdiye kadar sayısını kimsenin bilmediği kadar fazla kayıp vakası yaşanmıştır..&lt;br /&gt;O bölgede şimdiye kadar sayısını kimsenin bilmediği kadar fazla kayıp vakası yaşanmıştır ve bunlardan geriye tek bir iz bile kalmamıştır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bermuda Şeytan üçgeni, bulunduğu bölgede başlı başına bir muamma olgusu olmuştur. O bölgede şimdiye kadar sayısını kimsenin bilmediği kadar fazla kayıp vakası yaşanmıştır ve bunlardan geriye tek bir iz bile kalmamıştır. Kimsenin açıklama getiremediği bu esrarengiz fenomen, içinde bilim adamlarının da bulunduğu pek çok insan tarafından 'doğaüstü bir takım güçlerin yaptırımı' olarak algılandı ve öyle lanse edildi. Bu açıklamalar arasında kayıp kıta Atlantis'in orada bulunup (bu düşünceyle paralel olarak Atlas Okyanusu ismini almıştır.) Kayıp Kıta'nın hiçbir zaman anlaşılamayan teknolojik ve manyetik kayıp aygıtlarından birinin etkisinden veya o bölgenin defalarca Dünya dışı varlıkların ziyaretlerinde orada yarattıkları manyetik alanın bir etkisi olduğu, hatta Kristof Kolomb'un bile tuttuğu günlüklerde, o bölgede gökyüzünde uçan tanımlamaz cisimlerden bahsedildiği iddia edilmiştir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şeytan üçgeninde kaybolarak en fazla ünlenen olay 'Flight 19' idi. Oysa aynı zamanda çok sayıda uçak kaybolmuştu. Bunlar ikinci dünya savaşında Amerikan donanmasına ait bombardıman uçaklarıydı. Grumman IBM Florida Avenger tipindeki beş uçak, 5 Aralık 1945 tarihinde saat 14.00 civarında Florida'daki Fort Lauderdale donanma üssünden ayrıldıktan sonra pilotlar uçuş koşullarının gayet iyi olduğunu bildirmişlerdi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Fakat sonra Bermuda Şeytan üçgeni'nde birden bire yok oldular. Flight 19 uçağından son haber alındığında büyük bir deniz uçağı arama çalışmaları için yola çıkmıştı ve beş bombardıman uçağının tahmini yerine varıldığında alınan bir sinyal bir müddet sonra aniden yok oldu. Aynı gün birkaç saat içinde altı uçağın kaybolmasından sonra tarihin en büyük arama çalışmaları başladı. Fakat uçaklara ait tek bir parça bile bulunamadı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gemiler de kayboldu&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tabii bunların dışında bazı gemiler de kayboldu. Bunlardan biri de kaybolmadan önce Florida ve Küba arasında yardım isteyen Japon yük gemisi 'Raifuku Maru' idi. Elbette ki Bermuda Şeydan üçgeni'ndeki olayların listesi çok daha uzun. Fakat olaya farklı bir açıdan da bakmak mümkün. Mesela Amerikan sahil güvenliğin kayıtlarına göre 1975 yılında 21 gemi kaybolmuş, fakat sadece dört tanesi Bermuda Şeytan üçgeni'nde.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1976 yılında ise 28 gemiden sadece altı tanesi iz bırakmadan yok oldu. Demek ki sayılar bu alanın mutlak 'ölüm bölgesi' olduğunu pek kanıtlamıyor. Bilim adamları Bermuda Şeytan üçgeni'ndeki olayların, kanıtların hatalı bir şekilde ortaya konması, çaptırılması veya gizlenmesi nedeniyle esrarengiz bir hal aldığını söylüyorlar. Mesela 1940 yılında kaybolan 'Gloris Colita' gemisi daha sonra Meksika körfezinde bulunmuştu. Geminin bulunduğu gün hava sakindi. Ama hava raporlarına bakıldığında bölgede şiddetli fırtınaların yaşandığı ortaya çıktı. İki direkli yelkenli yırtılmış ve deponun içi su dolmuştu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bermuda Şeytan üçgeni'ndeki olayları uzaylılarla ilişkilendirenler veya (hiçbir kanıtın bulunmamasına rağmen) kayıp Atlantis kıtasının ve eski bir nükleer savaşa ait kalıntıların burada bulunması nedeniyle araçların kaybolduğunu düşünen insanlar var.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir başka iddia ise durumun bir 'dogalgaz olayi' oldugu dur.Yeraltından fışkıran dogalgazlar, sadece yüksek karaparçalarından değil, deniz ve okyanus tabanlarından da çıkarlar. çünkü deniz tabanları da üstü suyla kaplanmış alçak kara parçalarıdır. Ancak, okyanuslarçok derin olduklarindan tabanlarında büyük basınçlar vardır. Bu yüksek basınç altındaki bölgelerden çıkmak isteyen dogalgazlar, oradaki çok düşük ısının da etkisiyle katı hale dönüşürler ve 'hidrat' denilen beyaz ve tebeşirimsi bir madde haline gelirler. çok derinlere dalabilen robot kameralarının bu bölgedeki karbeyaz okyanus tabanını ve bazı gemi enkazlarını resimlemesinden sonra konuya şu bilimsel açıklama getirilmiştir: Bu bölge, 'Gulf Stream' denilen sıcak su akıntısının da geçtigi yerdir. Tabanın bazen ısınması yüzünden, bu 'tebeşir gazlar' erir ve sudan hafif olduklari için yüzeye dogru yükselirler. O anda, tabandan yüzeye kadar bir boşluk (vakum) olusur ve okyanus adeta delinir. O sırada oradan geçen yüzen ne varsa, derin bir kuyuya düşer gibi hızla okyanusun dibini boylar.Çünkü, gazın kaldırma kuvveti gemileri taşıyacak güce sahip degildir. Gaz yükselmesi sona erince boşluktekrar suyla dolar ve geriye hiçbir iz kalmadankocaman gemiler kilometrelerce derine gömülmüş olurlar.&lt;br /&gt;Uçakların düşerek kaybolmasi ise yine aynı sebeptendir. Yüzeye çıkan dogalgazlar, havadan da hafif oldukları için yükselmeye devam ederler. Bu kezvakum, bölgenin üzerindeki atmosferde oluşur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Oradan tesadüfen geçen bir uçak hemen irtifa kaybeder ve motorları durur. çünkü, motorlardaki benzinin yanmasi için oksijene ihtiyaç vardır ve o boşlukta hava olmadigi için oksijen de olmaz. Böylece uçak da, hızla okyanus tabanını boylar.Fakat bu büyük muamma, tüm iddialara rağmen hala gizemini korumaktadır.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7439188462303389936-7512574898451077361?l=duydukduymadk.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://duydukduymadk.blogspot.com/feeds/7512574898451077361/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7439188462303389936&amp;postID=7512574898451077361' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7439188462303389936/posts/default/7512574898451077361'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7439188462303389936/posts/default/7512574898451077361'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://duydukduymadk.blogspot.com/2009/01/bermuda-eytan-geninin-srlar.html' title='Bermuda Şeytan Üçgeni&apos;nin sırları!'/><author><name>mercek06</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/_TAgWY39vLhw/SXWuoREVkNI/AAAAAAAAFuQ/3uAot9z3TeA/S220/Resim+010.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_TAgWY39vLhw/SXiJGU3yjnI/AAAAAAAAFuo/iqkIK17Hwwg/s72-c/3838.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7439188462303389936.post-590120549441789165</id><published>2008-12-30T04:06:00.000-08:00</published><updated>2008-12-30T04:07:38.883-08:00</updated><title type='text'>İnsanlığın öldüğü bir yer daha..</title><content type='html'>&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_TAgWY39vLhw/SVoO-xICH6I/AAAAAAAAFtI/T-j2UmiuAlY/s1600-h/fare-insanlar.jpg"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 200px; height: 160px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_TAgWY39vLhw/SVoO-xICH6I/AAAAAAAAFtI/T-j2UmiuAlY/s200/fare-insanlar.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5285553584174407586" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Bir inanışa göre bu insanlar lanetlenmiş ve fare ye benzeyerek doğuyorlar&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tıp dilinde "mikrosefal" olarak geçen rahatsızlığın kurbanları Pakistan'da köle olarak çalıştırılıyor.&lt;br /&gt;Onlara "Fare İnsanlar" deniliyor. Çünkü görünüşleri gerçekten çok farklı. Kulaklarının şekli, yüz yapıları, gözlerinin birbirine yakınlığı, ağız ve burunlarının duruşu, fareleri andırıyor. Tıp dilinde "mikrosefal" olarak geçen bir rahatsızlığın sonucunda böyle görünüyorlar. "Mikrosefal" kelimesi ise Yunan kökenli ve "küçük kafa" anlamınıda…&lt;br /&gt;Dünyanın pek çok yerinde bu rahatsızlığı taşıyan doğumlar olabiliyor. Ancak Pakistan'ın Pencap eyaletinin Gujarat kenti, "Fare insanları" bölgesi olarak biliniyor. Onlara oralarda "chua" deniliyor.&lt;br /&gt;EFSANEYE GÖRE BİR LANET (PALAVRA):(İNSANLARI YARATAN SADECE ALLAHTIR)&lt;br /&gt;Efsaneye göre, asırlar önce, bölgede yaşayan pek çok kadın çocuk sahibi olamıyordu ve sonunda çareyi tapınağa gidip tanrı Shuma'ya yalvarmakta bulmuşlar. Tanrı Shuma, onlara istedikleri gibi anne olma sevincini yaşatmış ama bir de şart koymuş. Buna göre, her bir kadın, ilk çocuğunu Tanrı Shuma'ya vermek zorundaydı ama kadınlar buna yanaşmadı. Tanrı Shuma kzıdı ve bu kadınların çocukları böyle garip görünüşlü doğmaya başladı…&lt;br /&gt;HEPSİNİN SAHİBİ VAR &lt;br /&gt;Her birinin bir sahibi var. Anne babalar, bu sorunla dünyaya gelen çocuklarını bazen "Fare İnsan"ları çalıştıran şebekelere kiralıyor ya da satıyorlar. Onlar da "Fare İnsanları" köle gibi çalıştırıyor. En çok da dilencilik yaptırılıyor. Her biri günde ortalama 400 rupi (yaklaşık 8 dolar) kazanıyor.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7439188462303389936-590120549441789165?l=duydukduymadk.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://duydukduymadk.blogspot.com/feeds/590120549441789165/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7439188462303389936&amp;postID=590120549441789165' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7439188462303389936/posts/default/590120549441789165'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7439188462303389936/posts/default/590120549441789165'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://duydukduymadk.blogspot.com/2008/12/insanln-ld-bir-yer-daha.html' title='İnsanlığın öldüğü bir yer daha..'/><author><name>mercek06</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/_TAgWY39vLhw/SXWuoREVkNI/AAAAAAAAFuQ/3uAot9z3TeA/S220/Resim+010.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_TAgWY39vLhw/SVoO-xICH6I/AAAAAAAAFtI/T-j2UmiuAlY/s72-c/fare-insanlar.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7439188462303389936.post-1442441522101202591</id><published>2008-12-28T12:48:00.000-08:00</published><updated>2008-12-28T12:49:24.549-08:00</updated><title type='text'>Cips mi, yoksa zehir mi yiyoruz?</title><content type='html'>&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_TAgWY39vLhw/SVfmTrDgRfI/AAAAAAAAFs4/pHImEiraCeM/s1600-h/959620081027104840668.jpg"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 200px; height: 152px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_TAgWY39vLhw/SVfmTrDgRfI/AAAAAAAAFs4/pHImEiraCeM/s200/959620081027104840668.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5284945913391891954" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çocukların vazgeçilmezi, büyüklerin eğlencesi. Cips yemek yağ içmekten farksız diyen uzmanların uyarısını okuyunca ağzınız açık kalacak. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Cips yemek yağ içmekten farksız diyen uzmanlar, kanserden obeziteye, diyabetten alzheimere kadar birçok hastalığa neden olduğunu vurguluyor. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Baharatlısı, peynirlisi, bifteklisi, ketçaplısı ve daha birçok çeşidi ile büyük küçük herkesi tavlıyor. Her damak tadına uygun bir çeşidi bulunuyor, yedikçe yemek isteniyor. Böyle çok sevilen bir ürünü vücudumuz ise, hiç hem de hiç sevmiyor. Kanserden obeziteye, diyabetten alzheimere, kısırlıktan parkinsona birçok hastalığa sebep oluyor. Cipsin sağlıksız ürünlerin başında geldiğini belirten Anadolu Sağlık Merkezi Beslenme ve Diyet Uzmanı Dr. Cemal Aytaç Ak, yağ ve tuz oranı göz önüne alındığında cipslerin tehlikeli yiyecekler kategorisine girdiğini söyledi. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Pakete 'öldürür' yazılmalı &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Cipsin içinde, akrilamidin bulunduğunu kaydeden Ak, "Bu, kimyasal plastik sanayide kullanılan, sigaranın da içinde bulunan ve kansere neden olduğu düşünülen bir maddedir. Nitekim birçok tüketici derneği cips paketlerinin üzerine sigarada olduğu gibi 'Cips öldürür' ibaresinin yazılmasını savunmaktadır" diye konuştu. &lt;br /&gt;Yılda 70 bin ton tüketiliyor&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Ülkemizde 2007'de 70 bin tonluk cips tüketimi gerçekleşti.&lt;br /&gt;* Cips pazarının büyük bölümü ABD firmalarına ait.&lt;br /&gt;* Türkiye'de satılan çerezlerin yüzde 25'i süpermarketlerde satılıyor.&lt;br /&gt;* Sektörde 11 tane uluslararası marka bulunuyor. Bu markaların yanı sıra yerel markalarda var.&lt;br /&gt;* Dünyada her yıl 36 milyar paket patates cipsi satılıyor.&lt;br /&gt;* Türkiye'de cipse ayrılan para 700 milyon dolar. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aklınızda bulunsun&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Cips paketlerine basılan azot gazı sağlığa zararlı mıdır? &lt;br /&gt;Gıda Güvenliği Derneği (GGD): Hayır, değildir. Azot gazı kullanılmasının amacı mikroorganizma üremesini engellemektir. Azot gazı 24-48 saat içerisinde ürün içinde kendiliğinden ortadan kalkar. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Cips paketlerinin bazısının üzerinde domatesli, bazısının üzerinde ise domates aromalı yazıyor. İkisinin arasındaki fark nedir?&lt;br /&gt;GGD: Cips ambalajının üzerinde domatesli, peynirli ya da fıstıklı çerez yazıyorsa, içeriğinde mutlaka domates, peynir ya da fıstık olmalıdır. Aromalı cipslerde ise gıda maddelerinin doğal hali ürün içinde bulunmaz. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Anneden bebeğe geçiyor&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Cipsin, patates ve mısırın yüksek oranda yağ çekerek kızartma işleminden geçmesiyle hazırlandığını ifade eden Cemal Aytaç Ak, cipslerin; hacmi küçük ve kalorisi yüksek, oldukça sağlıksız ürünlerin başında geldiğini kaydetti. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Obeziteye neden oluyor &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İçeriğinde bazı ülkelerde yasaklanan trans yağların bulunduğunu da vurgulayan Cemal Aytaç Ak, cipsin içindeki trans yağların zararlarını şöyle anlattı: "Bu yağlar obezite, diyabet, koroner kalp hastalığına neden olmakta. Trans yağların ayrıca kanser, kısırlık, karaciğer fonksiyon bozukluğu, alzheimer ve parkinson gibi hastalıklara sebep olduğuyla ilgili birçok araştırma mevcut. Bu yağları çok tüketen emziren kadınların sütüne geçtiği de kanıtlanmıştır. Trans yağlar, iyi kolestrol seviyesini düşürürken kötü kolestrol seviyesini de tırmandırmaktadır. Ayrıca kandaki yağ oranını da yükseltmektir."&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7439188462303389936-1442441522101202591?l=duydukduymadk.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://duydukduymadk.blogspot.com/feeds/1442441522101202591/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7439188462303389936&amp;postID=1442441522101202591' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7439188462303389936/posts/default/1442441522101202591'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7439188462303389936/posts/default/1442441522101202591'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://duydukduymadk.blogspot.com/2008/12/cips-mi-yoksa-zehir-mi-yiyoruz.html' title='Cips mi, yoksa zehir mi yiyoruz?'/><author><name>mercek06</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/_TAgWY39vLhw/SXWuoREVkNI/AAAAAAAAFuQ/3uAot9z3TeA/S220/Resim+010.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_TAgWY39vLhw/SVfmTrDgRfI/AAAAAAAAFs4/pHImEiraCeM/s72-c/959620081027104840668.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7439188462303389936.post-3712652673699208949</id><published>2008-12-28T07:37:00.000-08:00</published><updated>2008-12-28T07:38:12.664-08:00</updated><title type='text'>KISA KISA İCADLAR</title><content type='html'>KISA KISA İCADLAR: Bölüm 1&lt;br /&gt;Elektrik: Elektron akışıyla enerjinin transfer edilmesi sonucu oluşan etkiye elektrik denir ve 1832 yılında icad edilmiştir. Elektrik, M.Ö. 600′lü yıllarda bilindiği, Antik Yunanistan'da kürklere amber sürülerek statik elektrik elde edildiği yazılır. Amberleri kürklere o kadar çok sürerlermiş ki gözle görülen elektrik akımları bile oluşurmuş. Elektrik denince akla Edison'un gelmesi ise kendisinin başarılı bir halkla ilişkilerci olmasından kaynaklanıyormuş sadece. Yoksa buluşta katkısı olan daha pek çok bilim adamı var. Elektrikli sandalyeyi de maalesef Edison bulmuş. Laboratuvar ortamında elektriği ilk kez elde edebilenler ise aynı yıl ayrı ayrı çalışmalarla Michael Faraday ve Joseph Henry.&lt;br /&gt;Transistör: Transistör, bir devreyi açıp kapayan, bir sinyali güçlendiren, farklı dirençteki devre parçalarını birbiriyle uyumlu hale getiren bir devre elemanıdır. 1947 yılında John Bardeen, Walter Brattain ve William Shockley'in yaptığı çalışmalar sonucunda bulunmuştur. Transistör tarihte elektrik ve elektronik cihazların gelişiminde çok büyük öneme sahiptir.&lt;br /&gt;Lazer: "Light Amplification by the Stimulated Emission of Radiation" kelimelerinin baş harflerinden oluşan bir kısaltmadır. İlk kez 1917 yılında Albert Einstein tarafından "hayal edilmiş". 1954′te "maser" denilen lazerin öncüsü bir teknoloji bulunmuş. Bu teknoloji lazerdeki "light" kelimesi yerine "microwave" kelimesinin koyulmuş halidir. Lazerden tek farkı görünmez olmasıymış. 1958′de "maser"in mucitleri Charles Townes ve Arthur Schawlow, görünür bir lazer üzerinde çalışmışlar ancak ilk optik lazer ışınını yaratan kişi Theodore Maiman olmuş. 1960 yılında da aynı bilimadamları tarafından günümüzde çok daha gelişmiş şekilleri kullanılan lazer bulunmuştur.&lt;br /&gt;Mekanik Saat: 1577′de dakikayı gösteren ilk saat yapılmış. Jost Burgi'nin amacı, astronomların kullanacağı bir yardımcı üretmekmiş. 1656′da sarkaç icat edilmiş, bu da saatleri daha güvenilir hale getirmiş. Koluna saat takan ilk kişi ise Fransız matematikçi ve filozof Blaise Pascal. Yıllardan 1660. Saat kavramını standartlarına oturtan ise 1878′de Sir Sanford Fleming olmuş.&lt;br /&gt;Mikroskop: Lensler ve büyüteçler, Antik Yunan uygarlığında bile biliniyormuş. Ancak onlar bu lensleri yapmayı değil, sadece ortası kenarlarından daha geniş kristallerin etkilerini biliyormuş. 1590′da iki gözlük imalatçısı Zaccharis Janssen ve oğlu Hans, bir tüpün içine dizdikleri lenslerin yakındaki bir cismi 10 kat yakına getirdiklerini fark etmiş. 1700′lü yılların başında Anton van Leeuwenhoek, 270 kat büyüten bir mikroskop yapmış ve olaylar gelişmiş!&lt;br /&gt;Yazının Bulunuşu, Takvimin Bulunuşu, Matbaanın Bulunuşu, Mürekkebin Bulunuşu, Paranın Bulunuşu&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;KISA KISA BULUŞLAR: Bölüm 2&lt;br /&gt;Yazı: Genel olarak yazının milattan önce 3500′lü yıllarda Sümerler tarafından bulunduğu bilinir. Fakat şu an geçerli olan daha güncel bir düşünce, yazının Mısırlılar tarafından da bulunduğu yönünde. Yani yenilikçi bazı tarihçilere göre, yazının Sümerler ve Mısırlılar tarafından aynı zamanlarda birbirlerinden habersiz olarak bulunduğu düşünülüyor.&lt;br /&gt;Takvim: Evrende bizim için en önemli iki astronomik hadise güneş ve ayın hareketleridir. Takvimler de bu önemli astronomik hadiselere göre ayarlanırlar. Bugün kullandığımız Gregoryen takvimini, M.Ö. 45 yılında Sezar hazırlamış. Bu takvimin başlangıcı da Cleopatra ile ilk buluşma tarihleriymiş. Fakat bu takvim 128 yılda bir 1 gün attığından kullanım olarak pek mantıklı değildi. Daha sonra çeşitli düzenlemelerle kullanımda da pratiklik sağlanmıştır.&lt;br /&gt;Matbaa: Matbaa aslında Gutenberg'in yaşadığı çağdan 6-7 yüzyıl önce biliniyordu, kullanılıyordu ve onunla sayısız kitap basılmıştı. Klasik Batı kaynaklarından yapılan aktarmalarla düzenlenmiş ansiklopedilerimize, ders kitaplarına bakarsanız, matbaa denebilecek ilk çalışmalar Çin'de başlatılmıştır. Onlardan binlerce yıl evvel, Mezopotamya kavimleri, aynı yolla hazırladıkları klişeleri yumuşak kile bastırıyor, bu kili sayfa biçiminde pişirip sertleştiriyorlardı. Çinlilerin tek üstünlüğü, kil tablet yerine kâğıt kullanmış olmalarıdır. Matbaa için gerekli çalışmaları yapan en önemli kişi Johann Gutenberg'dir. Gutenberg matbaanın mucidi olarak bilinir ve 1439 yılında bu buluşu yaşama geçirmiştir. Fakat Gutenberg biraz saf bir karaktere sahipti bu yüzden ilk basılan İncil bile Bay Gutenberg tarafından değil, aslında makinesine el koyan ortağının oğlu tarafından matbaaya verilmiştir.&lt;br /&gt;Mürekkep: Kağıdın icadıyla paralel olarak kullanılmaya başlanan mürekkep, ilk olarak Çinliler tarafından bulunmuştur. MS 400' de yaklaşık olarak bugün kullandığımız halini almıştır. Renk pigmentleri veya boyar maddelerin sıvıda çözündürülmesiyle elde edilen mürekkebin ilk dönemlerdeki hammaddesi ise yanmış çam odunu, kuzu yağı, eşek derisi jölesi ve miskti.&lt;br /&gt;Para: Para, ilk kez MÖ 700' de Lidya' da malların alımı için kullanıldı. Yoğun olarak ticaretle uğraşan ve bir Anadolu uygarlığı olan Lidya' da paranın ilk formu değerli maddeden oluşmaktaydı. Altın ya da gümüş, en çok kullanılan para hammaddesiydi. MÖ 700 yılına gelene kadar insanların ekonomik ilişkilerinde kullandıkları en yaygın metot "barter" yani değişim sistemiydi. Buğday almak isteyen, yerine eşit miktarda pirinç kullanabiliyordu.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7439188462303389936-3712652673699208949?l=duydukduymadk.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://duydukduymadk.blogspot.com/feeds/3712652673699208949/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7439188462303389936&amp;postID=3712652673699208949' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7439188462303389936/posts/default/3712652673699208949'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7439188462303389936/posts/default/3712652673699208949'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://duydukduymadk.blogspot.com/2008/12/kisa-kisa-icadlar.html' title='KISA KISA İCADLAR'/><author><name>mercek06</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/_TAgWY39vLhw/SXWuoREVkNI/AAAAAAAAFuQ/3uAot9z3TeA/S220/Resim+010.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7439188462303389936.post-8866645230326618072</id><published>2008-12-18T05:17:00.001-08:00</published><updated>2008-12-18T05:19:36.076-08:00</updated><title type='text'>Faturayı yüzde 90 düşüren icat</title><content type='html'>&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_TAgWY39vLhw/SUpN13I1DoI/AAAAAAAAFsI/TsOz-Huqnto/s1600-h/u_20081217175652_.jpg"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 196px; height: 200px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_TAgWY39vLhw/SUpN13I1DoI/AAAAAAAAFsI/TsOz-Huqnto/s200/u_20081217175652_.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5281119100774715010" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt; &lt;br /&gt; &lt;br /&gt; &lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Bu icatla 100 liralık fatura 7 liraya düşüyor. Yüzde 90 enerji tasarrufu sağlanıyor. Bu bakın nasıl bir alet?&lt;br /&gt;FunikaTec A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Nuri Sözkesen, icat ettikleri "Hibrit Isı Maddesi" (HIM) adını verdikleri madde ile enerji tasarrufu sağlayacaklarını belirterek, ''Buluşumuzun Türkiye'ye Nobel Fizik Ödülünü getireceğine inanıyoruz" dedi.  İcat elektrik faturasını yüzde 90 oranında düşürüyor. Yani yüzde 90 enerji tasarrufu sağlıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sözkesen, düşük maliyetlerle enerjinin verimli kullanılması ve bozulan ekolojik dengeye çözüm sunulması için geliştirilen buluş ve projelerini açıklamak amacıyla düzenledikleri basın toplantısında, dünyadaki enerji sorununu çözecek ve enerji tasarrufu yapacak "Hibrit Isı Maddesini" bulduklarını söyledi. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;MASRAF 100 LİRADAN 7 LİRAYA DÜŞÜYOR&lt;br /&gt;Bu maddenin kullanılmasıyla ekonomiye Türkiye'de yılda 20 milyar, dünyada ise 2 trilyon dolar katkı sağlanacağını öne süren Sözkesen, "Bir iş adamı olarak aylık enerji masrafınız 100 lira ise bu teknolojiyle bu 7 liraya düşmektedir. Bu projemizle ilgili şu anda 15 firmayla görüşüyoruz. Bunlar yılbaşından itibaren buluşumuzu kullanabilecekler" diye konuştu. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;NOBEL FİZİK ÖDÜLÜNE ADAYIZ&lt;br /&gt;Sözkesen, ürünün sağlayacağı tasarrufun dünyadaki enerji darboğazına çare olacağını savunarak, "İşte bu yüzden bu buluşumuzun Türkiye'ye Nobel Fizik Ödülünü getireceğine inanıyoruz" dedi. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hibrit Isı Maddesinin kullanım alanının geniş olduğunu dile getiren Sözkesen, ısı olan her mecrada kullanılabilecek ürünün, otomotiv ve tekstil sektörü gibi alanlarda DA yarar sağlayacağını söyledi. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;YÜZDE 90 ELEKTRİK TASARRUFU&lt;br /&gt;Muğla Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Dekan Vekili ve FunikaTec A.Ş. Bilim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Muhammed Eltez de, Hibrit Isı Maddesiyle ilgili teknik bilgi Verdi. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hibrit Isı Maddesi'nin kompozit bir madde olduğunu anlatan Eltez, içindeki enerji paketçiklerinde moleküler titreşimin ısı enerjisi sağlayarak enerji tasarrufu sağlayan maddenin yüzde 90 oranına kadar elektrik tasarrufu sağlayabileceğini ifade etti. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Prof. Dr. Eltez, "Bu buluşun temeli tamamen fiziksel olup, 'moleküler rezonans' tabiri ile açıklanabilmektedir. Ortaya çıkan fazla ısı 'termodinamik COP performans katsayısı' ile ifade edilmektedir" diye konuştu.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7439188462303389936-8866645230326618072?l=duydukduymadk.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://duydukduymadk.blogspot.com/feeds/8866645230326618072/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7439188462303389936&amp;postID=8866645230326618072' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7439188462303389936/posts/default/8866645230326618072'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7439188462303389936/posts/default/8866645230326618072'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://duydukduymadk.blogspot.com/2008/12/faturay-yzde-90-dren-icat.html' title='Faturayı yüzde 90 düşüren icat'/><author><name>mercek06</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/_TAgWY39vLhw/SXWuoREVkNI/AAAAAAAAFuQ/3uAot9z3TeA/S220/Resim+010.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_TAgWY39vLhw/SUpN13I1DoI/AAAAAAAAFsI/TsOz-Huqnto/s72-c/u_20081217175652_.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7439188462303389936.post-7540895074737588009</id><published>2008-12-17T02:12:00.001-08:00</published><updated>2008-12-17T02:13:33.133-08:00</updated><title type='text'>Sabit telefon, şehir içinde taşınabilecek..</title><content type='html'>&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_TAgWY39vLhw/SUjQmV97OUI/AAAAAAAAFsA/zcn0pm62RtQ/s1600-h/manset_ic_114212.jpg"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 196px; height: 200px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_TAgWY39vLhw/SUjQmV97OUI/AAAAAAAAFsA/zcn0pm62RtQ/s200/manset_ic_114212.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5280699920242391362" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Ev telefonunu yanınıza alabileceksiniz&lt;br /&gt;Operatörler 3G'den sonra Wimax için kapışacak! Sabit telefon, şehir içinde cep telefonu gibi taşınabilecek&lt;br /&gt; &lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Daha 3G ihalesinin mürekkebi kurumadan, Telekomünikasyon Kurumu uzun süredir gündeminde olan ancak çeşitli nedenlerle ötelenen genişbant telsiz erişim teknolojisi, kısa adıyla Wimax ihalesi için hummalı bir hazırlık çalışmalarını başlattı. &lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Büyük bir olasılıkla 3.5G ile birleşmesi öngörülen Wimax; mobil ve sabit olmak üzere ikiye ayrılıyor. Sabit Wimax; Türk Telekom'un ev ve iş yerlerindeki sabit telefonun, yeni halini ifade ediyor. Sabit Wimax lisansı alan şirket, lisansın kapsadığı her ile bir anten kuruyor. &lt;br /&gt;Örneğin İstanbul Çamlıca tepesine sabit bir Wimax baz istasyonu kuruyor; böylece evlere veya işyerlerine sabit telefon hattı çekmeksizin; sabit telefon abonelerini kendi operatörüne taşıyabiliyor. &lt;br /&gt;Ev telefonu artık yanınızda&lt;br /&gt;Ekonomist dergisinin haberine göre, Mobil Wimax ise, evdeki telefonun kent sınırları içinde bir mobil telefon gibi yanınızda taşınmasına imkan sağlıyor. Yani bir mobil Wimax kullanıcısı, evindeki telefonu alıp, Taksim'den Kartal'a ya da Avcılar'dan Harem'e kadar İstanbul sınırları içinde yanında taşıyabiliyor, görüşmelerini buradan yapabiliyor. Ancak il sınırını geçemiyor, çünkü her ilin Wimax baz istasyonu farklılık gösteriyor ve cep telefonunda olduğu gibi istasyon değiştiremiyor. &lt;br /&gt;Telekomünikasyon Kurumu İkinci Başkanı Galip Zerey, "Mobil Wimax'ta bir tane baz istasyonu var; onun gördüğü alan kadar şehir dolaşabiliyorsunuz, yani mobilliği sınırlı oluyor, İstanbul'dan çıkıp Ankara'da kullanamıyorsunuz. Ancak 4G teknolojisine geçildiğinde mobil Wimax ile sabit telefonunuzu şehirler arasında da kullanabileceksiniz. Çünkü o teknolojide cihaz baz istasyonu değiştirebilecek, tıpkı cep telefonlarında olduğu gibi. O zaman mobil Wimax ile 3.5 G dediğimiz baz istasyonları yani sabit telefonlar ile cep telefonları aynı yerde birleşecek" diyor. &lt;br /&gt;İhale Ocak'ta &lt;br /&gt;Wimax ihalesi, büyük bir olasılıkla 2009 Ocak ayında yapılacak. Bunun için Bakanlar Kurulu, tıpkı 3.5G'de olduğu gibi asgari lisans bedeli belirleyecek ve ihale, bu bedel üzerinden açık artırmayla yapılacak. &lt;br /&gt;Telekomünikasyon Kurumu, Wimax ihalesine kimlerin girebileceğini, ihale şartlarını, hangi teknolojinin kullanılacağını, asgari mühendis çalıştırma, yerli şirketlerle işbirliği gibi ihaleye ilişkin şartname hazırlıklarını sürdürüyor. &lt;br /&gt;TK, gerek Türk Telekom'un gerekse üç GSM operatörünün Wimax ihalesine katılıp katılamayacağına dair görüşünü, Ulaştırma Bakanlığı'na bildirirken; kurumun eğiliminin dört operatörün de ihaleye girmesine olanak sağlanması şeklinde olduğu anlaşılıyor. &lt;br /&gt;Wimax'ın yedi bölge olan Türkiye'de, yedi ayrı lisans şeklinde mi yoksa Türkiye geneli için tek bir lisans şeklinde mi verileceği konusu da bilinmezliğini koruyor. Ancak uzak mesafe telefon hizmetleri lisansı sahibi çok sayıda şirketin bu ihaleye girmek için hazırlık yaptığı belirtilirken, özellikle yabancı şirketlerden de büyük ilgi geleceği ifade ediliyor. &lt;br /&gt;Telekom'a rakip olacak&lt;br /&gt;Sabit Wimax'ı kuracak olan şirket, hiç kablo çekmeden sabit telefon bağlayacak ve bir anda Türk Telekom'a rakip olacak. Bunlarla rekabet etmek için Türk Telekom'un fiyat düşürmek, bedava telefon vermek gibi çok sayıda adım atmasını sağlayacağını söyleyen Galip Zerey, "Örneğin Wimax  rekabeti ile operatörler bedava dakikalar verecek, bedava görüntülü telefon verecek" diyor. &lt;br /&gt;Uzak mesafe telefon hizmeti lisansına sahip beş operatör için geri sayım başladı. 9 Mayıs 2009 tarihinden itibaren sabit operatörlere de numara değiştirmeksizin taşınma mümkün olacak. Yani Türk Telekom aboneleri, bildirim yapmaksızın, diğer operatörlere taşınabilecekler. Böylece şehirler arası ve milletler arası görüşmelerin yanı sıra şehir içi görüşmelerde de abone kapma yarışı ve büyük rekabet yaşanacak.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7439188462303389936-7540895074737588009?l=duydukduymadk.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://duydukduymadk.blogspot.com/feeds/7540895074737588009/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7439188462303389936&amp;postID=7540895074737588009' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7439188462303389936/posts/default/7540895074737588009'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7439188462303389936/posts/default/7540895074737588009'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://duydukduymadk.blogspot.com/2008/12/sabit-telefon-ehir-iinde-tanabilecek.html' title='Sabit telefon, şehir içinde taşınabilecek..'/><author><name>mercek06</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/_TAgWY39vLhw/SXWuoREVkNI/AAAAAAAAFuQ/3uAot9z3TeA/S220/Resim+010.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_TAgWY39vLhw/SUjQmV97OUI/AAAAAAAAFsA/zcn0pm62RtQ/s72-c/manset_ic_114212.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7439188462303389936.post-7453775796524430587</id><published>2008-12-16T10:53:00.001-08:00</published><updated>2008-12-16T10:54:54.556-08:00</updated><title type='text'>En küçük yakıt pili</title><content type='html'>&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_TAgWY39vLhw/SUf5Seg5V8I/AAAAAAAAFr4/MrBgh2p6YQA/s1600-h/tb_293792.jpg"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 200px; height: 140px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_TAgWY39vLhw/SUf5Seg5V8I/AAAAAAAAFr4/MrBgh2p6YQA/s200/tb_293792.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5280463183939196866" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Panasonic, dizüstü bilgisayarlar ve mobil cihazlar için en küçük yakıt pilini geliştirdiğini duyurdu. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İSTANBUL - 19. yüzyıldan beri geliştirilen ve özellikle elektrikle çalışan otomobillerde güç kaynağı olarak kullanılması için üzerinde çalışmalar yapılan yakıt pili teknolojisi, Panasonic'in duyurusunu yaptığı açıklamayla dizüstü bilgisayarlar ve mobil cihazlar için kullanılabilecek boyutlara ulaştı. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir yakıtın içindeki kimyasal enerjiyi kullanarak elektrik enerjisine çeviren ve termik santral gibi yüksek karbondioksit salınımına neden olan tekniklerden daha temiz enerji üretmeye yarayan yakıt pili teknolojisinde gelinen son nokta, önümüzdeki yıllarda dizüstü bilgisayarlar ve mobil cihazlar gibi elektronik aletlerde kullanılabilecek alternatif güç kaynaklarının hayatımıza girebileceğini gösteriyor. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Panasonic tarafından bir öncekinden %50 daha küçük olarak üretilen yeni yakıt pilleri yakıt olarak metanol kullanıyor, 270cc hacme sahip. 200cc (0.2 litre) metanolle 20 saat elektrik üretebilen yakıt pili, 320 gram ağırlığında ve mevcut bilgisayarlarda kullanılan lityum-iyon piller ile yer değiştirebilecek kadar küçük ebatlarda. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Firmanın üretmeyi planladığı bir diğer yakıt pili ise 360cc hacme ve 350gram ağırlığa sahip, taşınabilir bir televizyonu çalıştırabilecek kadar enerji üreten yakıt pili, aynı anda iki cihazı şarj edebilecek. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Her iki ürünü de 2012 yılında piyasaya süreceğini açıklayan firma, henüz prototip olan ürünleri 2012 yılına kadar daha da geliştirmeyi umut ediyor.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7439188462303389936-7453775796524430587?l=duydukduymadk.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://duydukduymadk.blogspot.com/feeds/7453775796524430587/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7439188462303389936&amp;postID=7453775796524430587' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7439188462303389936/posts/default/7453775796524430587'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7439188462303389936/posts/default/7453775796524430587'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://duydukduymadk.blogspot.com/2008/12/en-kk-yakt-pili.html' title='En küçük yakıt pili'/><author><name>mercek06</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/_TAgWY39vLhw/SXWuoREVkNI/AAAAAAAAFuQ/3uAot9z3TeA/S220/Resim+010.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_TAgWY39vLhw/SUf5Seg5V8I/AAAAAAAAFr4/MrBgh2p6YQA/s72-c/tb_293792.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7439188462303389936.post-8752819641302002874</id><published>2008-12-13T03:43:00.000-08:00</published><updated>2008-12-13T03:45:30.429-08:00</updated><title type='text'>Dünyanın En Pahalı 5 Maddesi</title><content type='html'>&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_TAgWY39vLhw/SUOgU4_gZhI/AAAAAAAAFrY/8YdlbxgxUGE/s1600-h/untitled--.bmp"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 153px; height: 200px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_TAgWY39vLhw/SUOgU4_gZhI/AAAAAAAAFrY/8YdlbxgxUGE/s200/untitled--.bmp" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5279239468964931090" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Örümcek zehri: Karadul örümceğine ait 1 gram zehir, 62 bin 500 euro’ya alıcı buluyor. Zehir, örümcekten sağılarak laboratuvarlara satılıyor ve ilaç üretiminde kullanılıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Boğa spermi: Kanada’daki Goldwyn ve Titanic adlı süper boğaların 1 gram ağırlığındaki yoğunlaştırılmış spermi, tam 55 bin euro değerinde.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kuyrukluyıldız tozu: “Stardust” uydusunun uzayda “Wild II” adlı kuyrukluyıldızdan topladığı tozun gramı 28 milyar euro’ya geliyor. ABD’li gezegenbilimci Amir Alexander, tozun Güneş Sistemi’nin ilk zamanlarına ait olduğunu açıkladı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Beyaz trüffe mantarı: Bir İngiliz asilzade, geçen ekim ayında açık artırmaya çıkarılan 1.2 kilogram ağırlığındaki beyaz trüffe mantarına 95 bin euro ödedi. Köpekler yardımıyla bulunan mantarın gramı 80 euro’ya geldi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yasemin çiçeği esansı: Fransa’nın Grasse kentinde yetiştirilen yasemin çiçeğinin esansı çok değerli. Çünkü yasemin ekili bir tarladan ancak birkaç damla saf yasemin yağı elde edilebiliyor. Bir kilo yasemin esansı piyasada 50 bin euro’ya alıcı buluyor.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7439188462303389936-8752819641302002874?l=duydukduymadk.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://duydukduymadk.blogspot.com/feeds/8752819641302002874/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7439188462303389936&amp;postID=8752819641302002874' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7439188462303389936/posts/default/8752819641302002874'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7439188462303389936/posts/default/8752819641302002874'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://duydukduymadk.blogspot.com/2008/12/dnyann-en-pahal-5-maddesi.html' title='Dünyanın En Pahalı 5 Maddesi'/><author><name>mercek06</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/_TAgWY39vLhw/SXWuoREVkNI/AAAAAAAAFuQ/3uAot9z3TeA/S220/Resim+010.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_TAgWY39vLhw/SUOgU4_gZhI/AAAAAAAAFrY/8YdlbxgxUGE/s72-c/untitled--.bmp' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7439188462303389936.post-8730474204472848408</id><published>2008-12-13T03:14:00.000-08:00</published><updated>2008-12-13T03:16:09.906-08:00</updated><title type='text'>RÜYALARIN GİZEMİ ÇÖZÜLÜYOR</title><content type='html'>&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_TAgWY39vLhw/SUOZYHoplxI/AAAAAAAAFqI/3iUwXkj4hbg/s1600-h/38895-ruyalarin-gizemi-cozuluyor-Resim.jpg"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 200px; height: 150px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_TAgWY39vLhw/SUOZYHoplxI/AAAAAAAAFqI/3iUwXkj4hbg/s200/38895-ruyalarin-gizemi-cozuluyor-Resim.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5279231827853809426" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;12 Aralık 2008 Cuma 11:01&lt;br /&gt;Geliştirdikleri bir aletle retinaya gelen sinyalleri inceleyen Japon bilim adamları, rüyalar ile beyinden geçen düşünceleri dijital ortama aktarmayı başardı..&lt;br /&gt;....................&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bilinçaltının gizemli dünyası üzerindeki sis perdesi artık kalkıyor... Bir grup Japon bilim adamı geliştirdikleri aletle, insan beyninden geçen düşünceleri ve bilinçaltının karmaşık dünyasının görüntülerini bilgisayar ekranına aktarmayı başardı. Bu yolla, uyku esnasında görülen rüyalar ve kimseye açamadığımız düşünceler dijital ortama aktarılarak kaydedilecek. Tokyo'daki ATR Bilişimsel Nöroloji Laboratuvarı'ndaki araştırmacılar daha önce, beyinden alınan basit düşünceleri dijital ortama aktarmıştı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;GİZEM ÇÖZÜLÜYOR &lt;br /&gt;Projeyi yürüten uzmanlar, "Bu teknolojiyi uygulayarak, rüyalar gibi insanların kişisel olarak algıladığı özel imgeleri izlemek mümkün" açıklamasında bulundu. Araştırma grubunun başkanı Yukiyasu Kamitani, "İnsanlar bir nesneye baktıklarında, retinaya bir sinyal geliyor ve gelen sinyal beyindeki görme duyusuna iletiliyor. İşte biz bunları dijital ortama aktararak görüntüleri elde edebiliyoruz" şeklinde konuştu. Kamitani, "Amacımız insan beyninin karmaşık yapısını çözebilmek" ifadesini kullandı. Çağdaş batı dünyasının toplumsal yaşamında köklü dönüşümler yaratan Sigmund Freud'un 100 yıl önce yayımlanan 'Rüyaların Yorumu' adlı kitabından bu yana bilimadamları insandaki bilinçaltının gizemi ve bunun yansıması olan rüyaların sırrı üzerinde çalışıyor.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7439188462303389936-8730474204472848408?l=duydukduymadk.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://duydukduymadk.blogspot.com/feeds/8730474204472848408/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7439188462303389936&amp;postID=8730474204472848408' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7439188462303389936/posts/default/8730474204472848408'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7439188462303389936/posts/default/8730474204472848408'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://duydukduymadk.blogspot.com/2008/12/ryalarin-gizemi-zlyor.html' title='RÜYALARIN GİZEMİ ÇÖZÜLÜYOR'/><author><name>mercek06</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/_TAgWY39vLhw/SXWuoREVkNI/AAAAAAAAFuQ/3uAot9z3TeA/S220/Resim+010.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_TAgWY39vLhw/SUOZYHoplxI/AAAAAAAAFqI/3iUwXkj4hbg/s72-c/38895-ruyalarin-gizemi-cozuluyor-Resim.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7439188462303389936.post-5509622754785882931</id><published>2008-12-04T12:14:00.001-08:00</published><updated>2008-12-04T12:15:29.915-08:00</updated><title type='text'>İşte Kabe'yi yok edecek projenin fotoğrafları</title><content type='html'>&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_TAgWY39vLhw/STg6Q_3x6aI/AAAAAAAAFcw/pHPDCa3aoTA/s1600-h/kabe-2798_ic.jpg"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 200px; height: 150px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_TAgWY39vLhw/STg6Q_3x6aI/AAAAAAAAFcw/pHPDCa3aoTA/s200/kabe-2798_ic.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5276031027162245538" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;'Yeni Mekke Projesi', Mekke'yi yok etme planına dönüşüyor. İşte bu tehlikeyi geçtiğimiz günlerde duyuran tarihçi Murat Bardakçı, konuyla ilgili çarpıcı fotoğraflar yayınladı.&lt;br /&gt;İki sene sonra Kabeye giden hacılar gözlerine inanamayacak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;'Yeni Mekke Projesi', Mekke'yi yok etme planına dönüşüyor.. Kutsal belde çok yakında uzay üssünü andıracak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İşte bu tehlikeyi geçtiğimiz günlerde duyuran tarihçi Murat Bardakçı, konuyla ilgili çarpıcı fotoğraflar yayınladı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Suudi Arabistan'daki okurlar, haber üzerine inşaat alanlarından çektikleri fotoğrafları yazara ulaştırdılar. Fotoğraflar kabenin etrafındaki hummalı çalışmayı gözler önüne seriyor. Kabe'nin çevresi daha şimdiden vinçler ve beton bloklarla çevrilmiş durumda.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Habertürk yazarı köşesinde projesinin sahibini de açıklıyor: "Ülkenin kurucusu olan ve memlekete ismini veren Kral Saud'un ismini taşıyan "Kral Saud Vakfı"... Kral Saud, şimdiki Kral Abdullah'ın babasıdır ve vakfın başında da bizzat majesteleri Kral Abdullah vardır!"&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7439188462303389936-5509622754785882931?l=duydukduymadk.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://duydukduymadk.blogspot.com/feeds/5509622754785882931/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7439188462303389936&amp;postID=5509622754785882931' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7439188462303389936/posts/default/5509622754785882931'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7439188462303389936/posts/default/5509622754785882931'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://duydukduymadk.blogspot.com/2008/12/ite-kabeyi-yok-edecek-projenin.html' title='İşte Kabe&apos;yi yok edecek projenin fotoğrafları'/><author><name>mercek06</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/_TAgWY39vLhw/SXWuoREVkNI/AAAAAAAAFuQ/3uAot9z3TeA/S220/Resim+010.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_TAgWY39vLhw/STg6Q_3x6aI/AAAAAAAAFcw/pHPDCa3aoTA/s72-c/kabe-2798_ic.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7439188462303389936.post-975185970857592131</id><published>2008-12-01T13:26:00.001-08:00</published><updated>2008-12-01T13:27:02.626-08:00</updated><title type='text'>Teknoloji hız kesmiyor.</title><content type='html'>&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_TAgWY39vLhw/STRWijRpnaI/AAAAAAAAFcg/JfjCtHblYFY/s1600-h/image014.jpg"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 200px; height: 150px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_TAgWY39vLhw/STRWijRpnaI/AAAAAAAAFcg/JfjCtHblYFY/s200/image014.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5274936215142505890" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Teknoloji hız kesmiyor. Ve şimdide yer kaplamayan rulo tv ...Görüntülemede "OLEDs", yani organik led teknolojisi kullanılmış gazete kağıdı kalınlığında kıvrılabilir ekran&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7439188462303389936-975185970857592131?l=duydukduymadk.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://duydukduymadk.blogspot.com/feeds/975185970857592131/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7439188462303389936&amp;postID=975185970857592131' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7439188462303389936/posts/default/975185970857592131'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7439188462303389936/posts/default/975185970857592131'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://duydukduymadk.blogspot.com/2008/12/teknoloji-hz-kesmiyor.html' title='Teknoloji hız kesmiyor.'/><author><name>mercek06</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/_TAgWY39vLhw/SXWuoREVkNI/AAAAAAAAFuQ/3uAot9z3TeA/S220/Resim+010.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_TAgWY39vLhw/STRWijRpnaI/AAAAAAAAFcg/JfjCtHblYFY/s72-c/image014.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7439188462303389936.post-958226502012868949</id><published>2008-12-01T13:21:00.001-08:00</published><updated>2008-12-01T13:29:58.363-08:00</updated><title type='text'>Fotoselli Taharet Musluğu</title><content type='html'>&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_TAgWY39vLhw/STRVfFpqZRI/AAAAAAAAFcY/tnnmxcfWd34/s1600-h/image007.jpg"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 130px; height: 200px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_TAgWY39vLhw/STRVfFpqZRI/AAAAAAAAFcY/tnnmxcfWd34/s200/image007.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5274935056138921234" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Dünyada ve Türkiye'de bir ilk.. FOTOSELLİ TAHARET MUSLUĞU&lt;br /&gt;Elinizi her uzatışta 10 saniye süreyle su verir ve otomatik kapanır.Maksimum hijyeni,su tasarrufu ve sağlamlık.4 adet AAA kalem pille 1 yıldan fazla çalışır.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7439188462303389936-958226502012868949?l=duydukduymadk.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://duydukduymadk.blogspot.com/feeds/958226502012868949/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7439188462303389936&amp;postID=958226502012868949' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7439188462303389936/posts/default/958226502012868949'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7439188462303389936/posts/default/958226502012868949'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://duydukduymadk.blogspot.com/2008/12/dnyada-ve-trkiyede-bir-ilk.html' title='Fotoselli Taharet Musluğu'/><author><name>mercek06</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/_TAgWY39vLhw/SXWuoREVkNI/AAAAAAAAFuQ/3uAot9z3TeA/S220/Resim+010.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_TAgWY39vLhw/STRVfFpqZRI/AAAAAAAAFcY/tnnmxcfWd34/s72-c/image007.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7439188462303389936.post-723170874516761991</id><published>2008-12-01T13:18:00.000-08:00</published><updated>2008-12-01T13:30:50.382-08:00</updated><title type='text'>Kesme tahtası ...</title><content type='html'>&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_TAgWY39vLhw/STRU0rvsWCI/AAAAAAAAFcQ/K5SJX9wQcSc/s1600-h/image004.jpg"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 200px; height: 141px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_TAgWY39vLhw/STRU0rvsWCI/AAAAAAAAFcQ/K5SJX9wQcSc/s200/image004.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5274934327630387234" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;(Ev kadınlarının büyük yardımcısı olmaya aday bir icat.. Yemeklerin lezzeti artacak.. Kesme tahtası üzerinde doğradığınız malzemenin ağırlığını görebiliyorsunuz.)&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7439188462303389936-723170874516761991?l=duydukduymadk.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://duydukduymadk.blogspot.com/feeds/723170874516761991/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7439188462303389936&amp;postID=723170874516761991' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7439188462303389936/posts/default/723170874516761991'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7439188462303389936/posts/default/723170874516761991'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://duydukduymadk.blogspot.com/2008/12/bilimin-geldii-nokta.html' title='Kesme tahtası ...'/><author><name>mercek06</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/_TAgWY39vLhw/SXWuoREVkNI/AAAAAAAAFuQ/3uAot9z3TeA/S220/Resim+010.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_TAgWY39vLhw/STRU0rvsWCI/AAAAAAAAFcQ/K5SJX9wQcSc/s72-c/image004.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7439188462303389936.post-3513372010987459159</id><published>2008-12-01T13:14:00.001-08:00</published><updated>2008-12-01T13:32:07.321-08:00</updated><title type='text'>Bilimin Geldiği Nokta</title><content type='html'>&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_TAgWY39vLhw/STRUGMXQgjI/AAAAAAAAFcI/kJYEpd7sEVE/s1600-h/image001.gif"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 200px; height: 190px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_TAgWY39vLhw/STRUGMXQgjI/AAAAAAAAFcI/kJYEpd7sEVE/s200/image001.gif" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5274933528932418098" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;(Yeni çıkacak bu yüzükler sayesinde, doğum günlerini, evlilik yıldönümlerini unutmayacaksınız. Son 24 saat içinde her saat, parmağınızı 10 saniye boyunca 120 dereceye kadar ısıtıyor.)&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7439188462303389936-3513372010987459159?l=duydukduymadk.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://duydukduymadk.blogspot.com/feeds/3513372010987459159/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7439188462303389936&amp;postID=3513372010987459159' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7439188462303389936/posts/default/3513372010987459159'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7439188462303389936/posts/default/3513372010987459159'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://duydukduymadk.blogspot.com/2008/12/yeni-kacak-bu-yzkler-sayesinde-doum.html' title='Bilimin Geldiği Nokta'/><author><name>mercek06</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/_TAgWY39vLhw/SXWuoREVkNI/AAAAAAAAFuQ/3uAot9z3TeA/S220/Resim+010.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_TAgWY39vLhw/STRUGMXQgjI/AAAAAAAAFcI/kJYEpd7sEVE/s72-c/image001.gif' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7439188462303389936.post-6549811557356871098</id><published>2008-11-21T15:16:00.001-08:00</published><updated>2008-12-01T13:33:29.703-08:00</updated><title type='text'>"Sözü Yazıya Çeviren Yazılım</title><content type='html'>&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_TAgWY39vLhw/SSdBdW33qFI/AAAAAAAAFcA/OxZ3phFjYNU/s1600-h/6843025.jpg"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 200px; height: 132px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_TAgWY39vLhw/SSdBdW33qFI/AAAAAAAAFcA/OxZ3phFjYNU/s200/6843025.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5271253861472381010" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Türk mühendisleri geliştirdi, Intel birinci seçti &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bilgisayar işlemci üreticisi Intel'in Türkiye ofisinin desteğiyle Türk yazılım şirketi CTD Systems tarafından geliştirilen ve Türkçe konuşmayı bilgisayara yazılı aktarabilen yazılım, Intel ABD tarafından ödüle layık görüldü.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Intel'in ABD'de düzenlediği ve dünyanın çeşitli ülkelerinden 150 projenin katıldığı yarışmada CTD'nin Dikte yazılımı birinci oldu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Türkçe'yi bilgisayara aktarıyor&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Konuşmayı bilgisayara yazı şeklinde aktarma özelliği bulunan sistem, mikrofon aracılığıyla sesi tanıttığı için şimdilik sadece anında yapılan konuşmaları yazıya çeviriyor. Bu ürünle, Türkçe konuşma bilgisayarlara aktarılabilecek. Bilgisayarda doküman açılıp içine kaydedilecek.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;CTD Systems'ın Kurucusu Metin Karakaya, Dikte'nin bugüne kadar dünyada yapılmış ilk ve tek Türkçe konuşma, tanıma sistemi olduğunu belirterek, "Sondan eklemeli bir dil olan Türkçe'de bu sistemi yapmak diğer dillere oranla çok daha zor. Sistemin İngilizce versiyonu üzerinde de çalışıyoruz. Türkçe'den sonra İngilizcesini yapmak bizim için 'çocuk oyuncağı' olacak. Sistemi, önümüzdeki günlerde piyasaya sunacağız" dedi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Önce ses tanıtılıyor&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;CTD Systems Ar-Ge Müdürü Çetin Çetintürk de, yazılımın çalışma sistemiyle ilgili, "Kullanıcı sesini yaklaşık 3-4 saat süreyle bilgisayara tanıtıyor. Bunun ardından mikrofon yardımıyla tüm konuşmalar yazılı bir şekilde bilgisayara aktarılıyor. 25 bin kök kelimeden 300 milyar civarında kelime üretildi. Diğer dillerdeki konuşma tanıma sistemlerinden 3 milyon kat daha fazla kelime kullandık" bilgisini verdi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Intel destek veriyor&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Intel Türkiye Genel Müdürü Çiğdem Ertem, daha önce Dikte yazılımı ile ilgili, "Başka dillerdeki versiyonları da çıkacak. Türkçe konuşacaksınız, İngilizce yazacak. Bunların da çalışmaları sürüyr. Diğer diller de bu uygulamaya ilave edilerek. Türkiye'den Intel bünyesinde dünyaya yayılacak. Intel, bu tarz iyi yazılımları bulduğu zaman dünyaya satışına destek olmaya çalışıyor, kataloğunda yer vererek satılmasını sağlıyor" demişti.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7439188462303389936-6549811557356871098?l=duydukduymadk.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://duydukduymadk.blogspot.com/feeds/6549811557356871098/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7439188462303389936&amp;postID=6549811557356871098' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7439188462303389936/posts/default/6549811557356871098'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7439188462303389936/posts/default/6549811557356871098'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://duydukduymadk.blogspot.com/2008/11/sz-yaziya-eviren-yazilim.html' title='&quot;Sözü Yazıya Çeviren Yazılım'/><author><name>mercek06</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/_TAgWY39vLhw/SXWuoREVkNI/AAAAAAAAFuQ/3uAot9z3TeA/S220/Resim+010.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_TAgWY39vLhw/SSdBdW33qFI/AAAAAAAAFcA/OxZ3phFjYNU/s72-c/6843025.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7439188462303389936.post-9062501066449444926</id><published>2008-11-19T02:17:00.000-08:00</published><updated>2008-11-19T02:18:26.621-08:00</updated><title type='text'>İlk cep telefonunu</title><content type='html'>&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_TAgWY39vLhw/SSPn7IC0ksI/AAAAAAAAFb4/0rSvFUYcv3M/s1600-h/phonewp6.jpg"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 200px; height: 170px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_TAgWY39vLhw/SSPn7IC0ksI/AAAAAAAAFb4/0rSvFUYcv3M/s200/phonewp6.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5270310991911228098" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;İlk cep telefonunu, 3 Nisan 1973 yılında mühendis Martin Cooper üretti. İlk telefon 850 gr ağırlığında, 25 cm yüksekliğinde, 8 cm derinliğinde, 4 cm enindeydi.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7439188462303389936-9062501066449444926?l=duydukduymadk.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://duydukduymadk.blogspot.com/feeds/9062501066449444926/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7439188462303389936&amp;postID=9062501066449444926' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7439188462303389936/posts/default/9062501066449444926'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7439188462303389936/posts/default/9062501066449444926'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://duydukduymadk.blogspot.com/2008/11/ilk-cep-telefonunu.html' title='İlk cep telefonunu'/><author><name>mercek06</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/_TAgWY39vLhw/SXWuoREVkNI/AAAAAAAAFuQ/3uAot9z3TeA/S220/Resim+010.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_TAgWY39vLhw/SSPn7IC0ksI/AAAAAAAAFb4/0rSvFUYcv3M/s72-c/phonewp6.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7439188462303389936.post-6111994763687224256</id><published>2008-11-17T13:58:00.000-08:00</published><updated>2008-11-17T13:59:40.846-08:00</updated><title type='text'>Kablosuz şarj gerçek oldu!</title><content type='html'>&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_TAgWY39vLhw/SSHpQ2jO8VI/AAAAAAAAFbw/ues7X-8CA-I/s1600-h/mojosarjin.jpg"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 200px; height: 130px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_TAgWY39vLhw/SSHpQ2jO8VI/AAAAAAAAFbw/ues7X-8CA-I/s200/mojosarjin.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5269749514730664274" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Mobil cihazların kablo kullanmadan kısa mesafeden şarj edilebilmesini sağlayan teknoloji, Mojo'nun yeni prototipinde uygulandı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Cep telefonu ve taşınabilir müzik cihazları gibi mobil teknoloji ürünlerinin şarj problemi henüz çözülmüş değil. Kısa sürmesi bir kenara, şarj cihazını taşımak ve kablo bağlantısına mecbur olmak gibi sıkıntılar da var. Mojo, yakın mesafe şarj olarak adlandırılan teknolojiyi kullanan prototipiyle kablo sorununu ortadan kaldırmayı amaçlıyor. Kaliforniya merkezli Mojo şirketinin ürettiği prototip, özel olarak donatılan cep telefonu ve MP3 çalar gibi cihazları kablo olmadan şarj etmeyi başardı. Cihazın üzerinde ve şarj aygıtında "mouse pad" kalınlığında bir parça bulunuyor. Birbirine değecek kadar yakınlaştıklarında yüzeydeki bakır malzemeden elektrik enerjisi pile aktarılıyor. Üretilen prototip aynı anda dört cihazı şarj edebiliyor. Mojo prototipinde 15 farklı patentli teknoloji kullanmış. Şarj cihazının yükleme etkinliği %70 olarak belirtiliyor. Henüz temas gerektiren prototip sonrasında firma temassız şarj ve tek yönlü aparatla şarj üzerinde çalışmalarını sürdürecek.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7439188462303389936-6111994763687224256?l=duydukduymadk.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://duydukduymadk.blogspot.com/feeds/6111994763687224256/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7439188462303389936&amp;postID=6111994763687224256' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7439188462303389936/posts/default/6111994763687224256'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7439188462303389936/posts/default/6111994763687224256'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://duydukduymadk.blogspot.com/2008/11/kablosuz-arj-gerek-oldu.html' title='Kablosuz şarj gerçek oldu!'/><author><name>mercek06</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/_TAgWY39vLhw/SXWuoREVkNI/AAAAAAAAFuQ/3uAot9z3TeA/S220/Resim+010.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_TAgWY39vLhw/SSHpQ2jO8VI/AAAAAAAAFbw/ues7X-8CA-I/s72-c/mojosarjin.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7439188462303389936.post-4319681837115159149</id><published>2008-11-05T13:59:00.001-08:00</published><updated>2008-11-05T13:59:52.748-08:00</updated><title type='text'>neden-nasıl-niçin ?</title><content type='html'>Yapıştırıcılar Nasıl Yapıştırıyor? &lt;br /&gt;Yapıştırıcıların sağladığı yapıştırma olayı aslında kimyasal reaksiyondan başka birşey değildir. Günümüzde imalatçılar yapıştırıcıları sentetik malzemeler kullanarak yaparlar. Yapıştırma olayında benzer yada iki malzemeden iki madde, birde yapışkan gerekir. Burada en önemli görev yapıştırıcıdadır. Yapıştırıcı moleküllerinin diğer iki madde molekülleri ile birleşme eğilimi gösterir bir yapıda olması gerekir.&lt;br /&gt;· Radyonun sesi Açılınca Pil Daha Çabuk mu Biter? &lt;br /&gt;Pille çalisan portatif radyolarda sesin yüksekliği pilin ömrünü etkiler. Radyo açık, sesi kapalı durumu ile sesin sonuna kadar açık durumu arasındaki fark pillerin ömürlerinin kısalmasına neden olur. ses sonuna kadar açıldığında pillerden çekilen akim yüzde 30 artmaktadır. Bu durum, küçüğünden büyüğüne, pille çalışan ve ses yükselticisi olan bütün radyo, teyp, volkmen vb. için aynidir. &lt;br /&gt; &lt;br /&gt; Matematikte Niçin -2 ile -2 nin Çarpımı +4 Eder? &lt;br /&gt;Haftanın beş günü ise otobüs ile gidip geldiğinizi varsayalım. Her sefer bir milyonluk bir biletle yapılıyor. On milyon tutarında on tane bilet aldınız. Her gün gidiş geliş kullandıkça iki tanesi eksiliyor. Bunun eşitlikteki yeri (-2) dır dır. Siz bu isi beş gün süresince yani 5 kez yaparsanız (-2)x( +5)= 10 olur. Diyelim ki bayram tatilinin iki günü o haftanın Perşembe ve Cuma günlerine geldi ve tatil. Bu kez yapmanız gerekeni yapmıyorsunuz. İki günlük 4 bileti kullanmıyorsunuz. Bu hareket, yapmanız gerekene göre negatif yani ters yönde bir harekettir. Her gün bilet almak yerine iki gün süresince hiç bilet kullanmıyorsunuz. İki kere negatif hareketi "-2″ bilet üzerinde yapınca o hafta elinizde (-2)x( -2) =(+4) . bilet kalıyor. Bunları Biliyor musunuz?, İlginç Bilgiler, Güzel Sözler, Özlü Sözler, Hazır Cevaplar, İlginç Bilgiler&lt;br /&gt;· Termos Nasıl Sıcağı Sıcak, Soğuğu Soğuk Tutuyor? &lt;br /&gt;Tek nedeni vardır, vakum. Yani boşluk. Bir termosta iç içe geçmiş iki kap vardır. Dıştaki metal bir kap olup içteki genellikle bir cam sisedir. İkisinin arasındaki hava ise boşaltılmıştır. Tam olmasa da üreticiler tarafından elde edilebilen tama yakin bir boşluk vardır. Vakumlu bir ortamda hava molekülleri de olmadığından isi iletilemez. Cismin ısısı başlangıçta ne ise o halde kalır. İçerden dışarıya, dışardan içeriye ısı geçişi olmaz. Böylece termosa konan sıvı sıcaksa sıcak, soğuksa soğuk kalır.&lt;br /&gt;· Bir Hafta Niçin 7 Gündür? &lt;br /&gt;Babilliler 7 günlük haftayı zaman birimi olarak kullanıyorlardı. İlk çağlarda bilinen beş gezegen ile güneş ve ayın sayısının 7 olusu bu sayıyı gizemli ve uğurlu kılıyordu. Daha sonra dinlerde, göğün 7 kat olusu ve doğadaki ana renk sayısının 7 olusu, müzik notalarının 7 olusu sayının önemini daha çok belirtti. Daha sonra Fransa takvim yapısını değiştirerek hafta sayısını 10 yaptı ama kabul görmedi. Rusya 5 günlük hafta uygulamasına geçti, o da tutulmadı. Sonunda yine hafta 7 gün olarak kaldı.&lt;br /&gt;· Niçin Otellerin Kapıları Döner Kapıdır? &lt;br /&gt;Döner kapıların tek amacı enerji tasarrufudur. Büyük binaların içerleri devamlı olarak ısıtılır. Açılan normal kapıdan içeri soğuk hava rahatlıkla girer. Eğer normal kapı kullanılırsa hava değişimi nedeniyle klimalar veya motorlar yeniden çalışacaktır. Özellikle çok kişinin girip çıktığı otel veya benzeri binalarda enerji tasarrufu için döner kapı kullanılır. Döner kanatlar sıcak havanın dışarı çıkmasına, soğuk havanın da içeri girmesini-engeller.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7439188462303389936-4319681837115159149?l=duydukduymadk.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://duydukduymadk.blogspot.com/feeds/4319681837115159149/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7439188462303389936&amp;postID=4319681837115159149' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7439188462303389936/posts/default/4319681837115159149'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7439188462303389936/posts/default/4319681837115159149'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://duydukduymadk.blogspot.com/2008/11/neden-nasl-niin.html' title='neden-nasıl-niçin ?'/><author><name>mercek06</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/_TAgWY39vLhw/SXWuoREVkNI/AAAAAAAAFuQ/3uAot9z3TeA/S220/Resim+010.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7439188462303389936.post-5070948938015111082</id><published>2008-11-03T11:06:00.000-08:00</published><updated>2008-11-03T11:07:22.329-08:00</updated><title type='text'>Rujda kanser riski</title><content type='html'>Kanserojen maddelerden birini dudaklarınıza sürüyor olabilir misiniz? Evet, ruj; kanser, kısırlık ve böbrek yetmezliğine yol açıyor. &lt;br /&gt;Tehlikeli kanserojen maddelerden birini dudaklarınıza sürüyor olabilir misiniz? Peki, bu madde, yediklerinizle birlikte dudaklarınızdan ağzınıza, oradan da vücudunuza doğru yol alıyor olabilir mi? Uzmanlar uyarıyor: Ruj ve oje kanser yapıyor! &lt;br /&gt;Parlak ruj kanserojen çıktı&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ABD'li uzmanlar, özellikle gençler arasında yaygın bir şekilde kullanılan parlatıcı ruj ve ojeler için kanser alarmı verdi. Philadelphia’daki Fob Chase Kanser Merkezi’nde yapılan araştırmada, bu ürünlerde kullanılan bitil bencil Talat (BBP) adli maddenin meme kanseri riskini artırdığı ortaya çıktı. Fareler üzerinde yapılan araştırmaya göre, bu madde östrojen hormonu gibi davranarak vücuttaki dengeyi bozuyor. &lt;br /&gt;Erken ergenliğe sebep oluyor &lt;br /&gt;Kızlarda ergenliğe girme yasini da erkene çeken BBP, meme kanserini de tetikliyor. Ayrıca araştırmada yağ hücreleri içine saklanan bu maddenin anneden çocuğa emzirme yoluyla da geçebildiği belirlendi. Böbrek sorunları ve kısırlık gibi rahatsızlıklara da neden olduğu daha önce ortaya çıkan BBP’nin çocuklara hitap eden ürünlerde kullanılması Avrupa’da ve ABD'nin Kaliforniya eyaletinde yasaklanmıştı. &lt;br /&gt;Bu maddenin oyuncaklarda, paketlerde, hali ve çözücülerde de kullanıldığı belirtildi. İki yıl önce yapılan bir araştırmada da idrarlarında fazla miktarda BBP’ ye rastlanan kadınların doğurduğu çocukların da cinsel gelişimlerinin sağlıklı olmadığı ortaya çıkmıştı. &lt;br /&gt;Kursun dudaklı kadınlar &lt;br /&gt;En tehlikeli ağır metallerden kurşun’un da kozmetik yapımında kullanıldığı söyleniyor. Kullandığınız rujun kursun içerip içermediğini anlamak için altın bir eşyanızı ruja sürün. Eğer kursun içeriyorsa altının değdiği yer siyahlaşacaktır.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7439188462303389936-5070948938015111082?l=duydukduymadk.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://duydukduymadk.blogspot.com/feeds/5070948938015111082/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7439188462303389936&amp;postID=5070948938015111082' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7439188462303389936/posts/default/5070948938015111082'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7439188462303389936/posts/default/5070948938015111082'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://duydukduymadk.blogspot.com/2008/11/rujda-kanser-riski.html' title='Rujda kanser riski'/><author><name>mercek06</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/_TAgWY39vLhw/SXWuoREVkNI/AAAAAAAAFuQ/3uAot9z3TeA/S220/Resim+010.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7439188462303389936.post-4344527035170978932</id><published>2008-10-27T14:31:00.000-07:00</published><updated>2008-10-28T04:19:06.720-07:00</updated><title type='text'>Facebook'ta kaç resim var?</title><content type='html'>&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_TAgWY39vLhw/SQb1I_HcalI/AAAAAAAAEdQ/DCWqtqUPz5E/s1600-h/facedekacarsmm.jpg"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 121px; height: 155px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_TAgWY39vLhw/SQb1I_HcalI/AAAAAAAAEdQ/DCWqtqUPz5E/s200/facedekacarsmm.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5262162749359417938" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;O sadece bir sosyal ağ değil...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Facebook sadece bir sosyal ağ değil, aynı zamanda bir çoklu ortam deposu. Milyonlarca kullanıcının gönderdiği resim sayısını tahmin edebilir misiniz?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;En büyük sosyal ağlardan olan Facebook, tam bir çoklu ortam deposu haline gelmiş durumda. Üzerinde barındırdığı video, metin ve resim dosyalarıyla her geçen gün büyüyen bir veri tabanına sahip olan Facebook, yeni bir rekora da imza atmış durumda. Şu anda Facebook'ta barındırılan resim dosyası sayısı tam 10.000.000.000 (on milyar) sınırını geçmiş durumda. Bu arada ince bir ayrıntı olarak, Facebook her görüntünün dört farklı boyutunu sistemde hazır tutuyor. Dolayısıyla gerçekte tutulan resim dosyası sayısı, kırk milyarın üzerinde.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Günde birkaç terabyte resim yüklenen ve 15 milyar görüntünün izlendiği Facebook'ta anlık en yüksek görüntü izleme trafiği saniyede 300.000 görüntü olarak kayıtlara geçmiş.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;SHIFTDELETE.NET&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7439188462303389936-4344527035170978932?l=duydukduymadk.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://duydukduymadk.blogspot.com/feeds/4344527035170978932/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7439188462303389936&amp;postID=4344527035170978932' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7439188462303389936/posts/default/4344527035170978932'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7439188462303389936/posts/default/4344527035170978932'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://duydukduymadk.blogspot.com/2008/10/facebookta-ka-resim-var.html' title='Facebook&apos;ta kaç resim var?'/><author><name>mercek06</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/_TAgWY39vLhw/SXWuoREVkNI/AAAAAAAAFuQ/3uAot9z3TeA/S220/Resim+010.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_TAgWY39vLhw/SQb1I_HcalI/AAAAAAAAEdQ/DCWqtqUPz5E/s72-c/facedekacarsmm.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7439188462303389936.post-6998745751275348093</id><published>2008-10-14T05:06:00.001-07:00</published><updated>2008-10-14T05:08:52.436-07:00</updated><title type='text'>Çift sim kartlı telefonlar toplatılıyor</title><content type='html'>&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_TAgWY39vLhw/SPSLzAO8K_I/AAAAAAAAEJE/NIGNVcjHBnk/s1600-h/141020081252447886161_2.jpg"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://3.bp.blogspot.com/_TAgWY39vLhw/SPSLzAO8K_I/AAAAAAAAEJE/NIGNVcjHBnk/s200/141020081252447886161_2.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5256980373400464370" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sekiz telefon modeli piyasadan toplatılacak&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Telekomünikasyon Kurumu Başkanı Tayfun Acarer, piyasada satılan 8 çift sim kartlı cep telefonunun teknik özelliklerinin standartlara uygun olmadığını tespit ettiklerini bildirerek, kısa sürede adlarını açıklayacakları bu ürünlerin iade edilebileceğini ve toplatılacağını kaydetti. Çift sim kartlı telefonların son dönemde çok yaygınlaştığını ve pazar paylarının yüzde 15'e ulaştığını ifade eden Acarer, sektörde 53 markaya ait 70 çift sim kartlı telefon modeli bulunduğunu söyledi. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Teknik Düzenleme Daire Başkanlığı bünyesindeki "Piyasa Gözetim ve Denetim Laboratuvarı"nda yapılan testlerle telefonlardaki teknik değerlerin kontrol edildiğini bildiren Acarer, sözlerini şöyle sürdürdü: "Yaklaşık 2 ayda 13 çift sim kartlı telefonun testi yapıldı. Diğerlerininki de devam ediyor. Ancak piyasadaki 1,2 milyon çift sim kartlı telefon modelinden 800 bini bu 13 modelden. Bu da pazarın yüzde 60'ı ediyor. Bunların 8'inin teknik özelliklerinin standartlara uygun olmadığını tespit ettik. 4 tanesinde de sorun var. Bir tanesi ise yapılan uyarı ile uygun hale geldi. Ürünlerimiz Avrupa Birliği standartlarına uygun olmalıdır. İthal edilen bu ürünler, Avrupa Birliği standartlarına uygun değil. Baz istasyonları sağlık açısından tartışılıyor ama üzerinizde taşıdığınız telefonları kafanıza dayıyorsunuz. Bunların standartlara uygun olmaması durumunda sağlık açısından önemli etkileri olur." &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Mevzuata göre, bu ürünlerin marka ve modellerini iki ulusal kanal ve gazete aracılığıyla duyurmaları gerektiğini belirten Acarer, uygunsuzluk tespit edilen ürünleri ithalatçılarına da bildireceklerini söyledi. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Testleri yapılan ürünlerin istenilen standartları sağlamadığına ilişkin ilanın ardından hem ürünün ithalatının yasaklanacağını hem de bu ürünleri kullanan tüketicilere iade hakkı doğacağını kaydeden Acarer, diğer çift sim kartlı telefonların da aynı laboratuvarda inceleneceğini belirtti. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"RİSKLİ ÜRÜN, MARKA VE ÜLKELER BELİRLENECEK" &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Acarer, çift sim kartlı telefon piyasasının kalite yerine rant ağırlıklı olduğunu belirterek, "Vatandaş ürün alırken teknik özellikleri sorgulamalı. Tüketiciler faturanın yanı sıra teknik özelliklerine de bakmalı. Biz bu firmaları ilan edince tüketici gidip ürünü iade edebilecek fakat sağlık açısından zarar görebilir" diye konuştu. &lt;br /&gt;Test sonucunda teknik özellikleri standartlara uygun olmayan ürünleri belirleyerek sektör için "riskli ülke, riskli ürün ve riskli markaları" tespit edeceklerini kaydeden Acarer, bunları da AB üyesi ülkelerde uygulandığı gibi Dış Ticaret müsteşarlığına bildireceklerini söyledi.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7439188462303389936-6998745751275348093?l=duydukduymadk.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://duydukduymadk.blogspot.com/feeds/6998745751275348093/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7439188462303389936&amp;postID=6998745751275348093' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7439188462303389936/posts/default/6998745751275348093'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7439188462303389936/posts/default/6998745751275348093'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://duydukduymadk.blogspot.com/2008/10/ift-sim-kartl-telefonlar-toplatlyor.html' title='Çift sim kartlı telefonlar toplatılıyor'/><author><name>mercek06</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/_TAgWY39vLhw/SXWuoREVkNI/AAAAAAAAFuQ/3uAot9z3TeA/S220/Resim+010.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_TAgWY39vLhw/SPSLzAO8K_I/AAAAAAAAEJE/NIGNVcjHBnk/s72-c/141020081252447886161_2.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7439188462303389936.post-8312919916436678287</id><published>2008-10-12T13:15:00.000-07:00</published><updated>2008-10-12T13:16:31.448-07:00</updated><title type='text'>DÜNYANIN EN İNCE LAPTOPU</title><content type='html'>&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_TAgWY39vLhw/SPJbGPJYcEI/AAAAAAAAEI8/wpoP8SP1QsE/s1600-h/appleenincelaptop.jpg"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://1.bp.blogspot.com/_TAgWY39vLhw/SPJbGPJYcEI/AAAAAAAAEI8/wpoP8SP1QsE/s200/appleenincelaptop.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5256363877798015042" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Apple'ın zarfa bile sığacak incelikte yeni dizüstü bilgisayarı MacBook Air, Türk kullanıcılarıyla buluşmaya hazırlanıyor. Dünyanın en ince dizüstü bilgisayarı MacBook Air, Mart'ın ikinci yarısında raflarda yerini alacak. Cömert Varlık, MacBook Air ile ilgili olarak "Bir dizüstü bilgisayarda bulunması gereken niteliklerden vazgeçmeden dünyanın en ince dizüstü bilgisayarı olarak üretildi" dedi.&lt;br /&gt;MacBook Air, 0.4 cm inceliği ve 13.3 inç ekranı ile dikkat çekiyor. 2GB ram ve Intel 1.8 GHz işlemciye sahip MacBook Air'ın batarya ömrü ise 5 saat. Bilgisayar, 15 Mart'ta satışa sunulacak.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7439188462303389936-8312919916436678287?l=duydukduymadk.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://duydukduymadk.blogspot.com/feeds/8312919916436678287/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7439188462303389936&amp;postID=8312919916436678287' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7439188462303389936/posts/default/8312919916436678287'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7439188462303389936/posts/default/8312919916436678287'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://duydukduymadk.blogspot.com/2008/10/dnyanin-en-ince-laptopu.html' title='DÜNYANIN EN İNCE LAPTOPU'/><author><name>mercek06</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/_TAgWY39vLhw/SXWuoREVkNI/AAAAAAAAFuQ/3uAot9z3TeA/S220/Resim+010.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_TAgWY39vLhw/SPJbGPJYcEI/AAAAAAAAEI8/wpoP8SP1QsE/s72-c/appleenincelaptop.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7439188462303389936.post-9214278260436724626</id><published>2008-10-11T13:18:00.001-07:00</published><updated>2008-10-11T13:19:36.235-07:00</updated><title type='text'>Kansız ve dikişsiz prostat ameliyatı</title><content type='html'>&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_TAgWY39vLhw/SPEKUF0xVmI/AAAAAAAAEEY/T320zuYdQoI/s1600-h/6614858.jpg"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://1.bp.blogspot.com/_TAgWY39vLhw/SPEKUF0xVmI/AAAAAAAAEEY/T320zuYdQoI/s200/6614858.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5255993580395255394" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; &lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Prostatın iyi huylu büyümesine (prostat hiperplazi) karşı en hafif ve en zararsız "ProstaLund CoreTherm" adlı tekniği geliştirenden ve bu konuda yayınlamış bir de kitabı bulunan İsveçli Dr. Sonny Schelin'in, İstanbul Cerrahpaşa Tıp Fakültesi'nde gerçekleştirdiği uygulamayı, basın mensupları naklen izledi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İstanbul'da Ceylan İntercontinental Hotel'de 9-12 Ekim tarihleri arasında yapılan Uluslararası Üroloji Kongresi'ne katılan Dr. Sonny Schelin, mikrodalga termoterapi kullanarak geliştirdiği ameliyat tekniğini Türkiye'de ilk kez uyguladı. Ameliyat, Cerrahpaşa Tıp Fakültesi'nden naklen TV yayınıyla kongre salonunda izlendi. Kongrenin düzenleyici komite başkanı Prof. Dr. Ali Rıza Kural, tekniğin şimdiye kadar kullanılan prostat ameliyatı tekniklerine göre çok daha hızlı, hafif, zararsız olduğunu söyledi.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7439188462303389936-9214278260436724626?l=duydukduymadk.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://duydukduymadk.blogspot.com/feeds/9214278260436724626/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7439188462303389936&amp;postID=9214278260436724626' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7439188462303389936/posts/default/9214278260436724626'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7439188462303389936/posts/default/9214278260436724626'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://duydukduymadk.blogspot.com/2008/10/kansz-ve-dikisiz-prostat-ameliyat.html' title='Kansız ve dikişsiz prostat ameliyatı'/><author><name>mercek06</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/_TAgWY39vLhw/SXWuoREVkNI/AAAAAAAAFuQ/3uAot9z3TeA/S220/Resim+010.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_TAgWY39vLhw/SPEKUF0xVmI/AAAAAAAAEEY/T320zuYdQoI/s72-c/6614858.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7439188462303389936.post-7659244214824097819</id><published>2008-09-24T14:15:00.001-07:00</published><updated>2008-09-24T14:16:01.893-07:00</updated><title type='text'>Milyonlarca modem çöpe gidecek</title><content type='html'>&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_TAgWY39vLhw/SNquCwxJCiI/AAAAAAAADYM/NAiyPrJtN9E/s1600-h/179418_1.jpg"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://1.bp.blogspot.com/_TAgWY39vLhw/SNquCwxJCiI/AAAAAAAADYM/NAiyPrJtN9E/s200/179418_1.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5249699678127720994" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;İnternet daha da hızlandığında ve IEEE’nin bir süredir üzerinde çalıştığı yeni veri transfer protokolü 802.11n dünya standartı olarak kabul edildiğinde hızlı internet isteyen milyonlarca kullanıcı yeni modem almak zorunda kalacak...&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;DSL hatların yaygınlaşması ile dünyada milyonlarca kullanıcı, maksimum 125 Mbps hızını destekleyen modem kullanmaya başladı. Ancak dünyanın en büyük meslek örgütlerinden olan IEEE, (The Institute of Electrical and Electronics Engineers, Inc.) bir süredir üzerinde çalıştığı yeni veri transfer protokolü olan 802.11n’ye son şeklini 2009’un ilk çeyreğinde verecek ve genel standart olarak dünyanın her yerinde kullanılacak.&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;802.11n, standardı, maksimum veri transfer hızını 300 Mbps’ye taşıyacak, bunun yanında eş zamanlı olarak çoklu veri iletişimi yapılmasına imkan tanıyacak. 802.11n standardını bu kadar hızlı yapan mantığın altında çoklu anten sistemi kullanılan MIMO (Multi Input, Multi Output) teknolojisi yatıyor. Evlerde kullanılan modemler, maksimum 125 Mbps hızını desteklediği için yüksek hızlı internet isteyen milyonlarca kullanıcı, internetin de hızlanmasının ardından eski modemleri “çöpe atmak” ve yeni modem almak zorunda kalacak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şu an piyasada 802.11n protokolünün “taslak” metinlerine göre dizayn edilmiş “Draft-N” logolu ve çok antenli bazı modem modelleri bulunsa da internet forumlarında bazı analistlerin, “muhtemel sorunlara karşın, standart kabul edilmeden modem alınmaması” yönündeki uyarıları dikkat çekiyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;IEEE NEDİR&lt;br /&gt;IEEE, bilim dünyasında, mühendisliğin yaratıcılık, geliştirme, bütünleştirme, paylaştırma işlevine, elektro teknoloji ve bilgi teknolojisine, insanlığa yararlı bilimlere ve uzmanlık alanlarına katkıda bulunan kar amacı olmayan teknik bir mesleki organizasyon olarak biliniyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;AIEE (Amerikan Elektrik Mühendisleri Enstitüsü) ve IRE (Radyo Mühendisleri Enstitüsü) topluluklarının birleşmesi ile 1963 yılında resmen kurulan IEEE, dünya genelindeki en büyük teknik organizasyonlardan birisi. 2007 yılı itibariyle 160 ülkede 375.000’den fazla üyesi bulunan enstitünün üyelerinin yüzde 35’i ABD dışında yaşamakta.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;IEEE tüm dünyada Elektrik-Elektronik ve Bilgisayar Mühendisliği yayınlarının yaklaşık yüzde 25’ini tek başına yayınlamakta ve birçok elektronik cihazın standartlarını belirliyor.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7439188462303389936-7659244214824097819?l=duydukduymadk.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://duydukduymadk.blogspot.com/feeds/7659244214824097819/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7439188462303389936&amp;postID=7659244214824097819' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7439188462303389936/posts/default/7659244214824097819'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7439188462303389936/posts/default/7659244214824097819'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://duydukduymadk.blogspot.com/2008/09/milyonlarca-modem-pe-gidecek.html' title='Milyonlarca modem çöpe gidecek'/><author><name>mercek06</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/_TAgWY39vLhw/SXWuoREVkNI/AAAAAAAAFuQ/3uAot9z3TeA/S220/Resim+010.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_TAgWY39vLhw/SNquCwxJCiI/AAAAAAAADYM/NAiyPrJtN9E/s72-c/179418_1.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7439188462303389936.post-6421920367427004470</id><published>2008-09-18T13:46:00.000-07:00</published><updated>2008-09-18T13:48:23.346-07:00</updated><title type='text'>'Şeytan Üçgeni'nin basit sırrı..'</title><content type='html'>&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_TAgWY39vLhw/SNK-YaJfPII/AAAAAAAADX8/pI7jxY1-Uew/s1600-h/71721.jpg"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://1.bp.blogspot.com/_TAgWY39vLhw/SNK-YaJfPII/AAAAAAAADX8/pI7jxY1-Uew/s200/71721.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5247465842385304706" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;18 Eylül 2008 Perşembe 14:02&lt;br /&gt;Bermuda şeytan üçgeninin sırrı çözüldü. Yıllardır doğaüstü güçlere bağlanan olayların sırrı bakın neymiş?&lt;br /&gt;Atlas Okyanusu'ndaki bu bölgede özellikle son 60 yılda birçok gemi ve uçak kaybolmuş ve bunlardan geriye tek bir iz bile kalmamıştı. Kimsenin açıklama getiremediği bu esrarengiz fenomen içinde bilim adamlarının da bulunduğu pek çok insan tarafından "doğaüstü bir takım güçlerin yaptırımı" olarak algılandı ve öyle lanse edildi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ancak uzun yıllardır devam eden araştırmalar birkaç yıl önce bir sonuç verdi ve bu gizemli olayların aslında basit bir "Doğalgaz Cilvesi" olduğu açıklandı. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu bölge Gulf Stream denilen sıcak su akıntısının da geçtiği yerdir. Tabanın bazen ısınması yüzünden bu "tebeşir gazlar" erir ve sudan hafif oldukları için yüzeye doğru yükselirler. O anda tabandan yüzeye kadar bir boşluk (vakum-girdap) oluşur ve okyanus adeta delinir. O sırada oradan geçen yüzer ne varsa derin bir kuyuya düşer gibi hızla okyanusun dibini boylar. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yıllarca insanlar tarafından merak edilen filmlere, romanlara konu olan Bermuda Şeytan Üçgeni'nin bütün gizemi doğalgazmış.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7439188462303389936-6421920367427004470?l=duydukduymadk.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://duydukduymadk.blogspot.com/feeds/6421920367427004470/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7439188462303389936&amp;postID=6421920367427004470' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7439188462303389936/posts/default/6421920367427004470'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7439188462303389936/posts/default/6421920367427004470'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://duydukduymadk.blogspot.com/2008/09/eytan-geninin-basit-srr.html' title='&apos;Şeytan Üçgeni&apos;nin basit sırrı..&apos;'/><author><name>mercek06</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/_TAgWY39vLhw/SXWuoREVkNI/AAAAAAAAFuQ/3uAot9z3TeA/S220/Resim+010.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_TAgWY39vLhw/SNK-YaJfPII/AAAAAAAADX8/pI7jxY1-Uew/s72-c/71721.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7439188462303389936.post-4193801275921669755</id><published>2008-09-10T16:16:00.000-07:00</published><updated>2008-09-10T16:18:56.183-07:00</updated><title type='text'>Görünmezlik gerçek oldu!..</title><content type='html'>&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_TAgWY39vLhw/SMhVvaYkOgI/AAAAAAAADX0/ZN82r56h2GM/s1600-h/26730.jpg"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://4.bp.blogspot.com/_TAgWY39vLhw/SMhVvaYkOgI/AAAAAAAADX0/ZN82r56h2GM/s200/26730.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5244536039097514498" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;( Resimde Photoshop etkisi bulunmamaktadır. )&lt;br /&gt;06 Eylül 2008&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ABD'de Berkeley'de bulunan Kaliforniya Üniversitesi'ndeki araştırmacılar, üç boyutlu nesnelerin çevresindeki ışığı bükerek onları görünmez yapabilecek bir malzeme geliştirdi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Doğal yollarla elde edilemeyen bu malzeme, nanoteknoloji sayesinde üretiliyor. Uzmanlar, nano ölçekteki (metrenin milyarda biri ölçeğindeki) bu malzeme sayesinde bir gün insanlan bile gizleyebilecek kadar büyük görünmezlik pelerinlerinin yapılabileceğini söylüyor.&lt;br /&gt;Xiang Zhang önderliğindeki ekibin bulguları hem Nature hem de Science dergilerinde yayımlandı. Araştırmacıların söylediğine göre yeni sistemin çalışması tıpkı suyun, bir kayanın çevresinden akışına benziyor. Suyun, kayanın çevresinden akarak arkasına geçmesi gibi ışık da yeni malzemeden üretilmiş bir nesne tarafından soğrulmadığı ve yansıtılmadığı için yalnızca nesnenin arkasından görülüyor, bu da nesneyi görünmez yapıyor.&lt;br /&gt;Bu yeni malzeme, "eksi (tersinir) kırılma" özelliği taşıyor. Üst üste geçmiş tabakaların oluşturduğu balık ağı yapısı, geniş bir dalga boyu aralığında ışığı geçirebiliyor. ABD hükümetinin parasal olarak desteklediği araştırma, ileride gizli askeri operasyonlarda da kullanılabilecek. Bu sayede tanklar, düşmanın görüş alanı içinde bile görünmez olabilecek.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kaynak: Real Haber&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7439188462303389936-4193801275921669755?l=duydukduymadk.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://duydukduymadk.blogspot.com/feeds/4193801275921669755/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7439188462303389936&amp;postID=4193801275921669755' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7439188462303389936/posts/default/4193801275921669755'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7439188462303389936/posts/default/4193801275921669755'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://duydukduymadk.blogspot.com/2008/09/grnmezlik-gerek-oldu.html' title='Görünmezlik gerçek oldu!..'/><author><name>mercek06</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/_TAgWY39vLhw/SXWuoREVkNI/AAAAAAAAFuQ/3uAot9z3TeA/S220/Resim+010.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_TAgWY39vLhw/SMhVvaYkOgI/AAAAAAAADX0/ZN82r56h2GM/s72-c/26730.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7439188462303389936.post-6055008227391997448</id><published>2008-09-09T03:46:00.001-07:00</published><updated>2008-09-09T03:46:45.618-07:00</updated><title type='text'>İstanbul Metrosu'ndan taş devrine ait iskeletler çıktı.</title><content type='html'>İstanbul’da yapılan metro kazılarından çıkan kalıntılar kentin tarihini aydınlatmaya devam ediyor. Kazı alanından şimdi de taş devri iskeletleri çıktı.&lt;br /&gt;Son olarak, Yenikapı’da Bizans öncesine ait mezarlar bulundu. Arkeoloji Müzesi’nde korumaya alınan iskeletlerle ilgili bilgi veren Prof. Mehmet Özdoğan, "Yeni bulunan mezarlar, Marmara Denizi’nin eskiden küçük ve sığ olduğunu gösteriyor" dedi.&lt;br /&gt;Marmaray Projesi kapsamında Yenikapı’da sürdürülen arkeolojik kazılar sırasında M.Ö. 6200-6400 yıllarına ait olduğu sanılan ikisi küçük dört mezar bulundu. Mezardaki iskeletler, bulunduğu şekliyle alçı kalıplarla sağlamlaştırıldı ve Arkeoloji Müzesi’nde korumaya alındı. Yenikapı’da daha önce 48, Üsküdar’da ise 87 iskelet bulunmuş ve Bizans Dönemi’ne ait bütün bu iskeletler de incelemek üzere müzeye kaldırılmıştı. &lt;br /&gt;Kazılara danışmanlık yapan İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü Prehistorya (tarih öncesi) Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Mehmet Özdoğan, Fikirtepe’deki kazılarla, İstanbul’un tarihinin 8 bin 200 yıl öncesine kadar gittiğini gördüklerini söyledi. &lt;br /&gt;Bundan önce bulunan iskeletlerin Bizans dönemine ait olduğunu belirten Prof. Özdoğan, "Yeni bulunan mezarlar, Marmara Denizi’nin küçük ve sığ olduğunu da gösteriyor. Taş devri topluluklarının Anadolu’dan Avrupa’ya geçiş sürecinde, ilk yerleşik uygarlıkların temelinin atılmasında İstanbul’un ne kadar önemli rol oynadığını göstermesi açısından da bir başka önemi var."&lt;br /&gt;İstanbul Arkeoloji Müzeleri Müdürlüğü yetkilileri de mezarların 6 bin 400’lü yıllara dek uzandığının düşünüldüğünü, bu alandaki çalışmaların sürdüğünü söylediler. Metro istasyonu kurulacak alandaki çalışmalar, yeni kazıların ortaya çıkmasıyla, sürekli uzuyor. Yenikapı’daki Marmaray çalışmaları 2004’te, 58 bin metrekarelik bir alanda başladı. Bunun 30 bin metrekaresinde arkeolojik kazı yapıldı. Marmaray ve metro tarafında 7 ve 11’inci yüzyıllara ait 32 batık bulundu. Batıkların konservasyonu, İstanbul Üniversitesi ile ve Bodrum’daki Su altı Araştırmaları Merkezi’nde sürüyor. İstanbul’un ilk surları olduğu düşünülen surlara da bu kazılarla ulaşıldı. Antik liman da kazılarla ortaya çıktı. Bu arada hangi dönemi ait olduğu henüz belirlenemeyen dokuz kafatası da buluntular arasında yer aldı. Müzede düzenlenen bir sergide de sikkeden çömleğe, takılara ve ev eşyalarına dek binlerce tarihi eserden seçilen 500’ü sergilendi. &lt;br /&gt;  &lt;br /&gt;HABER3&lt;br /&gt; &lt;br /&gt; &lt;br /&gt; &lt;br /&gt;﻿&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7439188462303389936-6055008227391997448?l=duydukduymadk.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://duydukduymadk.blogspot.com/feeds/6055008227391997448/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7439188462303389936&amp;postID=6055008227391997448' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7439188462303389936/posts/default/6055008227391997448'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7439188462303389936/posts/default/6055008227391997448'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://duydukduymadk.blogspot.com/2008/09/istanbul-metrosundan-ta-devrine-ait.html' title='İstanbul Metrosu&apos;ndan taş devrine ait iskeletler çıktı.'/><author><name>mercek06</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/_TAgWY39vLhw/SXWuoREVkNI/AAAAAAAAFuQ/3uAot9z3TeA/S220/Resim+010.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7439188462303389936.post-8384605817267267957</id><published>2008-09-01T12:55:00.001-07:00</published><updated>2008-09-01T12:56:29.860-07:00</updated><title type='text'>Sigaradaki 48 yıllık sır</title><content type='html'>&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_TAgWY39vLhw/SLxIyr3e91I/AAAAAAAADXs/xz4P0D98V8U/s1600-h/63109.jpg"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://3.bp.blogspot.com/_TAgWY39vLhw/SLxIyr3e91I/AAAAAAAADXs/xz4P0D98V8U/s200/63109.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5241144101958514514" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sigaradaki en tehlikeli madde 48 yıl saklandı. Bu element 2 yıl önceki bir suikastte gündeme gelmişti.&lt;br /&gt;Fransız Le Figaro gazetesine göre, Philip Morris, RJ Reynolds, Bristish American Tobacco gibi sigara devleri, tütün yaprakları, sigara ve tütün dumanında bulunan radyoaktif ve kanserojen polonyum 210 elementinin (210Po) varlığını 1960'lı yıllardan bu yana bilinçli olarak gizliyorlar. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ÇALIŞMALARIN YAYIMLANMASI YASAKLANDI&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ABD'li bilimadamlarının sigara üreticilerinin gizledikleri söylenen bin 500 belge üzerinde yaptığı araştırmaya göre, polonyum 210 elementinin kanserojen yapısı bilinmesine rağmen, ekonomik çıkarlar nedeniyle her şey gizlendi, yapılan laboratuar çalışmalarının yayımlanması da yasaklandı. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Alfa radyasyonu yayan polonyum 210 elementinin solunum yoluyla akciğer kanserine neden olduğu biliniyor. Bilimadamları günde 30 sigara içmenin yılda 300 akciğer rontgeni çektirmekle eşdeğer olduğunu söylüyorlar. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Polonyum 210'un sigara dumanında bulunması ise tütün üretiminde fosfatı zengin gübre kullanımından kaynaklanıyor. Bu fosfat, radyum ve polonyum içeren kayalardan çıkarılıyor. Sigara tütününün bilinen özel tadının da tütün yaprağındaki azot oranını azaltan fosfatlı gübreden kaynaklandığı belirtiliyor. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Araştırma, Philip Morris firmasının 60'lı yıllardan bu yana polonyum 210'un tütünü zehirlediğini bildiğini, firmanın 70'li yıllarda radyoaktiviteyi azaltmak için tütün yapraklarını özel bir solvent kullandığını, ancak tütünün aromasını yok ettiği için bu işlemden vazgeçtiğini de gösteriyor. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;AJANI POLONYUM 210 ELEMENTİ İLE ZEHİRLEMİŞLERDİ&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sigaranın içinde bulunduğu kanıtlanan polonyum 210 elementi, 2006 yılında eski KGB ajanı Alexander Litvinenko'nun Londra'da zehirlenerek öldürülmesiyle de gündeme gelmişti. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gazete bu iddiayı, bilimsel Amerikan Halk Sağlığı Dergisi'nin Eylül sayısında yayımlanan bir araştırma analizine dayandırıyor.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7439188462303389936-8384605817267267957?l=duydukduymadk.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://duydukduymadk.blogspot.com/feeds/8384605817267267957/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7439188462303389936&amp;postID=8384605817267267957' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7439188462303389936/posts/default/8384605817267267957'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7439188462303389936/posts/default/8384605817267267957'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://duydukduymadk.blogspot.com/2008/09/sigaradaki-48-yllk-sr.html' title='Sigaradaki 48 yıllık sır'/><author><name>mercek06</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/_TAgWY39vLhw/SXWuoREVkNI/AAAAAAAAFuQ/3uAot9z3TeA/S220/Resim+010.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_TAgWY39vLhw/SLxIyr3e91I/AAAAAAAADXs/xz4P0D98V8U/s72-c/63109.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7439188462303389936.post-4766239631530098980</id><published>2008-09-01T06:26:00.001-07:00</published><updated>2008-09-01T06:27:20.550-07:00</updated><title type='text'>Cep telefonu yürürken şarj olacak</title><content type='html'>&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_TAgWY39vLhw/SLvtsS5ahHI/AAAAAAAADXk/siNSKSoYyQs/s1600-h/010920081049465546117.jpg"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://1.bp.blogspot.com/_TAgWY39vLhw/SLvtsS5ahHI/AAAAAAAADXk/siNSKSoYyQs/s200/010920081049465546117.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5241043936618382450" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Amerikalı bir firmanın projesi tamamlandığında&lt;br /&gt;insan vücudunun hareketini, elektrik enerjisine çevirecek bir cihazla cep&lt;br /&gt;telefonları yürürken şarj olacak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;AA muhabirinin derlediği bilgilere göre, Motion2Energy (M2E) firmasının&lt;br /&gt;üzerinde çalıştığı cihaz, basit olarak elektrik üretmek için kinetik enerjiyi,&lt;br /&gt;bir başka deyişle insan vücudunun hareketini kullanıyor. Bazı kol saati&lt;br /&gt;modellerindeki merkezkaç kuvvetinin, saatin çalışmasına yetecek kadar düşük&lt;br /&gt;voltajda elektrik üretmesi için kullanıldığı mekanizmaya sahip cihaz, kemere&lt;br /&gt;takılarak içindeki pilin dolmasını sağlayor. Bir kabloyla da cep telefonu, cihaza&lt;br /&gt;bağlanarak şarj olması sağlanıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Cihaz piyasaya sürüldüğünde kullanıcılar, telefonların pillerinin&lt;br /&gt;bitmesinden dolayı sıkıntıya girmeyecek ve ev, araba, iş yeri için ayrı şarj&lt;br /&gt;cihazı alınmasına gerek kalmayacağı için ekonomik katkı sağlanacak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sistem, MP3 player gibi cihazların şarj edilmesinde de kullanılabilecek.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7439188462303389936-4766239631530098980?l=duydukduymadk.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://duydukduymadk.blogspot.com/feeds/4766239631530098980/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7439188462303389936&amp;postID=4766239631530098980' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7439188462303389936/posts/default/4766239631530098980'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7439188462303389936/posts/default/4766239631530098980'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://duydukduymadk.blogspot.com/2008/09/cep-telefonu-yrrken-arj-olacak.html' title='Cep telefonu yürürken şarj olacak'/><author><name>mercek06</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/_TAgWY39vLhw/SXWuoREVkNI/AAAAAAAAFuQ/3uAot9z3TeA/S220/Resim+010.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_TAgWY39vLhw/SLvtsS5ahHI/AAAAAAAADXk/siNSKSoYyQs/s72-c/010920081049465546117.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7439188462303389936.post-926055334479282160</id><published>2008-08-30T15:02:00.001-07:00</published><updated>2008-08-30T15:03:21.581-07:00</updated><title type='text'>Uçan otomobil gerçek oldu !</title><content type='html'>&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_TAgWY39vLhw/SLnDjqO_sTI/AAAAAAAADXc/AGyUdLhXMnk/s1600-h/ucan_oto_son_4.jpg"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://1.bp.blogspot.com/_TAgWY39vLhw/SLnDjqO_sTI/AAAAAAAADXc/AGyUdLhXMnk/s200/ucan_oto_son_4.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5240434658822304050" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Uçan otomobil gerçek oldu !&lt;br /&gt;Otomobilinize binerken evinize doğru havalandığınız &lt;br /&gt;bilimkurgu filmleri gerçek oluyor. Uçan otomobiller&lt;br /&gt;2009'dan itibaren piyasaya çıkıyor. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tempo'nun haberine göre TERRAFUGIA tarafından tasarlanan&lt;br /&gt;Transition'un yolda giderken kanatlarının açılıp uçağa &lt;br /&gt;dönüşmesi 15 saniye sürüyor. 2 kişilik yolcu kapasitesine&lt;br /&gt;sahip olan araç bir depo benzinle 290 km. gidiyor. &lt;br /&gt;Tabi kullanıcıların araca 194 bin dolar ödemesi ve pilot&lt;br /&gt;sertifikasına sahip olmaları gerekiyor. Bir uçakla aynı &lt;br /&gt;kalkış ve iniş sistemine sahip olan Transition'ları&lt;br /&gt;kullanmak için en yakın havaalanına gitmeniz gerekiyor.&lt;br /&gt;Mesela İstanbul'dan Ankara'ya gidecekseniz önce &lt;br /&gt;uçan-otomobilinizle E5'ten havaalanına gitmeniz sonra &lt;br /&gt;oradan kalkış yapmanız gerekiyor. Ankara Esenboğa'ya&lt;br /&gt;inince de şehir trafiğine kanatlarınızı &lt;br /&gt;katlayıp devam edebiliyorsunuz.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7439188462303389936-926055334479282160?l=duydukduymadk.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://duydukduymadk.blogspot.com/feeds/926055334479282160/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7439188462303389936&amp;postID=926055334479282160' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7439188462303389936/posts/default/926055334479282160'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7439188462303389936/posts/default/926055334479282160'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://duydukduymadk.blogspot.com/2008/08/uan-otomobil-gerek-oldu.html' title='Uçan otomobil gerçek oldu !'/><author><name>mercek06</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/_TAgWY39vLhw/SXWuoREVkNI/AAAAAAAAFuQ/3uAot9z3TeA/S220/Resim+010.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_TAgWY39vLhw/SLnDjqO_sTI/AAAAAAAADXc/AGyUdLhXMnk/s72-c/ucan_oto_son_4.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7439188462303389936.post-1566245638236854256</id><published>2008-08-30T14:58:00.001-07:00</published><updated>2008-08-30T14:59:37.294-07:00</updated><title type='text'>Bilgisayarınızda enerji tasarrufu</title><content type='html'>&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_TAgWY39vLhw/SLnCqFuhW2I/AAAAAAAADXU/KpKRmyV3UZk/s1600-h/6323942.jpg"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://1.bp.blogspot.com/_TAgWY39vLhw/SLnCqFuhW2I/AAAAAAAADXU/KpKRmyV3UZk/s200/6323942.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5240433669769878370" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Microsoft, bilgisayarınızda enerji tasarrufu sağlayan yazılım yayınladı. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Microsoft, Windows Vista ve Windows XP kullanıcılarının masaüstü enerji yönetimlerini geliştirerek daha fazla enerji tasarrufu yapmalarını sağlayan bir uygulama başlattı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Microsoft'tan yapılan yazılı açıklamada, ücretsiz olarak indirilebilen Verdiem's Edison uygulamasının, işletim sisteminin mevcut güç ayarlarını daha fazla enerji tasarrufu yapabilecek şekilde geliştirdiği, tüketici dostu, kullanması ve yönetmesi kolay bir kullanıcı arayüzü sağladığı kaydedildi. Bilgisayarın enerji tüketiminin çok daha etkin olarak denetlenmesine imkan vererek karbon salınımını azaltan Verdiem's Edison'un, Microsoft ile çevreye duyarlı teknoloji ve süreçler konusunda farkındalığı artıran uluslararası organizasyon Climate Savers (İklim Kurtarıcılar) tarafından desteklendiği ifade edildi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Söz konusu uygulamayı buraya tıklayarak edinebilirsiniz.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7439188462303389936-1566245638236854256?l=duydukduymadk.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://duydukduymadk.blogspot.com/feeds/1566245638236854256/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7439188462303389936&amp;postID=1566245638236854256' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7439188462303389936/posts/default/1566245638236854256'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7439188462303389936/posts/default/1566245638236854256'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://duydukduymadk.blogspot.com/2008/08/bilgisayarnzda-enerji-tasarrufu.html' title='Bilgisayarınızda enerji tasarrufu'/><author><name>mercek06</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/_TAgWY39vLhw/SXWuoREVkNI/AAAAAAAAFuQ/3uAot9z3TeA/S220/Resim+010.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_TAgWY39vLhw/SLnCqFuhW2I/AAAAAAAADXU/KpKRmyV3UZk/s72-c/6323942.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7439188462303389936.post-4688776677795565782</id><published>2008-08-25T08:03:00.000-07:00</published><updated>2008-08-25T08:04:40.467-07:00</updated><title type='text'>KÜRESEL YAĞMURLAR GELİYOR....</title><content type='html'>&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_TAgWY39vLhw/SLLKAZXtlRI/AAAAAAAADXE/nV8WDh4PbdE/s1600-h/111.gif"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://3.bp.blogspot.com/_TAgWY39vLhw/SLLKAZXtlRI/AAAAAAAADXE/nV8WDh4PbdE/s200/111.gif" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5238471424744461586" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İklim uzmanları uyarıyor: Küresel yağmurlar geliyor. Ama beraberinde daha kötüsü de geliyor. Bilim çevrelerinin en önemli dergilerinden biri olan "Science"ta makalesi yayınlanan İngiliz Reading Üniversitesi uzmanlarından Richard Allan yeni raporuyla tüm dikkatleri çekti.&lt;br /&gt;İklim uzmanları uyarıyor: Küresel yağmurlar geliyor. Ama beraberinde daha kötüsü de geliyor. Bilim çevrelerinin en önemli dergilerinden biri olan "Science"ta makalesi yayınlanan İngiliz Reading Üniversitesi uzmanlarından Richard Allan yeni raporuyla tüm dikkatleri çekti. Rapordaki bilgiler, son 20 yılda değişim gösteren yağmur hareketlenmelerine dayandırılıyor. Raporda bilgisayar simülasyonlarının, yağmurların daha da şiddetleneceğine işaret ettiği belirtiliyor. Ayrıca atmosferin ısınmasının daha fazla neme yolaçtığı , bunun da giderek daha şiddetli yağmurların yağmasına neden olacağı kaydediliyor. &lt;br /&gt;Dahası, gelecekte yağmurların şiddetinin, bilgisayar simülasyonlarının tahmininden daha fazla olabileceğine de işaret ediliyor. İklim uzmanları küresel ısınmanın yağmurları şiddetlendireceğini, "küresel yağmur devri" ile birlikte ise daha kötüsünün de geleceğini belirtiyor ve yağmurların çoğunlukla sel neden olup ürünlerin zarar görmesine, içme suyunun kirlenmesine ve salgın hastalıkların artmasına yolaçacağı uyarısında bulunuyor. &lt;br /&gt;SALGIN HASTALIKTAN ÖNCE ALERJİLER DE TETİKLENİYOR &lt;br /&gt;Küresel ısınma ve atmosferde karbondioksit oranındaki artışın alerjik rahatsızlıklara sebep olan birçok unsuru tetiklediği ortaya çıktı. &lt;br /&gt;Newsweek dergisinin "Kaşınmaya ve Hapşırmaya Hazır Olun" başlıklı haberine göre, küresel ısınma ve atmosferdeki karbondioksit oranı artışı, alerjiyi tetikleyen birçok bitkinin ve kimi böceklerin artmasına sebep oluyor. &lt;br /&gt;ABD Tarım Bakanlığı Ürün Ekme Sistemleri ve Küresel Değişim Laboratuvarından ekoloji uzmanı Lewis Ziska'nın bilimsel araştırmalarla desteklediği senaryosu şöyle: &lt;br /&gt;"Küresel ısınma ve yanan fosil yakıtlarının sebep olduğu karbondioksit artışı, saman nezlesini tetikleyen bitki olarak bilinen ambrosia otunun artmasına yol açacak. Artan ve daha çok büyüyen ambrosia otları ise daha çok polen üretecek ve bu polen daha alerjen olacak. &lt;br /&gt;Artan karbondioksit oranı özellikle bahar aylarında alerjileri tetikleyen ağaç polenlerini de çoğaltacak. &lt;br /&gt;Diğer yandan, artan karbondioksidin küf ve mantarın da daha çok üremesine sebep olabileceği belirtiliyor. Mantar ve küf de hava kalitesini olumsuz etkileyen unsurlar olarak tanımlanıyor. &lt;br /&gt;Duke Üniversitesi tarafından yapılan bir araştırma da karbondioksit artışının kaşıntı ve göz yaşarmasını tetikleyen zehirli sarmaşıkların yayılmasına sebep olduğunu ortaya koyuyor. &lt;br /&gt;Alaska'da yapılan bir araştırma ise alerjik bünyeleri tehdit eden diğer bir unsura, "sokan böceklerdeki artış"a dikkati çekiyor. Bu çerçevede Alaska bölgesinde arı türündeki böceklerin oranında sekiz yılda yüzde 600 oranında artış görüldüğünün altı çiziliyor. &lt;br /&gt;Haber Vitrini&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7439188462303389936-4688776677795565782?l=duydukduymadk.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://duydukduymadk.blogspot.com/feeds/4688776677795565782/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7439188462303389936&amp;postID=4688776677795565782' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7439188462303389936/posts/default/4688776677795565782'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7439188462303389936/posts/default/4688776677795565782'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://duydukduymadk.blogspot.com/2008/08/kresel-yamurlar-geliyor.html' title='KÜRESEL YAĞMURLAR GELİYOR....'/><author><name>mercek06</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/_TAgWY39vLhw/SXWuoREVkNI/AAAAAAAAFuQ/3uAot9z3TeA/S220/Resim+010.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_TAgWY39vLhw/SLLKAZXtlRI/AAAAAAAADXE/nV8WDh4PbdE/s72-c/111.gif' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7439188462303389936.post-8428061026373535558</id><published>2008-08-13T08:24:00.000-07:00</published><updated>2008-08-13T08:25:14.650-07:00</updated><title type='text'>Maden suyu niyetine soda içmeyin!</title><content type='html'>Halk arasında soda ve maden suyu eş anlamlı kullanılmasına rağmen ikisi birbirinden farklıdır. Maden suyu, yeraltı sularından elde edilmiş, çözünmüş katı madde içeriği toplam 250 mg/l'den daha az olmayan sulara verilen addır.&lt;br /&gt;Çözünmüş mineral tuzları, elementler ve gaz içerirler. Mineralli suları diğer sulardan ayıran özellik, kaynağından elde edildiği anda spesifik miktar ve oranlarda mineraller ve iz elementler içermeleridir. &lt;br /&gt;500 mg/l'den daha az mineral içerenlere düşük mineralli su,1500 mg/l'den daha fazla içerenlere yüksek mineralli su denilmektedir. Maden suyu içinde; bikarbonat, sülfat, klorit, kalsiyum, magnezyum, florit, demir ve sodyum bulundururlar. Farklı markalar farklı miktarlarda mineral içerirler. Marka tercih ederken içeriklerine mutlaka bakılmalı. &lt;br /&gt;İçilebilir nitelikteki herhangi bir suya karbondioksit eklendiğinde soda yapılmış olur. Maden suyu ise yerin en derin katmanlarından çıkar ve yeryüzüne çıkarken geçtikleri katmanlardan mineralleride alarak yol alırlar. Bu durumda maden suyu mineralce çok zengin iken soda mineral içermez. &lt;br /&gt;Maden suyu ve soda, ikisi de mideyi rahatlatma özelliğine sahiptir ancak sodanın bundan başka hiçbir işlevi yoktur oysa maden suyu aynı zamanda doğal bir mineral deposudur. Dolayısıyla tüketilmesi önerilen doğal maden sularıdır ve sodayla maden suyunu ayırt edebilmek için pek çok gıda maddesini alırken yapmamız gerektiği gibi etiket okumak çok önemlidir.  &lt;br /&gt;Günde ne kadar maden suyu tüketmeli? &lt;br /&gt;Maden suyu içindeki minareller sebebiyle çok sağlıklı bir içecektir ve insan sağlığını destekleyicidir. Ter, solunum ve idrar ile kaybolan minerallerin yerine gelmesi için su içmenin yanı sıra sıvı ihtiyacının bir kısmı maden suyundan karşılanabilir. Amerikan Obezite Birliği sağlıklı bireyler için maden suyu tüketimini 600 ml. olarak belirlemiştir. Ülkemizde tuz tüketimi genllikle yüksektir. Aşırı tuz alımı, yüksek tansiyon, börek hastalıkları ve mide ülseri gibi hastalıklara zemin hazırlamaktadır. Ayrıca fazla sodyum alımı idrarla kalsiyum atımını hızlandırdığı için kemik erimesi sorunu için risk faktörü oluşturur.  Maden suları yüksek sodyum içerdikleri için aşırı miktarda tüketilmemelidir. Maden suyu seçimi yapılırken de düşük sodyum, yüksek magnezyum ve kalsiyum içerikli olanlar tercih edilmeli. Sağlıklı insanlar günde iki şişe, kilolu kişiler bir şişe içebilir. Kalp, böbrek ve hipertansiyon hastaları ise uzak durmalı. &lt;br /&gt; Maden suyunun faydaları nelerdir? &lt;br /&gt;Her yaştaki bireylerin günlük kalsiyum gereksinimlerinin karşılanmasında takviye olarak düşünülebilir. Böylece güçlü kemik yapısının oluşması ve korunmasını sağlar. &lt;br /&gt;Büyüme çağında, hamilelikte ve yaşlılıkta artan mineral ihtiyacının (magnezyum, kalsiyum, flor ve sodyum gibi) karşılanmasında gerektiği kadar kullanılarak sağlanabilir. &lt;br /&gt;Sağlıklı bireylerde içerdiği sülfat, bikarbonat iyonları sayesinde sindirim sistemi (mide ve bağırsaklar) ve boşaltım sistemi (böbrekler ve idrar yolları) fonksiyonlarını destekler(maden suyunun önerilen miktardan fazla tüketilmemesi şartıyla geçerlidir). &lt;br /&gt;Cildin gerekli olan su ve mineral ihtiyacını da karşılayarak cilde gergin, pürüzsüz ve canlı bir görünüm sağlanmasında yardımcıdır. &lt;br /&gt;Solunum, idrar, her türlü spor aktivitesinde ve özellikle yaz aylarında terleme ile oluşan su ve mineral kaybının karşılanmasında ölçüsü kadar kullanılabilir. &lt;br /&gt;Bikarbonat içeriğinin yüksek olması ise asit fazlalığı, yanma ve ekşime ile seyreden mide hastalıklarında mide asidi fazlalılığını baskılayıcıdır. &lt;br /&gt;Özellikle yaz aylarında sıcaklığın artmasıyla birlikte asitli içecek tüketme ihitiyacı da artar. Boyalı, katkı maddeli içecekler yerine maden suları tercih edilebilir. Son dönemde meyveli çeşitleri de piyasada bulunmakta fakat bunların kalori de dikkate alınarak tüketilmesinde fayda var. &lt;br /&gt;Hamilelikte maden suyu içilebilir mi? &lt;br /&gt;Hamilelik, yeterli ve dengeli beslenmenin çok daha önemli olduğu ve  özellikle dikkat edilmesi gereken bir dönem. Annenin vücudu, bebeğin beslenebilmesi ve gelişiminin sağlanabilmesi için normalden daha fazla gıda, sıvı, mineraller ve vitaminlere ihtiyaç duyar. Mineral ihtiyacının bir kısmını tamamlayabilmek için, bu dönemde farklı bir sağlık problemi(hipertansiyon...vb) yaşanmıyorsa maden suyu tüketimi önerilebilir. &lt;br /&gt;Maden suyu böbrek taşı yapar mı? &lt;br /&gt;Böbrek taşı oluşumunu maden suyu tüketmeye bağlamak yanlış olur. Aksine yeterli ve düzenli miktarlarda su ve maden suyu tüketmeyen insanlarda tüketenlere göre böbrek taşı oluşumu riski daha yüksektir. Bu duruma gelmiş ve böbreklerinde taş oluşmuş insanların maden suyu tüketmeleri tavsiye edilmez ancak esas olan, düzenli ve yeterli miktarlarda su ve maden suyu tüketerek vücudumuzu bu gibi etkenlerden korumaktır. &lt;br /&gt;(Cihan)&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7439188462303389936-8428061026373535558?l=duydukduymadk.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://duydukduymadk.blogspot.com/feeds/8428061026373535558/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7439188462303389936&amp;postID=8428061026373535558' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7439188462303389936/posts/default/8428061026373535558'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7439188462303389936/posts/default/8428061026373535558'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://duydukduymadk.blogspot.com/2008/08/maden-suyu-niyetine-soda-imeyin.html' title='Maden suyu niyetine soda içmeyin!'/><author><name>mercek06</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/_TAgWY39vLhw/SXWuoREVkNI/AAAAAAAAFuQ/3uAot9z3TeA/S220/Resim+010.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7439188462303389936.post-13716388395555534</id><published>2008-08-13T08:17:00.001-07:00</published><updated>2008-08-13T08:17:51.975-07:00</updated><title type='text'>Görünmezlik gerçek olacak !</title><content type='html'>Amerikalı bilim adamları, üç boyutları nesneleri görünmez hale getiren bir materyal geliştirdi.&lt;br /&gt;Berkeley'deki Kaliforniya Üniversitesi araştırmacıları, üç boyutlu nesnelerin etrafında kırılarak onları görünmez hale getiren bir materyal geliştirdiler.&lt;br /&gt;BBC'nin haberine göre söz konusu materyaller doğada bulunmuyor, fakat metrenin milyarda biri oranında ölçülerek nano ölçekte yaratılıyor.&lt;br /&gt;Araştırmacılar, bu ilkelerden yola çıkılarak bir gün insanları örtebilecek büyüklükte görünmezlik pelerinleri yapılabileceğini söylüyorlar.&lt;br /&gt;Sistemin çalışma prensibinin bir kayanın üzerinden akan suya benzediğini söyleyen bilim adamları, ışık nesne tarafından emilmediği ve yansıtılmadığı için yalnızca nesnenin arkasından ışığın görebilebileceğini belirtiyorlar.&lt;br /&gt;Çok tabakalı balık ağı yapısına sahip olan bu yeni materyal, geniş bir ışık dalga boyu aralığında transparan görünüyor.&lt;br /&gt;A.B.D hükümeti tarafından finanse edilen araştırmanın gizli askeri operasyonlarda da kullanılması düşünülüyor&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7439188462303389936-13716388395555534?l=duydukduymadk.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://duydukduymadk.blogspot.com/feeds/13716388395555534/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7439188462303389936&amp;postID=13716388395555534' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7439188462303389936/posts/default/13716388395555534'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7439188462303389936/posts/default/13716388395555534'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://duydukduymadk.blogspot.com/2008/08/grnmezlik-gerek-olacak.html' title='Görünmezlik gerçek olacak !'/><author><name>mercek06</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/_TAgWY39vLhw/SXWuoREVkNI/AAAAAAAAFuQ/3uAot9z3TeA/S220/Resim+010.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7439188462303389936.post-2502390604866429033</id><published>2008-08-09T09:36:00.001-07:00</published><updated>2008-08-09T09:37:44.408-07:00</updated><title type='text'>KIYAMET SENARYOSU</title><content type='html'>&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_TAgWY39vLhw/SJ3HwPFogcI/AAAAAAAADWs/QMMXerZdRf8/s1600-h/image0018.jpg"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://4.bp.blogspot.com/_TAgWY39vLhw/SJ3HwPFogcI/AAAAAAAADWs/QMMXerZdRf8/s200/image0018.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5232557973572190658" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Önümüzdeki 10 yıl içinde 2.7 milyar kişi silahlı çatışmadan, 1.2 milyar da siyasi istikrarsızlıktan etkilenecek.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Enerji ve gıda fiyatlarındaki tırmanış, su  yetersizliği ve iklim değişikliğinin gelecek 10 yılda dünyadaki  istikrarsızlık ve şiddetin yeniden artmasına yol açabileceği bildirildi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Uluslararası Araştırma Merkezi Binyıl Projesinin bu yılki raporunda, enerji ve gıda fiyatlarının artması, enerji ve gıda rezervlerinin  azalması, hükümetlerin yetersiz kalması, su yetersizliği, küresel  ısınma, çölleşme ve kişilerin hareketliliğindeki artış yüzünden,  dünyanın yarısının sosyal istikrarsızlık ve şiddete karşı güçsüzleştiği  kaydedildi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Raporda, 46 ülkenin (2.7 milyar kişi) silahlı çatışma, 56 ülkeninse (1.2 milyar kişi) siyasi istikrarsızlık riskiyle karşı karşıya bulunduğuna dikkat çekildi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;BM Gıda ve Tarım Örgütü'nün tahminlerine dayanan raporda, gelişmekte olan ülkelerin talepleri, enerji, gübre fiyatları ve ekim alanlarının biyoyakıt olarak kullanılmasının artması ile pazardaki spekülasyonlar yüzünden 37 ülkenin gıda kriziyle karşı karşıya olduğuna dikkat çekildi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Temel gıda fiyatlarının iki kat arttığının" vurgulandığı raporda, buğday ve pirinç fiyatlarının 2006′dan bu yana yüzde 129 arttığı örnek verildi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yaklaşık 3 milyar kişinin günde 2 doların altında kazanarak yaşamaya çalıştığı belirtilirken, daha ciddi politikalar izlenmemesi nedeniyle uzun vadede sosyal bir çatışmanın kaçınılmaz olduğu kaydedildi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Raporda, 2050′ye kadar dünya nüfusunun 6,7 milyardan 9,2 milyara  çıkmasının tahmin edildiği, 9,8 milyara ulaştıktan sonra doğurganlığın  azalması nedeniyle 2100 yılında nüfusun 5,5 milyara düşebileceğine de  dikkat çekildi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kişi başına yılda 1000 metreküpten az su düşen su fakiri ülkelerde 700  milyon kişinin su ihtiyacını karşılayamadığı belirtilirken, bu sayının  2025′e kadar küresel büyüme, iklim değişikliği ve su talebindeki artış  nedeniyle 3 milyara çıkabileceği vurgulandı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tüm bu karanlık tahminlere rağmen raporda, bilim, teknoloji, eğitim,  ekonomi ve yönetim alanlarında kaydedilen ilerlemelerin dünyanın  bugünden daha iyi olmasına yardım edebileceği de belirtildi.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7439188462303389936-2502390604866429033?l=duydukduymadk.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://duydukduymadk.blogspot.com/feeds/2502390604866429033/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7439188462303389936&amp;postID=2502390604866429033' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7439188462303389936/posts/default/2502390604866429033'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7439188462303389936/posts/default/2502390604866429033'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://duydukduymadk.blogspot.com/2008/08/kiyamet-senaryosu.html' title='KIYAMET SENARYOSU'/><author><name>mercek06</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/_TAgWY39vLhw/SXWuoREVkNI/AAAAAAAAFuQ/3uAot9z3TeA/S220/Resim+010.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_TAgWY39vLhw/SJ3HwPFogcI/AAAAAAAADWs/QMMXerZdRf8/s72-c/image0018.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7439188462303389936.post-1866475280261487163</id><published>2008-08-09T08:39:00.000-07:00</published><updated>2008-08-09T08:42:03.139-07:00</updated><title type='text'>Çaykur'dan Her Derde Deva Beyaz Çay</title><content type='html'>&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_TAgWY39vLhw/SJ26sDs6M2I/AAAAAAAADWk/C-3SRfllj2A/s1600-h/caykur-dan-her-derde-deva-beyaz-cay-1218059550.jpg"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://2.bp.blogspot.com/_TAgWY39vLhw/SJ26sDs6M2I/AAAAAAAADWk/C-3SRfllj2A/s200/caykur-dan-her-derde-deva-beyaz-cay-1218059550.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5232543608145064802" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Beyaz çay kanseri engelliyor, tansiyon ve şekeri de düzenliyor. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Türkiye’nin en köklü firmalarından birisi olan Çaykur ’un genel müdürü Ekrem Yüce, ürettiği beyaz çay ın kanseri engellediğini, tansiyon ve şekeri de düzenlediğini söyledi. Beyaz çay, bitkinin en kıymetli yeri olan tepe tomurcuğundan elle toplanarak üretiliyor. Bu nedenle hasatta miktar sıkıntısı çekiliyor. Dolayısıyla da yetiştirilmesi en zor ürünlerin başında geliyor ve çok pahalıya mâl oluyor. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çayda kalitenin son sınırı kabul edilen bu ürün, sağlık açısından da çok faydalı. Beyaz çayın faydalarından bazıları şöyle: Kanser hücrelerini etkisiz hale getiriyor, hücreleri yeniliyor, tansiyonu düzenleyip yaşlanmayı geciktiriyor. Akciğer, mide, bağırsak kanseri riskini azaltıyor. Damar sertliğini, kemik erimesini önlüyor, kan şekerini düzenliyor, damarları güçlendiriyor, derinin yenilenmesini hızlandırıyor ve gribi önlüyor. Bunların dışında daha pek çok faydasının bulunduğu belirtiliyor. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şirket, 2005’de üretimine başladığı beyaz çayın üretimini kısmen devam ettirme kararı aldı. Sadece Çaykur’un kalitesini göstermesi açısından sınırlı üretim yapıldığını belirten Yüce, ürettikleri beyaz çayı bazı önemli kişilere hediye ettiklerini ve misafirlerine ikram ettiklerini belirtti. Beyaz çay üretimindelider ülkeler ise: Çin, Hindistan, Kenya, Sri Lanka ve Vietnam.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7439188462303389936-1866475280261487163?l=duydukduymadk.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://duydukduymadk.blogspot.com/feeds/1866475280261487163/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7439188462303389936&amp;postID=1866475280261487163' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7439188462303389936/posts/default/1866475280261487163'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7439188462303389936/posts/default/1866475280261487163'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://duydukduymadk.blogspot.com/2008/08/aykurdan-her-derde-deva-beyaz-ay.html' title='Çaykur&apos;dan Her Derde Deva Beyaz Çay'/><author><name>mercek06</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/_TAgWY39vLhw/SXWuoREVkNI/AAAAAAAAFuQ/3uAot9z3TeA/S220/Resim+010.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_TAgWY39vLhw/SJ26sDs6M2I/AAAAAAAADWk/C-3SRfllj2A/s72-c/caykur-dan-her-derde-deva-beyaz-cay-1218059550.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7439188462303389936.post-6212478740244037623</id><published>2008-08-05T10:50:00.000-07:00</published><updated>2008-08-05T10:51:37.208-07:00</updated><title type='text'>Sigaranın Zararları</title><content type='html'>&lt;a href="http://bp1.blogger.com/_TAgWY39vLhw/SJiTHQfSNKI/AAAAAAAADWc/rIfIeyGo-R4/s1600-h/ui2ik4615d668cbattid0cfmo1.jpg"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://bp1.blogger.com/_TAgWY39vLhw/SJiTHQfSNKI/AAAAAAAADWc/rIfIeyGo-R4/s200/ui2ik4615d668cbattid0cfmo1.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5231092720085382306" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sigaranın sağlığa zararlı olduğu, paketi her elinize aldığınızda gözünüze çarpar. Peki ya güzelliğe zararı? Bunu hiç düşündünüz mü? Cevabınız hayır ise sizi, güzelliğinizin baş düşmanını tanımaya davet ediyoruz. Sigara, cildinize, gözlerinize, dudaklarınıza zarar veriyor, kırışıklıklara, selülite neden oluyor ve çabuk yaşlandırıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dünya Sağlık Örgütü istatistiklerine göre dünya ülkelerinin bir çoğunda en çok rastlanan ve en çok ölume yol açan nedenler arasında ilk sırayı akciğer kanseri alıyor. Son 40 yılda % 250 oranıinda artış gösteren akciğer kanserine sadece ABD'de her yıl 160 bin kişi yakalanıyor. Türkiye'de ise her yıl 30-40 bin kişide akciğer kanseri görülüyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir başka araştırmaya göre akciğer kanserinin yüzde 85'i, kronik bronşit'in yüzde 75'i, kalp hastalıklarının yüzde 25'i sigaradan kaynaklanıyor. Uzmanlar, 100 bin kişilik nüfusta hiç sigara içmeyenlerin kansere yakalanma oranının % 3-4, günde bir paket içenlerde yüzde 61, 1-2 paket içenlerde 143, günde 2 paket ya da daha fazla içenlerde 217 olduğuna dikkat çekiyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sigarada 4000 i aşkın birbirinden farklı zararlı madde bulunmaktadır. Ayrıca sigaranın ana maddesi olarak bilinen tütünde de bir çok zararlı madde bulunmaktadır. Tütün yetiştirilirken haşere ve böcekten korunması için böcek zehiri kullanılır. Sigarayla birlikte, bir çok zehirli maddenin dışında, böcek zehirini bile içimize çekmiş oluyoruz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sigaranın Neden Olduğu Hastalıklar&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bağımlılık - Nikotin maddesinin bağımlılık yapıcı özelliği eroine çok benzer. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sırt ve Bel Ağrısı -Sigara içmek, belle ilgili hastalıkların tedavisini engelleyen faktörlerden biridir. Bunun yanında normal insanlarda da zaman zaman şiddetli sırt ve bel ağrılarına yol açabilir. Bunun nedeni, sigara içen kişilerde vücudun, omurilikteki disklere çok zayıf miktarda oksijen göndermesidir. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İlaca Karşı Bağışıklık- Sigara içenler belli bir ilacın etkili olması için çok daha büyük dozlarda o ilacı kullanmak zorunda kalır. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kısırlık - Çiftlerden sadece birinin sigara içmesi çocuk olmaması riskini 3 kat artrır. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Menopoz - Sigara içen kadınlarda beklenenden 5-10 yıl daha erken menopoz görülür. Bu da kemiklerin erkenden incelmesine ve de erimesine neden olur. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Erken Yaşlanma- Düzenli bir şekilde sigara içilmesi, deri yapısını bozar, kırışıklıklara yol açar. Bunun yanında dişler sararır ve de kararır, tırnaklar sağlıksızlaşır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İyileşme Zorluğu - Sigara içenlerin yaraları çok daha zor kapanır. Bunun yanında ameliyat sonrası yaralarının iyileşmeme olasılıkları vardır. Diş Kaybı - Sigara içmek diş kayıplarında önemli bir faktördür.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Prostat Kanseri - Sigara içmek prostat kanserinin %40'ından sorumludur. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Göğüs Kanseri - Sigara içen kadınlar içmeyenlere göre %75 daha fazla göğüs kanserine yakalanma riski taşır. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Rahim Kanseri - Sigara içen kadınlar içmeyenlere göre 4 kat daha fazla rahim kanserine yakalanma riski taşır. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Boğaz Kanseri - Boğaz kanseri vakalarının %80'ine sigara yol açar. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Mide Kanseri - Sigara içenlerin mide veya bağırsak kanserine yakalanma riski içmeyenlere göre 2 kat daha fazladır. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Karaciğer Kanseri - Karaciğer kanseri vakalarının % 80'i sigara yüzünden olur. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gırtlak Kanseri - Günde 25 tane sigara içiyorsanız 30 kat daha fazla gırtlak kanserine yakalanma riski taşırsınız. Bu da ilk başlarda konuşma zorluğu ilerleyen safhalarda tamamen konuşamamaya sebebiyet verir. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Amfizrem - Bu hastalığın yol açtığı ölümlerin %85'i sigara yüzünden olur. (Akciğerlerdeki alveoller zamanla esnekliğini kaybeder. İlerleyen safhalarda, yoğun bir biçimde solunum zorluğu olur ve hasta solunum makinasına bağlanmak zorunda kalır.) &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ağız Kanseri - Ağız kanseri vakalarının tamamına sigara yol açar. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yemek Borusu Kanseri - Bu kanserden ölenlerin hemen hemen hepsi sigara içtikleri için ölmüşlerdir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çocukluk Solunum Problemleri - Annesi ya da babası sigara içen çocuklar 6 kat daha fazla solunum yolu hastalıklarıyla karşılaşma riski taşır. (Soğuk algınlığı, kulak iltihapları, bronşit, bademcik problemleri, astım ve de zatüre ki bazen ölüme bile yol açar) &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kulak Enfeksiyonları -Sigara içenlerin çocuklarının orta kulak enfeksiyonuna yakalanma riskleri vardır. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Erken Doğum ve Bebeğin Hafif Doğması - Günde sadece 5 tane sigara içen hamile bir kadının erken doğum yapması ya da oldukça küçük ve de sağlıksız bir bebek doğurma riski inanılmaz boyutlardadır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şeker Hastalığı - Sigara içmek, vücudun insülün salgılama yeteneğini zamanla yok eder. Bu da şeker hastalığına yol açar. &lt;br /&gt;Kalp Hastalıkları - Sigara içenlerin kalp krizine yakalanma riski içmeyenlere göre 4 kat daha fazladır. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gangren - Akciğerler verimsizleştiği için, vücuda çok az oksijen yayılır. İnsan vücudu, bu çok az miktardaki oksijeni iç organlara dağıtmak zorunda kalır. Bundan dolayı, kalbe en uzak kısımlar olan parmak uçlarından itibaren hücreler süratle zincirleme olarak ölür. Çoğu zaman kollar ya da bacaklar kesilebilir.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7439188462303389936-6212478740244037623?l=duydukduymadk.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://duydukduymadk.blogspot.com/feeds/6212478740244037623/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7439188462303389936&amp;postID=6212478740244037623' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7439188462303389936/posts/default/6212478740244037623'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7439188462303389936/posts/default/6212478740244037623'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://duydukduymadk.blogspot.com/2008/08/sigarann-zararlar.html' title='Sigaranın Zararları'/><author><name>mercek06</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/_TAgWY39vLhw/SXWuoREVkNI/AAAAAAAAFuQ/3uAot9z3TeA/S220/Resim+010.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://bp1.blogger.com/_TAgWY39vLhw/SJiTHQfSNKI/AAAAAAAADWc/rIfIeyGo-R4/s72-c/ui2ik4615d668cbattid0cfmo1.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7439188462303389936.post-1896629785392629682</id><published>2008-07-31T15:31:00.001-07:00</published><updated>2008-07-31T15:31:50.093-07:00</updated><title type='text'></title><content type='html'>&lt;a href="http://bp3.blogger.com/_TAgWY39vLhw/SJI9Uc9mzeI/AAAAAAAADWU/S3Wg5Ol1E8Y/s1600-h/ampul.jpg"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://bp3.blogger.com/_TAgWY39vLhw/SJI9Uc9mzeI/AAAAAAAADWU/S3Wg5Ol1E8Y/s200/ampul.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5229309538911833570" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;ABD’de onaylanan yeni enerji yasası, 2012 yılından itibaren "ampul çağını" bitirecek.&lt;br /&gt;Bu tarihten sonra, ülkedeki dükkanlar geleneksel ampul (akkor telli lamba) yerine, daha çevreci ve tasarruflu kompakt floresan lambaları satmak zorunda olacak.&lt;br /&gt;Küresel ısınma ve enerji darboğazına karşı önlem almak isteyen birçok Avrupa devleti de, aynı dönemde ekonomik floresan lambaları tek aydınlatma seçeneği olarak sunacaklar.&lt;br /&gt;Akkor telli lambalar satın alınırken ucuz olsa da, elektrik enerjisini verimsiz bir şekilde ışığa çeviriyor ve üstelik sera gazlarının atmosferde birikmesine neden oluyorlar.&lt;br /&gt;Beş yıl içinde piyasadaki tek seçenek haline gelecek olan uzun ömürlü kompakt floresanlar ise, aynı enerjiyle, iki kat daha fazla ışık sağlıyor ve üstelik bunu çevreye zarar vermeden yapıyor.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7439188462303389936-1896629785392629682?l=duydukduymadk.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://duydukduymadk.blogspot.com/feeds/1896629785392629682/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7439188462303389936&amp;postID=1896629785392629682' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7439188462303389936/posts/default/1896629785392629682'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7439188462303389936/posts/default/1896629785392629682'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://duydukduymadk.blogspot.com/2008/07/abdde-onaylanan-yeni-enerji-yasas-2012.html' title=''/><author><name>mercek06</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/_TAgWY39vLhw/SXWuoREVkNI/AAAAAAAAFuQ/3uAot9z3TeA/S220/Resim+010.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://bp3.blogger.com/_TAgWY39vLhw/SJI9Uc9mzeI/AAAAAAAADWU/S3Wg5Ol1E8Y/s72-c/ampul.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7439188462303389936.post-7496705169931702139</id><published>2008-07-31T15:29:00.001-07:00</published><updated>2008-07-31T15:30:14.169-07:00</updated><title type='text'>ARILAR ÖLURSE INSANLAR DA ÖLÜR</title><content type='html'>&lt;a href="http://bp2.blogger.com/_TAgWY39vLhw/SJI879oXrMI/AAAAAAAADWM/G5y_XklldC0/s1600-h/ariikonikbeeesekarisi.jpg"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://bp2.blogger.com/_TAgWY39vLhw/SJI879oXrMI/AAAAAAAADWM/G5y_XklldC0/s200/ariikonikbeeesekarisi.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5229309118184402114" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Dünyada en çok Amerika'da arı ölümü görülüyor... Peki ama neden?&lt;br /&gt;Bir bilen Türk'ün yanıtıdır: ARILARI ZORLADIKLARI İÇİN&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yrd. Doç. Dr. Adnan Ünalan, dünyada arı nüfusunda görülen azalmanın küresel ısınmanın etkilerinden ziyade özellikle Amerika'da yetiştirme teknikleriyle ilgili olduğunu iddia etti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Özellikle kuzey yarımkürede son yıllarda arı nüfusunun yarı yarıya azalması, Einstein'in "Eğer arılar yeryüzünden kaybolursa insanlığın sadece 4 yıl ömrü kalmış demektir" şeklindeki bilimsel kehanetini yeniden gündeme taşımıştı. Arı nüfusundaki azalmanın nedeni kesin bir sebebe bağlanamamakla birlikte yaygın kanı; arıların küresel ısınma, ekolojik dengenin bozulması, tarım ilaçları, baz istasyonları ve yeni hastalıklardan olumsuz etkilendiği yönünde. Ancak Niğde Üniversitesi Arıcılık Bölümü Öğretim Üyesi Adnan Ünalan, arılar nüfusunun azalmasında en önemli etmenin "arıların üretime fazla zorlanması" olduğunu söyledi. "Arı nüfusunda azalma olduğu kesin ama bu daha çok yetiştirme teknikleriyle alakalı. Yani global ısınmaya bağlandığı gibi değil" diyen Yrd. Doç Dr. Ünalan, "Arı nüfusundaki azalma, kuzey yarımkürede, Amerika'da arıların üretime çok fazla zorlanmasıyla ilgili. Bal arılarının zaten kısa bir yaşam döngüsü var. Bunu da yetiştiricilik, ürün alma adına hor kullandığınız zaman ölümler gerçekleşiyor. Aslında bu, doğal ölüm nedeni" dedi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Amerika'daki arı ölümlerinin temel nedenlerinden birinin taşımacılık sistemiyle arıların çok uzun mesafelere götürülmeleri olduğunu belirten Ünalan, bunun da arılarda "strese" neden olduğunu söyledi. Doğal dengenin bozulmasının da arı ölümleri üzerindeki etkisine işaret eden Ünalan, ancak temel nedenin bu olmadığını kaydetti. Türkiye'de şu an için arı popülasyonunun azalması yönünde bir sorun olmadığının da altını çizen Ünalan, bunda Türkiye'de arıcılığın "ilkel şartlarda" yapılmasının etkili olduğunu belirtti. Ünalan, "Arılar üretime zorlanmadığı için büyük bir popülasyon kaybı da yaşanmadı. Şu an için Türkiye'de 4 milyonun üzerinde kovan var. Potansiyel olarak Türkiye'nin florası, coğrafyası, ekolojisi arıcılık için çok uygun ama üretim ve kalite artabilir" diye konuştu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"DOĞA DENGESİNİ KORUR"&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Einstein'ın arılarla ilgili kehanetinin hatırlatılması üzerine Yrd. Doç Dr. Adnan Ünalan, "Arıların temel görevi polinasyon. Arıların azalması demek döllenmenin azalması anlamına geliyor. Bu da sistemleri kısa sürede bozabilir, bazı bitki türlerinin kaybolmasına neden olabilir. Ancak yine de Einstein'in söylediği gibi bunun bu kadar kısa sürede olması mümkün değil çünkü doğa dengesini bir şekilde kuruyor. Sistemden bir parçanın çıkması sistemi tümüyle bozmayabilir. Doğa içinde başka bir onarım mekanizması olabilir" dedi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Balparmak Bal Analiz Laboratuarı Müdürü Aslı Sunay ise, arı kayıplarının birden bire ortaya çıkmadığını, küresel ısınma, kuraklık, yeni ortaya çıkan arı hastalıkları gibi birçok etmenin sonucu olduğunu ifade etti. Türkiye'de arıcılığın bu yıl karanlık bir tablo çizmediğini söyleyen Sunay, "Türkiye'de geçen yıl arı ölümleri bu yıla göre daha vahim durumdaydı. Geçtiğimiz yıl arı ölümlerinin de etkisiyle bal üretiminde ciddi bir düşüş yaşandı. Ama bu yıl hem arı ölümleri hem de bal üretimi anlamında durum daha iyi. Ancak yinede arı kayıpları bazı bölgelerde görülüyor" dedi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Türkiye'de geçtiğimiz yıl yaşanan kayıplarda da kuraklık, yanlış ana arı seçimi ve arı hastalıkları gibi nedenlere bağlı olduğunu ifade eden Sunay, "Bölgelere uyumlu olmayan genetik yapıdaki ana arıların, kullanılmasıyla popülasyonların genetik yapısı bozuldu ve popülasyon hastalıklara dirençsiz hale geldi. Bunun neticesinde de ölümler yaşandı" açıklamasında bulundu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Türkiye'de arı nüfusunun diğer bölgelere göre daha az azalmasının kesinlikle Türkiye'nin lehine çevrilemeyeceğinin altını çizen Aslı Sunay, "Neticede azalma diğer tarım ürünlerinin üretiminin azalması anlamına gelir ancak tüketim azalmadığı için bunu hiçbir zaman avantaja çeviremezsiniz. Ne zaman ki arı nüfusunu eskiden olduğu seviyenin üzerine çıkarırısınız, bunu ihracat potansiyeliyle avantaja çevirebilirsiniz. Ancak azalma sürerken bu mümkün değil. Azalmanın durması ve artışın gerçekleşmesi lazım" dedi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Türkiye'de Tarım ve Köyişleri Bakanlığı'nın arıcılık ve arı ürünlerinin üretimi konusunda ciddi bir politika ortaya koyması gerektiğini kaydeden Sunay, "Bu yöndeki çalışmalar iyi organize olabilmiş ve düzenli değil. Bakanlığın direkt koordine ettiği, Türkiye geneline yayılmış bir çalışma yok. Birlikler, tarım il ve ilçe müdürlükleri bazında lokal çalışmalar görüyoruz. Tarım Bakanlığı, maddi anlamda destek veriyor ama bu desteği sadece vermek yeterli değil. Maddi desteğin yanı sıra bilgilendirme ve desteğin takibi de şart" şeklinde konuştu.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7439188462303389936-7496705169931702139?l=duydukduymadk.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://duydukduymadk.blogspot.com/feeds/7496705169931702139/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7439188462303389936&amp;postID=7496705169931702139' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7439188462303389936/posts/default/7496705169931702139'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7439188462303389936/posts/default/7496705169931702139'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://duydukduymadk.blogspot.com/2008/07/arilar-lurse-insanlar-da-lr.html' title='ARILAR ÖLURSE INSANLAR DA ÖLÜR'/><author><name>mercek06</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/_TAgWY39vLhw/SXWuoREVkNI/AAAAAAAAFuQ/3uAot9z3TeA/S220/Resim+010.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://bp2.blogger.com/_TAgWY39vLhw/SJI879oXrMI/AAAAAAAADWM/G5y_XklldC0/s72-c/ariikonikbeeesekarisi.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7439188462303389936.post-529386784474568648</id><published>2008-07-31T14:29:00.001-07:00</published><updated>2008-07-31T14:29:40.402-07:00</updated><title type='text'>Dünyamızın ölçüleri ..</title><content type='html'>Yüzölçümü : 5.100.100.933.5 km2&lt;br /&gt;Karaların Toplam Yüzölüçümü : 149.300.000 km2&lt;br /&gt;Kuzey Amerika (orta amerika ile) : 24.246.000 km2&lt;br /&gt;Güney Amerika : 17.832.000 km2&lt;br /&gt;Avrupa : 10.532.000km2&lt;br /&gt;Asya : 44,387,000km2&lt;br /&gt;Afrika : 30.319.000 km2&lt;br /&gt;Avustralya : 8.150.000 km2&lt;br /&gt;Denizlerin Toplam Yüzölüçümü : 360.800.000km2 (%70.5)&lt;br /&gt;Büyük Okyonus : 179.600.000 km2&lt;br /&gt;Atlantik Okyonusu : 106.400.000 km2&lt;br /&gt;Hint Okyonusu : 74.800.000 km2&lt;br /&gt;Ekvator Uzunluğu (çevresi) : 41.075.161 km&lt;br /&gt;Meridyen Uzunluğu : 40.007.818 km&lt;br /&gt;Ekvator Çapı : 6.378.160 km&lt;br /&gt;Kutup yarıçapı : 6.356.775 km (Kutuplar arası yarı çap)&lt;br /&gt;Kutup Çapı : 12.713.550 km2&lt;br /&gt;Hacmi : 1.083.319.7 milyon km2&lt;br /&gt;Ağırlığı : 6.592.000.000.000.000.000.000 ton&lt;br /&gt;Kendi Etrafında Dönüş Süresi : 23 Saat 56 Dakika 4 Saniye 9 Salise&lt;br /&gt;Ay Arasındaki Ortalama Uzaklık : 384.400 km2&lt;br /&gt;Güneş Etrafında Dönme Süresi : 365 gün 5 Saat 48 Dakika 46 Saniye&lt;br /&gt;Güneş Etrafında Dönme Hızı : 29.750m/Saniyede&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7439188462303389936-529386784474568648?l=duydukduymadk.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://duydukduymadk.blogspot.com/feeds/529386784474568648/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7439188462303389936&amp;postID=529386784474568648' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7439188462303389936/posts/default/529386784474568648'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7439188462303389936/posts/default/529386784474568648'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://duydukduymadk.blogspot.com/2008/07/dnyamzn-lleri.html' title='Dünyamızın ölçüleri ..'/><author><name>mercek06</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/_TAgWY39vLhw/SXWuoREVkNI/AAAAAAAAFuQ/3uAot9z3TeA/S220/Resim+010.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7439188462303389936.post-2134352243660793618</id><published>2008-07-31T14:25:00.001-07:00</published><updated>2008-07-31T14:25:34.945-07:00</updated><title type='text'>ZEMZEM SUYU HAKKINDA BILMEDIKLERIMIZ</title><content type='html'>1-)Avrupa`da labaratuarlarda yapilan arastirmaya gore Zemzem suyu diger sulara gore cok daha az kükürt tasimaktadir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2-) Yine ayni arastirmaya gore diger sulara gore cok daha besleyicidir ve cok daha fazla mineral barindirmaktadir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;3-) Kaynagi henuz bulunamamistir. Nereden geldigi su anki teknolojiye gore bile bilinemiyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yakinlarinda hicbir kuyu yok ve denize de 80 km uzaklikta.Bu sartlarda suyunu denizden veya baska bir kuyudan almasi imkansiz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Nasil oluyor da yillardir suyu bitmiyor,bunu kimse bilmiyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;4-) Açligini gidermek için içen kisinin açligini, susuzlugunu gidermek için içenin susuzlugunu giderir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;5-) Sadece 1,5 metre derinligindeki ufacik bir kuyudan cikan su,hac mevsimi boyunca milyonlarca hacinin tum su ihtiyacini gostermemektedir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;6-) Dunya Saglik Orgutu (WHO)`nun raporlarina gore Dunya`daki en icilebilir ve saglikli sulardan biri.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;7-) Amerika`da yapilan test sonuclarina gore Dunya`da icinde mikroorganizma ve bakteri bulundurmayan TEK su zemzem suyu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ayrıca zemzem hiçbir zaman belden aşağı inmez ve anladığını üzere idrar yoluyla atılmaz yani sadece ter ile vücuttan atılır bunların hepsi bilimsel deneylerle kanıtlanmıştır.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7439188462303389936-2134352243660793618?l=duydukduymadk.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://duydukduymadk.blogspot.com/feeds/2134352243660793618/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7439188462303389936&amp;postID=2134352243660793618' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7439188462303389936/posts/default/2134352243660793618'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7439188462303389936/posts/default/2134352243660793618'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://duydukduymadk.blogspot.com/2008/07/zemzem-suyu-hakkinda-bilmediklerimiz.html' title='ZEMZEM SUYU HAKKINDA BILMEDIKLERIMIZ'/><author><name>mercek06</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/_TAgWY39vLhw/SXWuoREVkNI/AAAAAAAAFuQ/3uAot9z3TeA/S220/Resim+010.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7439188462303389936.post-227705730931721699</id><published>2008-07-31T14:05:00.000-07:00</published><updated>2008-07-31T14:08:01.317-07:00</updated><title type='text'>En büyük buzuldan iki dev parça koptu</title><content type='html'>&lt;a href="http://bp1.blogger.com/_TAgWY39vLhw/SJIpqX9YsnI/AAAAAAAADWE/53x23rvUNo4/s1600-h/En+b%C3%BCy%C3%BCk+buzuldan+iki+dev+par%C3%A7a+koptu.jpg"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://bp1.blogger.com/_TAgWY39vLhw/SJIpqX9YsnI/AAAAAAAADWE/53x23rvUNo4/s200/En+b%C3%BCy%C3%BCk+buzuldan+iki+dev+par%C3%A7a+koptu.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5229287925293298290" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Kuzey Buz Denizi'nin en büyük buzulu Ward Hunt'tan iki dev parçanın kopup ada haline geldiği açıklandı.&lt;br /&gt;Kuzey Buz Denizi'ndeki en büyük buzul olan Ward Hunt buzulundan 2 dev parçanın koptuğu ve bu parçaların yüzen ada haline geldiği bildirildi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kanadalı yetkili Luc Desjardins, Kanada'nın kuzeyindeki Ellesmere Adası yakınındaki Ward Hunt buzulundan biri 4-5 kilometrekare, diğeri 14 kilometrekare yüzölçümüne sahip 2 parçanın koptuğunu ve bu parçaların 2 yüzen ada oluşturduğunu söyledi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Desjardins, ilk parçanın 22 Temmuzda, ikinci parçanın ise 23 temmuz gecesi koptuğunu ve bu kopmaların Kuzey Buz Denizi'nde son 3 yılda meydana gelen en önemli kopmalar olduğunu belirtti. Kanadalı uzman, Ward Hunt buzulundan bu dev parçaların yanı sıra birçok küçük parçanın da ayrıldığını kaydetti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kuzey Buz Denizi'nde, Ağustos 2005'te Ayles buz adası Ellesmere Adası'ndan ayrılmıştı. 66 kilometrekarelik Ayles buz adasının kopuşu sırasında ortaya çıkan enerji, bölgeden 250 kilometre uzaklıktaki Kanadalı sismologlar tarafındn tespit edilmişti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ellesmere Adası kıyısında 5 büyük buzul bulunuyor. Bunların en büyüğü 443 kilometrekarelik yüzölçümüyle Ward Hunt. Kanadalı uzmanlara göre, Ellesmere Adası çevresinde bulunan kalın, büyük ve karaya bağlı buzullar yaklaşık 4 bin yıl önce oluşmaya başlamış.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kuzey Buz Denizi'ndeki erimenin devam ettiğini belirten uzmanlar, bunun küresel ısınmanın göstergesi olduğunu ifade ediyor.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7439188462303389936-227705730931721699?l=duydukduymadk.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://duydukduymadk.blogspot.com/feeds/227705730931721699/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7439188462303389936&amp;postID=227705730931721699' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7439188462303389936/posts/default/227705730931721699'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7439188462303389936/posts/default/227705730931721699'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://duydukduymadk.blogspot.com/2008/07/en-byk-buzuldan-iki-dev-para-koptu.html' title='En büyük buzuldan iki dev parça koptu'/><author><name>mercek06</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/_TAgWY39vLhw/SXWuoREVkNI/AAAAAAAAFuQ/3uAot9z3TeA/S220/Resim+010.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://bp1.blogger.com/_TAgWY39vLhw/SJIpqX9YsnI/AAAAAAAADWE/53x23rvUNo4/s72-c/En+b%C3%BCy%C3%BCk+buzuldan+iki+dev+par%C3%A7a+koptu.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7439188462303389936.post-8848356456262104684</id><published>2008-07-28T14:19:00.000-07:00</published><updated>2008-07-28T14:20:34.859-07:00</updated><title type='text'>Kuşbeyinli Lafı Aslında İltifatmış</title><content type='html'>&lt;a href="http://bp0.blogger.com/_TAgWY39vLhw/SI44G3vZxUI/AAAAAAAADV8/QYIGO5CUTkc/s1600-h/maNW000000000000000047771.jpg"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://bp0.blogger.com/_TAgWY39vLhw/SI44G3vZxUI/AAAAAAAADV8/QYIGO5CUTkc/s200/maNW000000000000000047771.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5228177908116866370" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Bilimadamlarının ilginç araştırması &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bilimadamları, kuşlarla ilgili araştırmaların, &lt;br /&gt;bu hayvanların sanılandan&lt;br /&gt;daha zeki olduklarını ortaya koyduğunu açıkladı. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yapılan araştırmalara göre kuşlar, grubun diğer üyeleri yiyecek &lt;br /&gt;ararken 'nöbetçilik' yapıyor ve tehlikelere karşı&lt;br /&gt;özel bir sesle ikaz işateri veriyor. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bristol Üniversitesi uzmanları, araştırmalar ilerledikçe kuşların &lt;br /&gt;toplumsal dayanışma ve karmaşık grup ilişkilerine dair yeni &lt;br /&gt;bilgiler elde elde edildiğine işaret ederek, hakaret kastıyla&lt;br /&gt;kullanılan 'kuş beyinli' ifadesinin bütünüyle mesnetsiz &lt;br /&gt;olduğunu belirtiyor. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bilimadamlarının Afrika'nın Kalahari çölünde grup halinde yaşayan&lt;br /&gt;kuşlarla ilgili araştırmaları çarpıcı sonuçları ortaya çıkardı. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Elde edilen bilgiler, gruptaki bazı kuşların, diğerlerinin faydalandığı &lt;br /&gt;bir imkandan kendilerin mahrum bırakmak suretiyle bir çeşit &lt;br /&gt;fedekarlık davranışı sergilediğini gösteriyor. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sürünün yiyecek aramak için yayıldığı sırada çölde bulunan yılan &lt;br /&gt;ve akrep gibi düşmanlara karşı bazı kuşların &lt;br /&gt;ağaçlarda gözcülük yaptığı belirlendi. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Grup üyelerinin herbirinin bu görevi tesadüfen üstlendiğini, &lt;br /&gt;gözcülük görevinde bir 'rotasyon' tesbit edemediklerini belirten&lt;br /&gt;uzmanlar, bu kuşların tehlike anında ise &lt;br /&gt;farklı bir sesle ikaz işareti verdiğini belirtti.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7439188462303389936-8848356456262104684?l=duydukduymadk.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://duydukduymadk.blogspot.com/feeds/8848356456262104684/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7439188462303389936&amp;postID=8848356456262104684' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7439188462303389936/posts/default/8848356456262104684'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7439188462303389936/posts/default/8848356456262104684'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://duydukduymadk.blogspot.com/2008/07/kubeyinli-laf-aslnda-iltifatm.html' title='Kuşbeyinli Lafı Aslında İltifatmış'/><author><name>mercek06</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/_TAgWY39vLhw/SXWuoREVkNI/AAAAAAAAFuQ/3uAot9z3TeA/S220/Resim+010.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://bp0.blogger.com/_TAgWY39vLhw/SI44G3vZxUI/AAAAAAAADV8/QYIGO5CUTkc/s72-c/maNW000000000000000047771.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7439188462303389936.post-4700246724523003151</id><published>2008-07-28T14:09:00.000-07:00</published><updated>2008-07-28T14:11:43.746-07:00</updated><title type='text'>Beyinsiz olduğunu 39 yaşında öğrendi</title><content type='html'>&lt;a href="http://bp0.blogger.com/_TAgWY39vLhw/SI42CTo72pI/AAAAAAAADV0/ZjzU0tci_9I/s1600-h/maNW000000000000000048181.jpg"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://bp0.blogger.com/_TAgWY39vLhw/SI42CTo72pI/AAAAAAAADV0/ZjzU0tci_9I/s200/maNW000000000000000048181.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5228175630683331218" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çin'in Wuhan şehrinde yaşayan 39 yaşındaki bir kadın, &lt;br /&gt;gerginlik ve halsizlik şikayeti ile gittiği hastanede yarım&lt;br /&gt;beyinli olduğunu öğrenince şok geçirdi. &lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Hastanenin nöroloji uzmanı Zhang Linhong,&lt;br /&gt;-- "Hastanın sinir sisteminde herhangi bir sorun var mı?" diye &lt;br /&gt;MR çekti ve beynin sadece sağ lobunun olduğunu gördü. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;HAFIZA KUVVETLİ &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Linhong, &lt;br /&gt;-- "Aslında sol lob konuşma kabiliyetini düzenler ama&lt;br /&gt;hastamızın çevresiyle iletişiminde problem yok. Annesi kızının &lt;br /&gt;normal bir yaşantısı olduğunu söyledi. Üniversiteden iyi bir notla &lt;br /&gt;mezun olmuş ve hafızası kuvvetli. Telefon numaraları ve &lt;br /&gt;arkadaşlarının adını süratle hatırladığını da gördük" dedi. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Akşam&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7439188462303389936-4700246724523003151?l=duydukduymadk.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://duydukduymadk.blogspot.com/feeds/4700246724523003151/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7439188462303389936&amp;postID=4700246724523003151' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7439188462303389936/posts/default/4700246724523003151'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7439188462303389936/posts/default/4700246724523003151'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://duydukduymadk.blogspot.com/2008/07/beyinsiz-olduunu-39-yanda-rendi.html' title='Beyinsiz olduğunu 39 yaşında öğrendi'/><author><name>mercek06</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/_TAgWY39vLhw/SXWuoREVkNI/AAAAAAAAFuQ/3uAot9z3TeA/S220/Resim+010.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://bp0.blogger.com/_TAgWY39vLhw/SI42CTo72pI/AAAAAAAADV0/ZjzU0tci_9I/s72-c/maNW000000000000000048181.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7439188462303389936.post-6562491427105084319</id><published>2008-07-26T13:54:00.001-07:00</published><updated>2008-07-26T13:55:32.326-07:00</updated><title type='text'>İşte İstanbul'un memleket haritası</title><content type='html'>&lt;a href="http://bp0.blogger.com/_TAgWY39vLhw/SIuPPZ424jI/AAAAAAAADSs/uTJ8cvWip9c/s1600-h/210720080947068614043_3.jpg"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://bp0.blogger.com/_TAgWY39vLhw/SIuPPZ424jI/AAAAAAAADSs/uTJ8cvWip9c/s200/210720080947068614043_3.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5227429287303766578" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;En çok hangi memleketli hangi ilçede yaşıyor?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İstanbul'da 82 ilden vatandaş bir arada yaşıyor. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK)'nun Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi kapsamında Türkiye genelinde yaptığı araştırma sonuçlandı. Şehirde Sivas'tan Trabzon'a, Iğdır'dan Çanakkale'ye ülkenin dört bir yanından 12 milyon 573 bin 836 kişi yaşıyor. Bunlardan sadece 2 milyon 167 bin 572'si İstanbul nüfusuna kayıtlı. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İstanbulluların sayısının fazla çıkmasının sebebi ise birçok vatandaşın nüfus ile ilgili işlemlerini rahatlıkla yapabilmek için çocuklarını İstanbul kütüğüne kaydettirmesi. Şehre göç eden iller arasında ise Sivas, birinci sırada. Kentin genelinde 681 bin 214 Sivaslı yaşarken, onu 516 bin 556 kişi ile Kastamonu izliyor. Üstelik İstanbul'da yaşayan Sivas, Sinop, Bayburt, Ardahan, Erzincan, Giresun ve Kastamonuluların sayısı kendi illerinin nüfusundan daha fazla. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İlçelere göre yapılan dağılımda 32 ilçesi bulunan İstanbul'un ve Türkiye'nin en kalabalık ilçesi Gaziosmanpaşa'da en fazla Sivaslılar yaşıyor. İstanbullular ağırlıklı olarak Kadıköy'de toplanırken, Avcılar ve Küçükçekmece'de en fazla Tokatlılar, Bayrampaşa ve Fatih'te Kastamonulular, Bakırköy'de Malatyalılar çoğunlukta. Üsküdar, Bağcılar, Bahçelievler, Kâğıthane, Sarıyer, Şişli ve Beşiktaş'ta yine Sivaslılar ilk sırada gelirken, Eyüp, Beykoz, Zeytinburnu ve Beyoğlu'nda ise Giresunlular birinci. İstanbul'un en önemli ticaret merkezlerinden biri olan ve Fatih ilçesi ile birleştirilen Eminönü'nde en fazla Mardinliler, Esenler'de Malatyalılar, Güngören'de Trabzonlular, Kartal'da Erzincanlılar, Maltepe'de Rizeliler, Sultanbeyli ve Pendik'te Erzurumlular, Tuzla'da Samsunlular, Ümraniye'de ise Ordulular ikamet ediyor. Büyükçekmece'de Ardahanlılar, Çatalca'da Gaziantepliler, Silivri'de Tokatlılar, Şile'de ise en fazla Kocaelililer yaşıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İstanbul'da yaşayanların hemşehri profilini ortaya koyan çalışmaya göre Sivas'ta 638 bin 464 kişi yaşarken, İstanbul'daki Sivaslıların sayısı 681 bin 214. Sivaslıları 516 bin 556 ile Kastamonulular, 455 bin 393 ile Giresun, 453 bin 197 ile Ordu ve 396 bin 840 kişi ile Tokatlılar izliyor. İstanbul'da en az nüfus barındıran iller ise 6 bin 957 ile Hakkari ve 7 bin 363 ile Burdur.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7439188462303389936-6562491427105084319?l=duydukduymadk.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://duydukduymadk.blogspot.com/feeds/6562491427105084319/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7439188462303389936&amp;postID=6562491427105084319' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7439188462303389936/posts/default/6562491427105084319'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7439188462303389936/posts/default/6562491427105084319'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://duydukduymadk.blogspot.com/2008/07/ite-istanbulun-memleket-haritas.html' title='İşte İstanbul&apos;un memleket haritası'/><author><name>mercek06</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/_TAgWY39vLhw/SXWuoREVkNI/AAAAAAAAFuQ/3uAot9z3TeA/S220/Resim+010.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://bp0.blogger.com/_TAgWY39vLhw/SIuPPZ424jI/AAAAAAAADSs/uTJ8cvWip9c/s72-c/210720080947068614043_3.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7439188462303389936.post-2134381224489737264</id><published>2008-07-26T13:22:00.000-07:00</published><updated>2008-07-26T13:26:36.710-07:00</updated><title type='text'>ABD KANSER ENSTİTÜSÜ UYARDI: CEP TELEFONU RUS RULETİNE BENZER</title><content type='html'>&lt;a href="http://bp0.blogger.com/_TAgWY39vLhw/SIuIdTv-rcI/AAAAAAAADSk/W3zu7zojIIE/s1600-h/110319.jpg"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://bp0.blogger.com/_TAgWY39vLhw/SIuIdTv-rcI/AAAAAAAADSk/W3zu7zojIIE/s200/110319.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5227421829592690114" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Cep telefonu kullananlar DİKKAT !&lt;br /&gt;Enstitü, cep telefonunun riskleri konusunda birbirinden önemli 10 maddelik uyarı yayınladı, özellikle çocukların korunması gerektiğini vurguladı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Amerika'nın en önemli kanser araştırma kurumlarından Pittsburg Kanser Enstitütüsü Direktörü Ronald Herberman 3 bin çalışanına iki sayfalık bir "memorandum" gönderek cep telefonu uyarısı yaptı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Herberman, kullanıcıların, cep telefonunun riskleri konusundaki bilimsel araştırma sonuçlarını beklemeden hemen önlem almaları gerektiğini duyurdu ve beyinleri gelişmekte olduğu için özellikle çocukların telefonlara karşı korunması gerektiğini vurguladı. Bildiriye imza koyan onkolog Devra Davis, "Beyninizle Rus ruleti oynamak istemiyorsanız uyarıları dikkate alın" dedi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İŞTE MEMORANDUM&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- Çocuklarınızın çok acil durumlar dışında cep telefonu kullanmasına izin vermeyin. Çocuk beynine elektromanyetik dalgaların girişi çok daha kolaydır. Bu dalganın etkileri çocuklarda çok daha etkin hissedilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- Konuşurken vücudunuzdan uzak tutun. 0.9 metre uzak tutulan bir telefondan yayılan elektromanyetik dalga 50 kat daha düşüktür. Mümkün olduğunca kulaklıkla kullanın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- Toplu taşıma araçlarında cep telefonu kullanıp başkalarına da zarar vermeyin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- Telefonu üzerinizde taşımayın. Yatarken yanınıza koymayın ve mutlaka kapatın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- Üzerinizde taşıyacaksanız tuş takımının bulunduğu taraf dışarı baksın. Böylece dalgaların vücudunuza değil dışarı doğru yayılmasını sağlarsınız.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- Cep telefonunun etkisi kullanıldığı süreye bağlı olarak değişir. Konuşmalarınızın birkaç dakikayı geçmemesine özen gösterin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- Cep telefonuyla konuşurken sık sık kulağınızı değiştirin. Karşı taraf açmadan telefonu kulağınıza götürmeyin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- Sinyal seviyesi düşük olduğunda telefonla konuşmayın. Yüksek hızda arabada ya da trende giderken telefon baz istasyonlarını yakalamak için daha çok dalga yayacağı için telefonla konuşmayın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- Mümkün olduğunca SMS ile haberleşmeye çalışın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- SAR (Elektromanyetik dalga birimi) seviyesi düşük bir cep telefonu alın. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ÇOCUKLARIN BEYNİNİ BÖYLE ETKİLİYOR&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Cep telefonu tarafından yayılan elektromanyetik dalgaların çocukları nasıl etkilediği MR görüntüleriyle de belirlendi. 5 yaşındaki bir çocuk cep telefonuyla konuştuğunda beyninin çok büyük bir kısmı dalgaya maruz kalırken, yetişkin bir insanda bu etki çok daha sınırlı oluyor.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7439188462303389936-2134381224489737264?l=duydukduymadk.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://duydukduymadk.blogspot.com/feeds/2134381224489737264/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7439188462303389936&amp;postID=2134381224489737264' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7439188462303389936/posts/default/2134381224489737264'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7439188462303389936/posts/default/2134381224489737264'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://duydukduymadk.blogspot.com/2008/07/abd-kanser-enstits-uyardi-cep-telefonu.html' title='ABD KANSER ENSTİTÜSÜ UYARDI: CEP TELEFONU RUS RULETİNE BENZER'/><author><name>mercek06</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/_TAgWY39vLhw/SXWuoREVkNI/AAAAAAAAFuQ/3uAot9z3TeA/S220/Resim+010.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://bp0.blogger.com/_TAgWY39vLhw/SIuIdTv-rcI/AAAAAAAADSk/W3zu7zojIIE/s72-c/110319.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7439188462303389936.post-2010498426858366513</id><published>2008-07-24T08:31:00.000-07:00</published><updated>2008-07-24T08:32:13.740-07:00</updated><title type='text'>Kanserojen Madde İçeren Yiyecekler - Hazır Gıdalar</title><content type='html'>HACETTEPE ÜNİVERSİTESİ ARAŞTIRMA SONUÇLARI&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Piyasada satılan hazır gıda maddeleri ülkemizde insan sağlığını ciddi biçimde etkileyecek derecede katkı maddeleri içermektedir. Ancak bu maddeler, tüm çabalara rağmen medya aracılığı ile ilan edilememektedir. Günümüzde gıda sektörü büyük bir tröst halini almıştır. Örneğin hiçbir yayın organında Coca-Cola'nın zararlı olduğunu göremezsiniz. Ancak biz tüketiciler, aile fertlerimizi, çevremizdeki arkadaşlarımızı, haberdar ederek bilinçlendirebiliriz. Son yıllarda kanser vakalarının neden devamlı artış gösterdiğini hiç düşündünüz mü? Siz çocuğunuzun kanserojen madde içeren gıda almasını ister misiniz? Peki niye ketçap alıyorsunuz?&lt;br /&gt;Sizlere aşağıda sunduğumuz tablo alacağınız hazır gıda maddelerindeki katkılarla ilgili bilgi vermektedir.&lt;br /&gt;Sağlığınız için: Lütfen her hangi bir gıda maddesi satın almadan önce ambalajının üzerini dikkatlice okuyun.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ZARARSIZ KATKILAR&lt;br /&gt;E100, 103, 104, 105, 111, 121, 122, 126,130, 132, 140,151, 152, 160,&lt;br /&gt;161, 162, 163, 170, 174, 175, 180, 181, 200, 201, 202, 203, 236, 237,&lt;br /&gt;238, 260, 261, 262, 263, 270, 280, 281, 282, 290, 300, 301, 303, 304, 305, 306, 307, 308, 309, 322, 325, 326, 327, 331, 332, 333, 334, 336, 337, 382, 400, 401, 402, 403, 404,405, 406, 408, 410, 411, 420, 421, 422, 440, 471, 472, 473, 474, 475,480&lt;br /&gt;ŞÜPHELI KATKILAR&lt;br /&gt;E125, 141, 150, 153, 171, 172, 173, 240, 241, 477, 605&lt;br /&gt;E220,221,222,223,224, 338, 339, 340, 341, 460, 461, 466, 407 (MIDE VE BAĞIRSAK HASTALIKLARI) E200 (VUCUTTAKI VITAMIN B12 YI YOK EDIYOR) E250,251, 320, 321 (KALP HASTALIKLARI, DAMAR SERTLIKLER VE TIKANIKLIKLARI)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;TEHLIKELI KATKILAR&lt;br /&gt;E102, 120, E311, 312 (NÖROLOJIK HASTALIKLAR)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;KANSER OJEN KATKILAR&lt;br /&gt;E102, 110, 123, 124, 131, 142, 210, 211, 213, 214, 215,216, 217&lt;br /&gt;ÖRNEĞIN E211-SODYUM BENZOAT KETÇAPLARDA BULUNMAKTADIR.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;123,110 ABD, INGILTERE, FRANSA, ALMANYA, RUSYA,JAPONYA VE DAHA BIRÇOK ÜLKEDE YASAKLANMIŞTIR. FAKAT ÜLKEMIZDE RENKLI DRAJE ÇIKOLATALARDA VE KAYMAKLI BISKÜVILERDE KULLANILMAKTADIR.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;EN TEHLIKELI KANSEROJEN KATKI:&lt;br /&gt;E330 ( NE YAZIKKI BIRÇOK HAZIR GIDADA KULLANILMAKTADIR.)&lt;br /&gt;BAZI HAZIR GIDALARDA TESBIT EDILEN KATKI MADDELERI E330 -&lt;br /&gt;ÜLKER LÜKS GOFRET, MEYSU (ÖZELLIKLE KAYISI), KNOR DOMATES ÇORBA, TÜM TENEKE KONSERVE VE TURŞULAR, 7UP, SCHWEPPES (TÜM ÜRÜNLERI), JELIBON, TAMEK YAPRAK SARMA, PIYALE HAZIR ÇORBA, OLIPS,&lt;br /&gt;E250 - TÜM SALAMLARDA&lt;br /&gt;E300 - FANTA PORTAKAL, CINOMEL&lt;br /&gt;E320 - ETI PUFY, KNORR IŞKEMBE ÇORBA&lt;br /&gt;E223 - ÜLKER HAYLAYF, ALBENI&lt;br /&gt;E322 - ÜLKER ÇOKOKREM&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;TÜM KOLALI IÇECEKLERDE KULLANILAN KATKI MADDELERININ TESBITI IÇIN ANALIZ YAPILMASINA IZIN VERILMEMIŞTIR.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;LÜTFEN ÇOĞALTARAK DOSTLARINIZA DAĞITINIZ.&lt;br /&gt;Bilgilerinize sunulur...&lt;br /&gt;Doç .Dr. Mustafa TÜRKMEN&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7439188462303389936-2010498426858366513?l=duydukduymadk.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://duydukduymadk.blogspot.com/feeds/2010498426858366513/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7439188462303389936&amp;postID=2010498426858366513' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7439188462303389936/posts/default/2010498426858366513'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7439188462303389936/posts/default/2010498426858366513'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://duydukduymadk.blogspot.com/2008/07/kanserojen-madde-ieren-yiyecekler-hazr.html' title='Kanserojen Madde İçeren Yiyecekler - Hazır Gıdalar'/><author><name>mercek06</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/_TAgWY39vLhw/SXWuoREVkNI/AAAAAAAAFuQ/3uAot9z3TeA/S220/Resim+010.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7439188462303389936.post-4299961855763083366</id><published>2008-07-24T08:25:00.001-07:00</published><updated>2008-07-24T08:25:41.136-07:00</updated><title type='text'>Diş beyazlatıcılara dikkat</title><content type='html'>Dişlerinizi beyazlaştırmak için sağlığınızı tehlikeye atmayın..&lt;br /&gt; &lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Estetik Diş Hekimliği Akademisi Derneği (EDAD) Yönetim Kurulu Üyesi Dr. Arzu Demircioğlu, diş beyazlatıcı ürünlerin dikkatli seçilmesi gerektiğini söyledi.&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Derneğin Antalya'da düzenlediği konferansa konuşmacı olarak katılan Dr. Arzu Demircioğlu, market ve eczanelerde satılan diş beyazlatma ürünlerinin hidrojen peroksit içerdiğini belirterek, "Bu ürünleri kullananlar bilmeden diş ve diş etlerine çamaşır suyu sürmüş oluyor. Diş etlerine sızma, diş dökülmesine yol açabilecek süreci başlatabilir. Ayrıca bu ürünler diş minesine de çok zararlı" dedi.&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Dr. Demircioğlu uzun süre beyazlatıcı ürünler kullanan bir hastasının başından geçenleri anlattı:&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;"Hastamda yoğun bir diş hassasiyeti başlamıştı. Nefes alırken bile dişlerine temas eden hava nedeniyle rahatsız oluyordu. Hatta vücudunda herhangi bir yere dokunulduğunda bile bunu dişinde hissediyordu. Hastam uzun süreli florid tedavisi sonucunda eski haline dönebilidi. Ama bu süreç hem uzun sürdü ve hem de masraflı oldu."&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7439188462303389936-4299961855763083366?l=duydukduymadk.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://duydukduymadk.blogspot.com/feeds/4299961855763083366/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7439188462303389936&amp;postID=4299961855763083366' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7439188462303389936/posts/default/4299961855763083366'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7439188462303389936/posts/default/4299961855763083366'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://duydukduymadk.blogspot.com/2008/07/di-beyazlatclara-dikkat.html' title='Diş beyazlatıcılara dikkat'/><author><name>mercek06</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/_TAgWY39vLhw/SXWuoREVkNI/AAAAAAAAFuQ/3uAot9z3TeA/S220/Resim+010.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7439188462303389936.post-1989191505427768855</id><published>2008-07-24T08:22:00.000-07:00</published><updated>2008-07-24T08:23:37.548-07:00</updated><title type='text'>10 saat enerji sağlayabilen piller geliyor</title><content type='html'>Elektriğe ihtiyaç duymayan ''Direkt Metanol Yakıt Hücreleri'', pille çalışan aletlerde pillerin yerini kapmaya geliyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Taşınabilir cihazların, kullanıcıya sürekli priz aratarak "taşınabilirlik" kavramını sorgulatan yetersiz pilleri, tarihe karışmaya hazırlanıyor.&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Geçtiğimiz onyıl boyunca sürekli "çıktı, çıkacak, çıkıyor" diye şaibelere konu olan Direkt Metanol Yakıt Hücreleri (DMFC), 2009 yılı içinde bazı tanınmış pil üreticilerinin hamiliğinde piyasaya çıkıyor.&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;DMFC'lerin en büyük özelliği, bir yüksüğü dolduracak kadar metanolle 10 saat boyunca enerji sağlayabilmeleri (ki hatırlayalım, ortalama düzeyde güç harcayan çoğu dizüstünün şarjı 2-3 saatte biter). En büyük avantajları ise, enerjileri bittiğinde şarj edilmek yerine yakıt ikmali yapmaları ya da içlerine yeni kartuş takılması.&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Bu da taşınabilir cihazınızın şarjı bittiğinde prize takabilmek için medeniyet civarlarında olmayı ümit etmek yerine, çantaya küçük bir şişe metanol ya da yedek bir DMFC kartuşu atarak dağa bayıra vurabilmek demek oluyor.&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;İlk çıktığında elbette ki hiper pahalı olacak hücrelerin başlıca sakıncası ise yakıt olarak kullandıkları metanolün zehirli ve kolaylıkla alev alabilen bir madde olması.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;KAYNAK: Yahoyt.com / Aklı fikri teknoloji olanların sitesi yahoyt.com&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7439188462303389936-1989191505427768855?l=duydukduymadk.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://duydukduymadk.blogspot.com/feeds/1989191505427768855/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7439188462303389936&amp;postID=1989191505427768855' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7439188462303389936/posts/default/1989191505427768855'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7439188462303389936/posts/default/1989191505427768855'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://duydukduymadk.blogspot.com/2008/07/10-saat-enerji-salayabilen-piller.html' title='10 saat enerji sağlayabilen piller geliyor'/><author><name>mercek06</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/_TAgWY39vLhw/SXWuoREVkNI/AAAAAAAAFuQ/3uAot9z3TeA/S220/Resim+010.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7439188462303389936.post-3208261927775254884</id><published>2008-07-24T06:32:00.001-07:00</published><updated>2008-07-24T06:32:32.780-07:00</updated><title type='text'>İstanbul'da şiddet araştırması</title><content type='html'>İTO'nun 32 ilçede 2 bin 150 kişi, 105 hükümlü ve 50 sokak çocuğuyla&lt;br /&gt;yaptırdığı "İstanbul'da Şiddet ve Şiddetin Sosyolojik Arka Planı&lt;br /&gt;Araştırması" sonuçları düzenlenen basın toplantısıyla açıklandı.&lt;br /&gt;Araştırmada en çok ilgi çeken sonuç ise şu; İstanbul'da yaşayan&lt;br /&gt;kadınların yüzde 14'ü tacize uğramış.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Toplantıda konuşan İstanbul Ticaret Odası Başkanı Murat Yalçıntaş,&lt;br /&gt;İTO'nun birinci görevinin özelde İstanbul'da, genelde ise Türkiye'de&lt;br /&gt;ekonominin ve ticaretin gelişmesine katkıda bulunmak olduğunu söyledi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"HER 5 KİŞİDEN BİRİ ŞİDDETE MARUZ KALMIŞ"&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İstanbul'un en büyük sorunlarından birisinin göç alması olduğunu&lt;br /&gt;anlatan Yalçıntaş, araştırmalara göre İstanbul'un 2020 yılında&lt;br /&gt;Avrupa'nın en kalabalık şehri olacağını dile getirdi. Yalçıntaş,&lt;br /&gt;yaklaşık 12 milyon nüfusu bulunan İstanbul'da güvenliği sağlamanın zor&lt;br /&gt;olduğuna işaret ederek, "2007-2008 yıllarının ilk dört ayı&lt;br /&gt;kıyaslandığında genel suçlarda yüzde 21, adam öldürme, gasp ve&lt;br /&gt;dolandırıcılıkta yüzde 38 ve kapkaçta yüzde 59 düşüş var" dedi.&lt;br /&gt;İstanbul'un güvenilir bir şehir olması için herkesin daha fazla&lt;br /&gt;çalışması gerektiğini ifade eden Yalçıntaş, ilde güvenlikle ilgili&lt;br /&gt;sorunların nedeninin göç ve buna bağlı çarpık kentleşme, gelir&lt;br /&gt;dağılımının düzensizliği ve görev yapan kolluk kuvvetlerinin sayısının&lt;br /&gt;yetersiz olması olarak sıralanabileceğini söyledi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yalçıntaş, araştırmada şiddetin fiziksel, psikolojik ve ekonomik olmak&lt;br /&gt;üzere 3 başlık altında ele alındığını belirterek, "İstanbul'da&lt;br /&gt;yaşayanların dörtte üçü kendini güvende hissetmiyor ve her 5 kişiden&lt;br /&gt;biri şiddete maruz kalmış" dedi. Bireylerin yüzde 93,5'inin&lt;br /&gt;İstanbul'da şiddet olduğunu düşündüğünü aktaran Yalçıntaş,&lt;br /&gt;katılımcıların yüzde 29'nun eğitimsizlik, yüzde 25,3'ünün işsizlik ve&lt;br /&gt;yüzde 15,8'inin de psikolojik unsurları şiddetin temel nedenleri&lt;br /&gt;olarak gösterdiklerini kaydetti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"KADINLARIN YÜZDE 14'Ü TACİZE UĞRUYOR"&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yalçıntaş, hükümlülerle yapılan görüşmelerde ortaya çıkan sonuçlar&lt;br /&gt;nedeniyle ceza sistemi üzerinde düşünülmesi gerektiğine dikkati&lt;br /&gt;çekerek, hükümlülerin yüzde 60,8'inin işlediği suçtan pişman olduğunu&lt;br /&gt;bildirdi. Yalçıntaş, sokak çocuklarının neredeyse hepsinin sigara,&lt;br /&gt;alkol, tiner ya da esrar bağımlısı olduğunu belirterek, yarısından&lt;br /&gt;fazlasının da gelecekten bir beklentisi olmadığını dile getirdi. Sokak&lt;br /&gt;çocuklarının yüzde 96'sının örnek aldığı birisinin olmadığını ifade&lt;br /&gt;eden Yalçıntaş, yüzde 36'sının da hiçbir şeyi özlemediğini aktardı.&lt;br /&gt;Araştırmayı gerçekleştiren GENAR şirketinin Proje Koordinatör&lt;br /&gt;Yardımcısı M. Teyfik Göksu da araştırmada İstanbul'da şiddet boyutunun&lt;br /&gt;algılanması itibariyle herkesin üzerinde düşünmesi gereken veriler&lt;br /&gt;ortaya çıktığını söyledi. İstanbul'da yaşayan bayanların yaklaşık&lt;br /&gt;yüzde 80'inin kendini güvende hissetmediğini aktaran Göksu,&lt;br /&gt;katılımcıların yüzde 21,8'inin şiddete maruz kaldığını bildirdi.&lt;br /&gt;Göksu, fiziksel şiddet içerisinde aile için şiddetin birinci sırada&lt;br /&gt;geldiğini anlatarak, araştırmaya katılanların yüzde 13,5'inin de gasp,&lt;br /&gt;kapkaç türü şiddete maruz kaldığını dile getirdi. Araştırmaya göre,&lt;br /&gt;İstanbul'da yaşayan kadınların yüzde 14'ünün tacize uğradığını aktaran&lt;br /&gt;Göksu, katılımcıların yüzde 75,4'ünün de töre cinayetlerinin&lt;br /&gt;cehaletten kaynaklandığı görüşünde olduğunu ifade etti. Göksu,&lt;br /&gt;bireylerin yüzde 3'ünün de hak aramak için hukuk dışı yolların doğru&lt;br /&gt;olduğunu düşündüğünü kaydetti. Göksu, sokak çocuklarının dörtte üçünün&lt;br /&gt;hiç okula gitmediğini ve yüzde 18'inin sokakta bir başka kardeşi&lt;br /&gt;bulunduğunu belirterek, sokak çocuklarının yüzde 86'sının bir şekilde&lt;br /&gt;suça bulaştığını anlattı.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7439188462303389936-3208261927775254884?l=duydukduymadk.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://duydukduymadk.blogspot.com/feeds/3208261927775254884/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7439188462303389936&amp;postID=3208261927775254884' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7439188462303389936/posts/default/3208261927775254884'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7439188462303389936/posts/default/3208261927775254884'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://duydukduymadk.blogspot.com/2008/07/istanbulda-iddet-aratrmas.html' title='İstanbul&apos;da şiddet araştırması'/><author><name>mercek06</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/_TAgWY39vLhw/SXWuoREVkNI/AAAAAAAAFuQ/3uAot9z3TeA/S220/Resim+010.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7439188462303389936.post-7435012534454694199</id><published>2008-07-24T06:27:00.000-07:00</published><updated>2008-07-24T06:28:30.513-07:00</updated><title type='text'>HEM SAĞLIKLI HEM PRATİK</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://bp2.blogger.com/_TAgWY39vLhw/SIiDd_vNfvI/AAAAAAAADR0/SgsvTNIAMw8/s1600-h/tickner_kene.jpg"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://bp2.blogger.com/_TAgWY39vLhw/SIiDd_vNfvI/AAAAAAAADR0/SgsvTNIAMw8/s200/tickner_kene.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5226571918912356082" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kene çıkarmada yeni yöntem&lt;br /&gt;Türkiye'nin en önemli sorunlarından birisi haline gelen kenelere karşı her gün bir çözüm yolu ortaya çıkıyor. İşte kene çıkarmada son yöntem...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bor Grup'un, İsviçre'den ithal ettiği Tickner Kene Sökücü vücuda yapışan kenenin sağlıklı ve pratik bir şekilde çıkarılmasını sağlıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kenelerle savaşta tamamen yeni bir sistem olan Tickner, içinde bulunan spreyin dondurucu etkisi sayesinde keneyi çok çabuk bir şekilde öldürmenizi ve özel sıkıştırma mekanizması sayesinde hızla uzaklaşmanızı sağlıyor. Bu sayede hayvanın herhangi bir reaksiyon göstermesi de engellenmiş oluyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kenelerden korkmanıza gerek kalmadı&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Keneyi elimizle çekip çıkarmak ya da bir cımbızla çekmek, kenenin kafasının kopmasına yol açabilir. Halk arasında yaygın olarak kullanılan yağ, ip, sabunlu su gibi çeşitli metotlarla çıkarılmaya çalışılırken stres ve baskı altında bulunan kene, hızla salgıladığı sıvı ile çok tehlikeli bakteri ve virüsler aktarıyor. Geçirilen her bir dakika ise hastalığı kapma açısından riski arttırıyor. Son teknik olarak Avrupa´da piyasaya sürülen Tickner ise keneyi dondurarak öldürmenize yardım ediyor. Dondurucu etkisi sayesinde, kene kendisi üzerinde uğraşıldığını anlamadan ölüyor. Böylelikle virüsü vücuda hızla transferi engellenmiş oluyor. Hızlı bir şekilde öldürülen kene daha sonra Tickner'ın işlevsel sıkıştırma fonksiyonu ile kolayca çıkarılabiliyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;KENELER.COM&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7439188462303389936-7435012534454694199?l=duydukduymadk.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://duydukduymadk.blogspot.com/feeds/7435012534454694199/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7439188462303389936&amp;postID=7435012534454694199' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7439188462303389936/posts/default/7435012534454694199'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7439188462303389936/posts/default/7435012534454694199'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://duydukduymadk.blogspot.com/2008/07/hem-salikli-hem-pratik.html' title='HEM SAĞLIKLI HEM PRATİK'/><author><name>mercek06</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/_TAgWY39vLhw/SXWuoREVkNI/AAAAAAAAFuQ/3uAot9z3TeA/S220/Resim+010.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://bp2.blogger.com/_TAgWY39vLhw/SIiDd_vNfvI/AAAAAAAADR0/SgsvTNIAMw8/s72-c/tickner_kene.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7439188462303389936.post-5130074592618368915</id><published>2008-07-19T10:50:00.001-07:00</published><updated>2008-07-19T10:50:48.661-07:00</updated><title type='text'>Yeni bir yıldız keşfedildi</title><content type='html'>Üç milyon güneşten daha parlak yeni bir yıldız keşfedildi.&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Alman bilimadamlarının bulduğu yıldız 26 bin ışık yılı uzaklığında bulunuyor.&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Boş uzayda ışık hızının saniyedeki hızı yaklaşık 300.000 kilometredir. Samanyolu'nun çapının 100.000 ışık yılı uzaklığında olduğu kabul edilir. Alman bilimadamlarının bulduğu parlak yıldız da bizden 26 bin ışık yılı uzaklığındadır. Şu andaki teknoloji bu yıldızı ancak görüntüleyebilmemize imkan sağlıyor.&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Bu kütlenin şu anda bilinen en parlak ikinci yıldız olduğu belirtildi. Astronomy&amp;Astrophysics adlı derginin haberine göre, Pfingstrosen-Nebel-Stern adı verilen yıldız, 3.2 milyon güneşten daha güçlü ışık yayma kapasitesine sahip. Mavi bir görüntüye sahip olan yıldız, gaz ve bulut tozu görüntüsünde. Bilimadamları bu yıldızın varlığını uzun süre önce biliyordu ancak şimdiye kadar hiçbir teleskopla görüntülemeyi başaramamışlardı. "Spitzer" adlı teleskopta kullanılan yeni bir teknoloji bu yıldızın görüntülenmesini sağladı.&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;HABER3&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7439188462303389936-5130074592618368915?l=duydukduymadk.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://duydukduymadk.blogspot.com/feeds/5130074592618368915/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7439188462303389936&amp;postID=5130074592618368915' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7439188462303389936/posts/default/5130074592618368915'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7439188462303389936/posts/default/5130074592618368915'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://duydukduymadk.blogspot.com/2008/07/yeni-bir-yldz-kefedildi.html' title='Yeni bir yıldız keşfedildi'/><author><name>mercek06</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/_TAgWY39vLhw/SXWuoREVkNI/AAAAAAAAFuQ/3uAot9z3TeA/S220/Resim+010.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7439188462303389936.post-6042631864822278291</id><published>2008-07-19T10:46:00.001-07:00</published><updated>2008-07-19T10:46:58.798-07:00</updated><title type='text'>Teknoloji insanı yalnızlaştırıyor</title><content type='html'>Uzmanlara göre ‘ölçüyü kaçırmak’ psikolojik ve sosyal yönden sorunlu bir toplum yaratıyor&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Teknoloji adı altında cep telefonu, bilgisayar, internet hayatımıza girdikçe yalnızlaşıyor, çevremizle ilişkimizi kesecek düzeye geliyoruz. Teknolojik gelişmelerin hızıyla yaşamsal ihtiyaçlarımız yalnızca bir tık ötede... Tıkla, istediğin bilgiye anında ulaş, beğendiğin ayakkabıyı al, faturaları anında öde ya da cebine kontör yükle. Gel de alışma. Peki, bunun ölçüsü ne olmalı? Dengeyi sağlayabiliyor muyuz? “Teknoloji” faturası gün geçtikçe artan bir “sorun” haline geldi. Özellikle okul çağındaki çocuklar ve gençler tehlikenin hedef noktasında. Uzmanlara göre aşırı internet-bilgisayar kullanımı bireyi bağımlı hale getiriyor. Teknoloji hastası olan çocuklar sosyalleşemediği gibi ailesinden bile uzaklaşıyor. Bir odaya kapanıp, bir ekrana odaklanan ve saatlerce ekran başında oturan gençler sanal arkadaşlarla yetiniyor. Sonra gelsin, psikolojik ve bedensel gelişim sorunları, sosyal uyumsuzluklar, okulda başarısızlıklar. Bu nedenle “nimet” olarak nitelendirilen “teknolojik imkânlar”, dozu kaçırınca “illet”e dönüşüyor. Uzmanlar teknolojinin “kişiyi hem fizyolojik hem psikolojik olarak tükettiğini, yalnızlaştırdığına” dikkat çekerek, “Teknoloji ancak doğru kullanıldığı zaman faydalıdır. Bilgisayar hastalığına yakalanmayın” uyarısında bulundular. &lt;br /&gt;‘Teknoloji hasta ediyor’&lt;br /&gt;İstanbul Kültür Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Psikoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mücella Uluğ, bilgisayar ve cep telefonunun çocukların yaşamının önemli bir parçası haline geldiğini belirterek, “En basitinden başlayacak olursak çocukların bir oyuncak gibi algıladıkları cep telefonunun beyin dalgalarını olumsuz etkilediği bilimsel olarak saptanmıştır” dedi. Bilgisayar ve cep telefonunun gelişmekte olan bir beyne etkisinin daha riskli olduğunu ifade eden Uluğ, “Bu nedenle cep telefonlarını gelişim aşamasındaki çocuklar tarafından kullanılmasını sınırlamamız, çocuklarımızı bilinçlendirmemiz gerekir. Diğer taraftan bilgisayarlı eğitimin okul öncesi döneminde yararlı olduğu bilinmektedir. Çocuk bilgisayarla tek başına kalmamalı. Bir öğretmenle beraber, onun kontrolünde öğrenmelidir” diye konuştu. Bilgisayar oyunlarının da seçiminin çocuklar açısından çok önemli olduğunu kaydeden Uluğ, sözlerini şöyle sürdürdü: &lt;br /&gt;“Çocuğun yaşı küçüldükçe sanal ve gerçeğin karıştırılma oranı artmaktadır. Ayrıca aşırı bilgisayar oyunu, gelişim için önemli olan sosyal yönü zayıflatıyor. Kitap okuma, sanatsal yönler, aile içi iletişim azalıyor. Bilgisayar oyunlarında şiddet varsa bu çocuk için zararlı olduğu kadar toplumu da kötü yönde etkilemektedir. İnternetin zararları bilgisayar oyunlarından daha fazla patolojik arkadaşlıklar, cinsel sapmalar, silahlı bomba yapımı gibi olumsuzluklar, yanlış arkadaşlıklar, uzun süre bilgisayar karşısında oturma nedeniyle bedensel kusurlar, göz sorunları ortaya çıkabiliyor. &lt;br /&gt;‘İletişimin bu kadarı da fazla’&lt;br /&gt;Maltepe Üniversitesi Sosyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Bahattin Akşit, teknoloji ve insan veya toplum ilişkisinin çok karmaşık bir ilişki olduğunu dile getirerek, “Teknolojinin toplumu belirlediği yönünde teknolojik belirlemeci yaklaşımlar, sosyal bilimlerde pek fazla taraftar bulamamaktadır. İnsanların alet kullanmasının sınırının olmaması insanları diğer türlerden ayrıcı bir özelliktir. Alet veya teknoloji kullanmak ile dil, sembolleştirme ve toplumsal etkileşim birleştirilince kültürel ve teknolojik gelişmenin sınırı ortadan kalkıyor” dedi. Akşit, geleneksel veya feodal toplumlarda teknolojinin yavaş bir hızla geliştiğine dikkat çekerek, “Teknoloji insanları daha önce hayal bile edemeyecekleri düzeyde birbirleriyle ilişkilendirmiştir. Geleneksel toplumlardaki ulaştırma ve haberleşme teknolojileri çok az sayıda insanın birbirleriyle iletişime geçebilmesini sağlıyordu. Oysa bugün mektuptan, telefona, faksa ve internete uzanan haberleşme araçları insanların dünyanın neresinde olurlarsa olsunlar haberleşmelerini ve iletişim kurmalarını sağladı. Yani teknoloji insanoğlunun ihtiyaçlarını daha rahat ve çabuk yapmasını sağladı. Önemli olan bu araçları bağımlı olmadan gerektiği yerde gerektiği kadar kullanmak” diye konuştu. &lt;br /&gt;‘Sosyal ol, topluma sırt çevirme’&lt;br /&gt;Yeditepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Psikiyatrist Prof. Dr. Arif Verimli, teknolojide yaşanan gelişmeye paralel olarak yaygınlaşan internet kullanımının insanlarda kalabalık içinde yalnızlaşma, bedensel hareketsizlik, yaşıtlarla olan ilişkilerde kopukluk, içe kapanıklılık, duygusuzluk ve tek tip düşünce biçimi gibi davranış şekilleri ortaya çıkardığını söyleyerek, “Artık sosyal olmak demek internette sohbet etmek, çeşitli sitelere üye olup dünyanın diğer ucundaki insanlarla iletişime geçmekle eşdeğer. İnsanlar evlerinde internette vakit geçirirken ailesinden uzaklaşıyor. Yolda yürürken radyolardan, mp3’lerden müzik dinlerken topluma sırt çevirmekte ve etrafındakilere ve etraftaki olaylara ilgisiz kalıyor” dedi. İletişim çağında iletişimsizliğin toplumun en büyük sorunlarından biri haline geldiğine değinen Verimli, “Gençler teknolojiyi yani bilgisayarlarını, internetini, cep telefonlarını gerektiği zaman kullanmalı. Bunun dışındaki vakitlerini arkadaşlarıyla gezerek, tiyatroya giderek, ailesiyle sohbet ederek ve kitap okuyarak değerlendirmeli” açıklamasını yaptı.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7439188462303389936-6042631864822278291?l=duydukduymadk.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://duydukduymadk.blogspot.com/feeds/6042631864822278291/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7439188462303389936&amp;postID=6042631864822278291' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7439188462303389936/posts/default/6042631864822278291'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7439188462303389936/posts/default/6042631864822278291'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://duydukduymadk.blogspot.com/2008/07/teknoloji-insan-yalnzlatryor.html' title='Teknoloji insanı yalnızlaştırıyor'/><author><name>mercek06</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/_TAgWY39vLhw/SXWuoREVkNI/AAAAAAAAFuQ/3uAot9z3TeA/S220/Resim+010.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7439188462303389936.post-2590721905388091722</id><published>2008-07-19T10:40:00.001-07:00</published><updated>2008-07-19T10:40:32.445-07:00</updated><title type='text'>Her gün 6 milyon ekmek çöpe atılıyor</title><content type='html'>Dünya gıda kriziyle karşı karşıyayken Türkiye her gün 6 milyon ekmeğini çöpe atıyor.&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Gıda krizi dünyayı tehdit ediyor ancak ekmek israfının önüne geçilemiyor. Her gün Türkiye'de 6 milyon adet, Kocaeli'nde de 200 bin adet ekmek çöpe gidiyor. &lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Kocaeli Fırıncılar Odası Başkanı Mehmet Altunay, AA muhabirine yaptığı açıklamada, ekmeğin gramajının fazla olması ve bilinçsiz tüketim nedeniyle ekmek israfının her geçen gün artığını söyledi. &lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Ekmek tüketimi konusunda halkın bilinçlendirilememesinin ekonomik anlamda çok büyük külfetler yaşanmasına neden olduğunu ifade eden Altunay, ''Bugün Türkiye genelinde 6 milyon adet ekmek her gün çöpe gidiyor. Kocaeli'nde ise her gün çöpe atılan ekmek sayısı 200 bin. Yani her 10 ekmekten 1'i israf ediliyor'' dedi. &lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Ekmeği tüketirken özen gösterilmediğini ifade eden Altunay, Kocaeli Fırıncılar Odasına kayıtlı 515 fırının günlük 1 milyon 700 bin adet ekmek ürettiğini belirtti. &lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Ekmeğin gramajının yükseltilmeden önce Kocaeli'nde bir ekmeğin gramajının 160 gram olduğunu, ancak Tarım ve Köyişleri Bakanlığı'nın kararıyla bunun şu anda 300 grama çıkartmak zorunda kaldıklarını bildiren Altunay, şunları kaydetti: &lt;br /&gt; &lt;br /&gt;''Ekmek 160 gram olduğu zaman çöpe giden ekmek 120 veya 150 bin adet iken bugün 200 bin adet ekmek her gün çöpe gidiyor. Günlük üretilen ekmeğin yüzde 15'i çöpe gidiyor, bunun da maddi değeri 1 milyon YTL'yi geçiyor. &lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Bugün iki kişilik bir aile günde 200 gram ekmek tüketiyor. Bu nedenle 300 gramlık ekmeği tüketemiyor. Ekmek tüketilemediği içinde bayatlayıp çöpe gidiyor. Ekmek ucuz olduğu için israfı önemsemiyoruz, eğer bugün ekmek 1 YTL'nin üzerinde olsa çöpe giden ekmeği de önlemiş oluruz. &lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Karadeniz, Akdeniz, Ege, Marmara bölgesinde ekmeğin küçülmesi gerekiyor. Eğer, 300 gram ekmek yapmaya devam edersek bugün 200 bin ekmek çöpe gidiyor, yarın 250 hatta 300 bin ekmek çöpe gider. Ayrıca halkımızda da bilinçsiz tüketim var. İhtiyacı kadar değil, ihtiyacından fazla ekmek alıyor. Fazla ekmek tüketilmediği içinde kalıyor.'' &lt;br /&gt; &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-MERDİVEN ALTI FIRINLAR KAPATILMALI- &lt;br /&gt;Altunay, Kocaeli'nde yaklaşık 150 tane merdiven altı tabir edilen ruhsatsız ekmek fırını bulunduğunu bildirdi. &lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Bu fırınlarla 3 yıldır mücadele ettiklerini ifade eden Altunay, bu fırınların kapatılması gerektiğini belirtti. &lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Bazı yerel yönetimlerin bu fırınlara göz yumduğunu ileri süren Altunay, ''Odamıza kayıtlı olan fırınlar ilin nüfusuna göre ekmek çıkartıyor. Merdiven altı dediğimiz ve hiç bir şeyi kayıt altında olmayan bu fırınlarında ekmek üretmesiyle kentte fazla ekmek üretilmiş oluyor. Böyle olunca üyelerimizin elinde ekmek kalıyor. Bu fırınlar ya kapatılsın, yada ruhsatlandırılsın.'' &lt;br /&gt; &lt;br /&gt;AA&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7439188462303389936-2590721905388091722?l=duydukduymadk.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://duydukduymadk.blogspot.com/feeds/2590721905388091722/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7439188462303389936&amp;postID=2590721905388091722' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7439188462303389936/posts/default/2590721905388091722'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7439188462303389936/posts/default/2590721905388091722'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://duydukduymadk.blogspot.com/2008/07/her-gn-6-milyon-ekmek-pe-atlyor.html' title='Her gün 6 milyon ekmek çöpe atılıyor'/><author><name>mercek06</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/_TAgWY39vLhw/SXWuoREVkNI/AAAAAAAAFuQ/3uAot9z3TeA/S220/Resim+010.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7439188462303389936.post-5172413646004899582</id><published>2008-07-03T03:10:00.000-07:00</published><updated>2008-07-03T03:13:50.607-07:00</updated><title type='text'>İstanbul'un ilk camii hangisi?</title><content type='html'>&lt;a href="http://bp2.blogger.com/_TAgWY39vLhw/SGyl_NIEDqI/AAAAAAAADRU/CLKrJO3ioyQ/s1600-h/48670.jpg"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://bp2.blogger.com/_TAgWY39vLhw/SGyl_NIEDqI/AAAAAAAADRU/CLKrJO3ioyQ/s200/48670.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5218728573489385122" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;İstanbul'da yüzlerce camii var... Peki hiç düşündünüz mü İstanbul'un ilk camii hangisi? İstanbul'da ilk ezan sesinin yükseldiği yer.. İşte 717 yılında yapılmış olan İstanbul'un ilk camii.. İstanbulluların bile pek bilmediği içinde Sakalı Şerif'in de bulunduğu Karaköy'deki Arap Camii... Bu camii İstanbul'da ezan  sesinin ilk kez semalara yükseldiği Arap Camii... Yapım yılı inanması güç ama 717...&lt;br /&gt;Arap Camii'nin yerini birçok İstanbullu bile bilmez. Karaköy Perşembe Pazarı'nda hırdavatçıların arasında sıkışıp kaybolmuş gibi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ancak dikkat edilince Türk mimarini yansıtmayan kuleye benzer minaresiyle göze çarpıyor... Arap Camii, İstanbul'u fethe gelen komutan Mesleme Bin Abdülmelik'in eseri. Avlusunda kubbeli çok sütunla mermer şadırvan ve Abdülmelik'in komutanın makamı bulunuyor. Camiin içi ise sıradışı mimarisiyle insanı büyülüyor. Dikdörtgen tavan ve direkler, ahşap süslemeler göz alıcı.&lt;br /&gt;Arap Camii; Fatih'in İstanbul'u fethinden 7 asır önce Cenevizliler tarafından yıkıldı ve kilise yapıldı. Ancak Fatih Sultan Mehmet, İslam dininin İstanbul'daki bu ilk mührünü fethin ardından tekrar camiye çevirdi. Kilisenin çan kulesi de minare oldu. Camiin içinde kullanılan ahşap, güve yemesine karşı dayanıklı...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Camiin çilehanesinde ise tam 40 mendille sarılı iki ayrı kutuda Sakalı Şerif korunuyor. Cemaatini, Perşembe pazarı esnafının oluşturduğu İstanbul'un ilk İslam mabedi yeni ziyaretçilerini bekliyor.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7439188462303389936-5172413646004899582?l=duydukduymadk.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://duydukduymadk.blogspot.com/feeds/5172413646004899582/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7439188462303389936&amp;postID=5172413646004899582' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7439188462303389936/posts/default/5172413646004899582'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7439188462303389936/posts/default/5172413646004899582'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://duydukduymadk.blogspot.com/2008/07/istanbulun-ilk-camii-hangisi.html' title='İstanbul&apos;un ilk camii hangisi?'/><author><name>mercek06</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/_TAgWY39vLhw/SXWuoREVkNI/AAAAAAAAFuQ/3uAot9z3TeA/S220/Resim+010.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://bp2.blogger.com/_TAgWY39vLhw/SGyl_NIEDqI/AAAAAAAADRU/CLKrJO3ioyQ/s72-c/48670.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7439188462303389936.post-2324860617761176649</id><published>2008-06-22T03:14:00.000-07:00</published><updated>2008-06-22T03:17:09.180-07:00</updated><title type='text'>LÜTFEN DİKKAT..!</title><content type='html'>Arkadaslar lutfen size kayitli herkeze gonderelim ayrica etrafimizdaki herkezi uyaralim bizden sonraki cocuklarimiza yasanabilecek bir dunya birakalim ilginize cok tesekkur ediyorum..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Lavaboya dökülen bir litre kullanılmış bitkisel yağ, bir milyon litre suyu kirletiyor ve işte bu korkunç tabloya yol açıyor. Her geçen yıl denizlerde daha fazla denizanası oluşuyor. Haliç'te, Boğaz'da bile istila başladı. Bilim adamları 'Bu istila doğal değil' uyarısını yaptı. Ama önlemek elimizde.&lt;br /&gt;Karadeniz istila altında&lt;br /&gt;Denizanalarının her geçen yıl daha da fazlalaştığını görmek mümkün. Dünya denizleri giderek onların istilası altına giriyor. Karadeniz bunun en çarpıcı örneği. Ancak Marmara'dan sonra artık, Haliç'te, Boğaz'da da öbek öbek denizalası istilası altında bölgeler görmek mümkün. Şimdiye kadar küresel ısınmanın, kirliliğin bir sonucu olarak gösterilen bu oluşumun asıl nedeni çok şaşırtıcı. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bilim adamları denizanalarının oluşumunu artıran sebebi açıkladı: Lavabodan atılan kullanılmış yağlar. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İşta atık yağlar ve denizanaları arasındaki bağlantı&lt;br /&gt;Lavabodan dökülen bir litre atık bitkisel yağ, bir milyon litre suyu kirletiyor ve yeraltı su kaynaklarına sızarak yaraltı sularını da kirletiyor. Ayrıca bu yağlar kanalizasyon sisteminde tıkanmalara neden oluyor. Ama en ilginçi, lavabodan dökülen atık yağların denizlerde yol açtığı kokunç istila... Bu yağlar denizlerde denizanası oluşumunu artırarak, deniz kirliliğini hızlandırıyor. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;blockquote&gt;444 28 45 numaralı Alo Atık hattı devrede&lt;/blockquote&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Türkiye, yılda 1 milyon 650 bin ton bitkisel yağ tüketimiyle Avrupa'da üçüncü sırada yer alıyor. Her yıl 350 bin ton atık yağ doğaya bırakılıyor. Bu miktarda bitkisel atık yağ toplanarak, biyodizele dönüştürüldüğünde, yılda 750 milyon ton petrol ithalatını önlemek mümkün. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;444 28 45 numaralı Alo Atık hattını ya da www.ezici.com.tr adresini arayarak, 5 litrenin üzerindeki bitkisel atık yağlar, verilen adresten alınıyor. Böylelikle, hem doğal yaşama, hem ülke ekonomisine herkes katkıda bulunabilecek. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu küçük bir katkı gibi görünebilir. Ancak, her bir litre atık yağı, lavabodan atmayarak aslında, 1 milyon litre suyun temiz kalmasının sağlandığı düşünülürse, muazzam bir katkıya dönüşüyor. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ARKADASLAR ULKEMIZIN KALKINMASI ICIN 869 ILE BASLIYAN BARKODLU URUNLERI KULLANMAYA DIKKAT EDELIM. 869 ULKEMIZIN TURKIYE'NIN BARKOD NUMARASIDIR. SERVETIMIZ DISARIYA AKMASIN&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7439188462303389936-2324860617761176649?l=duydukduymadk.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://duydukduymadk.blogspot.com/feeds/2324860617761176649/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7439188462303389936&amp;postID=2324860617761176649' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7439188462303389936/posts/default/2324860617761176649'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7439188462303389936/posts/default/2324860617761176649'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://duydukduymadk.blogspot.com/2008/06/ltfen-dikkat.html' title='LÜTFEN DİKKAT..!'/><author><name>mercek06</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/_TAgWY39vLhw/SXWuoREVkNI/AAAAAAAAFuQ/3uAot9z3TeA/S220/Resim+010.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry></feed>
